Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

Haarp Ne Demek?

Haarp Ne Demek

HAARP teknolojisi nedir ne işe yarar?

HAARP TEKNOLOJİSİ NEDİR? HAARP, Türkçe karşılığı ‘ Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Program ‘ı olarak bilinen, Amerika Birleşik Devletleri’nin Alaska eyaletinde bulunan bilimsel bir projedir. İyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere yola çıkmıştır.

HAARP ne anlama geliyor?

HAARP Komplosu: HAARP Nedir? Neler Yapabilir, Neler Yapamaz? HAARP, Yüksek-Frekans Aktif Auroral Araştırma Programı (High-Frequency Active Auroral Research Program) isimli bir araştırma projesidir. Gakona (Alaska) yakınlarında bulunur ve inşası 1993 senesinde başlamıştır.2014 yılında askeri faaliyetlerini sonlandıran araştırma programı, Ağustos 2015’te Fairbanks’teki Alaska Üniversitesi’ne devredilmiştir ve bilim insanlarının kullanımına açık, sivil tesis olarak kullanılmaktadır.

  1. Programın amacı, atmosferimizin iyon osfer tabakasının sınırlı bir bölgesini geçici bir süreliğine uyarmak ve değişimleri incelemektir.
  2. Bu nedenle HAARP projesi dahilinde İyonosferik Araştırma Aleti (Ionospheric Research Instrument ya da kısaca “IRI”) adı verilen güçlü ve yüksek frekanslı bir verici üretilmiştir.

Bu verici, 180 adet 22 metrelik antenlerden oluşmaktadır, 133,546 m 2 bir alana yayılmaktadır ve vericinin toplam gücü 3,6 megawatt (MW) civarındadır. HAARP projesi dahilinde IRI haricinde VHF, UHF radarlar, akı köprülü manyetometre, iyonosferik ses aletleri ve bir endüksiyon manyetometresi inşa edilmiştir.

HAARP bulutları ne anlama gelir?

ABD’nin Alaska’da kurduğu bir araştırma programı olan HAARP projesi İran’da yaşanan depremin ardından tekrar gündeme geldi. Peki HAARP projesi nedir? İşte detaylar. – Haarp Ne Demek İran’da nükleer santralin bulunduğu Buşehr eyaletinde meydana gelen 4,7 şiddetindeki deprem sonrası HAARP projesi merak konusu oldu. ABD tarafından henüz bu konuda resmi bir açıklama yapılmasa da HAARP Projesi gündeme oturdu. İşte HAARP Projesi hakkında detaylar HAARP PROJESİ NEDİR? HAARP, Türkçe karşılığı olarak “Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Program”ı olarak çevrilen, Amerika Birleşik Devletleri’nin Alaska eyaletinde bulunan bilimsel bir projedir.

Radyo elektronik vericisi kısa adıyla “HAARP” araştırma istasyonu, 1997 yılında devreye girdi. Sırp bilimadamı Nikola Tesla’nın teorilerinin hayata geçirildiği istasyon 3.5 megavat gücünde ve 10 MgHz boyundaki dalgaları iyonesfere gönderiyor. Belirli bir alan üzerinde güneşten bin misli daha kuvvetli enerji gönderebilme özelliği taşıyor.

Uzmanlara göre, bu yapay ışınların yeryüzünden 600 km. yüksekte yansıtılarak dünyanın herhangi bir bölgesine yönlendirilmesi durumunda HAARP, bölgede mikrodalga fırın etkisi yaratıyor. HAARP PROJESİ DEPREM YARATIR MI? HAARP, iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak için Alaska Üniversitesi ile ortak yürütülen bir proje sonucunda kurulmuştur.

Günümüzde Pentagon tarafından kontrol edilmekte ve ABD ordusunun hizmetindedir. Projenin kurulu olduğu Alaska’da iddialara göre 180 adet dev anten bulunmaktadır. Bu antenler ile üretilen manyetik dalgalar, yetkililerin yaptığı açıklamalara göre; “gelebilecek füzeleri havadayken imha etme, toprağın altında incelemeler yapma, denizaltı gemileriyle haberleşmeyi kolaylaştırma ve atmosferin durumuna müdahale etme” gibi işlevler yapmaktadır.

HAARP projesi, ilk olarak Sırp asıllı ABD’li bilim adamı Nikola Tesla tarafından başlangıç düzeyinde oluşturulmuştur. Tesla, atmosfere düşük düzeyde manyetik dalgalar gönderilerek güçlü bir enerji oluşturulduğunu keşfetmiştir. HAARP’ın kurulu olduğu bölgeye herhangi bir uçağın yaklaşması yasaktır.

Deprem yaratmak mümkün mü?

Prof. Dr. Kadıoğlu, ‘Bilimsel olarak baktığımız zaman günümüzün teknolojisiyle deprem oluşturabilecek bir yapı söz konusu değildir ‘ dedi.

Deprem yaratılabilir mi?

UZAYDAN DEPREM YARATMAK MÜMKÜN DEĞİL – Hayır mümkün değil, daha önce de açıkladığım gibi bu tipteki radyo dalgaları ya da uydulardan gelen başka şeyler yerin altına nüfuz edemez ve depremlerin başladığı derinlikteki faydaki stres durumunu etkilemez.

HAARP silahı kaç yılında yapıldı?

Haarp’ın Hedefi Türkiye İnsanlığı Yok Edecek Kıyamet Silahı: Haarp 1958 yılında Amerikan ordusu tarafından başlatılan Haarp Projesi yıllar sonra ortaya çıktığında bir “Kıyamet Silahı” olarak kabul edildi. ABD’ye gelen ve elektrik konusunda Edison’dan daha bilgili olan ve 800’den fazla buluşun patentini alan Karadağlı Nikola Tesla’nın silahı Alaska’da geliştirildi.

  • Gizli Üs’te faaliyet gösteren Haarp ile iklim değişiklikleri ve depremler yapılıyor.
  • Dünyanın katmanı İyonosfer ısıtılarak Atmosfer bile hedef alınıyor ki, bu durumda insanlığın yok olması tehlikesi yaratılıyor.
  • Haarp silahı Türkiye’de ilk defa 17 Ağustos 1999 depreminde kullanıldı; suni deprem yaratıldı.

Daha sonrasında ise Van depreminde, 16 ve 27 Temmuz 2017 tarihlerinde İstanbul’a seller oluşturan ve büyük doluların yağdığı yağmurlar gönderildi.2014 yılında da İstanbul`da deprem olacak denilirken, 26 Eylül 2019 günü Silivri açıklarında olan deprem ile İstanbul Sallandı.

