Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

BiseksEl Ne Demek?

Biseksüel kime denir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Biseksüellik, hem erkeklere hem de kadınlara veya birden fazla cinsiyete yönelik romantik veya cinsel çekim ya da cinsel davranıştır. Biseksüellik terimi, esas olarak hem erkeklere hem de kadınlara yönelik romantik veya cinsel duyguları belirtmek için insan çekimi bağlamında kullanılır ve kavram, heteroseksüellik, aseksüellik ve homoseksüellik ile birlikte cinsel yönelimin dört ana sınıflandırmasından biridir.

  1. Biseksüel bir kişilik, her iki cinsiyete de eşit derecede cinsel çekim duymak demek değildir; genel olarak, bir cinsiyete diğerine göre belirgin ama özel olmayan bir tercihi olan insanlar da kendilerini biseksüel olarak tanımlar.
  2. Bilim insanları cinsel yönelimin kesin nedenini bilmemekte ancak bunun genetik, hormonal ve çevresel etkilerin karmaşık bir etkileşiminden kaynaklandığını teorize etmekte ve bunu bir seçim olarak görmemektedir.

Cinsel yönelimin nedenine ilişkin tek bir teori henüz yaygın bir destek kazanmamış olsa da, bilim insanları biyolojik temelli teorileri desteklemektedir. Cinsel yönelimin sosyal olmayan, biyolojik nedenlerini destekleyen, sosyal olanlardan çok daha fazla kanıt vardır.

Biseksüel kimlerden hoşlanır?

Biseksüel: Biseksüel bireyler hem erkeklere hem de kadınlara çekim hissederler. Heteroseksüel: Bu, karşı cinsiyete çekim hisseden kişileri ifade eder. Eşcinsel: Bu terim kendi cinsiyetlerine çekim hisseden kişiler için kullanılır.

Biseksüel kadın ne demek?

Biseksüel: Birden fazla cinsiyete duygusal ve/veya cinsel ilgi duyan kişi. Bi+: Birden fazla cinsiyete ilgi duyan, onlarla cinsellik yaşayan bireyleri tanımlamak için kullanılan şemsiye terim.

Biseksüel ne demek belirtileri?

1. Biseksüellik, her iki cinsiyetten olan insanlara karşı cinsel/duygusal olarak ilgi duyma, ve onlarla duygusal veya cinsel bir ilişki içine girme potansiyelidir. – BiseksEl Ne Demek Biseksüel bir kimse her iki cinse de aynı ölçüde ilgi duymayabilir, ve bu ilginin derecesi zaman içinde değişebilir. Kaynak: lgbti.org

Biseksüellik geçici olabilir mi?

Biseksüellik ne demek soruları, son günlerde meydana gelen magazinsel söylemlerin ardından arttı. Biseksüellik ile ilgili kavram karmaşası yaşandığının altını çizen Uzman Klinik Psikolog Esra Ezmeci, merak edilenlere açıklık getirdi. Peki biseksüellik tam olarak nedir, özellikleri nelerdir? Kişi biseksüel olduğunu nasıl anlar? – Biseksüelliğin tanımı üzerine yazılanlar, söylenenler bir kavram kargaşasının yaygınlığını gösteriyor.

  • Duygusal ve cinsel olarak sadece kendi cinsiyetindeki kişilere ilgi duyan kişiler eşcinsel olarak tanımlanır.
  • Arşı cinsiyete ilgi duyan kişiler ise heteroseksüel olarak tanımlanır ve çoğunluktadırlar.
  • Bu iki kategoriye dahil olmayan, hayatlarının belirli dönemlerinde her iki cinsiyetten kişilere karşı cinsel olarak ilgi duyan veya duygusal ilişki içine girme potansiyeli yaşayan kişileri ise biseksüel olarak tanımlanır.

Biseksüel olan kişiler her iki cinse de aynı ölçüde ilgi duymayabilir, bu ilginin derecesi zaman ve koşullara göre değişebilir. Bir dönem tamamen eşcinsel olarak yaşayıp daha sonra her iki cinsiyetle birden ilişki kurabilir. Diğer taraftan kişi her iki cinsiyetten olan kişilerle de cinsel ilişkiye girebilir ama kendini biseksüel olarak tanımlamayabilir.

  1. Biseksüellik, heteroseksüellik ve eşcinsellikle ilgili geliştirilmiş bazı envanter ve ölçekler çalışılmıştır.
  2. Insey ölçeği ve Klein cinsel yönelim ölçeği cinsel çekim ve cinsel yönelimle ilgili ölçümler sağlamaktadır.
  3. Bu çalışmalara göre cinsel yönelimde 7 farklı faktör rol oynamaktadır.
  4. Bu faktörler cinsel çekim, cinsel davranış, cinsel fantaziler, duygusal seçimler, sosyal seçimler, yaşam tarzları ve kendini tanımlamadır.

KİŞİ BİSEKSÜEL OLDUĞUNU NASIL DÜŞÜNÜR? Cinsel kimliğin oluşması ve sağlamlaşması devam eden bir süreçtir. Bazı kişilere göre biseksüellik geçilen bir evredir. Aslında heteroseksüel olarak toplumsallaştığımız için kişi kendi eşcinselliğini kabullenmeden önce, her iki cinsiyete karşı da duygusal ve cinsel çekim hissettiğini ya da etkilendiğini düşünebilir.

  • Bu aşama eşcinsel olduklarının farkına varmalarından önceki bir aşamadır.
  • Oldukça uzun bir gay erkek veya lezbiyen kimlik sürecinin ardından kendilerini biseksüel olarak tanımlayan kişiler de mevcuttur.
  • Biseksüellik, eşcinsellik ve heteroseksüellik gibi cinsel keşif sürecinde geçici bir basamak olabilir ya da uzun dönemli kalıcı bir kimlik de olabilir.

Biseksüelliğin özellikleri ve nedenleri

Biseksüellik eşcinsellikten daha yaygındır.Biseksüellik kadınlarda daha yaygındır. Ya da kadınlar daha kolay biseksüel olduklarını kabul etmektedir.Biseksüellerin çoğu toplumda reddedilme endişesiyle kimliğini gizlemeyi tercih etmektedir.Eşcinsellik sonrası biseksüel olan ya da biseksüellik sonrası eşcinsel şekilde hayatını devam ettiren çok sayıda kişi vardır. Biseksüellik bazen bir basamak olabilir.Biseksüel olmak, kadına ve erkeğe aynı oranda ilgi duyulacağı anlamına gelmez. Kadına da erkeğe de ilgi duyma potansiyeliniz olduğunu, ama ilgi duyduğunuz iki cinsiyetten birinin daha üstün arzu uyandırabileceğini gösterebilir.

Biseksüelliğin ve eşcinselliğin oluşumuyla ilgili çok sayıda araştırma mevcuttur. Cinsel kimlik kişinin kendi cinsel kimliğini nasıl algıladığıdır. Eşcinselliğin nasıl tanımlandığı da bu noktada önemlidir, çünkü biseksüel ilişki aslında içinde eşcinsellik barındırır.

  1. Eşcinselliğin biyolojik ve hormonal kökenli olduğunu savunan çok sayıda araştırma vardır.
  2. İlk görüş eşcinselliğin sebebinin hormonal olduğunu düşünür.
  3. İkici görüşe göre ise cinsel kimlik bir seçimdir.
  4. Neden olarak sadece hormonal ya da seçim demek yeterli değildir.
  5. Çünkü arzu ve çekim gücü içten gelen bir dürtü ve duygudur.

Genetik yatkınlık, hormonal bozukluklar, çocukluk döneminde şiddete maruz kalmak, tacize ve tecavüze uğramak, çocuklukta karşı cinsle yaşanmış kötü bir deneyim, ciddi aile sorunları, baba ve otorite figürlerinin çocuğun hayatında var olmaması, çok otoriter bir anne veya babanın varlığı, erkek çocuğu gibi yetiştirilen kız çocukları, kız çocuğu gibi yetiştirilen erkek çocukları, eşcinseleğilimleri olan kişilerin model alınması, medyanın eşcinselliği özendirici yayınları, eşcinselliği veya biseksüelliği tetikleyen nedenler arasında sayılabilir.

  • Burada biseksüelliği içine almamızın nedeni, biseksüelliğin, eşcinselliğin bir basamağı ya da eşcinselliğin biseksüelliğin bir basamağı olarak görülmesidir.
  • BİSEKSÜELLİK TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ? Biseksüellik ya da eşcinsellik bir hastalık değildir.
  • Çünkü cinsel yönelim bir zihinsel hastalık olarak adlandırılamaz.

Günümüzde halen bazı toplumlar ya da aileler eşcinsellik veya biseksüelliği çok ağır bir ruhsal hastalık olarak görmekte ve tedavi arayışına girmektedir. Eşcinselliğin tedavisi olarak sunulan uygulamalar mevcuttur ancak bu tedaviler gerçekten eşcinsel ya da biseksüel yönelimi olan kişilerde ciddi depresyon, yoğun kaygı, özgüven kaybı hatta intihar eğilimlerine kadar yol açabilmektedir.

Eşcinselliğin veya biseksüelliğin bir hastalık olduğu yaklaşımı 40 yıl önce terk edilmiştir. Kişi cinsel kimliğiyle ilgili yoğun bir karmaşa ya da cinsel yönelim kararsızlıkları yaşıyorsa, terapi ancak bu durumda destekleyici ve yol gösterici olabilir. Burada önemli olan, kişinin bu karmaşayı, toplum ve aile baskısından dolayı mı yoksa gerçekten bir seçim yapamamaktan dolayı mı yaşayıp yaşamadığı sorusudur.

Terapide bu karmaşanın asıl nedeni bulunmalı, kişinin aile ya da toplumsal baskı olmadan ne istediği, neyin gerçekten onda arzu ya da çekim yarattığı ortaya çıkarılmalıdır.

Biseksüel ne ister?

