Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

Hemoroid Ne Iyi Gelir?

Hemoroid en hızlı nasıl geçer?

Hastalığın erken evresinde bol sıvı alımı, diyet, ağrı kesiciler, steroid içeren fitiller ve kremler etkilidir. Ayrıca ‘oturma banyosu’ denilen sıcak su banyosunun yanı sıra kabızlığı olan hastalarda lifli gıdaların tüketilmesi, şikayetlerin azalmasını sağlar.

Basur için evde ne yapılabilir?

Evde basura iyi gelen yöntemler arasında lifli gıdaları tüketmek, ılık su banyoları yapmak, oturma banyoları yapmak, doğal bitkisel tedaviler uygulamak, egzersiz yapmak ve stresi azaltmak yer alabilir.

Basur şişliği nasıl geçer?

Şişen Basur Memesine Ne İyi Gelir? – Basur tedavisi uygularken krem kullanmak, sıcak su banyosu (dirseğinizi yakmayacak sıcaklıkta) yapmak veya egzersizler yapmak şişen basur memesinin inmesine katkı sağlayabilir.

Hemoroid kesin çözüm var mı?

Hemoroidin bitkisel tedavisi mümkün mü? – Hayır, hemoroidin bitkisel tedavisi mümkün değildir fakat lazer ile ameliyatsız bir şekilde hemoroid sorunu ortadan kaldırılabilir. Lazer ile tedavi hemoroidin birinci ve ikinci evrelerinde etkili olmaktadır. Lazer ile tedavi sonrası hasta günlük yaşantısına dönebilir ve ağrı minimum düzeydedir.

Hasta dışkı ve gaz tutamama gibi sorunlar ile karşı karşıya kalmamaktadır. Diğer hemoroid tedavi yöntemleri ne kıyasla lazer ile tedavi uygulandığında iyileşme oranı oldukça yüksektir. Halk arasında basur olarak geçen hemoroid, tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Anal bölgede makat ve çevresinde gelişen bu hastalık, kişilerin sağlıklı bir şekilde yaşam sürmelerinin önüne geçer.

Genel olarak makat bölgesinde şiddetli kaşıntı ile kendisini gösteren hemoroid, ilerleyen süreçlerde ağrılı yumru ve şişlik gibi nedenlere bağlı olarak büyümeye başlar. Bu durum hastalığı geçiren kişilerin rahat bir pozisyonda oturmasına engel olur. Giderek artan ağrıya ek olarak dışkılama sırasında kan görülmesi de tedavinin geciktirilmeden yapılması anlamına gelir.

Hemoroid ne rahatlatır?

Basur Ağrısına Ne İyi Gelir? – Basur ağrısını hafifletmek için evde uygulanabilecek bazı yöntemler kullanılabilir. Doktor kontrolünde ağrı kesici almak, sıcak su banyosu ve buz kompres uygulamak, lifli gıdalar tüketmek basur ağrısına iyi gelebilir.

Vazelin hemoroide iyi gelir mi?

Basur Sancısına Ne İyi Gelir? Basur sancısını hafifletmek için bazı önlemler alınabilir: Basur belirtileriniz varsa ilk adım bir proktoloji uzmanına görünmektir. Pamuklu iç çamaşırları nemi bölgeden uzak tutarak tahrişi azaltabilir. Vazelin veya benzeri bir koruyucu krem anüsün yumuşamasına yardımcı olabilir.

  1. Lif açısından zengin yiyecekler yemek ve bol su içmek dışkıyı yumuşatmaya ve kabızlığı önlemeye yardımcı olabilir.
  2. Tuvalete gitme ihtiyacı hissederseniz, hemen gitmeli ve uzun süre oturmaktan kaçınmalısınız.
  3. Makatın temiz tutulması önemlidir.
  4. Tuvalete gittikten sonra ılık su ile temizlenebilir.
  5. Düzenli egzersiz b ağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir.

Unutulmaması gereken en önemli şey, basur ağrısı şiddetli ise bir proktoloğa görünmeniz gerektiğidir. Nohut ve kuru fasulye, mercimek, börülce, e gibi bakliyatlar, işlenmemiş tüm tahıllar, Kabak, susam, ayçiçeği, keten tohumu, badem, ceviz ve fındık gibi besinler hemoroide iyi gelir ve tedavisine yardımcı olur.

Basur olan bir kişi ne yememeli?

Hemoroid İçin Uygun Bir Diyet Listesi Var Mıdır? – Hemoroid Tedavisi İçin Beslenme Önerileri: Günde en az 2,5-3 litre su içmek önemlidir. Beyaz ekmek yerine buğday ekmeği, çavdar ekmeği veya kepekli ekmek tercih edilmelidir. Lifli besinlere ağırlık verilmelidir.

  • Haftada 2-3 kez kuru baklagiller (kuru fasulye, mercimek, nohut) tüketilmelidir.
  • Posa bakımından zengin sebzeler (fasulye, lahana, ıspanak, pırasa, brokoli, enginar, bezelye, bamya, kereviz, kabak) tercih edilmelidir.
  • Pilav veya makarna gibi yiyecekler, içinde buğday unu bulunduran ve sebzelerle karıştırılan versiyonları tercih edilmelidir.

Düzenli olarak meyve tüketmek önemlidir; kuru erik, incir, kayısı, armut, elma, üzüm gibi meyveler tercih edilmelidir. Acı, ekşi, turşu, baharatlar, fast-food tarzı yiyecekler ve mayalı alkollü içeceklerden kaçınılmalıdır. : Hemoroid (Basurlarda) Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Basura hangi hareketler iyi gelir?

4) Egzersizi ihmal etmemeli – Hareketsiz bir yaşam tarzı bağırsakların çalışmasına negatif yönde etki eder. Egzersiz bağırsak hareketleri için çok önemlidir. Yürüme, koşma, bisiklete binme vb gibi tüm egzersizler, yani aktif bir hayat tarzı, bağırsak hareketleri üzerinde olumlu etki ederek, kabızlığı önler. Böylece, Hemoroid oluşumuna neden olan mekanizma engellenmiş olur.

Şişen basur kaç günde iner?

Dış Basur Kendiliğinden Geçer mi? – Sıklıkla dış basurla karıştırılan anal hematom (makatta pıhtı toplanması) kendiliğinden küçülerek kaybolur ancak hemoroid için bunu söylemek mümkün değildir. Anal hematom gibi fazla ıkınmakla ortaya çıkan tromboze hemoroid de 2-4 haftada büyük oranda kendiliğinden küçülür.

Basuru iyileştirdiğini iddia ederek satılmaya çalışılan bitkisel ürünlerin etkili olduğu durum da bunlardır, zaten % 100 kendiliğinden düzelen soruna bitkisel ürünler uygulanır ve hastalık geçer, hasta da sorunun bitkisellerle düzeldiğini sanır oysa kullanmasa da aynı sürede kendiliğinden düzelecektir.

Dış basurdaki sorun farklı ve kalıcıdır. Bölge dokusunda değişim şekildendir yani çürük diş gibidir, kendiliğinden ya da ilaçlarla düzelme ihtimali yoktur. Zaman zaman içinde pıhtı toplanabilir, ıkınmayla kan göllenerek büyüyebilir ama hiçbir zaman tamamen yok olmaz.

Dış basurların tek tedavisi cerrahi olarak kesilip alınmasıdır. Lazer, lastikle boğma (rubber band ligasyon), THD, infrared koagülator gibi ameliyatsız ya da teknolojik ameliyatların dışarıdaki memelerin tedavisinde kullanımı yoktur. Eğer birlikte iç hemoroidler de varsa ve ikisinden de aynı ameliyatta kurtulunmak isteniyorsa yine çözüm klasik ameliyattır.

Klasik ameliyatların en başarılı olanı da Milligan Morgan ameliyatıdır. Milligan Morgan ameliyatı ağrılı ve zahmetli bir ameliyattır. Sadece dışarıdakiler alınırsa ağrı daha hafif düzeyde olur. Dışardaki basurlar kanama, ağrı vs gibi şikayete neden olmazlar, tedavi etmenin en önemli gereksinimi estetik olarak hastayı rahatsız etmesidir. Dokuz Eylül üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Op. Dr. İbrahim KAVAK 1991 yılından bu yana genel cerrahi uzmanı olarak hizmet vermektedir. Kıl dönmesi, hemoroid ve anal fissür gibi makat hastalıkları yanı sıra nasır, siğil ve ben tedavileri uygulamaktadır.

Dışarı çıkan hemoroid nasıl geçer?

Hemoroid Lazer Tedavi Merkezi Basur iç basur ve dış basur olarak iki başlık altında değerlendirilir. Bu durum genellikle birkaç hafta içerisine kendi kendine düzelir. Bu düzelmenin görülmesi için kişinin asitli, baharatlı, acı tatlardan uzak durması ve gerekiyorsa sıcak oturma banyosu yapması önerilir.

Dış hemoroid patlarsa ne olur?

Basur patlarsa ne olur? – Basur memesi patlarsa kişiye ağrı ve acı verebilir. Bir başka deyişle tromboze basur olarak tabir edilen bu meme kişilerin rahatsız olmasına neden olur. Basur memesinin patlaması ile her dışkılamada kanama oluşması hastada kansızlığa sebep olmaktadır.

Hemoroid kaç ayda iyileşir?

  1. Ana Sayfa
  2. GENEL CERRAHİ
  3. HEMOROİD
  4. HEMOROİD AMELİYATI – TABURCULUKTAN SONRA

Taburculuktan sonra ilk birkaç hafta hafif derecede de olsa ağrı, ara sıra ufak kanamalar ve akıntılar olağan kabul edilir. Çünkü birkaç günde sosyal yaşama dönülebilmesine rağmen yara iyileşmesi 2-3 hafta sürebilir. İlk hafta ağrı kesici ve dışkı yumuşatıcı ilaçlar kullanılması gerekir.

  1. Abız kalınması halinde şikayetler çok artacağından kabızlık önleyici-dışkı yumuşatıcı ilaçların rutin kullanımı önerilir.
  2. İlk bir hafta boyunca en az günde 2 kez ve her dışkılamadan sonra sıcak oturma banyosu önerilir.
  3. Leğen ya da küvete 10 santimetre seviyede sıcak su doldurularak 10 dakika süreyle sıcak su içinde oturulmas çok faydalıdır.

Bu işlem hem o bölgede gevşeme yaparak ağrıyı azaltır, hem temizlik ve pansuman yerine geçer. (Duşta ayakta sıcak su tutulmasının faydası yoktur). Hemoroidal hastalığın uzun vadede tekrarlama riski vardır. Risk faktörleri ve kabızlığı olan hastalarda uzun vadede yeniden sarkma, yeniden hemoroidal hastalık gelişmesi söz konusu olabilir.

HEMOROİD AMELİYATI SONRASI HASTANEDE »

Paylaş Facebook Twitter E-Mail Whatsapp Sitede yer alan metinler tıbbi tanı veya tedavi kılavuzu niteliği taşımaz. Bilgilendirme metinlerine dayanılarak yapılacak uygulamalardan site sorumlu tutulamaz. Copyright Muted Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti. Web Tasarım Sarvon®

Hemoroid ilaçsız geçer mi?

Hemoroid (Hemoroidal Hastalık) Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroidler (ya da hemoroidal yastıkçıklar) bir hastalık olmayıp vücudumuzda bulunan ve gaz-gaita tutulması, büyük abdest sızıntısının önlenmesi gibi önemli fonksiyonları olan içerisinde damarsal ağlar barındıran normal anatomik yapılardır.

  • Hayat konforu üzerine direk etkili bu görevleri nedeniyle tedavisi hassasiyetle ele alınmalı hele hele ameliyatla bu yapıların çıkarılması yönünde karar verirken çok daha dikkatli olunmalıdır.
  • Bazen bu anatomik yapıdan kaynaklanan ıkınma ile dışarı çıkma-sarkma, damarlarda oluşan tahribat ve yırtılmaya bağlı olarak kanama gibi şikayetler oluşabilmekte ve mevcut durum hemoroid değil “Hemoroidal Hastalık” olarak isimlendirilmektedir.

Hemoroidler anüste bulundukları yerlere göre iç ve dış olarak ikiye ayrılırlar. Anüs dışında bulunan hemoroidal yastıkçıklardan kaynaklanan hemoroidal hastalıkta en belirgin şikayet hastanın eline gelen, oturmakta-haraket etmekte güçlük çekmesine neden olan ağrılı şişliklerdir.

  • Bu durum sıklıkla hemoroidal pakenin içerisindeki kanın pıhtılaşması nedeniyle oluşur ve “Tromboze hemoroidal hastalık” olarak isimlendirilir.
  • İç hemoroidal hastalık da ise makatın iç bölümünde bulunan hemoroidal yastıkçıklardan kaynaklanır.
  • Hastalarda en sık dışkılama sırasında ortaya çıkan ağrısız, parlak kırmızı renkli taze kanama, makatta “meme oluşumu” olarak ifade edilen, hastanın kendisinin tuvalet esnasında iterek içeriye soktuğu çıkıntıların oluşumu şikayetleri görülür.

Bu aşamada gerekli önlemler alınmaz ise hastalığın ilerleyen dönemlerinde makattan sarkan pake hasta tarafından içeri itilemez ve buna bağlı olarak büyük abdest sızıntısı – makatta kaşıntı – hijyen sorunları da şikayetlere eklenir. Tedavi hastalığın evresine göre gerçekleştirilir.

Diyet uygulamaları, kabızlığı engelleyen yaklaşımlar ve ilaçla tedavi, ilk evrelerde tamamen hastalığı ortadan kaldırabilme özelliğine sahiptir. İleri evrelerde ve hatta gereklilik halinde yapılacak bir ameliyattan sonrada bu uygulamalara mutlaka devam edilmelidir. Anal bölgenin son derece hassas ve ağrıya duyarlı bir bölge olması nedeniyle hemoroidal hastalığın tedavisi, son derece dikkatle ele alınmalıdır.

Ameliyatla gerçekleştirilebilecek yanlış bir uygulamanın, ardından başkaca ameliyatların uygulanmasını gerektirecek ve kişinin ömür boyu müzdarip olmasına sebep olabilecek bir dizi soruna neden olabileceği unutulmamalıdır. Mide bağırsak sistemimiz (Gastrointestinal sistem) ağızdan başlayarak anüse kadar uzanım gösteren gıdaların alınması, öğütülmesi ve sindirilmesi gibi hayati fonksiyonları bulunan organlar bütünüdür.