  1. Onu yeniden gündeme geldi.
  2. Biz de bu silahın tarihini yazdık.
  3. ABD hangi ülke ile sorunlar yaşıyorsa Haarp silahı devreye sokuluyor ve kullanılıyor.
  4. Haarp silahı ile tehdit ediliyoruz.
  5. Haarp Silahı Nedir?17 Ağustos 1999 Depremi Haarp ile Yapıldı.Nikola Tesla’nın Haarp Çalışmaları Nelerdir?Saklanan Gizli Proje: HaarpTürkiye Haarp’ın Hedefinde mi?Türkiye`de Depremler mi Planlanıyor?Türkiye’ye İklim Silahı ile Saldırılıyor mu?Van Depremi Haarp ile mi Yapıldı?Rusya`da Haarp Çalışmaları Yapılıyor mu?Rusya ve Amerika Haarp ile Savaşıyor mu?Kuzey Anadolu Fay Hattı Nasıl Bulundu?İstanbul’a Metafizik Saldırılar Yapılıyor mu?Jeofizikçiler: İstanbul Depremi Sürprizdir.1894 İstanbul Depreminde Neler Oldu?İstanbul Belediyesi ve Deprem Çalışmaları.Dünya Ülkelerine Yapılan Haarp Saldırıları.İklim Savaşları ve Birleşmiş Milletler.

İstanbul Depremi için Amerika`dan Uyarı Geldi. : Haarp’ın Hedefi Türkiye

HAARP yağmur yağdırır mı?

VAHAP DABAKAN Ekleme Tarihi: 26 Temmuz 2017 – Çarşamba PİRİNCİN TAŞLARI Türkiye de son günlerde yaşanan yağmur, sel, Deprem olayları doğa olayı mı yoksa Haarp mı? Sorusunu akıllara getirmeye başladı. Yapılan araştırmalar yaşanan olayların HAARP teknolojisi etkisiyle yapılmış bir siyasi olay niteliği olduğunu akıllara getiriyor.

Ülkemiz üzerinde son dönemlerde oynanan siyasi oyunların anlam verilmeye çalışılıyor. teknolojisiyle bir alakası olabileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor.1999 İstanbul depreminde yaşanan trajedik olayın bu teknolojiyle ilgisi olduğu düşünülür olmaya ve bu teknolojinin verdiği hasarlara ait bulgulara rastlanmış.

Tespit edilen bulguların ardında HAARP teknolojisi kullanan yetkililerin konuyla ilgili yaptığı açıklamalar tatmin edici olmadı İstanbul’da yaşanan hücre yağmuru doğa şartlarının üzerinde gerçekleşti. Ardından gelişen Ege’ de ki depremler sarsıcı boyutlarda olması, Türkiye üzerine oynan bir oyunun HAARP uzantısı mı? Sorularını akıllara getirmeye başlandı.

Daha önce birçok kez Türkiye üzerinde denenen bu teknolojinin kim ya da kimler tarafından kullanıldığı belli değil. Doğaüstü gelişen art arda olayların olması HAARP teknolojisinin bir eseri mi? sorusunu akıla getiriyor HAARP Teknolojisi Nedir? HAARP, Türkçe karşılığı olarak Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı olarak çevrilen, ABD’nin Alaska eyaletinde bulunan bilimsel bir projedir.

HAARP, iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak için Alaska Üniversitesi ile ortak yürütülen bir proje sonucunda kurulmuştur. Günümüzde, Pentagon tarafından kontrol ediliyor ve ABD ordusu hizmetinde. Projenin kurulu olduğu Alaska’da iddialara göre 180 adet dev anten bulunmaktadır.

Bu antenlerle üretilen manyetik dalgalar, yetkililerin yaptığı açıklamalara göre; “Gelebilecek füzeleri havadayken imha etme, toprağın altında incelemeler yapma, denizaltı gemileriyle haberleşmeyi kolaylaştırma ve atmosferin durumuna müdahale etme” gibi önemli işlevler yaptığını söylüyorlar. HAARP projesi, ilk olarak Sırp asıllı ABD’li bilim adamı Nikolas Tesla tarafından başlangıç düzeyinde yapılmıştır.

Tesla, atmosfere düşük düzeyde manyetik dalgalar gönderilerek güçlü bir enerji oluşturulduğunu keşfetmiştir. HAARP’ın kurulu olduğu bölgeye herhangi bir uçağın yaklaşması yasaktır. Elektromanyetik dalgalar üzerine çalışmalar yapılan bölge uçaklar için yüksek derece tehlikelidir.

Herhangi bir uçağın yaklaşması durumunda kuruluolan antenler faaliyetlerini otomatik olarak durduruyor. Komplo teorilerine göre HAARP projesi, aşırı yağmurlar yağdırıp, yapay depremler oluşturmak, belirli bir bölgede haberleşmeyi kesmek, elektronik cihazların çalışmasını durdurmak, olabilecek büyük şiddetli bir depremi küçük parçalara bölerek önlemek ve iklim koşullarına müdahale etmek işlemler için de kullanılıyormuş.

Aynı zamanda yine aynı komplo teorilerine göre, Türkiye’de 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Kocaeli – Gölcük Depremi’nde HAARP’ın kullanıldığı iddiaları ortaya atılmıştı.15 Temmuz darbe ve işgal hareketinde FETÖ’nün asker elbiseli teröristlerinin başarısız olmasının ardından, CIA’nın yardımlarıyla Türkiye üzerinde böyle yeni bir oyuna kalkışmasını da bazı yetkililer olma olasılığı üzerinde durduklarını belirtiyorlar.

6 Şubat yapay deprem mi?

Kahramanmaraş depremi yapay mı, doğal mı? Rus Profesör iddialara cevap verdi! Bazı medya ve sosyal ağlarda, ‘de meydana gelen merkezli ve 10 ili etkileyen yıkıcı ve ölümcül lerin ve tarafından kullanılan sismik ların yol açtığı ile ilgili ”ne Rus araştırmacı cevap verdi.

Geçen hafta meydana gelen ve Türkiye’yi sarsan ölümcül ve şiddetli yıkıcı depremle ilgili son günlerde bazı medya ve sosyal ağlarda öne sürülen ‘komplo teorileri’ en çok konuşulan konuların başında geliyor. Depremle ilgili komplo teorileri Türk basınında olduğu kadar dünya basınında da geniş yer buluyor.

Rus ‘ m24.ru ‘ haber sitesinde “Doğa değil, silahlar mı? Türkiye’deki deprem yapay olarak oluşmuş olabilir mi? ” başlıklı haberde, geçen hafta Türkiye’de meydana gelen ölümcül ve yıkıcı depremler ele alındı. Gazetenin haberinde, “Depremden kısa bir süre önce çekilen bir video internette dolaşıyordu: Görüntüler, gökyüzündeki gizemli flaşlarla aydınlatılan Türk şehirlerinden birini gece gösteriyor.

Birçok kullanıcı, bunun bilinmeyen silah kullanımının etkisi olduğunu öne sürdü. Ayrıca Türk sosyal ağları, Ocak ayının sonunda İsveç’teki aktivistlerin cumhuriyet büyükelçiliği önünde Kuran’ı nasıl yaktığını aktif olarak tartışıyor. Ardından Türkiye’de terör saldırısı tehdidi nedeniyle altı Avrupa ülkesinin konsolosluklarının çalışmaları askıya alındı.

Bir başka “argüman” da Amerikan savaş gemisi ‘USS Nitze’nin depremden bir gün önce İstanbul kıyılarına gelmiş olmasıydı. Birçoğu, tüm bu olayların tesadüfi olmadığına inanıyor” denildi. cevap verdi: Deprem, ? Fiziksel ve Matematiksel Bilimler Doktoru, St. Petersburg Devlet Üniversitesi Profesörü Vladimir Troyan ise, Türkiye’yi sarsan depremle ilgili ortaya atılan teoriler hakkında, “Bu kadar güçlü bir deprem için koşulları yapay olarak yaratmanın dünyada hiçbir yolu yok” dedi.