Biseksüellik nedir? Cinselliğiyle ilgili konuşabilen insanların ışıl ışıl parlayarak bir anda herkesin dikkatini çekebildiği güzel ülkemizde, Elif Şafak’ın açıklamalarından sonra ilginç konular merak edilmeye başlandı. İstatistiklere bakarak yurdum insanının biseksüellik hakkında en çok neleri merak ettiğini araştırdık, sorulara kendimizce cevap bulmaya çalıştık.

  1. Cinsel olarak her cinse ilgi duyabilen kişilere ‘biseksüel’ denir.
  2. Biseksüellik kişinin karakterini, inancını, politik duruşunu belirlemez ancak etkileyebilir.
  3. Altı üstü bir cinsel yönelim biçimidir.
  4. Adın, erkek ya da kendini her iki cinse de ait hissetmeyen herhangi birine cinsel olarak ilgi duyabilmeyi ifade eder.

İlgi çekme ihtiyacı, kafa karışıklığı, kendini tanımlayamamak değildir. Heteroseksüel bir kadın bir erkeğe nasıl ilgi duyabiliyorsa, homoseksüel bir erkek başka bir erkeğe nasıl ilgi duyabiliyorsa, biseksüel biri de herhangi bir cinsten birine karşı ilgi duyabilir.

İtirafın kelime anlamı, ‘bir suçu kabul ederek bu suçu işlediğini açıklamak’tır. Biseksüellik bir suç değildir. O nedenle medyada çıkan ‘Elif Şafak biseksüel olduğunu itiraf etti!’ türevi söylemler yanlıştır, anlamsızdır. Çok eşlilik ile biseksüellik, farklı kulvarlarda cinsel tercihlerdir. Biseksüel olan biri, tek bir kişiyle sadık bir ilişki yaşayabilir, birden fazla kişiyle de ilişki yaşamayı tercih edebilir.

Biseksüellik, kişinin kaç kişiyle birlikte olduğunu belirlemez. Aşık olabileceği kadın, erkek ve cinsiyetsiz kişiler arasından tek bir kadını, erkeği ya da queer bireyi seçen biseksüel biri, bu seçtiği kişiyle evlenip mutlu mesut bir ömür sürebilir. Tek engeli, karşı cinsi olmayan kişiyle evlenmesini uygunsuz bulan kanunlar olacaktır.

Cinsel yönelimi ‘biseksüel’ olan kişiler, tüm insanlar gibi, canları nasıl istiyorsa öyle ilişkiye girer. Kişinin cinsel hayal gücünün sınırlarını sorgulamanın alemi yoktur. Birinin biseksüel olduğunu anlamanızın tek yolu, o kişiye ‘sen biseksüel misin?’ diye sormaktır. Bunun dışında o kişi, siz sormadan da biseksüel olduğunu açıklama ihtiyacı duyabilir.

Bunu ister yeni kitabının tanıtımı için yapmış olsun, ister cinsel tercihinin saygı görmesini istediği için yapmış olsun, ister hoşlandığı kişiye cinsel tercihini belli etmek istiyor olduğu için yapmış olsun; açıklaması hakkında ileri geri konuşmak kimsenin harcı ve hakkı değildir.

Eğer biri cinsel yönelimini açıklamak istemiyorsa, o kişiye bir test yaparak onun biseksüel mi, eşcinsel mi yoksa hetero mu olduğunu anlamanızı sağlamanız da mümkün değildir. Biseksüellik antibiyotik tedavisiyle iyileşen bir şey değildir. Sadece kadınlardan hoşlanan sıradan bir yurdum erkeğini başka bir erkekle ilişkiye girmeye ikna etmeniz ne kadar zorsa, bir biseksüeli de tek bir cinsten hoşlanmaya ikna etmeniz muhtemelen o kadar zor olacaktır.

: Biseksüellik nedir?

Kadın biseksüel olur mu?

Bizi nelerin heyecanlandırdığı ve kendimizi cinsel spektrumda nerede gördüğümüz çok kişiseldir. Yeni bir çalışma bu spektrumun varlığıyla ilgili tartışmalı kanıtlar öne sürdü. Yapılan çalışmaya göre kadınlar biseksüel veya lezbiyen ama neredeyse kesinlikle hetero seksüel değiller.

  • Araştırma Journal of Personality and Social Psychology ‘de yayınlandı.
  • Önceki çalışmalarda cinsel uyarılmayı araştırmak için kadın ve erkeklerden oluşan gönüllüler incelenmişti.
  • Araştırmaların pek çoğu, kadınların fizyoloji k olarak kadın ve erkek olan cinsel uyarıcılardan etkilendiklerini gösteriyor.

Ancak bu durum şaşırtıcı bir şekilde lezbiyenler için geçerli değil, lezbiyenler hemcinslerinden erkeklere göre çok daha büyük ölçüde etkileniyorlar. Essex Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Gerulf Rieger’in başında bulunduğu bu yeni çalışmada farklı cinsel yönelimlere sahip 345 kadından çeşitli cinsel içeriğe sahip videolar izlenmesi istendi.

Bu esnada gözbebeklerinin hareketi ve cinsel bölgelerindeki tepkiler gibi biyolojik değişimler (tansiyon ve kan akışı) ise kayda alındı. Araştırmadaki kadınlar yaş, eğitim düzeyi ve etnik köken yönünden oldukça çeşitliydi. Çalışmaya katılanların cinsel spektrumda “heteroseksüel”, “çoğunlukla heteroseksüel”, “biseksüel eğilimli heteroseksüel”, “biseksüel”, “biseksüel eğilimli lezbiyen”, “çoğunlukla lezbiyen” ve “lezbiyen” seçeneklerinden birini seçmeleri beklendi.

Alınan sonuçlara göre “heteroseksüel” seçeneğini işaretleyen kadınlar genel olarak görüntülerdeki hem kadın hem erkeklerden güçlü bir şekilde etkileniyorlar. Ancak lezbiyen olduğunu belirtenler beklenenin aksine kadınlardan erkeklere göre çok daha güçlü bir şekilde etkileniyorlar.

Bu araştırmanın karşılaşacağı en büyük eleştiri yazarın kullandığı dil. Çünkü yazar “tahrik olmak” ile “cinsel yönelim” arasındaki farkı yansıtamıyor. Dr. Rieger Pink News ‘a şöyle konuşuyor: Kadınların çoğunluğu heteroseksüel olduklarını belirtse de nelerin tahrik ettiğine baktığımızda yaptığımız çalışma biseksüel veya lezbiyen olduklarını ama heteroseksüel olmadıklarını söylüyor.

Çalışma, erkeklerin aksine, kadınların cinsel çekiminin partnerlerinin cinsiyetine göre daha az etkilendiğini ancak ilişkilerinin geçmişi, eğitim seviyeleri, dini inançları gibi kültürel ve sosyal faktörlerden daha çok etkilendiğini not düşüyor. Bunun sonucu olarak kadınların cinsel kimlikleri erkeklere göre çok daha çeşitli olabiliyor ve bunun gibi pek çok çalışma da bu görüşü destekler nitelikte.

  1. Genç yaşlardaki çeşitli hormon seviyeleri de cinsel uyarılmaya getirilebilecek olası başka bir açıklama.
  2. Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız.
  3. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz.

Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor. Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak, Daha fazla göster Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız.

Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor. Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi.

Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı’na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi.

Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı’nı seçtik. Eğer hem Evrim Ağacı’ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı’nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Bu oldukça aldatıcı bir konu. Çalışmanın yazarları fizyolojik cinsel çekimde erkek ve kadın uyarıcılarda cinsiyetler arasında oldukça fazla çeşitliliğin mevcut olduğunu belirtiyor. Ayrıca çalışmalarının batılı, eğitimli, zengin ve demokratik katılımcıları baz aldığını da ekliyorlar.

  • Bu da sonuçlarının doğru bir şekilde geniş kitlelere henüz uygulanamayacağını gösteriyor.
  • Teşekkür: Bu yazıyı çeviren Damla Temel’e teşekkür ederiz.
  • Sonra Oku Yazdır / PDF Olarak Kaydet İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz.
  • Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın! Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git Bu İçerik Size Ne Hissettirdi? Kaynaklar ve İleri Okuma Evrim Ağacı’na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz? Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz: kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/10/2023 17:19:48 tarihinde oluşturulmuştur.

  1. Evrim Ağacı’ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir.
  2. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3930 İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı’ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir.

Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı’na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı’ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

  • Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
  • This work is an exact translation of the article originally published in IFLS,
  • Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts.
See also:  Qual O Signo De Abril?

If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding. Komünite Seç Aklımdan Geçen Fark Ettim ki. Bugün Öğrendim ki.

İşe Yarar İpucu Bilim Haberleri Hikaye Fikri Video Konu Önerisi Bugün Türkiye’de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın? Süre Tip Sırala Tepki Eser Tipleri Sırala Filtrele Filtrele Sırala Sırala Sırala Filtrele Cevap Sayısı Filtrele Daha Fazla İçerik Göster Evrim Ağacı’na Destek Ol Evrim Ağacı’nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı’nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye’de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.

EA Akademi Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi’yi buraya tıklayarak görebilirsiniz.

  • Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
  • Etkinlik & İlan Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb.
  • Bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
  • Podcast Evrim Ağacı’nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz.

Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz. Yazı Geçmişi Okuma Geçmişi Notlarım İlerleme Durumunu Güncelle Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin. Filtrele Görüntülendi Okundu Göz Atıldı Kaldığım Yer Not Eklendi/Kaldırıldı Sonra Oku Eklendi/Kaldırıldı Tepki Verildi/Kaldırıldı Listele Devamını Göster Filtrele Görüntülendi Okundu Göz Atıldı Kaldığım Yer Not Eklendi/Kaldırıldı Sonra Oku Eklendi/Kaldırıldı Tepki Verildi/Kaldırıldı Listele Devamını Göster Otomatik Otomatik 26/12/2020, Perşembe Düzenle Sil 0/10000 Kaydet İptal Bu Makaleyi Alıntıla Evrim Ağacı Formatı APA7 MLA9 Chicago -. Evrim Ağacı Türkiye’deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Giriş Yap Kayıt Ol

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir. Geri dön Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir. Düzenle Sil

Erkek erkeğe sevgiliye ne denir?