Anüs, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturmaktadır. Gerek anatomik yapısı gerekse de dışkılama sırasındaki kasılma gevşeme gibi kompleks özellikleri nedeni ile anüs, günlük hayatımızdaki konforumuz üzerinde son derece önemli etkilere sahiptir. Hemoroidler, bu sistem içerisinde anüs olarak tariflenen alanda yerleşmiş, tüm canlılarda bulunan doğal anatomik yapılardır.

Büyük abdest ve gazın tutulması gibi tıpta “kontinens” olarak tariflenen bu mekanizmanın oluşmasında da çok değerli katkıları bulunmaktadır. Bu görevleri nedeniyle musluğun contası gibi düşünülebilirler. Hemoroid, normal anatomik bir yapının adıdır, yani bir hastalık değildir.

  1. Yeni doğan bir bebekte, ileri yaşlı bir bireyde de normal şekilde bulunmaktadır.
  2. Genel cerrahi pratiğinde kanama, sarkma veya pıhtı oluşumu gibi bir hastalıklı durum olduğunda mevcut tablo “hemoroidal hastalık” olarak ifade edilmektedir.
  3. Yapıları itibariyle venöz (toplar damar) kan damarları topluluğu olarak da tanımlanabilirler.

Damarsal yapılardan oluşmuş olmaları bu yapı ile ilgili yaşanılan sorunlarda hastanın kanama yakınmasının olmasının da mantığını ortaya koymaktadır. Sunumun ilerleyen bölümlerinde anlatılacağı üzere bu damarsal yapılar içerisinde kan göllenmesine bağlı tromboz (pıhtı) oluşumu da yine aynı mantık içerisinde oluşmaktadır.

  • Ağızdan anüse kadar tüm mide bağırsak sistemi “mukoza” adı verilen, ıslak-nemli bir tabaka ile örtülüdür.
  • Bu tabaka sindirilen gıdaların emilmesini sağlamakta ve aynı zamanda gıdaların ilerletilmesini sağlayan kas tabakasının da üzerini örtmektedir.
  • Mukozal bariyer hemoroidlerin üzerinde de ince bir tabaka halinde bulunmaktadır.

Normal dışkılama mekaniğinde ıkınmakla birlikte anal kanaldaki tüm yapılar, belirli oranlarda aşağıya doğru uzanım-sarkma göstermektedir. Bu hastalığın olmadığı sağlıklı bir bireyde normal olarak kabul edilir. Bu sarkma sırasında hemoroidler de içeriden dışarıya doğru kısmi yer değişikliği göstermektedirler.

Hemoroidal hastalık durumunda ise bu sarkma yakınması daha belirgin hale gelmektedir. Anüs, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturmaktadır. Gerek anatomik yapısı gerekse de dışkılama sırasındaki kasılma gevşeme gibi kompleks özellikleri nedeni ile anüs, günlük hayatımızdaki konforumuz üzerinde son derece önemli etkilere sahiptir.

Hemoroidler, anüs olarak isimlendirdiğimiz bu yapı içerisinde bulunan damarsal oluşumlardır. Makatın tam kapanması ve bu sayede gaz ve gaita (dışkı) kaçırılmasının engellenmesi gibi çok önemli görevleri bulunmaktadır. Hemoroidler iç ve dış hemoroidler olarak ikiye ayrılmaktadır.

  1. Günlük pratikte makattan sarkması, elle içeriye itilmesi ve kanama gibi yakınmalarının olması nedeniyle iç hemoroidler ile daha sık karşılaşılmaktadır.
  2. İç hemoroidler anüsün hemen içerisinde yer alırlar ve dışarıdan bakı ile görülmezler.
  3. Ancak hastalanmaları durumunda sarkma meydana gelir ve bu iç hemoroidler dışarıdan görülebilir hale gelirler.

Genel görüntüsü, birbirine sarılmış ince damarsal yapılar şeklinde olan iç hemoroidler normal bir bireyde sırt üstü yatar pozisyonda saat 3-7-11 hizalarında tomurcuk şeklinde yerleşik bir şekilde bulunurlar. Bu tomurcuk şeklinde bulunan kan damarları, toplar kan damarı özelliklerine sahiptirler.

  • Abızlık, aşırı ishal, posadan zayıf besinler ile beslenme, mayalı içkilerin sıkça tüketilmesi gibi durumlarda bu damarsal yapılarda şişme (ödem) ve gerginlik meydan gelebilmektedir.
  • Mevcut durumun düzelmesi ile bu ödem herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmaksızın kendiliğinden gerilemekte ve sorun çözülmektedir.

Bazen de bu durum kronik (uzun süreli) bir seyir göstermekte ve hemoroidal hastalık belirtileri olarak da ifade ettiğimiz bu hemoroidler de sarkma ve kanama gibi şikayetler ortaya çıkabilmektedir. İç hemoroidlerdeki hastalığın ilk belirtisi kanamadır.

Genellikle büyük abdest ile birlikte ya da büyük abdestin hemen sonrasında makattan damla damla şeklinde kanama meydana gelmektedir. Kanama iç hemoroidlerdeki hastalığın erken dönemdeki ilk belirtisi olarak görülmektedir. İç hemoroidlerin makatın dışarısından görülebilir (sarkmaya bağlı) hale gelmesi hastalığın ilerlediği anlamına gelmektedir.

Anüs, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturmaktadır. Gerek anatomik yapısı gerekse de dışkılama sırasındaki kasılma gevşeme gibi kompleks özellikleri nedeni ile anüs, günlük hayatımızdaki konforumuz üzerinde son derece önemli etkilere sahiptir. Hemoroidler, anüs olarak isimlendirdiğimiz bu yapı içerisinde bulunan damarsal oluşumlardır.

  1. Makatın tam kapanması ve bu sayede gaz ve gaita (dışkı) kaçırılmasının engellenmesi gibi çok önemli görevleri bulunmaktadır.
  2. Hemoroidler iç ve dış hemoroidler olarak ikiye ayrılmaktadır.
  3. Günlük pratikte makattan sarkması, elle içeriye itilmesi ve kanama gibi yakınmalarının olması nedeniyle iç hemoroidler ile daha sık karşılaşılmaktadır.

Bazı durumlarda ise içeriden dışarıya doğru olmayıp makata yakın cilt üzerinde ortaya çıkan ani başlangıçlı bu şişlikler olabilmekte ve bu şişlikler “dış hemoroid” adını verdiğimiz anatomik yapılardan kaynaklanmaktadır. Makatın hemen dış bölümünde kritik bir alan bulunmaktadır.

Tıpda “Anoderm” olarak ifade edilen bu bölge ter ve kıl bezleri barındırmayan son derece hassas bir alandır. Dış hemoroidler normal cilt altı lokalizasyonunda tamda bu alanında yerleşik olarak bulunmaktadırlar. Normal bir durumda dışarıdan bakı ile görülmezler. Genellikle aşırı ıkınma, uzun süren ishal, çok uzun süre oturarak çalışma ve bazen de ağır egzersiz (ağırlık kaldırma şeklinde yapılan) sonrasında makatta anoderm adı verilen bu hassas alanda ani başlayan şişlik şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bu durum tıpda “peri anal hematom” ya da “Akut tromboze eksternal hemoroid” olarak ifade edilmektedir. Günlük pratikte sıkça karşılaşılan iç hemoroidlere bağlı olarak görülen kanama ve sarkma gibi yakınmalardan ziyade bu hastalıkta şişlik ve bu şişliğe bağlı ağrı yakınması daha ön planda olmaktadır.

  1. Doğal sürecine bırakıldığında yaklaşık 1-3 hafta gibi bir süre içerisinde bu hematom (kan pıhtısı) öncelikle yumuşamakta, sonrasında ise geride bir cilt katlantısı bırakarak ortadan kaybolmaktadır.
  2. Başlangıç döneminde basitçe yapılacak bir cerrahi müdahale ile ortadan kaldırılması sağlanabilirse ilerleyen dönemlerde hastalık nüksü de (en azından bu alanda) ortadan kalkmaktadır.

Hemoroidal hastalıkda 3 önemli belirti bulunmaktadır. Bunlar kanama, sarkma (şişlik) ve ağrıdır. Bu üç belirti şikayetlerin iç ya da dış hemoroidler kaynaklı olmasıyla ve hastalığın o anki evresiyle direk ilişkilidir. Kanama: Tuvaletten sonra damlama şeklinde olan bazen yırtılmış olan hemoroid pakesinin (memesinin) büyüklüğüne bağlı olarak fışkırma tarzında da olabilen bir kanamadır.

Genellikle iç hemoroidler de sert bir dışkının travmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Damarsal yapılardan oluşmuş olan hemoroidlerin hastalanması durumunda ilk belirtisi kanamadır. İç hemoroidlerin derecelendirilmesini sağlayan ve 1’den 4’e kadar yapılan evrelendirme de tüm evrelerde kanama görülmektedir.

Kanama yakınması özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda çok daha belirgin ve uzun süreli olabilmektedir. Sarkma: İç hemoroidlerin makattan dışarı sarkmasıyla oluşan bir yakınmadır. Normal dışkılama içerisinde ıkınmakla olandan çok daha fazla miktarda sarkma durumu söz konusudur.

  • Sarkmanın derecesi evrelendirmeyi de sağlamaktadır.
  • Örneğin kendiliğinden içeri giden bir hemoroid evre 2 olarak isimlendirilirken, hastanın ancak eliye itebildiğini ifade ettiği hemoroid evre 3 elle bile itilemeyen ve hep dışarıda duran hemoroid ise evre 4 hemoroidal hastalık olarak isimlendirilmektedir.

Sarkmaya bağlı makatta kuruluk, tahriş ve akıntı devam eden belirtiler olmaktadır. Ağrı: Hemoroidal hastalıkta eğer tromboze bir dış hemoroid varsa veya iç hemoroidler kaynaklı bir tromboz yani pıhtı oluşumu söz konusu ise ağrı da oluşmakta eğer bu durumlar yok ise ağrı sık görülen bir belirti olmamaktadır.

  1. Anal bölgede özellikle dışkılama sonrasında ortaya çıkan ve saatlerce devam eden ağrı, genellikle akut anal fissüre (makat çatlağı) bağlı olarak görülmektedir.
  2. Bu hastalıkta makatın hemen dışında ciltte bir katlantı da oluştuğu için bu durum hastalarımız tarafından meme oluşumu olarak hissedilerek hemoroidal hastalık ile karışmaktadır.

Kaşıntı: Hemoroidal hastalıkta sık görülen bir diğer belirtidir. Dışarı sarkan pakeye (memeye) bağlı olarak anal kanal içerisinden akıntı olmakta ve bu durumda kaşıntıya neden olmaktadır. Hemoroidal hastalıkta fizik muayene tanı konması için genellikle yeterlidir.

Anama, sarkma ağrı ve kaşıntı gibi yakınmaları olan hastaların yapılacak muayenelerinde hastalığın tanısı konulabilmekte bundan sonraki aşamada bu hastalıkla karışabilecek diğer hastalıkları ekarte etmek için bir dizi inceleme yapılmaktadır. Makattan sarkma ya da hastalarımızın ifadesiyle meme oluşumu dışarıdan rahatlıkla görülebilecek bir durumdur.

Bu muayene esnasında kullanılacak anaskop adı verilen bir cihaz ile iç hemoroidlerin durumu net bir şekilde görülerek değerlendirilebilir. Aynı zamanda bu cihazlarla müdahale etme imkanı da söz konusudur. Genellikle uzun süre tedavisiz bırakılmış olan hastalarda sarkma ilerler ve iç ve dış hemoroidler birlikte (kombine) bir sarkma pozisyonu gösterirler.

  1. Bu hastalarda da dikkatli bir inceleme ile mevcut durumun bir makat sarkması (prolapsus ani) olup olmadığı da gerekirse hastanın muayene sırasında ıkındırılması ile dikkatlice konulmalıdır.
  2. Hastanın muayene esnasında ıkındırılması eğer bu sağlanamıyorsa verilecek küçük bir lavman uygulama sonrasında dışkılamanın hemen akabinde inceleme yapılması hastalığın objektif bir biçimde değerlendirilebilmesi için önem taşımaktadır.

Bu şekilde sarkan pakeler, pakelerin üzerinden olan kanamalar net bir şekilde değerlendirilebilmektedir. Unutulmamalıdır ki doğru bir evreleme yapılması hastalığın doğru bir şekilde tedavi edilebilmesi için kritik önem taşımaktadır. Hastanın tanısı konduktan hemen sonra, ayırıcı tanıda şikayetleri arasında büyük abdest ile birlikte kanama yakınmalarının görüldüğü kolon ve rektum kanserlerinin olmadığının gösterilmesi gerekmektedir.

Bu amaçla hemoroidal hastalık nedeniyle tedavi edilecek olan tüm hastalar kolonoskopik olarak değerlendirilerek eşlik eden olası bir kanser durumunun varlığı ekarte edilmelidir. Hemoroidler hepimizin vücudunda bulunan gaz ve büyük abdesttin tutulması konusunda önemli görevleri bulunan normal anatomik yapılardır.

Uzun süren kabızlık, ishal, lifden fakir beslenme kötü tuvalet alışkanlıkları gibi durumlarda hemoroidlerde kanama ve sarkma (meme oluşumu) meydana gelir yani hemoroidal hastalık ortaya çıkar. Hemoroidal hastalığın öncelikli tedavisi diyet düzenlemeleri, tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi ve medikal tedavidir.

Medikal tedavide kullanılabilecek birçok ilaç bulunmaktadır. Bu ilaçlar arasında toplar damar kan dolaşımını artırıcı ve damar duvarında kalınlaşma sağlayan ilaçlar hastanın semptomlarının azaltılmasında etkin bir biçimde kullanılabilir. Tüm bu uygulamalar kombine bir şekilde yapıldığında önemli oranda hasta cerrahi tedaviye ihtiyaç olmaksızın iyileşmektedir.

Ancak bu uygulamalara rağmen sebat eden hastalıkta cerrahi tedavi gündeme gelmektedir. Makat bölgesinde abiden şişlikler ile birlikte başlayan ağrı genellikle ödemli bir hemoroid (basur) pakesine (memesine) ait olabilir. Ödemli bir hemoroid memesi ile başlayan süreç zaman içerisinde makat kaslarındaki spazmın (kasılma) da eklenmesiyle kısır bir döngüye dönüşür.

  1. Mevcut ödem spazm nedeniyle düzelmez ve ödemin artması ile birlikte spazmda da daha ciddi miktarda artış meydana gelir.
  2. Bu tür bir ağrının azaltılmasında en etkili uygulamalardan biri sıcak su uygulamalarıdır.
  3. Duş başlığı kullanılarak banyoda çömelerek yapılan devamlı sıcak su uygulaması ile spazm gevşer ve ödem de azalma meydana gelerek kısır döngü kırılır.