  • Rus Uzman, “Türkiye’deki depremler tektonik plakaların hareketiyle ilişkili doğal süreçlerden kaynaklandı.
  • Arap plakasında ve neredeyse tüm Türkiye’nin üzerinde bulunduğu Anadolu plakasında bir kayma oldu” dedi.
  • Türkiye’deki deprem hareketini tetikleyen şeyi, şu anda bilim adamları tarafından araştırılıyor” diyen Rus Profesör Troyan, “Bir hipotez, bu günlerde Ay ile Dünya arasında minimum bir mesafe olduğu yönündedir.
See also:  Tahsis Numaras 4 Olanlar Ne Zaman Maaş AlıR?

Bu olduğunda, plakaların hareket etmesine neden olabilecek belirli yerçekimi süreçleri meydana gelebilir. Ama bu sadece bir tetikleyici. Depreme hazırlık kayalar seviyesinde gerçekleşir, bir süre gerginlik birikir. Yani burada bir komplo olamaz, bunlar tamamen doğal olaylar” dedi.

  • Rus Uzman, depremden önce meydana gelen ışık parlamalarla da bilimsel bir açıklama bulabileceğini belirterek, “Bunlar üst atmosferde meydana gelen iyonosferik süreçlerdir.
  • Deprem olmadan da meydana gelebilirler” dedi.
  • Rus Uzmana göre, birçok bilim adamı iyonosferdeki bazı elektromanyetik süreçlerin depremlerin habercisi olabileceğini kabul ediyor.

Ancak bu bağlantının hiçbir zaman kanıtlanmadığı söyledi. Başka bir Rus Askeri uzman Alexander Khrolenko ise Rus kanalında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Savaş kullanımı açısından, bu silahların kullanılıp kullanılmadığı elbette burada kanıtlanamaz.

  • Bunun nasıl mümkün olduğunu gelecek gösterecek.
  • Bana öyle geliyor ki, Türk gazetelerinin yazdıklarını kesinlikle inkar etmek mümkün değil.
  • Ayrıca Amerikalıların çok derin bir kuyuya attığı olası bir nükleer bomba patlaması hakkında da yazıyorlar.
  • Bu patlamanın mevcut tektonik faylar boyunca harekete neden olduğu ediliyor.

Böylece Amerika Birleşik Devletleri, dış politikası ve Rusya ile çatışma konusunda Batı’ya yakışmayan duruşu nedeniyle inatçı Türkiye’yi cezalandırma kararı almış olabilir.” Rusya Bilimler Akademisi Jeoloji Enstitüsü neotektonik ve modern jeodinamik laboratuvarı başkanı Egor Zelenin de, “Küçük bir etkiyle dengeyi bozmak muhtemelen mümkün, ancak öngörülebilir bir sonuca neden olmak kesinlikle mümkün değil” dedi. Haarp Ne Demek Türkiye’deki Deprem bir HAARP operasyonu mu? Deprem sonrası atılan birçok tweette, “Türkiye’deki deprem, NATO veya ABD’nin Türkiye’ye yönelik bir cezalandırıcı operasyonu (HAARP) gibi görünüyor” denildi. Yine depremden hemen sonra paylaşılan bir videoda, deprem sonrası gökyüzünü aydınlatan ışık parlamalarının yıldırım çarpmalarında ortaya çıkan ışık parlamalarını benzemediği ileri sürüldü.

Uzmanlar Reuters’e yaptığı açıklamada ise, Türkiye’deki son depremin Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı (HAARP) adlı eski bir ABD askeri programından kaynaklanmadığını ve sosyal medyada dolaşan iddiaların aksine HAARP’ın depremlere neden olan hava durumu değiştirme yeteneklerine sahip olmadığını söyledi.

Çok sayıda uzman Reuters’e, HAARP’ın bu tür yeteneklere sahip olmadığı için Türkiye’deki veya herhangi bir yerdeki depremden sorumlu olamayacağını söyledi. Alaska Fairbanks Üniversitesi’ndeki HAARP program yöneticisi Jessica Matthews ise, Reuters’e “HAARP sahasındaki araştırma ekipmanının doğal afetler yaratamayacağını veya büyütemeyeceğini” belirterek, “Türkiye’de yaşanan son deprem ve trajik can kaybı, doğal afetlerin yol açabileceği tahribatı gözler önüne seriyor” dedi. Haarp Ne Demek Radyo dalgalarının uzaktaki sismik koşulları etkilemesi mümkün mü? “AM radyo yayını depreme neden olabilir” diyen Malaspina, “Bu tür radyo dalgalarının yerin 1 cm’den daha altına nüfuz ettiğini, depremlerin ise çok daha derin olduğunu belirterek, “Türkiye’deki 2023 Depremi 17 km aşağıdan kaynaklandı.” dedi.

  1. Boston Üniversitesi’nde ( burada ) elektrik ve bilgisayar mühendisliği araştırma görevlisi Toshi Nishimura ise, yapay radyo dalgaları yerel olarak üst atmosferi gerçekten rahatsız edebilir, ancak Güneş’in neden olduğu rahatsızlıkla karşılaştırılabilir.
  2. Yapay dalgaların çok daha güçlü rahatsızlıklar yaratabileceğine ve yerel sismik koşulları etkileyebileceğine” dair herhangi bir bilimsel kanıtın farkında olmadığını da sözlerine ekledi.

Dahası, şu anda ” yerden radyo dalgaları gönderip bir şehri tam olarak vuracak bir teknoloji yok ” diyen Nishimura, ” Radyo dalgalarının uzaktaki sismik koşulları etkilemesi mümkün görünmüyor. ” yorumunda bulundu. Haarp Ne Demek “Deprem sırasında yıldırım yaygındır” İnternette paylaşılan videolarda, ” Depremlerde yıldırım düşmesi normal değildir ” iddiasına cevap veren Nishimura, HAARP’ın da ” yıldırım yaratamayacağını ” söyledi. Nishimura, Deprem Işıklarının “elektrik hatlarında veya elektrik şebekelerinde depremler nedeniyle kesintiye uğradığında kıvılcımlar tarafından yaratıldığını” belirterek “Muhtemelen çevrimiçi videolarda görünen şey buydu” dedi.

Nishimura, internette paylaşılan videoda hiç yıldırım düşmemiş olabileceğini söyledi. Nishimura, “Işıkları kısa süre sonra elektrik kesintisi izledi” dedi ve ışıkların “elektrik hattı ve elektrik şebekesi arızasıyla ilgili olduğunu” öne sürdü. “Video, o gece havanın bulutlu olduğunu gösteriyor. Işık uzaydan gelmiyor, yerden geliyor ve bulutlar tarafından yansıtılıyor,” diyen Nishimura.