Cinsel Yönelim Rehberi – LGBTIQA Terimleri

LGBTIQA : “Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transseksüel, İnterseksüel, Queer ve Ally” sözcüklerinin baş harflerinden oluşan kısaltmadır. Heteroseksüel: Duygusal ve/veya cinsel olarak karşı cinse ilgi duyan kadın veya erkektir. Homoseksüel (Eşcinsel): Duygusal ve/veya cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyan kadın veya erkektir. Lezbiyen: Kadın homoseksüel veya duygusal ve/veya cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyan kadındır. Gey: Erkek homoseksüel veya duygusal ve/veya cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyan erkektir. Biseksüel: Duygusal ve/veya cinsel olarak her iki cinse de ilgi duyan kadın veya erkektir. Aseksüel: Cinselliğe ilgisiz veya isteksiz olan kişidir.

Sapkın Cinsel Yönelim: Duygusal ve/veya cinsel olarak sapkın temalara ve insan olmayan nesnelere ilgi duyan kadın veya erkektir. Kişinin cinsel partnerine ya da kendisine gerçek anlamda acı verdiği, partnerini ya da kendisini aşağılayıcı davranışlarda bulunduğu, cinsel davranışların çocuklara ya da rızası olmayan yetişkinlere yöneltildiği durumları içeren göstermecilik (exhıbıtıonısm), gözetlemecilik (voyeurısaa), pedofili, transvestizm, fetişizm, sadizm ve mazoşizm ve 400’e yakın cinsel sapkınlığa kişiyi yönelten bir cinsel yönelimdir.

Transgender: Türkçedeki travesti ve transseksüel tanımlamalarının her ikisini de kapsayan İngilizce terim. Transseksüel: Duygusal ve/veya cinsel olarak kendisini karşı cinse ait hisseden, karşı cinse benzeme isteği duyan veya karşı cinsten biriymiş gibi hisseden kişidir. Travesti (Travstizm): Cinsel haz almak için karşı cinsin kıyafetlerini giyen kişi anlamında, genellikle erkekler için kullanılır.

Bir cinsel yönelim değildir, travesti kişi herhangi bir cinsel yönelime sahip olabilir. Bu nedenle genellikle eşcinsellikle karıştırılır ancak travestiler heteroseksüel veya homoseksüel olabilirler. BiseksEl Ne Demek CD (CrossDresser): Karşı cins ile özdeşleşmiş kıyafetleri giyen kimsedir ve çoğunlukla heteroseksüel olan kişilerdir. Kadın ise erkek kıyafetleri, erkek ise kadın kıyafetleri giyen kimsedir. Kavram, kıyafetlerin yanı sıra, karşı cins ile özdeşleşmiş aksesuarları; saç, sakal, bıyık, kaş modellerini ve makyajı da kapsar.

  • Crossdresser kimseler bunu cinsel yönelimlerinin bir sonucu olarak yapabilecekleri gibi; kimliklerini gizlemek, herhangi bir sanat gösterisinde yer almak ya da cinsel bir fetiş olarak da yapabilirler.
  • Crossdresser’in illa erkek olması şart değildir, kadın crossdresser’larda vardır.
  • Ayrıca her crossdresser’in transeksüellikle ilgilisi olmadığı gibi her crossdresser’da gay veya lezbiyen değildir.

Kavram İngilizce cross (karşı) ve dress (giyinmek) sözcüklerinden oluşur. İngilizcede ilk olarak, 1911 yılında, Almanca transvestite kelimesine karşılık olarak oluşturulmuştur. Crossdresser sadece giyim yönünden kadını taklit eder, travesti ise cinsel bağlamda da kadını taklit eder, aralarında pek fark yok gibidir ama travestiler cinselliğe daha yatkınlar, CD’ler ise kendilerini kadın yerine koyarak tatmin ederler.

  1. Drag Queen: Abartılı kadın kıyafetleri giyen ve bilinçli olarak bir kadın karikatürü gibi davranan erkektir.
  2. Queen sözcüğü İngilizcede eşcinsel erkek anlamına da gelir ve drag queenler genellikle eşcinsel erkeklerdir.
  3. Queer: Heteroseksüellik dışındaki cinsel yönelimleri kapsayan genel terimdir.
  4. Sorgulayan, henüz karar vermemiş, emin olmayan” anlamında kullanılan Questioning kelimesinden gelir.

Ally: Yanında olan, müttefik anlamına gelir. LGBTİQ olmayan ama bu bireyleri destekleyen, onların mücadelesine katılmak isteyen bireyler Ally olarak adlandırılır. Biyolojik Cinsiyet: Kişinin kadın veya erkek olarak tanımlanan biyolojik özelliklerinin tümüdür.

Cinsiyet, insanın biyolojik olarak dişi ya da erkek olmasını belirleyen temel özellikleri tanımlar. Cinsiyet kimliğinin ilk tohumları biyolojik olarak döllenme sürecinde atılır. Kişi doğduğu anda bedensel cinsiyeti bellidir yani bütün çocuklar dişi ya da erkek cinsel organları ile doğarlar. Çok nadir olarak, hem kız hem erkek organına sahip olarak doğanlar olabilir.

Cinsiyet kimliği; kromozomları, dış genital organları, iç genital organları, hormonsal yapıyı ve ikincil seks özelliklerini içeren kişinin biyolojik cinsel özellikleridir. İnterseksüel: Her iki cinse ait dış genital organlar ya da iç üreme sistemleri ile doğan kişidir.

  • Erkek ya da kadın olmayan, arada ya da o ikisinin çok dışında kalan bireyleri temsil eder.
  • Cinsel Rol (Gender Role – Toplumsal Cinsiyet): “Erkeksi roller ve kadınsı roller” olarak bilinen kadınlara ve erkeklere toplumsal olarak yüklenen özellikler, kültürel değerler, tutumlar, roller ve sorumlulukların tümüdür.

Sosyal öğrenme kuramına göre cinsiyet rolünü öğrenme, ilk çocukluktan başlayan ve yaşam boyunca süren bir süreçtir. Çocuklar kız veya erkek davranışları ödüllendirildiğinde, cezalandırıldığında ve erkeksi/kadınsı davranış modellerini gözlediklerinde cinsel rollerini öğrenirler. BiseksEl Ne Demek Cinsel Kimlik: Kişinin duygusal ve/veya cinsel ilgi duyduğu kişilerle ilişkili olarak kendi cinsiyetini nasıl algıladığıdır, kendini nasıl hissettiğidir. Yani cinsel kimlik; kişinin dişilik veya erkeklik algısıdır. Cinsel kimlik, kişinin erkek ya da kadın olarak biyolojik varlığının farkına varması ve kabul etmesidir.

  1. İki veya üç yaşlarında hemen herkesin “Ben erkeğim” veya “Ben kızım/kadınım” diye bir fikri oluşur.
  2. Cinsel kimlik davranışın erkeksi veya kadınsı psikolojik yönlerini yansıtır.
  3. Işinin cinsiyeti ile cinsel kimliği çoğu zaman iç içe girmiştir.
  4. Biyolojik faktörler eksiksiz gelişimini tamamlasa bile erkeklik ya da kadınlık hissinin gelişiminde bir sorun olabilir.

Bir çocuğun kız ya da erkek doğması, cinsel kimliğini kazanması için ilk koşuldur ama yeterli ve tek koşul değildir. Cinsel kimlik başta anne-baba olmak üzere aile üyeleri, öğretmenler ve yakın arkadaşlarla yaşanan sonsuz deneyimlerden köken alır. Cinsel Yönelim: Kişinin karşı cinse, kendi cinsine, her iki cinse hissettiği ya da hissetmediği duygusal ve/veya cinsel ilgisini ifade eder.

Cinsel oryantasyon olarak da bilinir. Cinsel yönelim genellikle heteroseksüellik, homoseksüellik (eşcinsellik), biseksüellik, sapkın cinsel yönelim veya aseksüellik şeklinde olur. Homofobi: Genel anlamıyla LGBTIQA bireylere ilişkin nefret ve haset gibi yıkıcı duygular besleme, onlara şiddet uygulanmasını savunma veya şiddet uygulayan tutum ve davranışlarda bulunmayı tanımlar.

Homofoibide referans noktası LGBTIQA bireylere saldırı ve şiddet uygulanması, şiddetin savunulmasıdır. Bu referans noktasından sapıldığında LGBTIQA eleştirilemeyen veya tartışılamayan bir tabu haline gelir. Bilindiği üzere, tüm tabular insan hayatını zorlaştırmaktadır.

  1. İçselleştirilmiş Homofobi: LGBTIQA bireylerin ruhsal ve bedensel gelişimleri sırasında, toplumun LGBTIQA bireyler hakkındaki olumsuz bakış açılarını içe almaları ve benliklerini bu inanç ve duygularla değersizleştirmeleri sonucunda LGBTIQA bireylerde ortaya çıkan özel bir homofobi türüdür.
  2. İçselleştirilmiş homofobi bazı kişilerde yoğun bunaltı, iç sıkıntısı, iç daralması, depresyon, suçluluk hissetme, günahkarlık, utanç duyma, inkar etme, öfkelenme, kendini kabullenememe, AİDS’e bağlı damgalama korkusu, kendiyle barışmama ve hatta intihara bile yol açabilir.

İçselleştirilmiş homofobinin LGBTIQA bireylerin ruh ve beden sağlığı üzerinde çok yıkıcı etkileri olabilir. İçselleştirilmiş homofobinin kendini, gizlenme, utanma, öfke ve nefret, haset, umutsuzluk, kendini toplumdan dışlama, LGBTIQA gettolaşması ve kendi kendini tecrit etme, dayanışmanın yokluğu ya da yetersizliği, pasif kalma, günübirlik ilişkiler yaşama, terk edilme korkusu, suçluluk ve günahkarlık duygusu, kendinden utanma ve nefret etme, biseksüellik şeklinde gösterebilir.

Biseksüeller Translardan hoşlanır mı?

Transların cinsel yönelimleri eşcinsel, bi- seksüel, heteroseksüel ya da başka bir cinsel yönelim olabilir. Örneğin bir trans kadın aynı zamanda lezbiyen, bir trans erkek aynı zamanda gey olabilir.