Bir diğer uygulama ağrı kesici ve ödem çözücülerin kullanımıdır. Anal bölgede oluşabilecek en küçük bir ödem kendisini ciddi konfor bozukluğu ve ağrı olarak gösterir. Bu nedenle basur acısının dindirilmesinde ödem çözücülerin ciddi katkısı olmaktadır. Gaita yumuşatıcılar başlangıçta oluşan ağrının hafifletilmesinde etkin bir biçimde kullanılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta hastanın kabızlığını engellemek için yapılacak uygulamalar sırasında hastanın ishal olması da en az kabızlığı kadar ağrı şikayetinin oluşmasında etkili olacaktır. Orta vadede diyet düzenlemeleri (posadan zengin gıda ile beslenme) bol su içme ve egzersiz normal büyük abdest yapılamasını sağlayarak ağrının geçmesi üzerine etkili olacaktır.

Ayrıca özellikle ağrının olduğu durumlarda tuvalette uzun süre vakit geçirme ve sıkışmadan tuvalete gitme ağrının artmasına neden olmaktadır. Bu konularda gösterilecek hassasiyet ağrının azaltılması konusunda etkili olacaktır. Basur yani hemoroidal hastalıkda, özellikle tromboz (pakenin içerisinde kan pıhtısı) olduğu durumlarda ağrı ortaya çıkabilmektedir.

  1. Hemoroidal hastalığın bir damar hastalığı olduğu ve mevcut ağrılı durumda dikkatsizce kullanılacak bir ağrı kesicinin kan sulandırıcı etkileri nedeniyle kanama yakınmalarının artmasına neden olabileceği akılda tutulmalıdır.
  2. Ullanılacak ağrı kesicilerin ödem çözücü etkisi (Antiinflamatuar) daha belirgin olan ve kanama zamanını uzatmayacak olanlarından seçim yapılmaktadır.

Akut tromboz yani akut hemoroidal hastalık durumunda ağrı kesici bazen kalçadan enjeksiyon yoluyla da yapılmaktadır. Bu durumda yapılacak diğer önlemlerle birlikte pakedeki ödem daha hızlı bir biçimde kontrol altına alınabilmekte ve ağrı da daha etkin bir biçimde yönetilebilmektedir.

Ağız yoluyla alınacak ya da enjeksiyon yoluyla yapılacak ağrı kesici uygulamalarından ziyade lokal olarak etkili, anestezik madde içeren krem şeklinde kullanılabilen ilaçların da olduğu akılda tutulmalıdır. Her basur hastalığı mutlaka ameliyat olmak durumunda değildir. Hemoroidal hastalığın birçok tedavi biçimi bulunmaktadır.

“Ameliyatla tedavi” diyet ve tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi ve medikal tedaviye rağmen devam eden semptomlar varlığında gündeme gelir. Hemoroidal hastalığın tedavisinde yeterli oranda önlem alınmaması, bu konuda yapılacak diyet düzenlemeleri ve tuvalet alışkanlıkları değişikliklerine yeterince riayet edilmemesi durumunda hastalık ilerleyecek ve ameliyat sürecine gidecektir.

  1. Öncelikle sadece kanama yakınması olan basur hastasında mevcut şikayetlerine sarkma da eklenecektir.
  2. Sarkan hemoroid pakesi (memesi) başlangıçta ıkınmakla birlikte kendiliğinden anal kanala girip çıkabilirken hastalığın ilerleyen dönemlerinde ancak hastanın kendi itmesiyle içeri girebilir hale (Evre 3 hastalık) gelecektir.

Bu süreçte tedavisiz geçilirse artık tüm hemoroid pakelerinin dışarıda olduğu ve içeriye girmeyen hastalık (Evre 4) ortaya çıkacaktır. Erken dönemde alınacak ameliyat kararı ile ofis prosedürleri olarak da isimlendirilen yöntemlerle hastalık hastaneye yatma gerektirmeyecek bir şekilde ağrısız olarak ortadan kaldırılabilmektedir.

  1. Basur (hemoroidal hastalık) esasen bir damar hastalığı olması nedeniyle bu hastalığa bağlı olarak kanama da beklenen en olası semptomu (belirtisi) dur.
  2. Basur kanaması özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarımızda ciddi sorun oluşturmaktadır.
  3. Genellikle ileri yaşta, başka yandaş hastalıklar (Kalp hastalığı, damar hastalığı, beyin damar hastalığı vs gibi) varlığında meydana gelen hemoroid kanaması ciddi sorun teşkil etmektedir.

Bu hastalarda kan sulandırıcının kesilmesi başkaca problemlere neden olabileceği için sürecin mutlaka bir doktor kontrolünde yürütülmesi gerekmektedir. Kan sulandırıcı kullanım hikayesi olmayan hastalarda kanayan alana (eğer makattan sarkmış bir hemoroidden kanama var ise) travmatize edilmeden baskı uygulanması, soğuk uygulama (buz aküsünün direk temas etmeksizin havlu kağıda sarılarak kullanımı pratik olabilir) kabızlığın engellenmesi kanamanın kontrol altına alınmasını kolaylaştırmaktadır.

Basur (Hemoroidal hastalık) hastalığında meme oluşumu en sık karşılaştığımız durumlardan biridir. Hemoroidlerin damarsal yapılar olduğunu düşündüğümüzde hastalığın en önemli iki belirtisi kanama ve bu damarlarda sarkmadır. Sarkmanın halk dilindeki karşılığı ise “meme” oluşumudur. Üzerine şiirlerin bile yazılmış olduğu sıkça görülen bir durumdur.

Hemoroid memesi hastalığın erken döneminde makattan sarkmaz ilerleyen dönemlerde ise sarkma şikayeti görülür. Başlangıç döneminde kendiliğinden içeri giden meme ilerleyen dönemlerde önce hastanın kendisinin elle itmesini gerektirir sonrasında ise elle bile itilemeyecek ölçüde (evre 4 hastalık) bir sarkma meydana gelebilmektedir.

  • Piyasada bu memelerin küçülmesi için bir çok ilaç bulunmaktadır.
  • İşin Pazar boyutunda herhangibir tıbbi ilaç ruhsatı olmaksızın, aktarlarda satılan ne şekilde etki edeceği hiç belli olmayan ve kulaktan dolma bilgilerle kullanılan bol miktarda karışım ürün de satılmaktadır.
  • Hastalarımızın bu durumda hastalığın mahrem bir özelliği olduğunu da düşünerek doktara başvurmadan kendi kendine bu ilaçlardan kullanmaya çalışması sıklıkla bu hastalarla ilgilenen bizler tarafından çok sık karşılaşılan bir durumdur.

Şunun ifade etmek gerekir ki hastalarımızın muayene edilmeksizin kendi kendilerine kullanacakları kremler sorunu iyileştirmek şöyle dursun yeni problemler de ekleyebilmektedir. Ancak bir hekim muayenesi ve altta bir sorun olmadığının anlaşılmasından sonra hastalığın evresine göre verilebilecek damar duvarını güçlendirici, ağrı kesici ve ödem çözücü etkisi olan kremler kullanılabilir.

Basur memesinin içerisinde damarsal yapılar bulunmaktadır. Bu damarlar toplar damar özelliği belirgin olan damarlardır. Bebeklerden yaşlı insanlara kadar dışarıdan görülmese de hemoroidler bulunmaktadır. Bu normal yapının anal kanaldan dışarıya sarkması durumuna verilen isim olan “Basur Memesi” de doğal olarak damar ihtiva etmektedir.

Damarsal yapıların dışarısında bağdokusu elemanları olarak ifade edilen destek dokularda içermektedir. Genellikle sert ve şekilli bir dışkının travmatik etkisiyle basur memesinde kanama meydana gelir. Basur memesinin damarsal yapılardan oluştuğu düşünülecek olursa bu durum son derece olağandır.

Hepimizde doğal olarak bulunan hemoroidlerin normalde kanamamasının nedeni elastikiyetlerini koruması ve belirgin cidar kalınlıklarının azalmamış olması nedeniyledir. Hastalığın oluşmasına da neden olan kabızlık, uzun süre tuvalette kalma veya tuvalet ihtiyacı geldiğinde sürekli erteleme gibi durumlar nedeniyle hemoroidin üzerindeki mukoza (doku örtüsü) aşınmaya başlar ve bu damarsal yapılardan kanama meydana gelir.

Basur hemoroidal pakenin ödemlenmesi – şişmesi sonucu oluşmaktadır. Eğer iç hemoroid pakesi anal kanaldan dışarıya sarkarak şişerse anal sfinkter mekanizmasının sıkmasıyla birlikte bir boğulma durumu söz konusu olur. Şişme daha belirgin bir hal alır ve kan geri dönüşü de olamayacağı için nekroz dediğimiz doku düzeyinde dolaşım bozukluğu meydana gelir.

Son derece ağrılı olan bu durum sonrasında hemoroid üzerindeki dokuda açılma meydana gelir ve bu açılmanın olduğu alandan kanama ortaya çıkar. Bazen dış hemoroid pakesinde benzer durum yaşanır. Yani bu sefer makatın hemen dış bölümünde anoderm dediğimiz hassas alan üzerinde bir hemoroid pakesi belirginleşir, şiddetli ağrı ile karakterize ödem meydana gelir.

Sıklıkla ağrılı bir haftayı takiben kendiliğinden yumuşar ve cilt katlantısı bırakarak (ileride tekrar şişmeye aday!) iyileşir. Bazen de bu alanda da pake üzerinde açılma olur ve açılmayı takiben kanama meydana gelir. Tıbbi/cerrahi bir müdahale olmaksızın basurun kendi kendine patlaması normal bir durum değildir.

Aşırı şişkinlik ve bu şikinliğe bağlı şiddetli ağrı yakınması olan bir hastada basurun patlaması sonrasında başlangıçta bir rahatlama meydana gelir. Sonrasında, özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda bu durum kontrol edilemeyen kanamalar şeklinde kendini gösterebilir. Bu nedenle basurun patlaması yani bir tedavi olmaksızın sürecin doğal seyrinde gitmesi sonrasında daha güç tedavi edilebilecek bir dizi duruma da sebebiyet verebilir.

Basurun patlaması içerdiği kan damarları nedeniyle kanamaya neden olur. Bu kanama, genellikle baskı ile kendi kendine duran bir kanama olabileceği gibi bazen (özellikle kan sulandırıcı kullanımının olduğu durumlarda) kontrol edilemeyen acil cerrahi müdahale gerektirebilecek bir karakter kazanabilir.

Kanamanın şiddetli olmaması ve sürecin kendi kendini sınırlandırması durumu olursa hemoroid yani basur ortadan kalkmaz sadece ödemi çözüleceği için bir miktar daha anal kanal içerisine geri çekilir. Hastalığın oluşmasına sebep olan kabızlık ve kötü tuvalet alışkanlıklarının (uzun süre tuvalette kalma, aşırı ıkınma veya tuvalet ihtiyacını sürekli erteleme) devam etmesi halinde basur yine belirginleşerek semptomatik hale gelecektir.

Basurun patlaması sonrasın da oluşabilecek en iyi senaryo kanamanın kendi kendini sınırlamasıdır. Bazen bu sınırlamanın daha aktif olması için baskı uygulamak gerekebilir. Özellikle ileri derecede ödemli bir basurun çok ciddi ağrı oluşturacağı düşünülecek olursa hastaların genellikle acil doktora başvurma nedenidir.

  1. Burada yapılacak müdahale veya etkin bir tıbbi tedavi ile hastalık yatışır.
  2. Basurun geçmesi/oluşmaması ya da sağlıklı bir bağırsak fonksiyonu için özellikle lifden zengin gıdalar ile beslenmek büyük önem arz etmektedir.
  3. Bağırsaklarımız lif ile çalışmaktadır.
  4. Özellikle şekerli gıdaların sık ve fazla miktarda tüketilmesi (glisemik indeksi yüksek olan gıdalar) sanal bir tokluk hissi oluşumuna neden olmakta ve bu hisse rağmen bağırsağa yeterince lif/posa sokulamadığı için bağırsak içi basınç artmaktadır.

Basınç artışı kabızlığa ve tuvalette uzun süre kalmaya neden olmakta ve tüm bunların neticeisinde de hemoroidal hastalık ortaya çıkmaktadır. Akdeniz tipi beslenme olarak da geçen yeşillikten zengin salatalar, zeytinyağlı gıdalar bağırsak fonksiyonlarının sağlıklı çalışmasını sağlar.

  • Ayrıca haftada en az iki gün balık tüketilmesinin ve öğünlerde yoğurt alınmasının olumlu etkileri bildirilmiştir.
  • Fastfood türevi beslenme, sürekli olarak kırmızı etten zengin gıdalarla beslenme, aşırı acı tüketimi bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir.
  • Dış basur memesi toplumda görülme sıklığı oldukça fazla olan bir durumdur.

Çoğu zaman sessiz bir şekilde bulunur ve makatta kaşıntı ve hijyen bozukluğu dışında herhangi bir yakınmaya neden olmaz. Bazen tuvalette uzun süre kalma (kabızlık/ishal) gibi nedenlerle geçici süre oluşabilir. Buna sebebiyet veren durumun düzelmesiyle çoğunlukla geride bir cilt katlantısı bırakarak kendiliğinden geriler.

  • Bazı durumlarda olay çok daha gürültülü bir biçimde ortaya çıkar.
  • Basur memesi içerisinde kan pıhtısı meydana gelir ve bu durum son derece ağrılı bir karakter kazanır.
  • Eğer her hangi bir tıbbi müdahale yapılmaması durumunda yaklaşık 4-7 gün içerisinde bu memede yumuşama ya da kendiliğinden patlama durumu ortaya çıkarak mevcut durum yatışır.

Dış basur memesinin inmesi ödeminin azalması ile ilişkilidir. Özellikle sıcak su uygulamaları bu basur memesinin yumuşamasına, sfinkter mekanizmasında da gevşemeye yol açarak memenin küçülmesine yardımcı olur. Basur hastalığında piyasada kullanılan çok fazla sayıda bitkisel ürün bulunmaktadır.