“Işıklar ayrıca gök gürültülerini de içermiyor, bu da onların yıldırım çarpması olmadığını gösteriyor” yorumunda bulundu. Utah Üniversitesi’nde ( burada ) elektrik ve bilgisayar mühendisliği profesörü olan Jamesina Simpson ise, Reuters’e, Deprem Işıkları olarak bilinen bir fenomenin aslında “oldukça yaygın” olduğunu belirterek, ancak “Yıldırımların, HAARP operasyonlarıyla bağlantılı olduğunun farkında değilim” dedi.

Boston Üniversitesi’nde Türkiye’deki depremin kırılma sürecini araştıran Rachel Abercrombie ise, komplo teorilerine karşı çıkarak depremlerin insan yapımı olmadığını söyledi. Abercrombie, “Hiç kimse kasıtlı olarak herhangi bir kesinlikte büyük bir deprem yaratma yeteneğine sahip değil. Büyük su rezervuarları inşa etmek ve hidrokarbon çıkarma ve jeotermal enerji projeleri ile ilgili hidrolik kırma ve atık su enjeksiyonu gibi çeşitli insan faaliyetleri depremlere neden olabilir, ancak asla bu kadar büyük olamaz.” dedi.U.S.

Geological Survey’den bir jeofizikçi olan Jessica Turner de, aynı fikirde. Turner, “Türkiye’de iyi bilinen (fay) bir sistem üzerinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki bir depremi insanlar olarak üretmek gerçekten zor olacaktır. Mevcut insan faaliyetinin muhtemelen yapamayacağı kadar çok enerji açığa çıktı” dedi.

Deprem Bulutları bilimsel mi?

Deprem bulutu

Bu madde, ; zira herhangi bir maddeden bu maddeye verilmiş bir yoktur, Lütfen bu sayfaya çalışın. ( Eylül 2022 )

Deprem bulutları, önce belirdiği iddia edilen bulutlardır. Eski çağlarda da bahsedilmiştir: Hint bilgin Brihat Samhita’nın (505 – 587) Varahamihira adındaki eserinin 32. bölümü depremi işaret eden bazı belirtileri ele almıştır. Bunlardan birisi de depremden bir hafta önce oluşan sıra dışı bulutlardır.

Günümüzde bazı bilim adamları, bazıları depremden 50 gün önceki sismik olaylarla ilişkili bulutları incelediklerini ileri sürmektedir. Hatta bulutları inceleyerek depremi önceden bildiklerini iddia etmektedir. Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir. Türkiye’den ise araştırmacı ve kent planlama dalında lisansüstü eğitimini tamamlamış bu konuda çalışmalar yürütmüş ve uydulardan izlediği bulutlarla kendi sistemine göre farklı yollardan tahminlerde bulunmuştur.

Tahminlerinin başarılı olduğunu savunmaktadır. Bu tahminlere göre depremler, bulut tespitinden sonra 6 saat ile büyüklük ve tespit edildiği kıta plakasına göre 15 günde gerçekleşmektedir. Bu çalışmaları web sayfasında özetlemiştir. Her ne kadar bulutların durumuna göre depremin tahmin edildiğini iddia etse de, bunları kişisel görüşlerine dayandırmakta olup hâlen mevcut ve kanıtlanmış bilimsel verilere dayalı olmadığını belirtmiştir.

Bulut neden siyahtır?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Borneo üzerinde Kümülonimbüs bulutlarının manzarası Yağışsız bir havada kümülüs bulutları. Kümülüslerin tabanı yeterince güneş almadığı için genellikle gridir. Bulut, serbest bir hava kütlesinde toplanmış, gözle görülebilir su damlacıkları, buz kristalleri veya her ikisinin karışımından oluşan yapıdır.

  1. Bulutlar yer seviyesinden yüksekte bulunur.
  2. Yer seviyesinde oluşan sığ bulut katmanları ise sis olarak adlandırılır.
  3. Atmosferde yoğunlaşan su buharı küçük su damlacıklarını ve genellikle 0,01 mm çapındaki buz kristallerini meydana getirir.
  4. Milyarlarca damlacık ve kristal bir arada bulut denilen yapıyı oluşturur.

Bulutlar tüm görünür dalga boyutlarını yansıtır. Genellikle beyazdır ancak gri veya siyah olarak da görünebilirler. Gri ya da siyah görünmelerinin sebebi, kalınlıkları nedeniyle güneş ışığının geçmesine izin vermemeleridir.

Havada bulut yoksa hava nasıl olur?

Havanın tutamayacağı kadar fazla su buharı olduğunda, bulutlar görünür. Su buharı küçük su damlacıkları oluşturmak için yoğunlaşır; yani gaz fazından sıvı fazına bir geçiş söz konusudur. Sonuç olarak bu su, bulutu görünür kılar. Su damlacıkları o kadar küçüktür ki, havada asılı kalırlar.

Depremi kim hisseder?

Sarsıntı, büyükçe bir kamyonun geçişi sırasındaki sarsıntıyı andırır. Başlama ve bitişi insanlar tarafından hissedilebilir. Gündüz vakti binalarda bulunan hemen herkes tarafından hissedilir, dışarda bulunanların çok azı sarsıntıyı hisseder.

Deprem olmasaydı dünya nasıl olurdu?

Deprem, insanların yeryüzüne dağılmasıyla yıkıcı bir doğal afet haline dönüşse de aslında yer kabuğunun oluşumunu sağlayan bir doğa olayıdır. Bilim insanları bir gün depremlerin tamamen duracağını öngörüyor. Peki, o gün bizi neler bekliyor olacak? İşte, detaylar. – Habertürk Giriş: 09.02.2023 – 16:44 Güncelleme: 09.03.2023 – 11:45 ABONE OL 1 Tüm dünyada her dakika küçük veya büyük birçok deprem yaşanıyor; bazılarını hissetmiyoruz ama bazıları da çok yıkıcı sonuçlara neden olabiliyor. Peki ya hiç deprem diye bir şey olmasa nasıl olurdu? National Geographic, 2018 yılında yayınladığı bir makalesinde bu soruyu bizim için yanıtlıyor.2 Buna göre; bilim insanları bir gün dünyada yaşanan depremlerin tamamen sona ereceğini öngörüyor. Depremler olmayı bıraktığında sıradağlar, volkanlar, karalar da oluşmayı bırakacak ve muhtemelen bildiğimiz Dünya artık sona erecek.3 Dünya’da hâlâ oksijen ve atmosfer olacak ancak artık depremlerin yarattığı oluşumlar olmayacağı için zamanla rüzgâr, tüm yapıları dümdüz bir hale getirecek. Sonunda, düzleşmiş kıtaların çoğu sular altında kalacak. Birçok volkan var olamayacak; kalanlar ise daha düz ve daha yaygın bir şekil alacak.

Deprem sırasında ne yapılmaz?

DEPREM ANINDA BİNA İÇERİSİNDEYSENİZ; – Kesinlikle panik yapılmamalıdır.

    • Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durulmalıdır.
    • Varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturulmalıdır.
    • Baş iki el arasına alınarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korunmalıdır. Sarsıntı geçene kadar bu pozisyonda beklenmelidir.
    • Güvenli bir yer bulup, diz üstü ÇÖK, Başını ve enseni koruyacak şekilde KAPAN, Düşmemek için sabit bir yere TUTUN
    • Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşulmamalıdır.
    • Balkona çıkılmamalıdır.
    • Balkonlardan ya da pencerelerden aşağıya atlanmamalıdır.
    • Kesinlikle asansör kullanılmamalıdır.
    • Telefonlar acil durum ve yangınları bildirmek dışında kullanılmamalıdır.
    • Kibrit, çakmak yakılmamalı, elektrik düğmelerine dokunulmamalıdır.
    • Tekerlekli sandalyede isek tekerlekler kilitlenerek baş ve boyun korumaya alınmalıdır.
    • Mutfak, imalathane, laboratuvar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazlar kapatılmalı, dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşılmalıdır.
    • Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatılmalı, soba ve ısıtıcılar söndürülmelidir.
    • Diğer güvenlik önlemleri alınarak gerekli olan eşya ve malzemeler alınarak bina daha önce tespit edilen yoldan derhal terk edilip toplanma bölgesine gidilmelidir.
    • Okulda sınıfta ya da büroda ise sağlam sıra, masa altlarında veya yanında; koridorda ise duvarın yanına hayat üçgeni oluşturacak şekilde ÇÖK-KAPAN-TUTUN hareketi ile baş ve boyun korunmalıdır.
    • Pencerelerden ve camdan yapılmış eşyalardan uzak durulmalıdır.
See also:  Qual O PrXimo Jogo Do Corinthians?

Depreme neden olan çubuk?

’10 METRELİK TİTANYUM ÇUBUKLA 7-8 ŞİDDETİNDE DEPREM’ Bu çubuklar yerin 5 kilometre derinliğine nüfuz ederek 7-8 şiddetinde deprem yaratıyor. Bunları tespit etmek de mümkün değil’ diyor.

Deprem anında nasıl durulmalı?

Depreme nerede yakalandıysanız orada kalın, tabi güvenliyse – ABD Jeolojik Araştırma Merkezi’ne (USGS) göre, depreme yakalandığınız yerde kalır ve hareket etmezseniz yaralanma ihtimaliniz düşük olur. Dolayısıyla merkez, sarsıntı anında hızla dışarıya koşulmaması tavsiyesinde bulunuyor.

  • Zira araştırmalar, çoğu yaralanmanın bina içinde hareket ederken veya dışarı çıkmaya çalışırken yaşandığını gösteriyor.
  • Uzmanlar, güvenliğinizi sağlayacak üç kelimeye dikkat çekiyor: “Çök, kapan, tutun”.
  • AFAD’ın internet sitesinde ve USGS’nin tavsiyesinde şu ifadeler var: Başınızı iki elinizin arasına alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile koruyun.

Sarsıntı geçene kadar bekleyin ve güvenli bir yerde diz üstü çökün. Baş ve enseyi koruyacak şekilde kapanın, düşmemek için de sabit bir yere tutunun. Sarsıntı sona erene kadar da bulunduğunuz yerde kalın. Deprem anında ilk sığınılan yerlerden biri kapılar oluyor. Haarp Ne Demek Kaynak, Reuters Fotoğraf altı yazısı, Uzmanlar, hasarı azaltmak için olduğunuz yerde kalmanın daha iyi olduğunu söylüyor.

Deprem anında nereye saklanmalı?

Deprem anında nereye saklanmalı? | Özgün Haberler Haarp Ne Demek Deprem anında nereye saklanmalı? Depremlerde can ve mal kayıplarının artmasının en önemli nedenlerinden biri de sarsıntı sırasında kişilerin kendilerini nasıl koruyacaklarını ve ne yapmaları gerektiğini bilmemeleridir. Bir deprem anında nereye saklanacağınız konusunda bazı temel önerileri haberimizde bulabilirsiniz.

  1. Masanın altına veya sağlam bir mobilyanın yanına sığının: Deprem sırasında en önemli şey, kendinizi düşen nesnelerden korumaktır. Eğer mümkünse, bir masanın altına, yere yatağın yanına veya sağlam bir mobilyanın yanına sığınarak kendinizi koruyun. Bu sayede düşen nesnelerin size doğrudan zarar vermesini önleyebilirsiniz.
  2. Pencere ve cam eşyalarından uzak durun: Deprem sırasında cam eşyalar ve pencereler genellikle kırılır ve tehlikeli olabilir. Bu nedenle, mümkünse pencere veya cam eşyaların yanında bulunmaktan kaçının.
  3. Kapı çerçevelerine sığınmayın: Kapı çerçeveleri eskiden deprem sırasında korunaklı yerler olarak önerilirdi. Ancak modern yapıların çoğu daha dayanıklı olduğu için, bu öneri artık geçerli değildir. Ayrıca, kapı çerçevelerine sığınmak ciddi şekilde yaralanmanıza neden olabilir.
  4. Deprem sırasında asansör kullanmak tehlikeli olabilir. Asansörün kablo ve motor sistemleri hasar görebilir ve sıkışabilirsiniz. Mümkünse merdivenleri kullanın.
  5. Kalabalık ve dar alanlardan kaçının: Deprem sırasında kalabalık ve dar alanlardan kaçınmaya çalışın. Bu tür yerlerde sıkışma veya panik nedeniyle ciddi yaralanmalar yaşanabilir.
  • # deprem
  • # mobilya
  • # yatak
  • # sehpa
  • # masa

: Deprem anında nereye saklanmalı? | Özgün Haberler

Dünyada ilk silahı kim icat etti?

Sorulara Dön

  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir

Dünya tarihinde ilk ilkel tüfek 10. yüzyılda Çin’de icat edildi. Bu tüfek elde kullanılabilen küçük bir top mermisi formundaydı. Bugün bildiğimiz anlamdaki tüfeklerin ise öncü üretimi, 14. yüzyılın sonlarına doğru İtalya’da ortaya çıktı.376 görüntülenme

Ilk silahı icat eden kimdir?

Samuel Colt
Doğum 19 Temmuz 1814 Hartford, Connecticut, ABD
Ölüm 10 Ocak 1862 (47 yaşında) Hartford, Connecticut, ABD
Çocuk(lar) Caldwell (d.1858)
İmza

Samuel Colt (19 Temmuz 1814; Hartford, Connecticut – 10 Ocak 1862; Hartford, Connecticut ), Amerikalı kâşif ve sanayici. Tek dolumla çok sayıda kurşun atabilen altıpatlar cinsi tabancayı icat ederek silah sanayiinde çığır açmış ve silah kullanımını yaygınlaştırmıştır.1847 yılında ABD’nin Connecticut eyaletinde Colt silah üretim şirketini kurmuştur.

Yapay deprem nasıl olur?

Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar, yeraltından petrol ve kaya gazı çıkarmak için yapılan çalışmaların depremleri tetikleyebileceğini gösteriyor. Hatta bazı araştırmacılar petrol ve kaya gazı çıkarılan bölgeler için deprem tahminleri yapmaya bile başladı.2008’den önce ABD’nin Teksas eyaletindeki Forth Worth bölgesinde tek bir deprem bile olmamıştı.