Biseksüellik bir seçim mi?

Amerikan seksolog ve yazar Alfred Kinsey heteroseksüel-eşcinsel derecelendirme ölçeği olarak bilinen cinsel yönelim cetveli veya kinsey ölçeğinde, “Erkekte Cinsel Davranış” isimli eserinde “The world is not to be divided into sheep and goats” yani “Dünya koyunlar ve keçiler diye ikiye ayrılmıyor” demiş ve bu cinsel yönelim cetvelini ortaya atmıştır.

  1. Cinsel yönelim kişilerin karşı cinsiyete, hemcins veya cinsiyete veya birden fazla cinsiyete karşı romantik veya Cinsel çekim (veya her ikisini de) hissetmeye yönlendiren kalıcı kişisel bir niteliktir.
  2. Bu çekimler genellikle karşıcinsellik (heteroseksüellik), eşcinsellik (homoseksüellik), biseksüellik, altında toplanır; bununla beraber aseksüellik (diğerlerine olan romantik veya cinsel çekim eksikliği) de bazen dördüncü kategori olarak tanımlanır.

Bu kategoriler cinsel kimliklerin daha ayrıntılı dünyasını yönleridir. Örneğin, insanlar panseksüel veya poliseksüel, veya hiçbirinden olmak gibi diğer etiketleri de kullanabilir. Amerikan Psikologlar Derneği ‘ne göre, cinsel yönelim “aynı zamanda bir kişinin bu çekimlere dayanan, davranışlarla ilişkili kimlik hissi, ve bu çekimleri paylaşan diğer kişilerden oluşan topluluğa olan üyeliğini de tanımlar”.

Cinsel tercih terimi cinsel yönelim ile büyük ölçüde örtüşür, fakat genellikle psikolojik araştırmalarda ayırt edilir. Kendini biseksüel olarak tanımlayan bir kişi, örneğin, cinsel açıdan bir cinsiyeti diğerine tercih edebilir. Ayrıca cinsel tercih gönüllü bir seçimi de akıllara getirebilmektedir ancak bilimsel konsensüs cinsel yönelimin bir seçim olmadığı yönündedir.

Bir insanın neden belirli bir cinsel yönelim geliştirdiğine dair bilim adamları arasında bir görüş birliği yoktur, ancak genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucu ortaya çıktığı teorisini savunmaktadırlar. Bununla beraber uzmanlar, cinsel yönelimin nedenleri hakkında biyolojik temelli teorileri yeğlemektedir.

Bu teoriler genetik etmenlere, rahimdeki gelişimin erken dönemlerine veya bunların ortak etkisine işaret etmektedir. Ayrıca cinsel yönelimin erken çocukluk deneyimlerinden ve ebeveynlerin yetiştirme tarzından etkilendiğine işaret eden sağlam bir kanıt bulunmamaktadır. Aynı cinsiyetler arasındaki cinsel davranışlar ve ev ortamı veya ortak yaşam alanının erkekler üzerinde hiçbir etkisi bulunmamakta ve kadınlar için de ufak bir etkisi bulunmaktadır.

Son birkaç on yıldaki araştırmaların gösterdiğine göre cinsel yönelim, tamamen karşı cinsiyete yönelme ile tamamen aynı cinsiyete yönelme arasındaki kesiksiz bir aralık üzerinde değişkenlik göstermektedir. Cinsel yönelim öncelikle seksoloji dahil olmak üzere biyoloji ve psikoloji içinde rapor edilirken, sosyal inşacılık dahil antropoloji ve tarih içindeki raporlar için cinsel yönelim ve kültürle ilgili başka açıklamalar da vardır.

Herkes biseksüel mi?

Bununla birlikte tamamen heteroseksüel veya tamamen eşcinsel olmayan herkesin biseksüel olduğu söylenemez. Bazı insanlar ‘ağırlıklı olarak’ heteroseksüel veya eşcinseldir; nadiren de olsa baskın yönelimlerinin dışına çıkabilirler.

Biseksüel genetik mi?

Biyoloji ve cinsel yönelim, biyolojinin insan cinsel yöneliminin gelişimindeki rolünü inceleyen araştırma konusudur. Cinsel yönelimin kökeni olarak kesin bir şekilde tek bir ana sebep veya kaynak bulunamamıştır. Çeşitli araştırmaların sonuçları farklı hatta çelişen noktalara işaret etmektedir.

  • Bilim insanları cinsel yönelimin genetik, hormonal, ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu olduğu üstüne hipotez kurmuştur.
  • Cinsel yönelimin nedenlerini açıklama konusunda biyolojik teoriler daha çok benimsenmiştir ve biyolojik faktörler, genetik faktörlerle erken rahim ortamının kompleks etkileşimini içerebilir.

Heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel veya aseksüel yönelimin gelişimiyle bağlantılı olabilen bu faktörler genleri, doğum öncesi hormonları ve beyin yapısını kapsamaktadır.

Biseksüel değişir mi?

Değişir, değişmez diye bir sav yok. Tabi güç bir durum bunu değiştirmek. O kadar kolay değil. Cinsel kimlik sürekli değişim içinde olabilir, araştırmalarda; biseksüel, gay ve lezbiyenlerin yönelim değiştirdiği görülmüştür.

Her iki cinse de ilgi duymayana ne denir?

Cinsel Yönelim Kategorileri – Cinsel yönelimle ilgili olarak birçok farklı kategorizasyon geliştirmek mümkündür. Aşağıda bunların olabildiğince kapsayıcı ve güncel bir listesini sunmaya çalışacağız; ancak bunu yaparken “fantezi” olarak tabir edilen seks uygulamalarından doğan kategorileri listemize dahil etmeyeceğiz.

  1. Düzcinsel ( Hetero seksüel): Kendi biyolojik cinsiyetinden olmayan, karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir. İnsan popülasyonunun büyük bir kısmı bu kategoriye girmektedir.
  2. Eşcinsel (Homoseksüel): Kendi biyolojik cinsiyetinden olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
  3. Çiftcinsel ( Biseksüel ): Hem kendi biyolojik cinsiyetinden olan, hem de karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
  4. Cinselliksiz (Aseksüel): Hem kendi biyolojik cinsiyetinden olan, hem de karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere herhangi bir romantik veya cinsel ilgi duymayanlar bu kategoridedir.
  5. Gri Aseksüel: Seksüellikle (yani yukarıdaki ilk üç kategoriden birisinde olmak ile) aseksüellik arasında bir yerde bulunan, bu iki uç arasında gidip gelen kişiler bu kategoridedir.
  6. Androfilik (Androphylia): Eşcinsel/düzcinsel tanımına alternatif olarak geliştirilen, erkek/dişi kutupluluğu yerine maskülanite/feminenite kavramlarını yerleştiren, bu tanım çerçevesinde maskülen özelliklere romantik veya cinsel ilgi duyanları barındıran kategoridir.
  7. Jinefilik (Gynephilia): Eşcinsel/düzcinsel tanımına alternatif olarak geliştirilen, erkek/dişi kutupluluğu yerine maskülanite/feminenite kavramlarını yerleştiren, bu tanım çerçevesinde feminen özelliklere romantik veya cinsel ilgi duyanları barındıran kategoridir.
  8. Panseksüel (Omniseksüel): Cinsel yönelimi ve cinsel kimliği ayırt etmeksizin her insana romantik veya cinsel ilgi duyan kişileri barındıran kategoridir. Kimi zaman cinsel kör olarak da tanımlanırlar.
  9. Poliseksüel: Farklı cinsel kimliklere ilgi duyup, hepsine ilgi duymayan kişiler bu kategoridedir.
  10. Kuir (Queer): Heteroseksüel veya düz (cis) cinsiyetli olmayan herkesi barındıran çatı bir kategoridir.
See also:  Qual Cerveja Tem Menos Calorias?

Ergenlikte biseksüellik normal mi?

Biseksüel eğilimler kimlik gelişiminin önemli belirleyicileridir. Fre ud biseksüaliteyi ergenlik döneminin başlangı cında etkinleşen normal bir gelişim evresi olarak anlar. Ona göre bu evre aşılmadan cinsel kimli ğin gelişmesi ve heteroseksüel ilişkilerin gelişti rilmesi olanaksızdır.

Ergenlikte cinsel istek normal mi?

Ergenlik döneminde cinsel ilişki isteğinin oluşması ve ilerlemesi normal midir? – Ergenlik döneminde cinsel uyarılabilirliğin, cinsellikle ilgili konulara ilginin artması ve hatta cinsel ilişki isteğinin oluşması doğaldır. Ancak ergen, fiziksel açıdan olgunlaştığı için cinsel ilişki için hazır hale gelmez, aynı zamanda bilişsel ve duygusal açıdan da olgunlaşması gerekir.

Endi ailesi ve toplumun cinsellikle ilgili sınırlarını bilmeli, erken cinsel ilişkinin getireceği riskler ve tehlikeler açısından da hazırlıklı olmalıdır. Bu nedenle ergenlik dönemindeki bireylere cinsel eğitim verilmesi, bu konuda aile ve toplum beklentilerinin tartışılması, sonucunu düşünmeden yaşanan ilişkilerin olası risk ve sonuçlarını öğrenmesi çok önemlidir.

Ergen genç çocuğu olan ailelerin sık yaptığı yanlışlar nelerdir, bu konuda neler önerilebilir? Ergenlik döneminde çocuğu olan ailelerin, bizim toplumumuzda gördüğümüz en sık hatalı davranışı, cinselliği sanki hiç yokmuş, ayıp ya da günahmış gibi kabul etmeleri ve çocukları ile hiç konuşmamalarıdır.

Biseksüel psikolojik mi?

Sağlık Örgütleri Eşcinselliği Hastalık Olarak Görüyor mu? – Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği 1970’li yıllarda hastalıklar ve rahatsızlıklar kapsamından çıkartmıştır. WHO tarafından yayınlanan öneri raporunda şöyle yazmaktadır: Araştırma grubumuz, Hastalık ve İlişkili Problemlerin Uluslararası İstatistiki Sınıflandırılması (ICD) katalogundaki F66 kategori numaralı “cinsel gelişim ve yönelim ile ilişkili psikolojik ve davranışsal bozukluklar”ın olduğu gibi kaldırılmasını önermektedir.(.) Klinik, halk sağlığı veya bilimsel araştırmalar açısından cinsel yönelime dayalı hastalık tanısı koymak mümkün değildir.