  • Bu ürünlerin hekim tavsiyesi dışındaki kontrolsüz kullanımları oldukça sıkıntılı klinik durumlar doğurabilmektedir.
  • Bazen alerjik bir reaksiyona bazen de var olan ödemin artmasına neden olabilmektedirler.
  • Bu nedenle aktarlar-herbalistler tarafından önerilen bitkisel ilaçların kontrolsüz kullanımlarının son derece tehlikeli klinik durumlar oluşturabileceği akılda tutulmalıdır.
See also:  Qual O Menor PaS Do Mundo?

Dışbasur yani eksternal hemoroidal hastalık kendisini genellikle şişkinlik olarak gösterir. Makatın hemen etrafında içerisinde ağrılı bir kan pıhtısının bulunduğu akut hale ise “Akut tromboze hemoroidal hastalık” ismi verilmektedir. Oluştuğu alan ve kan damarları ile ilişkisi açısında dış basur hastalığında kanama son derece ender olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bazen içerdiği pıhtının patlaması veya basurun travmatize olması durumunda açılarak kanama meydana gelebilir. Dış hemoroidn en sık görüldüğü belirtisi şişliklerdir. Dışarıdan kolaylıkla görülebilir olmaları nedeniyle tanısı iç hemoroitlere göre görece daha olayca konur. Makatın hemen kenarında yer alan bu şişlikler eğer akut ödematöz bir durum yok ise ağrıya neden olmaz.

Genellikle şikayetler kaşıntı ve tuvalette yetersiz temizlenmeye bağlı olarak ortaya çıkan kirlilik (yetersiz hijyen) durumudur. Bazen akut yani ani başlayan ve giderek ilerleyen şişlikler meydana gelebilir. Bu durum perianal acillerden biri olan Akut tromboze eksternal hemoroidal hastalık da görülmektedir.

  • Her türlü hemoroidal hastalığın gerek ameliyatlı tedavisi sonrası gerekse de ameliyatsız tedavisinde sıcak su uygulamaları büyük önem arz etmektedir.
  • Sıcak su termosfinkterik refleks ile iç makat kasındaki spazmın gevşemesine neden olur ve bu gevşeme ile anal bölgedeki dolaşım artar.
  • Aynı zamanda kan pıhtısının yumuşamasını da sağlayarak tedavi sürecinin hızlanmasına neden olur.

Bunun dışında uygun ağrı kesici kullanımı (Aspirin kullanılmamalıdır) ve lokal anestezik krem uygulamaları ile pakenin yumuşaması sağlanabilir. Ev istirahati son derece önemlidir. Tuvalet ihtiyacından sonra sıcak su uygulaması (duş başlığı ile çömelerek, dayanılabilecek sıcaklıkta suyla 5 dakika boyunca) yapılarak yüzü koyun yatmak oldukça rahatlatıcı bir harekettir.

  • Dış hemoroid çoğunlukla geçici bir durum değildir.
  • Yani ödemli ve semptomatik olduğu günler dışında da varlığını sürdürerek ortadan kalkmaz.
  • Sadece şikayetler belirginleşir veya yatışır.
  • Eğer akut bir durum var ise ve tedavi yapılmadıysa sıklıkla şikayetler 1 hafta içerisinde kendiliğinden yumuşama ya da patlayarak açılma şeklinde ilerler.

Bu durum hastalığın geçtiği anlamına gelmez dış hemoroid pakesi cilt katlantısı şeklinde kalmaya devam eder. Başka bir zaman diliminde tekrarlayabilir. Hemoroidal hastalığın farklı evreleri vardır. Ayrıca hastanın kadın ya da erkek oluşu, yaşı, yandaş hastalıklarının (Kalp hastalığı, diyabet vs) varlığı da ameliyat seçimi üzerine direk etkilidir.

  • Esas yapılması gereken hastanın tüm şikayetleri ve değerlendirmeleri göz önüne alınarak hastanın özelinde yapılacak ameliyat tipine hasta ile birlikte karar vermek gerekir.
  • Eğer şartlar uygun ve hastalığın evresi de buna müsaade ediyorsa anoderm adı verilen anal kanalın hemen girişindeki hassas cilt bölümüne hasar verilmeksizin yapılan ameliyatlar, ameliyat sonrası ağrı şikayetlerinin son derece az olması nedeniyle tercih edilmelidir.
  • Tedavi sürecinde başvurulan hekimin tüm bu ameliyat yöntemlerine hakim ve tecrübeli olması gerekmektedir.

Hemoroidal hastalık kendi içerisinde 4 evrede incelenir. Birinci evre hemoroidler sadece kanarlar. Bu evreden sonraki tüm evrelerde artık sarkma şikayeti de eklenir.4. Evre hemoroidal hastalık en ileri evreyi oluşturur. Bu evredeki hemroidler makattan sarkmış ve anal kanal içerisine giremeyecek haldedir.

  • Bir önceki evrede hastanın eliyle içeri itebildiği hemoroidler artık elle de içeri itilemez hale gelmiştir.
  • Hastalık son evre olmadan daha erken evrelerde kolay bir şekilde tedavi edilebilecek iken 4.
  • Evre hastalıkta genellikle eksizyonel (Cerrahi olarak çıkarma) ya da mokopeksi (asma yöntemi) gibi ameliyat yöntemleri ile tedavi edilebilir hale gelmektedir.

Bu tamamen seçilecek ameliyat yöntemiyle ilişkilidir. Burada üzerinde durulması gereken en önemli nokta ameliyatın süresi değildir. Bir ameliyatın 5 dakika ya da 10 dakika arasında bitmesi sadece anestezi süresinin kısalması açısından fark yaratır. Esas önemli olan uygun evredeki hastanın uygun ameliyat yöntemi ile tedavi edilmesi, belki de ameliyatsız tedavi ile iyileştirilmeye çalışılmasıdır.

  1. Ameliyat süreleri işlemi uygulayan cerrahın tecrübesi ve kullanılan ekipman ile de ilişkilidir.
  2. Herhangi bir cihaz ya da yöntem tecrübeli bir cerrahdan daha önemli değildir.
  3. Aynı zamanda ameliyat sonrası sürecinde sağlıklı geçirilebilmesi için hekim-hasta diyoloğunun sıkı bir biçimde devam etmesi gerekir.

Bu perspektifden değerlendirildiğinde internette sürekli kullanılan kısa süreli ameliyatlar maalesef samimi değildir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi hemoroidal hastalık nedeniyle yapılacak olan cerrahi işlemlerde eğer sağlıksız koşullarda, uygun olmayan endikasyonlarla ve tecrübesiz kişilerce yapıldığında tehlikeli olabilmektedir.

  • Gündelik hayatımızda anal bölgenin sağlıklı çalışması konforumuz üzerine direk etkilidir.
  • Hemoroid ameliyatı sonrasında görülebilecek olan ve bazen kalıcı hale de gelebilen; makat darlığı, büyük abdest-gaz tutamama, akıntı, enfeksiyon-apse gibi şikayetler son derece rahatsız edici bir boyuta ulaşabilir.

Bu hastalıklar ile spesifik olarak ilgilenen tecrübeli bir ekip tarafından gerçekleştirilen ameliyatlar genellikle sorunsuz bir biçimde çözümlenebilirken ameliyat da özensiz davranıldığında, ameliyat sonrası süreçte kontrollerin yetersiz yapılması durumunda ameliyat bazen tehlikeli olabilmektedir.

  • Bu tamamen seçilecek ameliyat yöntemi, hemoroidal hastalığın evresi ve uygulanacak cerrahi işlemin başarısı ile ilişkilidir.
  • Cerrahide yara iyileşmesi oldukça zaman alan bir süreçtir.
  • Hastalarımızda iyileşme hali; mevcut şikayetlerinin geçmesi, ağrı yakınmasının olmaması ve akıntı şikayetlerinin hızla düzelmesi şeklinde karşılık bulur.

Deneyimli merkezlerde bu tür şikayetlerin kısa süre içerisinde kaybolduğu sağlıklı bir iyileşme süreci yakalansa da cerrahi olarak iyileşmenin zaman alan bir durum olduğu akılda tutulmalıdır. Ameliyatın “zorluğu” veya “kolaylığı” göreceli bir kavramdır.

Proktoloji deneyim ve tecrübe gerektiren özel bir alandır. Tecrübeli ellerde, dikkatle yapılacak ameliyatlar kolaylıkla yapılabilir. Hemoroidal hastalıkta klinik şikayetler veya evreler kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Burada ameliyatın zorluğu veya kolaylığından ziyade doğru endikasyonla (uygun hastaya uygun cerrahi yaklaşım) yapılması daha büyük önem arz etmektedir.

Kısaca şöyle denilebilir; eğer hastalığın teşhisi ve evrelendirmesi doğru bir şekilde yapıldıysa, hastaya en uygun olan tedavi yöntemi seçildi ve bu yöntem deneyimli bir cerrah tarafından uygulandı ise ameliyat kolaylıkla yapılabilmektedir. Hemoroidal hastalıkta hastalığın evrelendirmesinin doğru yapılması büyük önem arz etmektedir.

Doğru bir şekilde evrelendirilmiş bir hastada doğru bir ameliyat yöntemi seçilecek ve sonuçta da başarılı bir ameliyat sonrası süreç ortaya çıkacaktır. Hastalığın evrelendirilmesinde sarkma durumunun net bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun için muayene esnasında hastanın ıkındırılması, gerekirse tuvalet yapması sağlanarak (lavman kullanımı ile) bu sarkma miktarının ortaya konması gerekmektedir.

Hemoroidal hastalık tüm evrelerinde kanama görülürken 2 – 3- ve 4. Evreleri sarkmanın şekline göre değerlendirilmektedir. Hemoroidal hastalık tedavisinde amaç hastanın şikayetlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu amacı sağlamak için tek yol cerrahi girişimler değildir.

Bazen diyet düzenlemeleri ve tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi ve ödem çözücü medikal tedaviler ile çok başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Evre 3 ve 4 hastalıkta yani uzun süreli şikayetlere bağlı olarak sarkma yakınmasının iyice belirginleştiği hasta grubunda artık cerrahi tedavi daha etkili hale gelebilmektedir.

Bu evrelerde uygulanacak cerrahi tedaviler sonrasında da diyet düzenlemeleri, tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi büyük önem arz etmektedir. Ameliyatın yapılmadığı evrelerde medikal tedavi ile cerrahi tedavi arasında hastanın hastaneye yatmasın ve anestezi almasını gerektirmeyecek “ofis prosedürleri” olarak da ifade edilen ara bir tedavi yöntemi daha vardır.

Bu konuda da eğer uygun bir hasta ve hastalık evresi durumu varsa sorunların kısa süre içerisinde çözülmesi için girişimde bulunulabilir. Bu durum hastalığın evresi, dışarı sarkmış olan hemoroid pakesinin (memesinin) miktarı ve hassasiyeti (frajilitesi) ayrıca da hastanın kan sulandırıcı kullanıp kullanmaması ile ilişkilidir.

Sıklıkla hemoroid memesinden olan kanama bir toplar damar kanaması olduğu için kendiliğinden durma eğilimindedir. Bu şekilde olmasa bile pakenin anal kanal içerisine geri dönmesi ile bazen de baskı ile kanama kendiliğinden durur. Özellikle kabızlık sonrasında sert ve şekilli bir gaita parçasının çizmesi sonucu oluşacak olan kanama tekrarlama eğilimindedir.

Yani kanama dursa da bir sonraki dışkılama sırasında yine kanama görülebilir. Bu durum kendisini klinikde demir eksikliği anemisi, kansızlık ve buna bağlı şikayetler şeklinde gösterebilmektedir. Bu durumda kanayan pakenin (memenin) anal kanal içerisine dikkatlice yeniden yerleştirilmesi ödemin çözülmesi, memenin küçülmesi ile sorunu genellikle kendiliğinden çözecektir.

Pakenin içeriye girmesinde sorun yaşandığında kanayan pakenin üzerine baskı yapılması durumunda kanama kendini sınırlayacaktır. Bazı durumlarda kanama süreklilik kazanır ve kendiliğinden durmaz. Bu tür kanamalarda cerrahi müdahale gerekliliği ortaya çıkar.

Aktif kanamanın olması durumunda yapılacak cerrahi normal bir zamanda yapılacak olan ameliyata göre farklılık göstermektedir. Kan sulandırıcıların kullanıldığı durumlarda hastalarımızın kendi insiyatifleri ile bu ilaçları bırakmaları ya da değişitirmeleri istenmeyen bir durumdur. Zira hemoroid kanamasının azalmasının sağlanması dışında kan sulandırıcı kullanımını gerektiren hastalık noktasında da atehlikeli sonuçlar meydana gelebilmektedir.

Kanamanın artması ya da durmamasına sebep kan sulandırıcılar bir cerrah gözetiminde ilgili klinik ile konuşularak köprüleme dediğimiz (aynı anda koldan iğne tedavisine geçilerek) şekilde kesilmelidir. Hemoroidal hastalığa bağlı şikayetler, zaten hastalığın da oluşmasına neden olan beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi (posadan zengin gıda ile beslenme-bol su içe vs) ve tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi (Uzun süre tuvalette kalınmaması, ihtiyaç gelince ertelenmemesi vs) ile büyük oranda geriler.

Ancak bazı durumlarda şikayetler bir kısır döngü şeklinde hızla ilerleme eğilimi gösterirler. Medikal tedavi ve cerrahi tedavi zamanlama açısından büyük önem arz eder. Yani yapılması planlanan bir cerrahi tedavi şeklinin ertelenmesi hastalığın etkin bir şekilde tedavi edilememesine hatta uzun vadede daha zor bir şekilde tedavi edilebilir hale gelmesine neden olabilecektir.

Bu nedenle hemoroidal hastalık şikayetleri olan hastalarımızın geciktirmeksizin konu ile ilgilenen bir hekime müracaat ederek profesyonel bir biçimde tedavi edilmeleri gerekmektedir.

  1. Hemoroidal hastalık kişinin gündelik hayatta konforunu son derece olumsuz etkileyen, ağrı ve kanama gibi yakınmaların yanı sıra iş gücü kaybına da neden olan sık görülmesi nedeniyle de önemli bir sağlık sorunudur.
  2. Hemoroidal hastalıkda sık görülen şikayet olan kanama kalın bağırsağın sol tarafında görülen tümöral lezyonların da ilk belirtisi olarak görülebilmektedir.
  3. Bu tehlikeli durum nedeniyle makattan kanama yakınması olan ve bu konuda tedavi planlaması (medikal-cerrahi) yapılan tüm bireylerin, tedavi öncesinde olası bir tümöral hadisenin dışlanması amacıyla sigmoidoskopi (kısa kolonoskopi) ya da kolonoskopi ile kontrol edilmeleri gerekir.