Ancak bu tarihten sonra 200’ün üzerinde deprem meydana geldi. Eyalet genelindeki depremlerin sayısı 6 kat artmış durumda. Yine ABD’nin Oklahoma eyaletindeki depremlerin sayısında da 160 kat artış görüldü ve bu depremlerin bazıları binalara, yollara ve insanlara zarar verdi. Bilimsel çalışmalar, yaşanan bu ani değişikliklerin petrol ve kaya gazı çıkarmak için yapılan sondajlarla ilişkilendirilebileceğini gösteriyor.

Şirketlerin yeraltına bıraktığı atık sular yapay depremleri tetikliyor. Hatta sondajların sebep olacağı yapay depremlerle ilgili 1 yıllık tahminler yapıldı. Bugüne kadar kaydedilen en büyük yapay deprem 2011 yılında Oklahoma’da yaşandı ve Richter ölçeğine göre 5,6 büyüklüğündeydi.

Ancak bilim insanları, yapay depremlerin büyüklüğünün nadiren de olsa 7,0’ye kadar çıkmasının mümkün olduğunu düşünüyor. Bu büyüklükte depremler, çok geniş bir alanda çok büyük yıkımlara sebep olabilir. Yapay Depremlerin Mekanizması Günümüzde meydana gelen yapay depremlerin altında hidrolik kırılma olarak adlandırılan bir yöntem yatıyor.

Bu yöntemde yeraltındaki kayaları kırmak ve kaya gazının ya da petrolün ortaya çıkmasını sağlamak için kimyasal maddeler ve kumla birlikte milyonlarca litre su yeraltına pompalanıyor. Yeraltı kaynağı kuyu boyunca yukarı çıkarken beraberinde çok miktarda aşırı derecede tuzlu bir sıvı da geliyor.

  1. Çoğu zaman içinde doğal radyoaktif maddeler de bulunan, bitkiler ve hayvanlar için hayli zararlı bu atık sıvı, içme suyu kaynaklarını kirletmemesi için yeryüzünün herhangi bir bölgesine bırakılmıyor.
  2. Onun yerine atık sıvılardan kurtulmak için özel olarak tasarlanmış borularla gaz çıkarılan bölgeden çok daha derinlerdeki boşluklu kayaların içine bırakılıyor.

Kuyuya boşaltılan sıvı miktarı arttıkça faylar üzerindeki basınç artıyor. Kritik bir seviye aşıldıktan sonra faylarda kaymalar meydana geliyor ve deprem oluyor. Üstelik deprem riski sadece kuyunun bulunduğu bölgeyle sınırlı değil. Orijinal kuyuların kilometrelerce uzağında depremler meydana gelebiliyor ve tehlike on yıl hatta daha fazla süre devam ediyor.

Depremlerde yaşanan artışın nedenlerinden biri yatay delme olarak adlandırılan yeni bir yöntem. Bu yöntemle kazılan kuyular önce dikey olarak yeraltına indikten sonra 90 derece dönüyor ve yatay olarak ilerliyor. Böylece geniş alanlara yayılan yeraltı kaynaklarını yeryüzüne çıkarmak için farklı yerlerde çok sayıda kuyu kazmaya gerek kalmıyor.

Yatay delme yöntemiyle kazılan tek bir kuyuyla kilometrelerce uzaktaki bölgelere ulaşmak mümkün. Yapay Deprem Araştırmaları Kaya gazı çıkarma faaliyetleriyle beraber depremlerde artış görülmeye başlandıktan sonra pek çok kişi depremlerle atık su kuyuları arasındaki ilişki hakkında çekimserdi.

Ancak bugün pek çok bilim insanı yapay depremler üzerine çalışmalar yapıyor. Hatta bazı araştırmacılar sismolojik modeller kurarak meydana gelebilecek yapay depremlerle ilgili tahminler yapmaya bile başladı. Fakat hâlâ cevaplanmayı bekleyen pek çok soru var. Örneğin neden bazı bölgelerde çok sık yapay deprem meydana gelirken bazı bölgelerde neredeyse hiç yapay deprem olmuyor.

Bu durumun bir sebebi, az deprem görülen bölgelerde atık kuyularına boşaltılan sıvıların basıncının depremlerin meydana gelmesi için gerekli eşik değere henüz ulaşmaması olabilir. Ayrıca bu durum fayların yapısı ve yönelimiyle de ilişkilendirilebilir.

Günümüzde pek çok araştırmacı bu ve benzeri soruları cevaplayacak gelişmiş sismolojik modeller oluşturmak için çalışmalar yapıyor. Bugüne kadar yaşanan en büyük yapay deprem Richter ölçeğine göre 5,6 büyüklüğünde olsa da yapay depremlerin büyüklüğünün 7,0’ye kadar çıkmasının mümkün olduğu belirtiliyor.

Kaynak:

Kuchment, A., “Drilling for earthquakes”, Scientific American, http://www.scientificamerican.com/article/drilling-for-earthquakes, 2016.

HAARP silahı kaç yılında yapıldı?

Haarp’ın Hedefi Türkiye İnsanlığı Yok Edecek Kıyamet Silahı: Haarp 1958 yılında Amerikan ordusu tarafından başlatılan Haarp Projesi yıllar sonra ortaya çıktığında bir “Kıyamet Silahı” olarak kabul edildi. ABD’ye gelen ve elektrik konusunda Edison’dan daha bilgili olan ve 800’den fazla buluşun patentini alan Karadağlı Nikola Tesla’nın silahı Alaska’da geliştirildi.

  • Gizli Üs’te faaliyet gösteren Haarp ile iklim değişiklikleri ve depremler yapılıyor.
  • Dünyanın katmanı İyonosfer ısıtılarak Atmosfer bile hedef alınıyor ki, bu durumda insanlığın yok olması tehlikesi yaratılıyor.
  • Haarp silahı Türkiye’de ilk defa 17 Ağustos 1999 depreminde kullanıldı; suni deprem yaratıldı.

Daha sonrasında ise Van depreminde, 16 ve 27 Temmuz 2017 tarihlerinde İstanbul’a seller oluşturan ve büyük doluların yağdığı yağmurlar gönderildi.2014 yılında da İstanbul`da deprem olacak denilirken, 26 Eylül 2019 günü Silivri açıklarında olan deprem ile İstanbul Sallandı.

  • Onu yeniden gündeme geldi.
  • Biz de bu silahın tarihini yazdık.
  • ABD hangi ülke ile sorunlar yaşıyorsa Haarp silahı devreye sokuluyor ve kullanılıyor.
  • Haarp silahı ile tehdit ediliyoruz.
  • Haarp Silahı Nedir?17 Ağustos 1999 Depremi Haarp ile Yapıldı.Nikola Tesla’nın Haarp Çalışmaları Nelerdir?Saklanan Gizli Proje: HaarpTürkiye Haarp’ın Hedefinde mi?Türkiye`de Depremler mi Planlanıyor?Türkiye’ye İklim Silahı ile Saldırılıyor mu?Van Depremi Haarp ile mi Yapıldı?Rusya`da Haarp Çalışmaları Yapılıyor mu?Rusya ve Amerika Haarp ile Savaşıyor mu?Kuzey Anadolu Fay Hattı Nasıl Bulundu?İstanbul’a Metafizik Saldırılar Yapılıyor mu?Jeofizikçiler: İstanbul Depremi Sürprizdir.1894 İstanbul Depreminde Neler Oldu?İstanbul Belediyesi ve Deprem Çalışmaları.Dünya Ülkelerine Yapılan Haarp Saldırıları.İklim Savaşları ve Birleşmiş Milletler.
See also:  Qual A Maior Cidade Do Mundo?