  • Benzer şekilde Amerikan Psikoloji Derneği (APA) da eşcinselliğin bir tercih olmadığını, doğal olduğunu ve değiştirilemeyeceğini açık ve net bir şekilde belirtmiştir.
  • APA, ayrıca “eşcinsellikten vazgeçirme terapilerinin” bireylere zarar verebileceğini de belirtmektedir.
  • APA’nın 1973 tarihli bildirisinde şöyle yazmaktadır: Amerikan Psikoloji Derneği olarak, sosyal etkinlik açısından genel bir sorun yaşamayan ve kendilerini iyi hissettiklerini söyleyen kişilerin cinsel yönelimleri dolayısıyla hasta oldukları sonucuna varmaktan vazgeçmekteyiz.

Bu kişilerin yerel yönetimler, şehirler, eyaletler ve ülkeler bazında diğer insanlarla eşit haklara sahip olması gerektiğini savunmaktayız. Türk Psikologlar Derneği şöyle diyor: Tüm dünyada, ruh sağlığı uzmanları tarafından kabul gören görüş, eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk değil, kişinin kendi iradesinden bağımsız bir cinsel-duygusal yönelim olduğu doğrultusundadır.(.) Eşcinselliğin bir cinsel tercih ya da bir ruhsal bozukluk olduğu yönündeki görüşlerin, çeşitli kültürel etkenlerden kaynaklı kişisel görüşler olması nedeniyle tarafımızca tartışılacak bir yönü bulunmamaktadır.

Psikoloji bilimi kuram ve bulguları doğrultusunda işlev gören bir meslek örgütü olarak, konuyu bilimsel gerçekler çerçevesinde ele aldığımızı ve eşcinselliği, gerek sosyal alanda gerekse ruh sağlığı alanında, normal sınırlar içindeki bir cinsel-duygusal yönelim olarak kabul ettiğimizi vurgulamak isteriz.

Türkiye Psikiyatri Derneği şöyle açıklıyor: (.) Eşcinsellik, biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan üç yönelimden biridir. Her şeyden önce bir hastalık değil yönelim farklılığıdır. Eşcinselliğin bir hastalık olduğu yaklaşımı 40 yıl önce terk edilmiş ve psikiyatrik hastalık tanı listelerinden çıkarılmıştır.

  • Uluslararası ve ulusal hekim örgütlerince eşcinsellik heteroseksüellik gibi sağlıklı bir durum olarak kabul edilmektedir.(.) Sonuç olarak eşcinsellik bir hastalık değil toplumun çoğunluğunu oluşturan heteroseksüellik gibi bir yönelimdir.
  • Aksi yönde düşünce ancak kişisel inanış olabilir.
  • İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof.

Dr. Şahika Yüksel şunları söylüyor: Eşcinsellik bir hastalık değildir.1974’ten beri psikiyatrik ve ruhsal hastalık sınıflamasında kabul edilmiyor. Buna rağmen farklı kültürlerde derecesi değişmekle birlikte, ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan, kendi kimliklerini inkar etmeye yönelik bir grup eşcinseller.(.) Eşcinsellik hastalık olmadığı için tedavisi de tıp ahlakına uygun değildir.

Tedavi bir şeyin ortadan kaldırılması anlamına gelir. Eşcinsellik normal bir durumdur. Ama toplumsal baskılardan dolayı varoluşunu yaşamakta zorlanan kişilerin kendileri ya da yakınlarının, destek almaları mümkündür. Psikolog Mahmut Şefik Nil ise şunları söylüyor: 1940’larda dünyada tedavi yolunda çok çaba gösterildi.

Eşcinseller, ‘eksik erkek’ olarak değerlendirilip, erkeklik hormonları verilerek normalleştirilmeye çalışıldı. Tıpkı vücuttaki mineral eksikliğini tamamlamak gibi. Ama artık eşcinselliğin bir hastalık olmadığı ve buna bağlı olarak da tedavisinin olmayacağı yaklaşımı yavaş yavaş yerleşmeye başladı.

  • Evrim Ağacı olarak daha önceden eşcinsellikten caydırma terapilerinin ne kadar ciddi bir felaketle sonuçlanabileceğine bir örneği şurada vermiştik,
  • Öyle ki, Alan Turing gibi bize bilgisayarları ve yapay zekayı veren bir dehayı bile eşcinsellikten caydırma terapilerinin ölümcül sonuçları nedeniyle kaybettik.

Eşcinsellik bir hastalık ya da değiştirilebilir bir özellik olmadığı için, bu yönde yapılmış ve yapılacak tüm denemeler gerçek sorunları ve hastalıkları yaratacak nitelikte olacaktır. Günümüzde zorlamayla bir erkeğin, bir dişiye ilgi duymasına engel olamadığımız gibi, gay (erkekler arası eşcinsellik) bir bireyin bir diğer erkeğe ilgi duymasına engel olamayız.

Biseksüel tedavi edilebilir mi?

Eşcinsellik nedir ? Cinsel yönelim kişinin hangi cinsiyete yönelik cinsel ve duygusal çekim duyduğuyla ilgili bir özelliktir. Eşcinsellik (homoseksüellik) bu çekimin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla birlikte olmayı arzulaması, cinsel fantezilerinin bununla ilgili olması, bu yönde cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip aşık olması, duygusal birlikteliklerini erkeklerle yaşaması eşcinsel olduğu anlamına gelir.

Benzer ilgi ve çekim karşı cinsle ilgili olduğunda buna heteroseksüellik, her iki cinse yönelik olduğundaysa biseksüellik denir. Ancak kişinin kendisini eşcinsel olarak tanımlaması için bunların hepsinin mevcut olması gerekli değildir. Nasıl ki bir heteroseksüelin, heteroseksüel olması için cinsel duygusal birliktelik deneyimi olması gerekmez, eşcinsellik için de aynısı geçerlidir.

Kendi cinsinden biriyle cinsel ilişki yaşamayan bir kişi de eşcinsel olabilir. Yani, sadece cinsel eylemden ibaret değildir. Bunun yanı sıra, bu özellikler insan yaşamı boyunca çeşitlilik gösterebilir, örneğin hayatı boyunca kadınlara ilgi duymuş olan bir heteroseksüel erkek, başka bir erkekle ilgili cinsel fanteziler kurabilir, cinsel paylaşımı olabilir.

Bu kişinin cinsel yöneliminin değiştiği anlamına gelmez. Tekil cinsel eylemler cinsel yönelimi belirlemez. Yani eşcinsellik ya da heteroseksüellik kısa bir süreçte görülen özelliklere göre değil, genel ilgi ve davranışa göre tanımlanır. Gey ve lezbiyen ne demektir? Eşcinsellik terim olarak tıp ve hukuk otoriteleri tarafından 19.

yüzyılda bu yönelime verilmiş isimdir. Ancak eşcinselliğin insanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren her tarih, coğrafya ve kültürde mevcut olduğu bilinmektedir. Her kültürde farklı şekillerde isimlendirilen bu özelliğe tıbbın konusu haline geldikten sonra eşcinsellik (homoseksüellik) denmeye başlanmıştır.

  • Geçtiğimiz yüzyılda eşcinsel özgürleşme hareketi bu tıbbi isimlendirmeyi kullanmaktan bilinçli olarak kaçınmayı tercih etmiştir.
  • Ulağa bir tanı kategorisi gibi gelen ve sadece cinsellikle ilgili bir durumu anlattığı izlenimi veren bu ifade yerine, batı toplumlarında kullanılmakta olan başka isimlendirmeler tercih edilmiştir.

İngilizce de “gay” (gey) kelimesi, hem erkek hem de kadın eşcinselleri tanımlamak için kullanılagelmiştir. Zaman içinde kadın eşcinsellerin eşcinselliğini eserlerinde ifade eden bir kadın şairden yola çıkarak tercih ettikleri “lesbian” (lezbiyen) kelimesi kadın eşcinseller için kullanılmaya başlanmıştır.

  • Giderek gay daha çok erkek eşcinseller için kullanılır hale gelmiştir.
  • Türkiye’de 1980li yıllardan itibaren beliren eşcinsel hareket başlangıçta gay ve lezbiyen ifadelerini kullanmışsa da, gay yerine Türkçe okunduğu haliyle “gey” kelimesi önerilmiştir.
  • Bu öneri eşcinsellikle ilgili Türkçe literatürde de, duyarlı birçok medya organında da kabul görmüş ve yaygın kullanım kazanmıştır.

Eşcinseller “üçüncü cins” midir ? Erkek ve kadın olarak iki cins vardır. Eşcinsel erkek ve kadınlar kendi cinslerine yönelmekle birlikte, biyolojik cinsiyet özellikleriyle ilgili huzursuzluk duymazlar; erkeklerse erkek, kadınlarsa kadın olduklarını kabul ederler ve cinsel kimliklerini değiştirmeye de girişmezler.

Eşcinseller de heteroseksüel ve biseksüeller gibi biyolojik olarak erkek ya da kadındırlar, farklı cinsel kimliğe sahip olmaları gerekli değildir. Birinin eşcinsel olduğu nasıl anlaşılır ? Erkek ya da kadın eşcinsellerin, erkeklik ve kadınlıkla ilgili yaşadıkları toplumda kabul görmüş, beklenen görünüm, davranışlardan farklı olmaları, örneğin bir lezbiyenin diğer kadınlardan daha erkeksi olması gerekmez.

Heteroseksüeller arasında olduğu gibi eşcinsellerde de farklı erkeklik ve kadınlık özellikleri bir arada görülebilir. Dolayısıyla eşcinsellik dışarıdan gözlenebilen toplumsal cinsiyet özellikleriyle ayırdedilemez. Eşcinsellerle ilgili sık yanlış inanışlardan biri erkeklerden hoşlandıkları için kadınsı, kadınlardan hoşlandıkları için erkeksi davranışlar sergilemeleri gerektiğidir.