Ayrıca uzun süre tedavisiz bırakılan hemoroidal hastalığın ilerleyen süreçlerde tedavisin çok daha güç olacağı da aşikardır. Başlangıç dönemlerinde ofis prosedürleri ile hastaneye yatma gerektirmeden basitçe tedavi edilmeleri en doğru yaklaşımdır. Hemoroidler damarsal yapılardır.

Bu damarsal yapılar genellikle sert ve şekilli bir dışkının çizmesiyle (travmatize etmesiyle) patlar ve kanamaya başlar. Kanama burada görülen ilk belirtidir. Ayrıca mevcut tabloya akıntı da eklenebilir. Dış basur memesi (eksternal hemoroidal pake) kendi kendine geçmez. Özellikle tuvalette aşırı ıkınma, kabızlık durumlarında ödemlenerek çok daha belirgin ve ağrılı bir hakle gelebilir.

Tuvalet sonrası yapılacak olan sıcak su uygulamaları ve istirahat ile bu memede ödem çözülür ve büzüşme görülür. Bu durum kendi kendine geçme değil sadece ödemin çözülmesi le birlikte mevcut durumun bir miktar yatışması anlamına gelmektedir. Uzun süre sessiz seyreden dış hemoroid pakesi cilt katlantısı şeklinde anüsün hemen dışında bulunur.

Tatil gibi yer ve besin değişikliklerinin yaşandığı bir durumda aniden makatta şişlik ile kendini gösteren bir klinik durumun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durum çoğunlukla yenilen gıdalarla ilişkilidir. Yemeklerde aşırı acı-baharatlı gıdaların tüketilmesi bu gibi şikayetlere neden olabilmektedir.

Ayrıca anal fissür olarak ifade edilen makatta çatlağın görüldüğü durumlarda da çok ciddi yanma şikayetleri görülebilmektedir. Burada klinik durumun oluşmasına neden olan mekanizma iç makat kasında aşırı kasılmadır (spazm). Bu spazmın çözülmesi anal bölgede gevşemeye gevşeme de yanma şikayetlerinin düzelmesine neden olacaktır.

  1. İç makat kasılmasındaki spazmın çözülmesinin en pratik yolu sıcak su uygulamalarıdır.
  2. Bu duş başlığı ile sürekli sıcak su tutarak yapılabileceği gibi içerisinde sıcak su bulunan leğenlere oturmak şeklinde de yapılabilmektedir.
  3. Basur memesinin ödemlenmesi durumunda anal bölgenin dar ve hassas yapısı itibari ile çok ciddi bir ağrı yakınması ortaya çıkmaktadır.

Burada oluşan şişme (ödem) miktarı az bile olsa klinik yansıması çok belirgin olmaktadır. Şişmiş olan basur memesi sıcak su uygulamaları ile (duş başlığı ile ya da leğene oturarak) yumuşatılabilir. Bunun yanı sıra yapılacak muayene sonrasında medikal olarak kullanılabilecek ve ödemin hızla düzelmesini sağlayacak bir çok ilaç seçeneği de bulunmaktadır.

Basuru ne kurutur?

9) Lifli Besinler – Kabızlık şikayetleriyle birleşen hemoroid basur rahatsızlığı için en iyi beslenme çözümlerinden biri lifli gıdaların tüketilmesidir. Taze meyve ve sebzeler, tam tahıllı gıdalar, baklagiller, kuru yemişler lifli besinler arasında yer alır. İlginizi çekebilir:

Hemoroid ne içilir?

Basura (Hemoroid) ne iyi gelir, nasıl geçer? Basur ağrısına evde bitkisel tedavi Mayasıl, olarak da biline, bağırsak sisteminin sonlandığı kısımda, her insanda var olan yastıkçıkların baskı, örselenme gibi nedenlerle şişmesi, sarkması ve kanamaya elverişli hale gelmesidir.

  1. İş ve sosyal hayatı yoğun olan ve ortaya yaş dilimindeki hemen hemen herkeste görülebilen basur, insanın yaşam kalitesini oldukça olumsuz yönde etkileyen bir hastalıktır.
  2. Abızlık ve ishal, düşük posalı diyet alışkanlıkları, yanlış tuvalet alışkanlıkları, hamilelik, azalmış bağırsak hareketleri, şişmanlık, genetik ve yaşlılık bu rahatsızlığın nedenleridir.

Evde yapılabilen bazı yöntemler basur ağrısı azaltılabilir veya önlenebilir. Bunun için kürler vardır. Sık sık yaşanan kabızlık ve ishal, düşük posalı diyet alışkanlıkları, yanlış tuvalet alışkanlıkları, hamilelik, azalmış bağırsak hareketleri, şişmanlık, genetik ve yaşlılık bu rahatsızlığın nedenleridir.

Hastalar, dışkılama esnasında kanama, dışkılama esnasında ele gelen kitle, anal kaşıntı, ağrı, hassas kitleler ile hekimlere başvurmaktadır. Basura (Hemoroid) ne iyi gelir? Hemoroid hastası olmamak için besinlere, içeceklere ve tuvalet alışkanlıklarınıza dikkat etmelisiniz. Besinler içinde ise posalı yiyecekler önemli yer tutmaktadır.

Posalı meyveler ve sebzeler, dışkıyı sertleştirmediği için makat bölgesinde örselenme ve buna bağlı hemoroidal hastalıkların olmasını engellemektedir. Meyveler arasında elmayı kabuğuyla, mandalinayı lifiyle tüketmelisiniz. Ekmek kullanımını önermemekle birlikte illa ekmek tüketilecekse kepekli ekmek, yulaf ekmeği ve çavdar ekmeği tercih edilebilir.

  • Uru yemişlerin kavrulmuşları yerine çiğ olanını tüketmekse çok faydalıdır.
  • Sabah 1 bardak su ve birlikte yenilecek 7 kayısı size iyi gelecektir.
  • Yine sabah kahvaltınızda zeytinyağı tüketmeniz ise başlı başına fayda sunmaktadır.
  • Zeytinyağlı yemekler tercih etmek ve özellikle 4K’yı da unutmamak gerekir.

Bunlar; kabak, karnabahar, kuskus ve kerevizdir. Bu sayede aldığınız posa, büyük tuvaletinizi yumuşak tutacak ve hemoroidal hastalıklara yakalanma oranınızı düşürecektir. demişken pizza, hamburger ve waffle gibi fast food tüketimine de artık son vermelisiniz.

Öte yandan sıvı alımı da önemlidir. Bunun ölçüsü, idrarınızın yeterli seviyede ve şeffaf olmasıdır. Su içmek size çok cezbedici gelmiyorsa içine renklendirici ya da doğal tatlandırıcı portakal, elma, nane, karanfil, tarçın vb. maddeler katabilirsiniz. Günde en az 2 şişe doğal madensuyu tüketmeyi de ihmal etmeyiniz.

Hemoroidal hastalıkların önemli sebeplerinden biri de yanlış tuvalet alışkanlıklarıdır. Tuvalet, sabah kahvaltıdan sonraki saat içinde muhakkak yapılmalı ve ertelenmemelidir. Tuvaleti uzun süre bekletmek, sertleşmesine ve hemoroid ismi verilen yastıkçılara zarar vermesine sebep olmaktadır.

  • Bununla birlikte tuvalette uzun vakit geçirmek, sert dışkılama gibi sebepler rahatsızlığı tetiklemektedir.
  • Yanı sıra en önemli konuların başında tuvalet açısı gelmektedir.
  • Alaturka tuvaletler, bağırsakların için ideal bir açıyı yakalamamızı sağlarken alafranga tuvaletlerle bu açıyı kaybettik.
  • Fakat bu açıyı çok basit bir yöntemle sağlamak mümkün.

Bunun için ayağınızın altına yerden 15-20 santimetre kadar bir yükseklik koyun. Tuvaletinizi daha rahat yaptığınızı göreceksiniz. Tuvalet öncesinde oturup kalkma egzersizleri ile sabah yapılan yürüyüş ya da koşu, tuvalet esnasında bağırsaklara yapılacak egzersizler daha iyi bir dışkılama ve hemoroidal hastalıkları azaltmak için püf noktalarıdır.

  • Malzemeler
  • 1 tutam dereotu
  • 1 bardak su
  • Yapılışı

Dereotu parçalanır ve suyu çıkana kadar ezilir. Sonra 1 bardak suya konulup aç karnına içilir. Gece yatmadan önce ve sabah bu kür tüketilmelidir.

  1. Basuru evde geçirmek için bitkisel çözüm
  2. Eğer evde kendiniz basur rahatsızlığınızı geçirmek istiyorsanız aşağıdaki kürü uygulayabilirsiniz.
  3. Çoban Çantası Kürü
  • Malzemeler
  • 4 tatlı kaşığı çobançantası
  • 4 bardak soğuk su
  • Yapılışı

Suyun içine bitki kıyılarak atılır ve 8 saat kadar bekletilir.8 saatin ardından elde edilen ve süzülen karışım taze olarak tüketilir. Elde edilen karışım pamuk ile emilerek basur olan bölgeye sürülür. Düzenli olarak 1 hafta kadar tüketilir.

  1. Basur (Hemoroid) belirtileri nelerdir?
  2. – Anüs etrafında ortaya çıkan kaşıntı ve rahatsızlık hissi – Dışkıda kan – Oturmakla gelen ağrı
  3. – Anüs yakınlarında kaşıntılı ve ağrılı şişlik
  4. Basur (Hemoroid) nedenleri nelerdir?

Halk arasında özellikle kronik kabızlık yaşayanların bildiği basur tuvalette oturma ve dışkılama sırasında zorlanma durumu ile ilişkilidir. Bölgesel olarak nitelendirilir ancak kan akışını etkileyen damarların havuz haline gelip büyümesi ve genişlemesi kişilerde sıkıntıya neden olur.

Aşağıda sıraladığımız başlıklar basur nedenleri arasında yer almaktadır. İşte basur nedenleri; Kronik Kabızlık Ikınmak ve tuvalette uzun süre kalmak basurun başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Kabız olan kişilerde çok sık görülen bu durumda kişiler rahatsız oldukları tablo ile karşı karşıya gelebilmektedirler.

Makat yakınındaki damarlar yumak haline gelir ve ıkınmanın getirdiği zorlama ile birlikte şişer. Kaşıntılı ve kızarık şekilde oluşan bu şişlik damar duvarındaki problemlerin kalıtsa olarak aktarılmasının da mümkün olduğunu gözler önüne sermektedir. Hamilelik sürecinde kabız olunma ihtimali bulunur.

Bu durum da kişilerin basur rahatsızlığı çekmesine neden olabilmektedir. Hamilelik genel olarak radikal değişikliklerin olduğu bir durum olduğundan gebelerde oluşan kan miktarının da artması sebebi ile rahim bölgesindeki büyüme bu kısma da vurmaktadır. Aşırı Kilo Aşırı kilo sebebi de kabızlığa neden olan etkenler arasında yer alır.

Bu durumda kişilerin basur olma riski artmaktadır. Fiziksel olarak olumsuz etkilenildiğinden beslenmeye de önem verilmesi gerekmektedir. Bağırsak Hastalıkları Kabızlık ve basur gibi başlıca bağırsak hastalıkları kişileri oldukça olumsuz etkileyen bir durumdur.

  1. Bu durum bu şekilde kalabildiği gibi ilerleme riski de vardır.
  2. Anamalı rahatsızlıkların belirtileri birbirine karışabilir.
  3. Bu durumda bu hastalığın tanısının uzman tarafından konulması gerekmektedir.
  4. Basur (Hemoroid) kanamasına ne iyi gelir? Basur için düzenli olarak sıvı tüketimi özellikle de su içilmesi gerekmektedir.

Kişiler tükettikleri besinleri dikkatli seçmeliler, lifli gıdalar yemelilerdir. Özellikle şeftali gibi meyveler sindirimi kolaylaştırır. Bu bakımdan kabız olunma riski de azalır. Baharatlı gıdaların tüketilmemesi de basur kanamasının önüne geçebilir. Aynı zamanda kişiler çok fazla ıkınıyorsa bu da basur kanamasına neden olacaktır.

  • Basur (Hemoroid) kanamasının nedenleri nelerdir?
  • – Fazla kilo- Hamilelik- Sıvı tüketiminin azlığı- Hareketsizlik- Kırmızı et ağırlıklı beslenme- Ağır yiyecek ve içecekler- Kabızlık- Kronik sindirim sistemi sorunları
  • – Baharat ve acının fazla tüketimi
  • Basur (Hemoroid) kanaması nasıl geçer?
  • – Düzenli beslenme- Sigara ve stresten uzak durma- Hareketli bir yaşam- Düzenli yoğurt tüketimi- Düzenli çorba içimi- Gazlı içeceklerden uzak durma- Bolca vitamin kaynaklı besinler tüketme- Keçi boynuzu tüketiminin arttırılması- Sabahları aç karnına papatya çayı içilmesi
  • – Toz zerdeçal tüketimi
  • Basur (Hemoroid) ile ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Hemoroidal hastalıkların tedavisinde geleneksel yöntemler olarak bilinen ve doğru sanılan yanlışlara da dikkat çekmek gerekir. Bunlardan biri kremlerdir. Vurgulamalıyım ki Sağlık Bakanlığı’nın onaylamadığı hiçbir krem sağlıklı değildir. Üstelik hemoroidal hastalıkların tedavisi krem de değildir.

  1. Bu anatomik olarak ve tıbben olanaksızdır.
  2. Hemoroidi; tuz basma, sülük yapıştırma, yakma, iple bağlama ya da bitkiyle iyileştirmeye çalıştırma gibi uygulamaların hiçbiri tedavi yöntemi değildir.
  3. Aksine kaçınılmaz ve tedavisi daha zor süreçlere varabilmektedir.
  4. Bazen de doğrular içine yanlışlar katılmaktadır.

Tıpkı sıcak su dolu bir leğene konulan bitki, ilaç ve hatta ozon ile hemoroidi bastırma, patlatma ve yakma gibi. Makata sıcak duş, banyoda hafif eğilerek uygun sıcaklıkta bir suyla makat bölgesine yapılan duş olmaktan ileriye geçmemelidir. Basurdan (Hemoroid) ameliyatsız kurtulmak mümkün mü? Mutluluk vericidir ki tıp bilimin geldiği nokta ve teknolojinin sunduğu fırsatlar, uzman ellerde daha etkin, daha kesin ve hızlı çözümler sunmaktadır.