İstanbul Depremi için Amerika`dan Uyarı Geldi. : Haarp’ın Hedefi Türkiye

6 Şubat yapay deprem mi?

Kahramanmaraş depremi yapay mı, doğal mı? Rus Profesör iddialara cevap verdi! Bazı medya ve sosyal ağlarda, ‘de meydana gelen merkezli ve 10 ili etkileyen yıkıcı ve ölümcül lerin ve tarafından kullanılan sismik ların yol açtığı ile ilgili ”ne Rus araştırmacı cevap verdi.

  • Geçen hafta meydana gelen ve Türkiye’yi sarsan ölümcül ve şiddetli yıkıcı depremle ilgili son günlerde bazı medya ve sosyal ağlarda öne sürülen ‘komplo teorileri’ en çok konuşulan konuların başında geliyor.
  • Depremle ilgili komplo teorileri Türk basınında olduğu kadar dünya basınında da geniş yer buluyor.

Rus ‘ m24.ru ‘ haber sitesinde “Doğa değil, silahlar mı? Türkiye’deki deprem yapay olarak oluşmuş olabilir mi? ” başlıklı haberde, geçen hafta Türkiye’de meydana gelen ölümcül ve yıkıcı depremler ele alındı. Gazetenin haberinde, “Depremden kısa bir süre önce çekilen bir video internette dolaşıyordu: Görüntüler, gökyüzündeki gizemli flaşlarla aydınlatılan Türk şehirlerinden birini gece gösteriyor.

  • Birçok kullanıcı, bunun bilinmeyen silah kullanımının etkisi olduğunu öne sürdü.
  • Ayrıca Türk sosyal ağları, Ocak ayının sonunda İsveç’teki aktivistlerin cumhuriyet büyükelçiliği önünde Kuran’ı nasıl yaktığını aktif olarak tartışıyor.
  • Ardından Türkiye’de terör saldırısı tehdidi nedeniyle altı Avrupa ülkesinin konsolosluklarının çalışmaları askıya alındı.

Bir başka “argüman” da Amerikan savaş gemisi ‘USS Nitze’nin depremden bir gün önce İstanbul kıyılarına gelmiş olmasıydı. Birçoğu, tüm bu olayların tesadüfi olmadığına inanıyor” denildi. cevap verdi: Deprem, ? Fiziksel ve Matematiksel Bilimler Doktoru, St. Petersburg Devlet Üniversitesi Profesörü Vladimir Troyan ise, Türkiye’yi sarsan depremle ilgili ortaya atılan teoriler hakkında, “Bu kadar güçlü bir deprem için koşulları yapay olarak yaratmanın dünyada hiçbir yolu yok” dedi.

  • Rus Uzman, “Türkiye’deki depremler tektonik plakaların hareketiyle ilişkili doğal süreçlerden kaynaklandı.
  • Arap plakasında ve neredeyse tüm Türkiye’nin üzerinde bulunduğu Anadolu plakasında bir kayma oldu” dedi.
  • Türkiye’deki deprem hareketini tetikleyen şeyi, şu anda bilim adamları tarafından araştırılıyor” diyen Rus Profesör Troyan, “Bir hipotez, bu günlerde Ay ile Dünya arasında minimum bir mesafe olduğu yönündedir.

Bu olduğunda, plakaların hareket etmesine neden olabilecek belirli yerçekimi süreçleri meydana gelebilir. Ama bu sadece bir tetikleyici. Depreme hazırlık kayalar seviyesinde gerçekleşir, bir süre gerginlik birikir. Yani burada bir komplo olamaz, bunlar tamamen doğal olaylar” dedi.

Rus Uzman, depremden önce meydana gelen ışık parlamalarla da bilimsel bir açıklama bulabileceğini belirterek, “Bunlar üst atmosferde meydana gelen iyonosferik süreçlerdir. Deprem olmadan da meydana gelebilirler” dedi. Rus Uzmana göre, birçok bilim adamı iyonosferdeki bazı elektromanyetik süreçlerin depremlerin habercisi olabileceğini kabul ediyor.

Ancak bu bağlantının hiçbir zaman kanıtlanmadığı söyledi. Başka bir Rus Askeri uzman Alexander Khrolenko ise Rus kanalında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Savaş kullanımı açısından, bu silahların kullanılıp kullanılmadığı elbette burada kanıtlanamaz.

Bunun nasıl mümkün olduğunu gelecek gösterecek. Bana öyle geliyor ki, Türk gazetelerinin yazdıklarını kesinlikle inkar etmek mümkün değil. Ayrıca Amerikalıların çok derin bir kuyuya attığı olası bir nükleer bomba patlaması hakkında da yazıyorlar. Bu patlamanın mevcut tektonik faylar boyunca harekete neden olduğu ediliyor.

Böylece Amerika Birleşik Devletleri, dış politikası ve Rusya ile çatışma konusunda Batı’ya yakışmayan duruşu nedeniyle inatçı Türkiye’yi cezalandırma kararı almış olabilir.” Rusya Bilimler Akademisi Jeoloji Enstitüsü neotektonik ve modern jeodinamik laboratuvarı başkanı Egor Zelenin de, “Küçük bir etkiyle dengeyi bozmak muhtemelen mümkün, ancak öngörülebilir bir sonuca neden olmak kesinlikle mümkün değil” dedi. Haarp Ne Demek Türkiye’deki Deprem bir HAARP operasyonu mu? Deprem sonrası atılan birçok tweette, “Türkiye’deki deprem, NATO veya ABD’nin Türkiye’ye yönelik bir cezalandırıcı operasyonu (HAARP) gibi görünüyor” denildi. Yine depremden hemen sonra paylaşılan bir videoda, deprem sonrası gökyüzünü aydınlatan ışık parlamalarının yıldırım çarpmalarında ortaya çıkan ışık parlamalarını benzemediği ileri sürüldü.

Uzmanlar Reuters’e yaptığı açıklamada ise, Türkiye’deki son depremin Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı (HAARP) adlı eski bir ABD askeri programından kaynaklanmadığını ve sosyal medyada dolaşan iddiaların aksine HAARP’ın depremlere neden olan hava durumu değiştirme yeteneklerine sahip olmadığını söyledi.

Çok sayıda uzman Reuters’e, HAARP’ın bu tür yeteneklere sahip olmadığı için Türkiye’deki veya herhangi bir yerdeki depremden sorumlu olamayacağını söyledi. Alaska Fairbanks Üniversitesi’ndeki HAARP program yöneticisi Jessica Matthews ise, Reuters’e “HAARP sahasındaki araştırma ekipmanının doğal afetler yaratamayacağını veya büyütemeyeceğini” belirterek, “Türkiye’de yaşanan son deprem ve trajik can kaybı, doğal afetlerin yol açabileceği tahribatı gözler önüne seriyor” dedi. Haarp Ne Demek Radyo dalgalarının uzaktaki sismik koşulları etkilemesi mümkün mü? “AM radyo yayını depreme neden olabilir” diyen Malaspina, “Bu tür radyo dalgalarının yerin 1 cm’den daha altına nüfuz ettiğini, depremlerin ise çok daha derin olduğunu belirterek, “Türkiye’deki 2023 Depremi 17 km aşağıdan kaynaklandı.” dedi.