Sonuç olarak kişinin eşcinsel olup olmadığının anlaşılması sadece kendi ifadesi ile mümkündür. Eşcinsellik “cinsel tercih” midir? Cinsel yönelimin nasıl geliştiği tam olarak bilinmemekle birlikte, herhangi bir kişinin cinsel yönelimler arasında iradesini kullanarak bilinçli bir tercih yapmadığı bilinmektedir.

Örneğin, hiçbir heteroseksüel kadın hayatının bir aşamasında erkeklere ilgi duymaya karar vermemiştir. Benzer şekilde irade kullanılarak değiştirilmesi mümkün değildir. Cinsel yönelimle ilgili tercih kişinin yönelimini nasıl ve ne kadar davranışlarına ve hayatının geneline yansıtacağı, yönelimini başkaları ile ne ölçüde paylaşacağı ile ilgili olabilir.

Cinsel yönelimin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili yıllarca çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülmüşse de tutarlı ve geçerli bir açıklamaya ulaşılamamıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalar genetik ve doğum öncesi süreçlere işaret etmektedir; ancak tek belirleyenin bu etkenler olmadığı da gösterilmiştir.

Kişilerde saptanan hormon düzeyleriyle, beyin yapısı ve işlevleriyle ilgili bozukluklarla, kişinin geçmişinde cinsel istismar olmasıyla, aile yapısıyla, ebeveyn özellikleri, anne veya babasıyla ilişkisiyle, kendi cinsi ve karşı cinsle ilişki denemelerinde başarı/başarısızlık yaşamış olmasıyla, yineleyen denemeler sonucu öğrenmiş olmasıyla, bağımlılıkla açıklanamayacağı gösterilmiştir.

  • Eşcinsellik, özenmekle veya arkadaşlar arasında örnek alınarak olabilecek bir durum değildir.
  • Aynı şekilde ilk cinsel deneyimler, model alma, öğrenme ve cinsel istismarın da cinsel yönelimi etkilemediği gösterilmiştir.
  • Eşcinsellik hastalık mıdır? Eşcinsellik bir hastalık değildir, insan cinselliğinin olağan çeşitliliğinin bir görünümüdür.

Psikoloji ve tıbbın bir dalı olarak psikiyatri ilk dönemlerinde hakim ideoloji doğrultusunda üremeye dönük olmayan birçok cinsel etkinlik gibi eşcinselliği de bir ruhsal bozukluk olarak kabul etmiştir. Ancak insan cinselliği ile ilgili çalışmalardan elde edilen bulgular, eşcinsel bireylerin ruhsal işlevlerinin diğer cinsel yönelimleri olan kişilerden farklı olmadığını gösteren bulgular ve eşcinsel özgürleşme hareketinin toplumun eşcinsellikle ilgili tutumunu sorgulası sonucunda bilimsel olarak eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk olmadığı yaklaşık kırk yıl önce ilan edilmiş ve yaygın kabul görmüştür.

  1. Bireyin eşcinsel olması kendi başına kişiyi sıkıntıya sokmayan, kişisel, sosyal ve mesleki işlevselliğini bozmayan bir durumdur.
  2. Ancak toplumun genel eşcinselliği yadırgayan, hor gören, dışlayan tutumunun kişi üzerindeki etkileri eşcinsel bireylerin ruhsal sorunlar yaşamasına ve ruh sağlığı hizmetlerine yüksek oranda başvurmalarına neden olmaktadır.

Eşcinselliğin tedavisi var mıdır? Eşcinsellik bir hastalık olarak kabul edilmediği için bir tedavisi de yoktur. Bir ruhsal bozukluk olarak kabul edildiği dönemde çeşitli psikolojik yöntemler, bugün rahatlıkla işkence olarak kabul edilebilecek davranış tedavileri, ilaç ve hormon tedavileri ve hatta beyine yönelik cerrahi girişimler denenmiştir.

  • Bu yöntemlerle eşcinsel bireylerin cinsel yönelimlerinde kalıcı değişiklik sağlandığı gösterilemediği gibi, uygulandığı kişide ruhsal ve bedensel hasara neden olabildiği saptanmıştır.
  • Tedavi ve terapi adı altında yürütülen bu dönüştürme/onarım girişimleri etik ve bilimsel olarak sorunludur ve bilimsel otoritelerce önerilmemektedirler.

Bu girişimler cinsel yönelimlerinin farkına vardığında toplumun eşcinsellikle ilgili olumsuz tutumu (homofobi) nedeniyle bu durumundan hoşnutsuzluk duyan, cinsel yönelimleriyle ilgili belirgin bir kafa karışıklığı yaşayan, yoğun bir gelecek kaygısı ve karamsarlığa kapılan kişileri hedef almaktadır.

  1. Eşcinselliği dönüştürmeye yönelik bu girişimlerin cinsel yönelimde değişikliğe neden olmadığı, geçici olarak kişinin cinsel yönelimini daha etkin bir şekilde baskılamasına yardımcı olabileceği bilinmektedir.
  2. Hiç kimsenin bir heteroseksüeli eşcinsel haline getirme gücü olmadığı gibi, hiç kimse ya da herhangi bir yöntemin bir eşcinseli heteroseksüel yapamayacağı bilinmektedir.

Sonuç olarak, eşcinsellik bir ruhsal bozukluk değildir. Eşcinsellik ve biseksüellik, heteroseksüellikten farklı değerlendirilmemesi gereken, insan cinselliği yelpazesinin bileşenleridir. Tedavi gerektirmez, değiştirilebildiği gösterilememiştir, bilimsel bilgi sunmadan yapılan girişimler etik değildir.

  • Açılma sürecinde olumlayıcı yaklaşımın yararı olur.
  • Eşcinsellerin ruh sağlığı uzmanlarından yardım almaları gerekli midir? Kişinin cinsel yöneliminin farkına varmasıyla başlayan kendini tanıma, kabullenme, çevresindekilerle paylaşma, sosyalleşme sürecinde birçok eşcinsel ruh sağlığı uzmanlarından yardım alma gereği duyabilir.

Bu süreç kişinin kendi homofobisi ve içinde yaşadığı toplumun eşcinsellikle ilgili olumsuz tutum ve yargılarıyla yoğun bir şekilde karşılaştığı, kendisini yalnız, dışlanmış ve çaresiz hissedebileceği bir dönemdir. Ruh sağlığı uzmanları kişinin kendini tanımasına imkan veren, yargılayıcı ve yönlendirici olmayan bir tutumla bu süreçte önemli katkıları olabilmektedir.

  1. Gerçekçi olmayan değişme umutları vermeyen, kişinin huzursuzluğunu kendisini baskılaması için kötüye kullanmayan bu yaklaşımla kişinin kendi cinsel yönelimini keşfi, tanıması ve kendi koşul ve talepleri doğrultusunda kimliğinin bir parçası olarak var edebilmesi hedeflenmektedir.
  2. Ayrıca bu süreçte yaşanılan zorlanmalara bağlı olarak ortaya çıkabilen depresyon, bunaltı bozuklukları, davranış sorunları, intihar düşünce ve girişimleri, alkol ve madde kullanımı gibi birçok konuda ruh sağlığı uzmanlarınca etkin tedaviler uygulanabilmektedir.

Eşcinsellerin de heteroseksüeller gibi yaşamları süresince cinsel yönelimleri ile ilgisi olmayan çeşitli ruhsal sorunları olabilmekte, bunlarla ilgili olarak ruh sağlığı uzmanlarından destek almaları gerekebilmektedir. Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüellerin (LGBTT) iletisim kurabilecekleri derneklerin adları ve iletişim bilgileri nedir? Kaos GL (Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırma ve Dayanışma) Derneği Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 29/12 06440 Kızılay-Ankara 0 312 2300358 http://www.kaosgl.org Lambdaİstanbul LGBTT Dayanışma Derneği İstiklâl Caddesi, Katip Çelebi Mah.

Tel Sok. No: 28/5 Kat:4 Beyoğlu – İstanbul (Her gün 15:00-20:00 arası açık) Ofis Tel: 0 (212) 245 70 68 Danışma Hattı Tel: 0 (212) 244 57 62 (Danışma hattı çalışma saatleri:?Pzt, Salı, Cuma, Cmt, Pzr 17:00-19:00) www.lambdaistanbul.org LİSTAG (Lambdaİstanbul Aile Grubu) “Aile üyelerinden birinin eşcinsel, biseksüel, travesti, transseksüel olduğunu öğrenen ve bu konuda konuşmaya açık olan bireylerin (anneler, babalar, kardeşler vs) bir araya getirildiği bu buluşmalar gelenlere konu hakkında konuşabilme ve deneyimlerini paylaşabilme fırsatı verirken, aileler arasında sıcak ve yakin ilişkilerin kurulmasına da yardımcı olmaktadır.

See also:  Qual A SemelhanA Entre Um Corvo E Uma Escrivaninha?

Diğer yandan, ailelerine yeni açılmış veya açılmayı düşünen eşcinsel, biseksüel, travesti, transseksüel bireyler de bu buluşmalar sayesinde başkalarının anneleri veya babaları ile konuşabilme şansı elde etmektedir.” “Pazartesi, Salı, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 17:00-19:00 arası Lambdaistanbul Danışma Hattı’nı (0212- 244 57 62) arayarak bulusma yer ve saatini oğrenebilirsiniz veya ya da adreslerinden birine e-posta göndererek doğrudan temas kurabilirsiniz.” http://listag.wordpress.com Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği Ataç1 sok.3/8 Yenişehir /Ankara 0 (312) 433 85 17 http://www.pembehayat.org/ Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği Kıbrıs Şehitleri Caddesi Kılıçlar İşhanı No:68 K:5 D:501 Alsancak / İzmir 0(232) 4644459 www.siyahpembe.org Mor El Eskişehir LGBTT Oluşumu Morel.eskiş http://moreleskisehir.blogspot.com/ Hevjin Diyarbakır LGBT Oluşumu www.hevjin.org İstanbul LGBTT Sivil Toplum Girişimi Şehit Muhtar Mah.