Minimal invaziv yöntemler adı verilen bu yöntemlerle, hemoroidal hastalıklar, 10 dakikada, üstelik ameliyatsız tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemler anestezi de gerektirmemektedir. İşlem sonrası ağrı hissedilmemekte, işgücü kaybı yaşanmamaktadır. Yatış gerektirmeyen, hızlı, ağrısız bu yöntemler hastaların konforlu bir biçimde evine gönderilmesine ve hastalığın tekrarlanma riskinin düşürülmesine fırsat tanımaktadır.

Bu yöntemlerden biri Skleroterapi Yöntemidir. Hemoroidal pake köküne enjekte edilen biyokimyasal ajan ile hemoroide giden kan akımı durdurulur ve bu sayede hemoroidin küçülmesi sağlanır. İkinci yöntem Lastik bant ligasyonu yöntemidir. Hemoroidal pake köküne yerleştirilen bant ile hemoroide giden kan akımı durdurulmaktadır.

  • Böylelikle hemoroidin küçülmesi sağlanmakta ve bu bölgede hastalığın tekrar oluşmasını engellemektedir.
  • Üçüncü yöntem kızılötesi kuagulasyon yöntemidir.
  • Hemoroidal pake köküne uygulanan infrared ışık ile hemoroide giden kan akımının damar yapısını bozarak rahatsızlığı engellemektir.
  • Diğer bir yöntemse THD yöntemidir.

Küçültülmüş doppler cihazı ile hemoroidal dokulara ulaşan atardamarların tespit edilmesi ve bu atardamarların kapatılması işlemidir. Utanmayın, inanmayın, korkmayın! Utanmayın: Bu hastalığı yaşayan sadece siz değilsiniz. Bu hastalığa mecbur da değilsiniz.

Profesyonel hekimler sayesinde acınızı yenmeniz mümkün. İnanmayın: Ümit tüccarlarına, bilimsel olmayan yöntemlere, geleneksel uygulamalara, kremlere ve hastalığa ilişkin internetten ya da çevrenizdekilerden duyduklarınıza inanmayın. Bugüne kadar gördüğümüz üzüntü verici vakaların sebepleri içinde bu yanlış inanç ve duyumların olduğunu da lütfen unutmayın.

Korkmayın: Ameliyat olacağım diye korkmayın, uzun sürecek diye korkmayın. Tedavi edilemeyeceksiniz diye korkmayın. Sağlığınız, sevdikleriniz ve daha güzel bir yaşam için kendiniz için korkunuzu yenin. Hemoroidal hastalıkların tedavisi inanın umduğunuzdan da kolay.

  1. Basur olmamak için nelere dikkat edilmeli?
  2. – Yüksek lifli gıdalar tüketilmeli- Günde yeteri miktar su ihtiyacı karşılanmalı- Fiziksel ve psikolojik açıdan sağlıklı bir yaşam sürülmeli- Uzun süre oturan kişiler için düzenli molalar verilmeli- Dışkılama ihtiyacı doğduğunda beklemeden tuvalete gidilmeli
  3. – Baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı

: Basura (Hemoroid) ne iyi gelir, nasıl geçer? Basur ağrısına evde bitkisel tedavi

Sıcak su torbası hemoroide iyi gelir mi?

Hemoroid Tedavisi HEMOROİDLERİN TEDAVİSİ Hemoroid tedavisinde yöntemler pek çok olup bunlar 3 grupta toplanabilir: 1 – İlaç ve diyet ile yapılan, konservatif, yani medikal tedaviler.2 – Az invazif müdahale ile yapılan konservatif tedaviler.3 – Cerrahi tedaviler HEMOROİDLERİN MEDİKAL TEDAVİSİ Hemoroidlerde en sık görülen şikayet, kanayan veya çamaşırı kirleten ağrılı ve ağrısız anal memelerdir.

Ağrı ve kanama mümkünse hemen ilk muayene sırasında giderilmeli; örneğin İNFRARED IŞIN, SKLEROTERAPİ (iğne ile kurutma) LASTİK BANT İLE BAĞLAMA gibi bir yöntem uygulanabilir. Hastaya veya yakınına, evde yapılacak ilaç ve diğer işlemler; spazm yapmış anüsün, sıcak uygulamaları ile yumuşatılması; hijyen ve diyet öğretilir.

Henüz yeni cerrahi veya konservatif tedavi geçirmiş veya acil bir müdahale gerektiği halde; buna engeli bulunan akut anal fissür veya hemoroid gibi alevli bir anal patolojisi olan her hasta, ortalama bir hafta süre ile şu ALTIN KURALLARA UYMALI: 1 – Ilık Su Oturma Banyosu Anal bölgede cerrahi veya medikal her ne patoloji varsa, tedavide birinci ilke, düzenli ılık su oturma banyosu sıcak torba uygulaması yapmaktır.

Ağrı durumuna göre, yaklaşık bir hafta süre ile günde, 3 ila 6 kez 20 – 30 dk. ılık suya oturmalı ve daima ılık su ile taharetlenmeli ve ardından, sıcak su torbası üzerine oturmalı. Böylece ağrı, ödem, şişlik ve iltihabi görüntü bir hayli geriler.2 – Ağrı Kesiciler Ağrı kesici kullanımı şarttır. Ağrı kesiciler tablet, iğne veya Merhem şeklinde olabilir.

Bunlar anal spazmı yumuşatır; ödemi, şişlikleri ve dolayısıyla ağrıyı hafifletir. Gerekirse ağrıyı tamamen gidermek için bir iki gün süre ile günde tek doz ağrı kesici iğne yapılmalı. Ağrıya asla izin verilmemeli, yoksa ağrı, spazmı ve iskemiyi, o da yeniden hemoroidal şişmeyi getirir.3 – Hemoroid Merhemleri Başta akut yani alevli durumlar olmak üzere; bütün hemoroilerde müdahale yapılmış olsun veya olmasın merhem kullanılır.

  • Bunlar antiseptik, damar büzüştürücü, ağrı ve ödem ve kaşıntı giderici veya yumuşatıcı etkiler taşır.
  • Merhem seçimi şikayetlerin cinsine, hastalığın derecesine, muayene bulgularına göre değişir.
  • Yanlış merhem kullanımları ile ciddi komplikasyonlar olmasa bile şifa gecikebilir.
  • Örneğin üzeri zedelenmiş ve bu yüzden kanayan veya fissür veya fistül hastalığı olanlarda kortizonlu merhemler tedaviyi olumsuz etkiler veya merhemlerin bir kısmı 2 haftadan daha uzun süre kullanılırsa allerjik kaşıntı ve çevrede sulanma yani medika mentoza yapabilirler.

Yine uzun süre merhem kullanmak gerekiyorsa yan tesiri olmayan, vazelinli, kortizonsuz merhemler tercih edilmelidir. Akut, tromboze ve müdahaleli hemoroidlerde genellikle enfeksiyon olduğu için tedaviye antibiotikli merhem de eklenmelidir. Yoksa enfeksiyon ödem, şişlik ve gerginlik dolayısı ile ağrının şiddetini arttırır ve portal venlerde nadir de olsa pileflebitis denilen ve bağırsaklardan karaciğere uzanan bir yaygın enfeksiyon riski oluşturabilir.

  1. Belirgin bir lokal enfeksiyon varsa reçeteye bir de oral antibiyotik eklenmelidir.
  2. Enfeksiyonun baş belirtisi ateş ve üşüme nöbetleri hemoroidlerde soyulma yaraları ve akıntılar ve şiddetli ağrıdır.
  3. Merhemler, hastaların ihtiyaç talebine göre günde 2 – 6 kez uygulanır.
  4. Uygulama, duruma göre kanülle veya parmakla olabilir.

Merhemleri tercihen parmakla, anüs içine, masaj yaparak uygulanmalı. Böylece anal genişleme yapılmış yani spazm çözülmüş olur. Yavaş yavaş ödem ve şişlik azalır. Spazm ve ödem çözülünce ağrılar da azalır. Özellikle tuvaletten sonra merhem kullanımı ihmal edilmemelidir.4 – Gaitanın yumuşatılması Gaitanın yumuşatılmasıve sayısının azaltılması mutlak suretle gereklidir.

  • Hemoroidlerin ve fissürerin oluşması veya alevlenmesinde, gıdaların türü, gaitanın sertliği veya yapışkanlığı, kabızlığın veya sık sık dışkılamanın ve bazen de ishalin olumsuz etkileri olduğu için ishal ve özellikle kabızlık mutlaka düzeltilmelidir.
  • Tuvalete çıkış programlanmalı ve düzene sokulmalıdır.

A) ERKEN DÖNEMDE KABIZLIĞIN VE İSHALİN ÖNLENMESİ: Akut yani alevli hemoroid varsa ağrıyı, ödemi, spazmı ve kanamaları önlemek için anüsü ve hemoroidi tahrişten korumak için gaita çıkış sıklığını azaltmalı, böylece hem kabızlığı hem de ishali tamamen önlemelidir.

  1. Bunun için posasız ve baharatsız gıda tüketilmeli ama müshil alınmamalıdır.
  2. Her öğünde bir dilim kepekli ekmek ile şu yemek türlerinden ikişer, üçer çeşit alınmalıdır.
  3. Süt, peynir, yoğurt, ayran, dondurma, muhallebi, sütlaç, yoğurtlu veya sütlü çorba ve salep gibi süt ürünleri: tarhana, pirinç, un, tel şehriye, tavuk suyu çorbası ve süzme sebze çorbası gibi çorbalar, tahin helvası, revani, pekmez, bal, dondurma, çikolata, un veya yaz helvası gibi kalorisi yüksek tatlılar; kuş burnu, kızılcık, ahu dudu, akra dut, çilek kabuğu soyulmuş şeftali, portakal, mandalina, armut, erik, muz gibi meyve ve bunların marmeladından elde edilmiş şurupları vb.

gibi posasız ve baharatsız, sulu gıdalar; az miktarda ceviz, badem, fındık ve fıstık gibi yağlı tohumlardan yemeli. Her fırsatta özellikle kuru bir şey yiyince bol su veya şurup içmeli; ayrıca merhemler veya hijyenik lavmanlar mümkünse kanül yardımı ile anüs içine verilerek gaita iyice yumuşatılmalı.

  • İshal eğilimi varsa; çay kola, kahve, tuzlu ayran ve ishal giderici ilaç almalı.
  • Çünkü ishal, anüsteki her türlü hastalığı, özellikle ameliyat yaralarını kimyasal olarak tahriş ve tahrik eder, iyileşmeyi geciktirir, ağrılı ve hastalıklı süreyi uzatır, iyileşme süreci uzayan yaralar, darlıklara yani anal stenozlara neden olur.

İshalin bir günden fazla uzamasına dahi izin verilmemeli, gerekirse ishal önleyici ilaç alınmalıdır. B) GEÇ DÖNEMDE KABIZLIĞIN ÖNLENMESİ: Akut dönemi, yani ağrı ve kanamaları geçmişse, veya hemoroidi kronikleşmişse veya yeni hemoroid oluşumu önlenmek isteniyorsa yine gaita çıkış sayısı ve sertliği azaltılmalı; ancak bu kez perhiz genişleterek bol posalı gıda alınmalı; yani (A) şıkkındaki yiyecek ve içeceklerden çay, kahve ve kola hariç hepsi serbest olup, en başta erik, kayısı, incir, armut, üzüm olmak üzere; kiraz, vişne, kuş burnu ve şeftali vb gibi günde 1 – 2 kg meyva; mümkünse soyulmadan taze, kuru, komposto veya hoşaf şeklinde yenmeli.

Ayrıca başta ıspanak, pazı, labada, semiz otu gibi ot yemekleri; salatalık, domates, kabak, acur, marul, bamya, lahana, pırasa, yeşil soğan, yeşil biber, taze fasulye, taze bakla, börülce, kereviz gibi yeşil sebzelerden günde 1 – 2 kg çiğ ve pişmiş veya salata şeklinde yenmeli; çorbalar ve pilavlar bol sebzeli olmalı veya kişi başına bir kaşık kepek ürünler tercih edilmeli.

Her yenilen kuru gıda, meyve, sebze ve yemekten sonra su veya daha da güzeli, erik veya kayısı marmeladından yapılmış hakiki şurup tüketilmeli; kırmızı et, pirinç iyice azaltılmalı, onların yerine beyaz et, bulgur, ceviz, çiğ veya taze fındık ve badem yenmeli.

  • C) TUVALET DÜZENİ, BARSAK EĞİTİMİ VE HİJYEN: Hem akut hem de kronik hemoroidlerde ve hem de anal fissürlerde, günde bir veya iki kez ve hep aynı saatte ve ihtiyaç olsa da olmasa da tuvalet çıkılması kabızlığı, anüs tahrişini ve hastalığın alevlenmesini önler.
  • Bağırsaklar daha iyi çalıştığı için sabah uykudan kalkınca, bir büyük bardak erik, kayısı marmeladı suyu, süt veya sütlü bal şerbeti içmeli veya kahvaltı yapmalı veya su içip tuvalete gitmeli.

Tuvalet ihtiyacı ve çıkış saati asla ertelenmemeli, yoksa kabızlık giderilemez. Aşırı gaz sorunu, veya çok gazlı cıvık gaita varsa, iyileşme gecikebilir, bu durumda enterkolit veya amip enfeksiyonu araştırılıp, tedavi edilmelidir. Yalnız başına gaz giderici kullanmak sorunu düzeltmez.

Hijyen şarttır. Hijyen, anüsün ve etrafının; dışkı ve akın tılardan tamamen arındırılması yani ideal tahareti demektir ; yoksa çok muharriş olan dışkı ve iltihabi akıntılar, hemoroid, fissür, fistül ve her türlü rahatsızlığı azdırır, Anal kaşıntı ve beklenmeyen ağrılarda emin olana kadar bol ılık su ile temizlenmeli,

İyileşme yoksa fistül, fissür, proktit veya mantar enfeksiyonu gibi bir başka neden araştırmalı. HEMOROİDLERİN, AZ İNVAZİF AĞRISIZ YÖNTEMLERLE PRATİK TEDAVİSİ

Ruber bant ligasyon, yani lastik bant ile boğma. İnfrared ışın ile koterizasyon veya kısaca fotokoagulasyon veya halk deyimi ile LAZER. Sklerozan ilaçlarla, yani iğne ile kurutma.