Boston Üniversitesi’nde ( burada ) elektrik ve bilgisayar mühendisliği araştırma görevlisi Toshi Nishimura ise, yapay radyo dalgaları yerel olarak üst atmosferi gerçekten rahatsız edebilir, ancak Güneş’in neden olduğu rahatsızlıkla karşılaştırılabilir. “Yapay dalgaların çok daha güçlü rahatsızlıklar yaratabileceğine ve yerel sismik koşulları etkileyebileceğine” dair herhangi bir bilimsel kanıtın farkında olmadığını da sözlerine ekledi.

Dahası, şu anda ” yerden radyo dalgaları gönderip bir şehri tam olarak vuracak bir teknoloji yok ” diyen Nishimura, ” Radyo dalgalarının uzaktaki sismik koşulları etkilemesi mümkün görünmüyor. ” yorumunda bulundu. Haarp Ne Demek “Deprem sırasında yıldırım yaygındır” İnternette paylaşılan videolarda, ” Depremlerde yıldırım düşmesi normal değildir ” iddiasına cevap veren Nishimura, HAARP’ın da ” yıldırım yaratamayacağını ” söyledi. Nishimura, Deprem Işıklarının “elektrik hatlarında veya elektrik şebekelerinde depremler nedeniyle kesintiye uğradığında kıvılcımlar tarafından yaratıldığını” belirterek “Muhtemelen çevrimiçi videolarda görünen şey buydu” dedi.

Nishimura, internette paylaşılan videoda hiç yıldırım düşmemiş olabileceğini söyledi. Nishimura, “Işıkları kısa süre sonra elektrik kesintisi izledi” dedi ve ışıkların “elektrik hattı ve elektrik şebekesi arızasıyla ilgili olduğunu” öne sürdü. “Video, o gece havanın bulutlu olduğunu gösteriyor. Işık uzaydan gelmiyor, yerden geliyor ve bulutlar tarafından yansıtılıyor,” diyen Nishimura.

“Işıklar ayrıca gök gürültülerini de içermiyor, bu da onların yıldırım çarpması olmadığını gösteriyor” yorumunda bulundu. Utah Üniversitesi’nde ( burada ) elektrik ve bilgisayar mühendisliği profesörü olan Jamesina Simpson ise, Reuters’e, Deprem Işıkları olarak bilinen bir fenomenin aslında “oldukça yaygın” olduğunu belirterek, ancak “Yıldırımların, HAARP operasyonlarıyla bağlantılı olduğunun farkında değilim” dedi.

Boston Üniversitesi’nde Türkiye’deki depremin kırılma sürecini araştıran Rachel Abercrombie ise, komplo teorilerine karşı çıkarak depremlerin insan yapımı olmadığını söyledi. Abercrombie, “Hiç kimse kasıtlı olarak herhangi bir kesinlikte büyük bir deprem yaratma yeteneğine sahip değil. Büyük su rezervuarları inşa etmek ve hidrokarbon çıkarma ve jeotermal enerji projeleri ile ilgili hidrolik kırma ve atık su enjeksiyonu gibi çeşitli insan faaliyetleri depremlere neden olabilir, ancak asla bu kadar büyük olamaz.” dedi.U.S.

Geological Survey’den bir jeofizikçi olan Jessica Turner de, aynı fikirde. Turner, “Türkiye’de iyi bilinen (fay) bir sistem üzerinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki bir depremi insanlar olarak üretmek gerçekten zor olacaktır. Mevcut insan faaliyetinin muhtemelen yapamayacağı kadar çok enerji açığa çıktı” dedi.

Nikola Tesla deprem makinesi gerçek mi?

Tesla’nın Dilinden – 1896’da Tesla, enerji aktarımı için kullanılacak salınımlar üzerinde çalışıyordu. Fikir, çeşitli frekanslar yaratabilen, buharla çalışan bir osilatör yaratmaktı. Frekans, rezonans frekansıyla eşleşirse, bir alıcı cihaz mekanik salınımları tekrar elektrik akımına dönüştürebilirdi.1897’de cihaz hazırdı.

Nikola Tesla, 1898’de New York, 48 E. Houston St. adresindeki laboratuvarının bulunduğu bölgeye polis ve ambulansları çeken depremin, o sırada üzerinde deney yapmakta olduğu paltonuzun cebine koyabileceğiniz küçük bir makinenin sonucu olduğunu ortaya çıkardı. “Titreşimlerle deneyler yapıyordum. Makinelerimden biri çalışıyordu ve onu binanın titreşimiyle uyumlu hale getirip getiremeyeceğimi görmek istedim.

Çentik üstüne çentik koydum. Acayip bir çatırtı sesi geliyordu. Asistanlarıma sesin nereden geldiğini sordum. Onlar bilmiyordu. Makineyi birkaç çentik daha yükselttim. Daha güçlü bir kırılma sesi duyuldu. Çelik binanın titreşimine yaklaştığımı biliyordum. Makineyi biraz daha yukarı ittim.

  • Aniden mekandaki tüm ağır makineler uçuşmaya başladı.
  • Bir çekiç aldım ve makineyi kırdım.
  • Sokakta bir kargaşa vardı.
  • Polis ve ambulanslar geldi.
  • Asistanlarıma hiçbir şey söylememelerini söyledim.
  • Polise deprem olabileceğini söyledik.
  • Bu konuda bildikleri tek şey buydu.” Muhabirin bir tanesi bu noktada Dr.

Tesla’ya Empire State Binasını yıkmak için neye ihtiyacı olduğunu sordu ve Nikola şu cevabı verdi: “Titreşim her şeyi yapar. Binanın doğal titreşimine uyması için makinenin titreşimlerini artırmanız yeterli olacaktır ve bina çökecektir. Bu yüzden askerler bir köprüyü geçerken basamakları kırarlar.” Yazımı sonuna gelmişken şahsi fikrimi belirtmek isterim.

  • Bilim ışığında her şeyi sorgulamalı, öğrenmeli sonrasında ortaya atılan iddiaları değerlendirmeliyiz.
  • Hepimizin bildiği üzere Türkiye’de bulunan yedi coğrafi bölgenin altısı, altlarından geçen fay hatları sebebiyle deprem riski taşıyor.
  • Bu yüzden depremler gerçekleşmeden gerekli önlemleri almalıyız.
  • Deprem ülkesinde yaşayan bizlerin öncelikli sorması gereken soru “Biz depreme ne kadar hazırız, oturduğum bina depreme dayanıklı mı? Hangi önlemleri almalıyım? Deprem sırasında ne yapmalıyım?” olmalıdır.

Bu soruların cevaplarını sitemizde bulabilirsiniz. Yazımı sonlandırırken Nikola Tesla’nın bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. “Bilim insanı doğrudan bir sonuç hedeflemez. Gelişmiş fikirlerinin hemen alınmasını beklemez. Onun çalışması gelecek nesiller için bir temeldir.