Biseksüel eşcinsel midir?

Cinsel Yönelimler Yönelim kişinin kendi cinsine yönelik olduğunda eşcinsel, karşı cinse yönelik olduğunda heteroseksüel, her iki cinse yönelik olduğunda biseksüel olarak adlandırılır. Erkek eşcinsellere gey, kadın eşcinsellere lezbiyen denmektedir.

Sadece karşı cinsten hoşlanmak ne demek?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Heteroseksüelliğin sembollerinden biri Heteroseksüellik veya karşıcinsellik, cinsel ve duygusal açıdan karşı cinse ilgi duymaya yönelik olan cinsel yönelime verilen isimdir. Cinsel açıdan kadınlara ilgi duyan erkeklere ve erkeklere ilgi duyan kadınlara heteroseksüel denir. Heteroseksüellik hayvan cinselliğini tanımlamada da sıkça kullanılır.

Herkes biseksüel olabilir mi?

Bununla birlikte tamamen heteroseksüel veya tamamen eşcinsel olmayan herkesin biseksüel olduğu söylenemez. Bazı insanlar ‘ağırlıklı olarak’ heteroseksüel veya eşcinseldir; nadiren de olsa baskın yönelimlerinin dışına çıkabilirler.

Biseksüeller Translardan hoşlanır mı?

Transların cinsel yönelimleri eşcinsel, bi- seksüel, heteroseksüel ya da başka bir cinsel yönelim olabilir. Örneğin bir trans kadın aynı zamanda lezbiyen, bir trans erkek aynı zamanda gey olabilir.

Biseksüellik bir seçim mi?

Amerikan seksolog ve yazar Alfred Kinsey heteroseksüel-eşcinsel derecelendirme ölçeği olarak bilinen cinsel yönelim cetveli veya kinsey ölçeğinde, “Erkekte Cinsel Davranış” isimli eserinde “The world is not to be divided into sheep and goats” yani “Dünya koyunlar ve keçiler diye ikiye ayrılmıyor” demiş ve bu cinsel yönelim cetvelini ortaya atmıştır.

  1. Cinsel yönelim kişilerin karşı cinsiyete, hemcins veya cinsiyete veya birden fazla cinsiyete karşı romantik veya Cinsel çekim (veya her ikisini de) hissetmeye yönlendiren kalıcı kişisel bir niteliktir.
  2. Bu çekimler genellikle karşıcinsellik (heteroseksüellik), eşcinsellik (homoseksüellik), biseksüellik, altında toplanır; bununla beraber aseksüellik (diğerlerine olan romantik veya cinsel çekim eksikliği) de bazen dördüncü kategori olarak tanımlanır.

Bu kategoriler cinsel kimliklerin daha ayrıntılı dünyasını yönleridir. Örneğin, insanlar panseksüel veya poliseksüel, veya hiçbirinden olmak gibi diğer etiketleri de kullanabilir. Amerikan Psikologlar Derneği ‘ne göre, cinsel yönelim “aynı zamanda bir kişinin bu çekimlere dayanan, davranışlarla ilişkili kimlik hissi, ve bu çekimleri paylaşan diğer kişilerden oluşan topluluğa olan üyeliğini de tanımlar”.

  1. Cinsel tercih terimi cinsel yönelim ile büyük ölçüde örtüşür, fakat genellikle psikolojik araştırmalarda ayırt edilir.
  2. Endini biseksüel olarak tanımlayan bir kişi, örneğin, cinsel açıdan bir cinsiyeti diğerine tercih edebilir.
  3. Ayrıca cinsel tercih gönüllü bir seçimi de akıllara getirebilmektedir ancak bilimsel konsensüs cinsel yönelimin bir seçim olmadığı yönündedir.

Bir insanın neden belirli bir cinsel yönelim geliştirdiğine dair bilim adamları arasında bir görüş birliği yoktur, ancak genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucu ortaya çıktığı teorisini savunmaktadırlar. Bununla beraber uzmanlar, cinsel yönelimin nedenleri hakkında biyolojik temelli teorileri yeğlemektedir.

  1. Bu teoriler genetik etmenlere, rahimdeki gelişimin erken dönemlerine veya bunların ortak etkisine işaret etmektedir.
  2. Ayrıca cinsel yönelimin erken çocukluk deneyimlerinden ve ebeveynlerin yetiştirme tarzından etkilendiğine işaret eden sağlam bir kanıt bulunmamaktadır.
  3. Aynı cinsiyetler arasındaki cinsel davranışlar ve ev ortamı veya ortak yaşam alanının erkekler üzerinde hiçbir etkisi bulunmamakta ve kadınlar için de ufak bir etkisi bulunmaktadır.

Son birkaç on yıldaki araştırmaların gösterdiğine göre cinsel yönelim, tamamen karşı cinsiyete yönelme ile tamamen aynı cinsiyete yönelme arasındaki kesiksiz bir aralık üzerinde değişkenlik göstermektedir. Cinsel yönelim öncelikle seksoloji dahil olmak üzere biyoloji ve psikoloji içinde rapor edilirken, sosyal inşacılık dahil antropoloji ve tarih içindeki raporlar için cinsel yönelim ve kültürle ilgili başka açıklamalar da vardır.

Erkeğin erkeğe aşık olmasına ne denir?

Eşcinsellik nedir ? Cinsel yönelim kişinin hangi cinsiyete yönelik cinsel ve duygusal çekim duyduğuyla ilgili bir özelliktir. Eşcinsellik (homoseksüellik) bu çekimin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla birlikte olmayı arzulaması, cinsel fantezilerinin bununla ilgili olması, bu yönde cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip aşık olması, duygusal birlikteliklerini erkeklerle yaşaması eşcinsel olduğu anlamına gelir.

  • Benzer ilgi ve çekim karşı cinsle ilgili olduğunda buna heteroseksüellik, her iki cinse yönelik olduğundaysa biseksüellik denir.
  • Ancak kişinin kendisini eşcinsel olarak tanımlaması için bunların hepsinin mevcut olması gerekli değildir.
  • Nasıl ki bir heteroseksüelin, heteroseksüel olması için cinsel duygusal birliktelik deneyimi olması gerekmez, eşcinsellik için de aynısı geçerlidir.

Kendi cinsinden biriyle cinsel ilişki yaşamayan bir kişi de eşcinsel olabilir. Yani, sadece cinsel eylemden ibaret değildir. Bunun yanı sıra, bu özellikler insan yaşamı boyunca çeşitlilik gösterebilir, örneğin hayatı boyunca kadınlara ilgi duymuş olan bir heteroseksüel erkek, başka bir erkekle ilgili cinsel fanteziler kurabilir, cinsel paylaşımı olabilir.

  1. Bu kişinin cinsel yöneliminin değiştiği anlamına gelmez.
  2. Tekil cinsel eylemler cinsel yönelimi belirlemez.
  3. Yani eşcinsellik ya da heteroseksüellik kısa bir süreçte görülen özelliklere göre değil, genel ilgi ve davranışa göre tanımlanır.
  4. Gey ve lezbiyen ne demektir? Eşcinsellik terim olarak tıp ve hukuk otoriteleri tarafından 19.

yüzyılda bu yönelime verilmiş isimdir. Ancak eşcinselliğin insanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren her tarih, coğrafya ve kültürde mevcut olduğu bilinmektedir. Her kültürde farklı şekillerde isimlendirilen bu özelliğe tıbbın konusu haline geldikten sonra eşcinsellik (homoseksüellik) denmeye başlanmıştır.

  • Geçtiğimiz yüzyılda eşcinsel özgürleşme hareketi bu tıbbi isimlendirmeyi kullanmaktan bilinçli olarak kaçınmayı tercih etmiştir.
  • Ulağa bir tanı kategorisi gibi gelen ve sadece cinsellikle ilgili bir durumu anlattığı izlenimi veren bu ifade yerine, batı toplumlarında kullanılmakta olan başka isimlendirmeler tercih edilmiştir.

İngilizce de “gay” (gey) kelimesi, hem erkek hem de kadın eşcinselleri tanımlamak için kullanılagelmiştir. Zaman içinde kadın eşcinsellerin eşcinselliğini eserlerinde ifade eden bir kadın şairden yola çıkarak tercih ettikleri “lesbian” (lezbiyen) kelimesi kadın eşcinseller için kullanılmaya başlanmıştır.

  • Giderek gay daha çok erkek eşcinseller için kullanılır hale gelmiştir.
  • Türkiye’de 1980li yıllardan itibaren beliren eşcinsel hareket başlangıçta gay ve lezbiyen ifadelerini kullanmışsa da, gay yerine Türkçe okunduğu haliyle “gey” kelimesi önerilmiştir.
  • Bu öneri eşcinsellikle ilgili Türkçe literatürde de, duyarlı birçok medya organında da kabul görmüş ve yaygın kullanım kazanmıştır.

Eşcinseller “üçüncü cins” midir ? Erkek ve kadın olarak iki cins vardır. Eşcinsel erkek ve kadınlar kendi cinslerine yönelmekle birlikte, biyolojik cinsiyet özellikleriyle ilgili huzursuzluk duymazlar; erkeklerse erkek, kadınlarsa kadın olduklarını kabul ederler ve cinsel kimliklerini değiştirmeye de girişmezler.

Eşcinseller de heteroseksüel ve biseksüeller gibi biyolojik olarak erkek ya da kadındırlar, farklı cinsel kimliğe sahip olmaları gerekli değildir. Birinin eşcinsel olduğu nasıl anlaşılır ? Erkek ya da kadın eşcinsellerin, erkeklik ve kadınlıkla ilgili yaşadıkları toplumda kabul görmüş, beklenen görünüm, davranışlardan farklı olmaları, örneğin bir lezbiyenin diğer kadınlardan daha erkeksi olması gerekmez.

Heteroseksüeller arasında olduğu gibi eşcinsellerde de farklı erkeklik ve kadınlık özellikleri bir arada görülebilir. Dolayısıyla eşcinsellik dışarıdan gözlenebilen toplumsal cinsiyet özellikleriyle ayırdedilemez. Eşcinsellerle ilgili sık yanlış inanışlardan biri erkeklerden hoşlandıkları için kadınsı, kadınlardan hoşlandıkları için erkeksi davranışlar sergilemeleri gerektiğidir.