En moda, gerçekten de etkili, ucuz, pratik, az ağrılı ve hatta tamamen ağrısız ve en çabuk sonuç veren yöntemlerdir.I. – II. derece hemoroidlerin tamamı, III. derece hemoroidlerin %70’i ve bütün hemoroidlerin ise %90’ı bu yöntemlerle tedavi edilebilir. Bununla beraber başarıyı arttırmak için 1) maddenin (a) şıkkı en az 1 hafta ve duruma göre nüks eğilimi varsa (b) şıkkı, tedaviye eklenmeli, tahrik ve tahriş edici başka sebepler varsa onlar da giderilmelidir.

  • Her üç metodun uygulama alanı ve etkinlik derecesi aynıdır.
  • Ancak meşhur tabir ile “en iyi yöntem, kişinin en iyi becerebildiği yöntemdir “.
  • Bununla beraber her birinin diğerine üstün veya hastaya göre tercihe şayan tarafları vardır.
  • Örneğin infrared koagulasyon çok pratik, en az ağrılı veya ağrısız ; ancak en pahalı yöntemdir,
See also:  Qual A SequêNcia Do Senhor Dos AnéIs?

Hepsinde 1 hafta sonra kontrol ve bazan ikinci kez müdahale gerekebilir, hiç bir mahzuru olmadan, poliklinik şartlarında tekraren uygulanabilir. a-Infrared koagulasyon: LASER ışık gurubuna yakın, zaman ayarlı bir sıcak ışık olup, çok iyi kontrol edilebilir ; 1-2 saniyede kanamaları durdurabilir ve 1-3 saniyelik uygulamalarla I.

Hemoroid Ne Iyi Gelir Hemoroid Ne Iyi Gelir
Şekil 1 : İnfrared koagülator cihazı Şekil 2 : İnfrared koagülasyonun uygulama yeri Şekil 3 : İnfrared koagülasyonun uygulama yeri

b-Skleroterapi : Akut veya alevli olmayan I. ve II. bazen de III. derece hemoroidlerin başta POLIDOCANOL olmak üzere çeşitli sklerozan ilaç injeksiyonları ile nedbe oluşturarak büzüştürülüp anorektal duvara, eski yerine fikse edilmesi yani yapıştırılmasıdır.

  1. Hemoroidin büzülüp kaybolması bir iki haftayı alır.
  2. Ancak hemoroid veya başka nedenle bir kanama varsa bir kaç dakikada durur.
  3. İşlemden önce ve sonra antisepsi ve uygun merhem ile topikal anestezi yapılır.
  4. Başka işlem yapılmaz.
  5. Bazen iğne yapılan yerde birkaç gün devam eden az ağrılı bir şişlik oluşabilir veya et suyu şeklinde az bir akıntı olabilir.

Bu gibi durumlarda hastanın ihtiyacına göre 1. maddedeki şıklara kısmen veya tamamen uyması öğütlenir ; örneğin 1 hf süre ile posasız, sulu gıda yemesi önerilir, Bir hafta sonra, ihtiyaca göre mükerrer kez injeksiyon yapılabilir. Ehil ellerde yapılan skleroterapi, infrared koagulasyon ve bant ile bağlama yöntemi gibi küçük müdahalelerin hiç birinde gaita kaçağı v.b.

Gibi komplikasyonlar olmaz; hastane ve evde yatmayı gerektirmez, işinden, mesaisinden alıkoymaz. c-Lastik bant ile boğma: Tromboze olmayan, örneğin sık sık kanayan I. derece ve II. bazen III. daha az olarak da IV. derece iç hemoroidlerin pratik tedavisinde uygulanır. Eksternal hemoroidlere lastik bant uygulanmamalı, yoksa çok ağrı yapar.

Bağlanan hemoroid pakesi bir iki gün içinde eriyerek söner ve bant düşer. Yerinde pek belirti vermeyen, küçük bir yara kalır. O da bir haftada kaybolur. Bu süre içinde arasıra çamaşıra bulaşan, et suyu şeklinde az bir akıntısı olabilir. Daha fazla sorun olmaması için, 1 hafta posasız, sulu gıda yemesi önerilir. Hemoroid Ne Iyi Gelir Hemoroid Ne Iyi Gelir Hemoroid Ne Iyi Gelir HEMOROİDLERİN CERRAHİ TEDAVİSİ Hemoroid tedavisinde cerrahinin yeri %10’dan az olmalıdır. Çünkü cerrahi girişimlerde, özellikle ehil olmayan ellerde, genelde 1-2 hafta süren şiddetli ağrılar ve beklenmeyen komplikasyonlar olabilir. Cerrahi girişimler, genel anestezi, yani narkoz ve hastanede yatış, önceden müshil ve lavman ile barsak temizliği ve ayırıcı tanı için rektosigmoidoskopi gibi zahmetli bir ön hazırlık yapmayı gerektirir.

Anüs içine itilemeyen ağır IV. derece, akut veya kronik hemoroidler. Tromboze, yani pıhtı oturmuş, ağrılı hemoroidler. Çamaşırı kirleten, akıntı ve kaşıntı yapan fissür, skin tag, rektal polip, Condyloma accuminatum.

v.b. gibi zaten cerrahi tedavi gerektiren ek bir anal hastalığı olanlara cerrahi girişim mecburidir. Cerrahi girişimlerin avantajları daha etkili ve daha kalıcı netice vermeleridir. Ancak daha sıkıntılı ve pahalı, daha meşgul edici, daha ağrılı ve istenmeyen yan etkileri daha fazladır.

Whitehead’in tarif ettiği şekilde, anal mukozanın çepeçevre tamamen çıkarılması. Eisenhammer’in tarif ettiği şekilde, hemoroidlerin submukozal olarak çıkarılması. Milligan ve Morgan’ın tarif ettiği şekilde, hemoroidlerin açık olarak çıkarılması. Hemoroidlerin yarı açık veya yarı kapalı şekilde çıkarılması. Parks’ın tarif ettiği şekilde, hemoroidlerin, klemplenerek eksize edilip yaranın kapalı bir şekilde sütüre edilmesi.

HEMOROİD AMELİYATINDAN (CERRAHİ TEDAVİDEN) SONRA YAPMANIZ GEREKENLER 1- Hemoroid müdahalesinden sonra, tedbir alınmazsa birkaç gün ağrı olabilir. Ağrı gelmemesi için 3-5 gün süre ile 8 saatte bir ağrı kesicinizi, meyve suyu ile birlikte içmeye başlayın.

  • Ağrı başlayacak gibi olursa veya gece yatmadan önce kalçadan ağrı kesici iğneninizi yaptırın.
  • Ağrı geçmezse bir bardak tuzlu ayran içtikten sonra ikinci bir ağrı kesici iğne yaptırın 2- Ağrı gelmemesi için bir başka pratik yöntem ılık su oturma banyolarıdır.
  • İyileşene kadar veya ağrı tehdidi olduğu sürece, 7-10 gün süre ile, fırsat buldukça veya günde 3-6 defa ılık su içine 10 dk süre ile oturun.

Sudan kalkarken merheminizi parmakla en içeriye sürün, sıkmış olan anal kasları gavşetin. Çünkü ağrının nedeni anal kasların aşırı sıkması, yani spazm yapmasıdır.3- Ağrı gelmemesi için, İlk 2-3 gün, tuvalet ihtiyacı hissedince HEMEN TUVALETE GİTMEYİN.

  1. Operasyon etkisi ile yalancı bir tuvalet hissi gelebilir.
  2. Bu his tuvalete oturunca artabilir, ağrıya dönüşebilir.
  3. Dolayısı ile ilk günler tuvalet için ılık su içine oturun, ıkınmadan 10 dk bekleyin, kendinizi gevşetin çıksın; zorlarsanız ağrı veya az da olsa kanama olabilir.
  4. Anama olması halinde kanamayı görünce hemen kalkın.

Bir fincandan fazla kanamalarda hemen uzanıp yatın, bir bardak tuzlu ayran için ve bizi haberdar edin.4- Günde 3 defa olmak üzere, tok karnına hemen MELİSA veya REZENE ve FORM ÇAY içmeye başlayın ve ömür boyu devam edin. Ancak ishal olursanız, Form çayı günde bire indirin, Melisa içmeye devam edin.

Melisa ve form çaya başka bitkisel çayları da katabilirsiniz.5- İlk 3 gün tavuklu, sebzeli, pirinçli, şehriyeli, mercimekli veya sevdiğiniz her tür çorba, az miktar ekmek, yoğurt, süt, az tuzlu ayran, yumurta, peynir, tereyağı, bal, reçel, açık çay, taze meyve suları, soyulmuş meyveler, püreler gibi posasız gıdalar tüketin.6- POSALI DİYET: Dördüncü günden itibaren, ömür boyu devam etmek üzere, POSALI DİYET e başlayın.

Bütün yeşil ve kuru sebzeler; özellikle ıspanak, bamya, pırasa, lahana, kereviz, patates, domates, patlıcan, acı ve tatlı biber, soğan, taze ve kuru fasulye, nohut, mercimek, bezelye, bulgur ve kepekli ürünler posalıdır. Bütün taze ve kuru meyveler; özellikle erik, armut, kayısı, incir, hurma, kabuklu elma, mandalin ve portakal ayrıca hoşaflar ve kompostolar da posalıdır.7- POSASIZ YİYECEKLERİ KISITLAYIN: Çay, kahve, kola, alkol, gazoz gibi soğuk meşrubat, gofret ve çikolata, bisküvi, kurabiye, pasta, krema, beyaz ekmek, sade makarna, sade su böreği gibi beyaz unlu mamuller sade kebap, sade kırmızı et, sade kaşar ve muz gibi posasız ürünleri kısıtlayın.8- Müdahaleden 2-3 hf sonra halen dışkılamada anal ağrılı zorlanma, birkaç damla kanama, anüsün kenarında sabit bekleyen hassas bir memecik var ise anal fissür yani iyileşemeyen anal yaracık söz konusudur.

Bu durumda ılık su oturma banyolarına ve parmakla anüs kaslarını gevşetmeye tekrar başlayın. CERRAHİ VEYA KONSERVATİF TEDAVİSİNDEN SONRAKİ UZUN VADELİ TEDBİRLER Dikkat edilmediği takdirde hemoroid, fissür, proktit ve fistül gibi proktolojik hastalıklar nüksedebilir. Aslında her hastalık ve hayatın her alanı böyledir.

Bir başka önemli husus da hastalığı eskitmemek, kronikleştirmemektir. Tedbirde en mantıklı yol predispozan, yani asıl nedeni bilmek, bu bilgiyi bundan sonraki gelişmeleri anında hekimle paylaşmaktır ve olayı baştan önlemektir. En önemli tedbir kabızlığı önlemektir.

Sirke basura iyi gelir mi?

Sirke Hemoroidi Artırır mı? – Sirkenin hemoroidleri artırdığına dair kesin bir kanıt bulunmamaktadır Ancak, sirkenin içeriğinde bulunan asit, doğrudan ciltle temas ettiğinde makat bölgesini tahriş edebilir bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır. Sirkenin basur (hemoroid) semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceği düşünülmektedir, bir iki damla su ile karıştırılıp tampon yapılarak bölgenin temizliği sağlanabilir.

Hemoroide Aloe Vera sürülür mü?

Hemoroide İyi Gelen Doğal Bitkisel Reçeteler? – Şifalı bitkilerin hemoroid üzerinde etkili olması için damarlar ve doku üzerinde etki sağlamaları gerekir. Bazı şifalı bitkiler iltihap önleyici ve yok edici etkilerinden ötürü hemoroid rahatsızlığına karşı iyi gelmektedir.

Vücudun doku hasarına karşı aksiyon sağlarlar ve oluşan şişlikleri dıştan ve içten en aza indirirler. Kanamayı kesme özelliği olan doğal bitkiler hemoroid rahatsızlığından kaynaklanan kanamaları azaltarak oluşan hasar nedeni ile zarar görmüş dokuları sıkılaştırırlar. Hemoroid için faydalı olan bu şifalı bitkilere birlikte göz atalım.

At Kestanesi: Özellikle şifacılar tarafından eskiden beridir varis ve hemoroid tedavisi için kullanılan şifalı bitkilerden sadece bir tanesidir. Etken bileşenleri ile tohumları kanamayı durdurucu ve iltihap yok edici özellikleri vardır. Atkestanesi kaynatılarak çay olarak içilebileceği gibi soğuyan çayla bir pamuk yardımıyla pansuman yapılabilir.

Tavşan Memesi Otu: Kökleri tıbbı olarak ilaç yapımında faydalanılan bitkiler arasında yer almaktadır. Yüz yıllardır damar sağlığı ve dolaşım sistemi için kullanılır. Bileşiminde bulunan kimyasal maddeler damarları sıkılaştırarak hemoroid tedavisine fayda sağlar. Aloe Vera: Hemoroid tedavisinde çoğunlukla tavsiye edilen bitkiler arasında yer almaktadır.

Afrika kökenli olan bu bitki tüm dünyada ev bitkisi şeklinde yetiştirilebilmektedir. Yaprakları arasında yanıkları ve yaraları tedavi etmekte kullanılan duru, sıvı şeklinde bir jel bulundurmaktadır. Bu jeli evlerde yetişen aloe vera bitkisinin yapraklarından birisinin kırılması ile elde edilebilir.

Bu jeli mir miktar pamuğa dökerek direk olarak basura sürülerek uygulanabilir. Ayrıca cilt bakımı için zamanı olmayanlar eczanelerden aloe vera isimli jeli temin ederek aynı uygulamayı yapabilirler. Kantaron Yağı: Genellikle bebeklerde meydana gelen pişikler için kullanılan kantaron yağı hemoroid rahatsızlığına oldukça iyi gelen bitkiler arasında bulunmaktadır.

Kantaron yağının oluşan yaralara ve tahriş olmuş dokunun yenilenmesinde ve kanamanın durdurulmasında etkili olan özelikler taşır. Hücreler ve cilt yenileyici, iyileştirici özellikleri sayesinde hemoroid rahatsızlığına iyi gelmektedir. Papatya: Her derde şifa olan papatya hemoroid rahatsızlığında da oldukça iyi bir iyileştiricidir.

  • Hemoroid belirtileri gözlenmeye başladığında özellikle papatya içerikli kremlerin yanı sıra soğutulan papatya çayını bir pamuk yardımıyla hemoroid üzerine pansuman yapabilirsiniz.
  • Papatya özellikle iltihap giderici ve tahriş, kaşıntı oluşumlarına iyi gelmektedir.
  • Efir Ve Yoğurt: Bu iki kıymetli besin de bağışıklık sistemi ve sindirim sağlığı için son derece yararlı olan iyi huylu probiyotikleri yani bakterileri içerir.