  • Sonuç olarak kişinin eşcinsel olup olmadığının anlaşılması sadece kendi ifadesi ile mümkündür.
  • Eşcinsellik “cinsel tercih” midir? Cinsel yönelimin nasıl geliştiği tam olarak bilinmemekle birlikte, herhangi bir kişinin cinsel yönelimler arasında iradesini kullanarak bilinçli bir tercih yapmadığı bilinmektedir.

Örneğin, hiçbir heteroseksüel kadın hayatının bir aşamasında erkeklere ilgi duymaya karar vermemiştir. Benzer şekilde irade kullanılarak değiştirilmesi mümkün değildir. Cinsel yönelimle ilgili tercih kişinin yönelimini nasıl ve ne kadar davranışlarına ve hayatının geneline yansıtacağı, yönelimini başkaları ile ne ölçüde paylaşacağı ile ilgili olabilir.

Cinsel yönelimin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili yıllarca çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülmüşse de tutarlı ve geçerli bir açıklamaya ulaşılamamıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalar genetik ve doğum öncesi süreçlere işaret etmektedir; ancak tek belirleyenin bu etkenler olmadığı da gösterilmiştir.

Kişilerde saptanan hormon düzeyleriyle, beyin yapısı ve işlevleriyle ilgili bozukluklarla, kişinin geçmişinde cinsel istismar olmasıyla, aile yapısıyla, ebeveyn özellikleri, anne veya babasıyla ilişkisiyle, kendi cinsi ve karşı cinsle ilişki denemelerinde başarı/başarısızlık yaşamış olmasıyla, yineleyen denemeler sonucu öğrenmiş olmasıyla, bağımlılıkla açıklanamayacağı gösterilmiştir.

  • Eşcinsellik, özenmekle veya arkadaşlar arasında örnek alınarak olabilecek bir durum değildir.
  • Aynı şekilde ilk cinsel deneyimler, model alma, öğrenme ve cinsel istismarın da cinsel yönelimi etkilemediği gösterilmiştir.
  • Eşcinsellik hastalık mıdır? Eşcinsellik bir hastalık değildir, insan cinselliğinin olağan çeşitliliğinin bir görünümüdür.

Psikoloji ve tıbbın bir dalı olarak psikiyatri ilk dönemlerinde hakim ideoloji doğrultusunda üremeye dönük olmayan birçok cinsel etkinlik gibi eşcinselliği de bir ruhsal bozukluk olarak kabul etmiştir. Ancak insan cinselliği ile ilgili çalışmalardan elde edilen bulgular, eşcinsel bireylerin ruhsal işlevlerinin diğer cinsel yönelimleri olan kişilerden farklı olmadığını gösteren bulgular ve eşcinsel özgürleşme hareketinin toplumun eşcinsellikle ilgili tutumunu sorgulası sonucunda bilimsel olarak eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk olmadığı yaklaşık kırk yıl önce ilan edilmiş ve yaygın kabul görmüştür.

Bireyin eşcinsel olması kendi başına kişiyi sıkıntıya sokmayan, kişisel, sosyal ve mesleki işlevselliğini bozmayan bir durumdur. Ancak toplumun genel eşcinselliği yadırgayan, hor gören, dışlayan tutumunun kişi üzerindeki etkileri eşcinsel bireylerin ruhsal sorunlar yaşamasına ve ruh sağlığı hizmetlerine yüksek oranda başvurmalarına neden olmaktadır.

Eşcinselliğin tedavisi var mıdır? Eşcinsellik bir hastalık olarak kabul edilmediği için bir tedavisi de yoktur. Bir ruhsal bozukluk olarak kabul edildiği dönemde çeşitli psikolojik yöntemler, bugün rahatlıkla işkence olarak kabul edilebilecek davranış tedavileri, ilaç ve hormon tedavileri ve hatta beyine yönelik cerrahi girişimler denenmiştir.

Bu yöntemlerle eşcinsel bireylerin cinsel yönelimlerinde kalıcı değişiklik sağlandığı gösterilemediği gibi, uygulandığı kişide ruhsal ve bedensel hasara neden olabildiği saptanmıştır. Tedavi ve terapi adı altında yürütülen bu dönüştürme/onarım girişimleri etik ve bilimsel olarak sorunludur ve bilimsel otoritelerce önerilmemektedirler.

Bu girişimler cinsel yönelimlerinin farkına vardığında toplumun eşcinsellikle ilgili olumsuz tutumu (homofobi) nedeniyle bu durumundan hoşnutsuzluk duyan, cinsel yönelimleriyle ilgili belirgin bir kafa karışıklığı yaşayan, yoğun bir gelecek kaygısı ve karamsarlığa kapılan kişileri hedef almaktadır.

Eşcinselliği dönüştürmeye yönelik bu girişimlerin cinsel yönelimde değişikliğe neden olmadığı, geçici olarak kişinin cinsel yönelimini daha etkin bir şekilde baskılamasına yardımcı olabileceği bilinmektedir. Hiç kimsenin bir heteroseksüeli eşcinsel haline getirme gücü olmadığı gibi, hiç kimse ya da herhangi bir yöntemin bir eşcinseli heteroseksüel yapamayacağı bilinmektedir.

Sonuç olarak, eşcinsellik bir ruhsal bozukluk değildir. Eşcinsellik ve biseksüellik, heteroseksüellikten farklı değerlendirilmemesi gereken, insan cinselliği yelpazesinin bileşenleridir. Tedavi gerektirmez, değiştirilebildiği gösterilememiştir, bilimsel bilgi sunmadan yapılan girişimler etik değildir.

Açılma sürecinde olumlayıcı yaklaşımın yararı olur. Eşcinsellerin ruh sağlığı uzmanlarından yardım almaları gerekli midir? Kişinin cinsel yöneliminin farkına varmasıyla başlayan kendini tanıma, kabullenme, çevresindekilerle paylaşma, sosyalleşme sürecinde birçok eşcinsel ruh sağlığı uzmanlarından yardım alma gereği duyabilir.

Bu süreç kişinin kendi homofobisi ve içinde yaşadığı toplumun eşcinsellikle ilgili olumsuz tutum ve yargılarıyla yoğun bir şekilde karşılaştığı, kendisini yalnız, dışlanmış ve çaresiz hissedebileceği bir dönemdir. Ruh sağlığı uzmanları kişinin kendini tanımasına imkan veren, yargılayıcı ve yönlendirici olmayan bir tutumla bu süreçte önemli katkıları olabilmektedir.

  • Gerçekçi olmayan değişme umutları vermeyen, kişinin huzursuzluğunu kendisini baskılaması için kötüye kullanmayan bu yaklaşımla kişinin kendi cinsel yönelimini keşfi, tanıması ve kendi koşul ve talepleri doğrultusunda kimliğinin bir parçası olarak var edebilmesi hedeflenmektedir.
  • Ayrıca bu süreçte yaşanılan zorlanmalara bağlı olarak ortaya çıkabilen depresyon, bunaltı bozuklukları, davranış sorunları, intihar düşünce ve girişimleri, alkol ve madde kullanımı gibi birçok konuda ruh sağlığı uzmanlarınca etkin tedaviler uygulanabilmektedir.

Eşcinsellerin de heteroseksüeller gibi yaşamları süresince cinsel yönelimleri ile ilgisi olmayan çeşitli ruhsal sorunları olabilmekte, bunlarla ilgili olarak ruh sağlığı uzmanlarından destek almaları gerekebilmektedir. Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüellerin (LGBTT) iletisim kurabilecekleri derneklerin adları ve iletişim bilgileri nedir? Kaos GL (Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırma ve Dayanışma) Derneği Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 29/12 06440 Kızılay-Ankara 0 312 2300358 http://www.kaosgl.org Lambdaİstanbul LGBTT Dayanışma Derneği İstiklâl Caddesi, Katip Çelebi Mah.

Tel Sok. No: 28/5 Kat:4 Beyoğlu – İstanbul (Her gün 15:00-20:00 arası açık) Ofis Tel: 0 (212) 245 70 68 Danışma Hattı Tel: 0 (212) 244 57 62 (Danışma hattı çalışma saatleri:?Pzt, Salı, Cuma, Cmt, Pzr 17:00-19:00) www.lambdaistanbul.org LİSTAG (Lambdaİstanbul Aile Grubu) “Aile üyelerinden birinin eşcinsel, biseksüel, travesti, transseksüel olduğunu öğrenen ve bu konuda konuşmaya açık olan bireylerin (anneler, babalar, kardeşler vs) bir araya getirildiği bu buluşmalar gelenlere konu hakkında konuşabilme ve deneyimlerini paylaşabilme fırsatı verirken, aileler arasında sıcak ve yakin ilişkilerin kurulmasına da yardımcı olmaktadır.

Diğer yandan, ailelerine yeni açılmış veya açılmayı düşünen eşcinsel, biseksüel, travesti, transseksüel bireyler de bu buluşmalar sayesinde başkalarının anneleri veya babaları ile konuşabilme şansı elde etmektedir.” “Pazartesi, Salı, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 17:00-19:00 arası Lambdaistanbul Danışma Hattı’nı (0212- 244 57 62) arayarak bulusma yer ve saatini oğrenebilirsiniz veya ya da adreslerinden birine e-posta göndererek doğrudan temas kurabilirsiniz.” http://listag.wordpress.com Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği Ataç1 sok.3/8 Yenişehir /Ankara 0 (312) 433 85 17 http://www.pembehayat.org/ Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği Kıbrıs Şehitleri Caddesi Kılıçlar İşhanı No:68 K:5 D:501 Alsancak / İzmir 0(232) 4644459 www.siyahpembe.org Mor El Eskişehir LGBTT Oluşumu Morel.eskiş http://moreleskisehir.blogspot.com/ Hevjin Diyarbakır LGBT Oluşumu www.hevjin.org İstanbul LGBTT Sivil Toplum Girişimi Şehit Muhtar Mah.