Bu bakteriler basuru önlemeye ve tedavi etmeye iyileştirmede yardımcı da olabilir. Kefir vücudun sıvı kaybını azaltarak tuvalet ihtiyacını kolaylaştırır. Detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Basur olan nasıl yatmalı?

  1. Ana Sayfa
  2. GENEL CERRAHİ
  3. HEMOROİD
  4. HEMOROİD MUAYENESİ NASIL YAPILIR?

Hemoroid teşhisi için muayene şarttır. Muayeneye gelmeden birkaç saat önce tuvalet ihtiyacınızı gidermiş olmanız muayene sırasında size rahatlık sağlar. Muayenede sizden sedyenin üzerinde, dizleriniz üstünde öne eğilmiş, alnınız ve dirsekleriniz yere değecek vaziyette (diz-dirsek pozisyonunda) durmanız istenir.

  • Dış hemoroid yastıkçıklarının ve makat çatlaklarının görülmesi için anal bölge etrafındaki derinin hafifçe yanlara doğru çekilmesi yeterlidir.
  • Ancak iç hemoroidlerin değerlendirilmesi veya o bölgede muhtemel başka rahatsızlıkların saptanması için bağırsağın son 5-6 santimetrelik kısmının, makat kanalını görmeye yarayan bir alet (anaskop) ile ve parmak ile değerlendirilmesi (rektal tuşe) gerekir.

Bunun için parmak ucuna ve anal girime kayganlaştırıcı krem sürülerek parmak içeriye doğru ilerletilir. Bu işlem çok rahatsız edici gibi görünmekle beraber -makat çatlağı olan hastalar hariç- ağrısızdır. Hastanın kendisini olabildiğince rahat bırakması gereklidir.

  • « PIHTILI BASUR (TROMBOZE HEMOROİD) NEDİR?
  • MAKATTA HER ŞİKAYET HEMOROİDTEN Mİ OLUR ? »

Paylaş Facebook Twitter E-Mail Whatsapp Sitede yer alan metinler tıbbi tanı veya tedavi kılavuzu niteliği taşımaz. Bilgilendirme metinlerine dayanılarak yapılacak uygulamalardan site sorumlu tutulamaz. Copyright Muted Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti. Web Tasarım Sarvon®

Hemoroid için hangi tuvalet?

KABIZLIK, HEMOROİD VE FİSSÜRDEN KORUNMAK İÇİN KURALLAR VE DİYET KABIZLIK, HEMOROİD VE FİSSÜRDEN KORUNMAK İÇİN KURALLAR VE DİYET 1- Kabızlıktan şiddetle sakının. Unutmayın, kabızlığın birinci sebebi spastik kolon yani sinirsel kolittir. Sinirsel kolitin ise asıl sebebi sitres, düzensiz yaşam, iş yoğunluğu,aşırı titizlik ve gerginliktir.

  • Tedavide herşeyden önce psikolojik olarak rahatlamanın yolunu bulun gerekirse psikolojik destek alın.
  • Düzenli yeme içme ve tuvalet alışkanlığı edinin.
  • Soğuklardan, soğuk ve asitli içeceklerden sakının.
  • Tatil günleri dahil, her sabah aynı saatte kalkın.
  • Elinizi, yüzünüzü, ayaklarınızı ılık su ile yıkayın ve kahvaltıya oturun.

Kahvaltıda mutlaka sebze ve meyve bulundurun. Ayrıca bir bardak ılık ballı süt, bal şerbeti, erik marmelatı suyu, kayısı marmelatı suyu gibi bir içecek mutlaka bulunsun veya en azından bitkisel çay (siyah çay değil) için. Kahvaltıdan sonra tuvalete oturun.

  • Bu işlemler, barsaklarınızı, yani gastrokolik refleksi harekete geçirecektir.
  • Gün boyu her fırsatta erik, kayısı ve benzeri meyve suyu veya normal su içmeye devam edin.2-Tuvalet ihtiyacını ve saatini sakın tehir etmeyin.
  • Tuvalette 5 dakikadan fazla oturmayın.
  • Tamamen boşalmak için kendinizi zorlamayın.

Kolitiniz, kabızlığınız veya çıkışta anatomik veya fizyolojik sorunlarınız varsa tamamen boşalamazsınız ; ama oturdukça hemoroidleriniz daha fazla şişecek ve kalıcı torbalar oluşacaktır. Bu durumda Libalaks gibi bir fitil veya Fleet Phosphosoda gibi hijyenik bir basit lavman ile boşalma sağladıkdan sonra doktora danışın.

  • Tuvaletten sonra mümkünse daima bol ılık su ile temizlenip, gerekiyorsa yumuşatıcı bir melhem sürüp hemen kalkın.
  • Doktorun onaylamadığı melhemleri sürmeyin.
  • Allerjik reaksiyon gelişmesini önlemek için aynı melhemi 2 haftadan fazla kullanmayın, çoğunlukla saf vazelin (vazelin pure) melhem yeterli olacaktır.3 – Uzun süre ayakta veya hareketsiz oturarak durmayınız; veya aşırı yorulana kadar yürümeyin veya aşırı spor yapmayın.4 -Tahriş yapabileceğinden, taharetlenirken sabun veya şampuan kullanmayın.

Kurulanırken sert kağıt veya bez yerine yumuşak tuvalet kağıdını tercih edin.5 -Günde ortalama 1 kg meyve, 1 kg sebze, bol salata yiyin. Sofraya oturduğunuzda önce meyve ve sebze yemeyi tercih edin. Başta erik, incir, kayısı, armut, kiraz, dut, kuşburnu gibi meyvelerin tazesi, kurusu veya hoşafı; her türlü salata, ıspanak, marul, bamya, lahana, brokoli, turp, kereviz, havuç, taze bakla, taze fasulye, taze börülce, yeşil soğan, yeşil biber, pırasa, domates, salatalık, patates, semiz otu ve mantar gibi sebzeleri bolca tüketin,

  • Irmızı eti azaltın veya koyun eti, beyaz etleri tercih edin ve yanında bol sebze yiyin.
  • Çerez olarak ceviz, taze fındık ve badem yemenizin sakıncası yoktur.6 -Kepekli ekmeği tercih edin.
  • Her türlü çorba, pilav ve makarna vs.
  • Içine pişirirken kepek veya bol sebze ilave edin.
  • Pasta, kurabiye, sandviç, kraker ve börek gibi rafine un mamullerini, yağlı kuru yemişleri az tüketin veya kepekli olmasını sağlayın.7 -Gün boyu tuvalet temizliğinize özen gösterin.

En ufak anal kaşıntı ve kirlenme şüphesinde bol ılık su ile yeniden taharetlenin; hatta ılık suya oturun. Günde bir veya iki kez tuvalete çıkın; ikidenfazla tuvalet çıkıyorsanız ishal veya barsak enfeksiyonunuz var demektir; ishaliniz varsa koliti, hemoroidleri ve özellikle fissürleri, tahrik ve tahriş edeceğini ve kronikleştireceğini unutmayın.8 – Sigara, alkol, çay, kola, kırmızı et, aşırı baharat, aşırı kuru gıda, aşırı yorgunluk, aşırı uykusuzluktan sakının.9 – Şişmanlık ve hareketsizlikten sakının.

  • Şişmankişilerin hemoroid, proktit, fissür,mantar, çamaşır kirletme gibi proktolojik rahatsızlıkları, yani anüs hastalıkları fazla olur.
  • Bazen kabızlık nedeni çok karmaşık olabilir ve kurallara uyduğunuz halde sorunlar devam edebilir.
  • Örneğin perine organlarınızda sarkmalar, fıtıklaşmalar, anüs çıkışında açı bozuklukları veya puborektal adale askısında spazm olabilir.

Bunlar ancak yeniden muayene, defekografi, rektoskopi, ginekolojik muayene gibi ileri tetkiklerle belli olabilir ve tedavileri de hayli farklıdır. Bu durumları doktorunuzla daha yakın diyalog kurarak çözümlemeye çalışın. : KABIZLIK, HEMOROİD VE FİSSÜRDEN KORUNMAK İÇİN KURALLAR VE DİYET

Hemoroid ne kadar sürede iner?

Hemoroid iyileşme süreci ne kadar sürer? – Hemoroid hastalığının tedavisi cerrahi ve medikal yollar ile yapılabilmektedir. Günümüzde modern bir yöntem olan lazerle hemoroid tedavisi iyileşme sürecinin daha kısa oluşu sebebi ile tercih edilmektedir. Hemoroid tedavisi sonrası tam olarak iyileşme süreci yedi-on gün aralığında olmaktadır.

Hasta hemoroid ameliyatından sonra aynı gün ayağa kalabilmekte, kısa süre sonra normal hayatına dönebilmektedir. Hemoroid ameliyatı sonrasında hastanın iyileşme sürecini ağrısız ve konforlu geçirmesi için doktoru tarafından birtakım tavsiyeler verilir. Doktorunuz tarafından önerilenlere harfiyen uymalı, reçete edilen ilaçları zamanında kullanmalısınız.

Hemoroid ameliyatı sonrasında hasta bakımında dışkılama sonrası hijyen kurallarına azami dikkat edilmeli, yumuşak dışkı için içilen su miktarı artırılmalı, beslenmede lifli gıdalara öncelik verilmeli, uzun zaman ayakta durulmamalıdır. Ilık suda oturma banyoları önerilen saatlerde yapılmalıdır.

Basur memesi ne kadar sürede geçer?

Dış Basur Kendiliğinden Geçer mi? – Sıklıkla dış basurla karıştırılan anal hematom (makatta pıhtı toplanması) kendiliğinden küçülerek kaybolur ancak hemoroid için bunu söylemek mümkün değildir. Anal hematom gibi fazla ıkınmakla ortaya çıkan tromboze hemoroid de 2-4 haftada büyük oranda kendiliğinden küçülür.

Basuru iyileştirdiğini iddia ederek satılmaya çalışılan bitkisel ürünlerin etkili olduğu durum da bunlardır, zaten % 100 kendiliğinden düzelen soruna bitkisel ürünler uygulanır ve hastalık geçer, hasta da sorunun bitkisellerle düzeldiğini sanır oysa kullanmasa da aynı sürede kendiliğinden düzelecektir.

Dış basurdaki sorun farklı ve kalıcıdır. Bölge dokusunda değişim şekildendir yani çürük diş gibidir, kendiliğinden ya da ilaçlarla düzelme ihtimali yoktur. Zaman zaman içinde pıhtı toplanabilir, ıkınmayla kan göllenerek büyüyebilir ama hiçbir zaman tamamen yok olmaz.

Dış basurların tek tedavisi cerrahi olarak kesilip alınmasıdır. Lazer, lastikle boğma (rubber band ligasyon), THD, infrared koagülator gibi ameliyatsız ya da teknolojik ameliyatların dışarıdaki memelerin tedavisinde kullanımı yoktur. Eğer birlikte iç hemoroidler de varsa ve ikisinden de aynı ameliyatta kurtulunmak isteniyorsa yine çözüm klasik ameliyattır.

Klasik ameliyatların en başarılı olanı da Milligan Morgan ameliyatıdır. Milligan Morgan ameliyatı ağrılı ve zahmetli bir ameliyattır. Sadece dışarıdakiler alınırsa ağrı daha hafif düzeyde olur. Dışardaki basurlar kanama, ağrı vs gibi şikayete neden olmazlar, tedavi etmenin en önemli gereksinimi estetik olarak hastayı rahatsız etmesidir. Dokuz Eylül üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Op. Dr. İbrahim KAVAK 1991 yılından bu yana genel cerrahi uzmanı olarak hizmet vermektedir. Kıl dönmesi, hemoroid ve anal fissür gibi makat hastalıkları yanı sıra nasır, siğil ve ben tedavileri uygulamaktadır.

2 derece basur nasıl geçer?

Hemoroid HEMOROİD NEDİR? Halk arasında basur olarak bilinen hemoroid anüs ve rektum hastalıklarının başında yer alır. Anüs ve rektum, boşaltım sisteminin çıkış kapısı olup yaklaşık yirmi çeşit hastalığın görülebildiği ve pek çok hastalığın da indirekt belirtilerinin izlenebildiği yerdir.

Bu bölgenin hastalıklarına proktolojik hastalıklar ve proktoloji ile ilgilenen hekimlere de proktolog denir. Hemoroid, anüs içindeki hemoroidal toplar damarların zaman içinde anormal genişleyip kırmızı ve mor torbalar (memeler) şeklinde dışarı sarkması, (Resim 1 ve 2) bazen aşınıp delinerek dışkılama sırasında sık sık, parlak kırmızı kanamalar yapması, bazen memelerin aniden pıhtı ile dolup şiddetli ağrı, ödem, iltihaplanma, yaralanma ve ağrı yapmasıdır.

HEMOROİDİN OLUŞMA SEBEPLERİ

Hemoroid Ne Iyi Gelir
Resim 1: Hemoroidlerin şematik oluşumu.

En yaygın sebeplerden birisi kabızlıktır. Ayrıca, kolit, proktit, enterit gibi barsak enfeksiyonları, alkol, tahriş edici aşırı acılı gıda tüketimi, yetersiz hijyen, anüs içi hemoroidal damar duvar yapısının doğuştan zayıf olması veya sonradan zayıflayıp torbalanması, prostat büyümesi, tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak, gün boyu oturmak veya ayakta kalmak, aşırı yorgunluk, portal hipertansiyon, hamilelik, myoma uteri, over kisti vb.

  • Gibi karın içi büyük urlar, kronik ökrürük, şişmanlık gibi karın ve damar içi basınçlarını artıran başka hastalıklar diğer sebepler arasında sayılabilir.
  • HEMOROİD ÇEŞİTLERİ VE TEDAVİSİ Hemoroidler öncelikle iç (internal) ve dış (eksternal) olmak üzere ikiye ayrılırlar.
  • Hemoroidlerin çoğu iç hemoroid olup bunlar 4 derece olarak sınıflanır.

Ayrıca basit ve komplike; tromboze, akut ve kronik olmak üzere alt sınıflara ayrılırlar. Anüsün dış kenarındaki eksternal hemoroidal damarların aniden noktasal, tarzda cilt veya mukoza altına kanamaları ve pıhtı oluşturmaları da bir başka hemoroid çeşidi sayılabilir.

Resim3: Anoskop ile görülebilen grade 1 hemoroid.

1) Grade I (1. Derece) Hemoroidler: Hemoroid memesinin yukarı konumda kalıp, anüs dışına çıkmayıp ancak anoskop ile içeriye girildiğinde görülebilmesi halinde 1. derece hemoroid söz konusudur. Kendini sadece kanama ile belli eder. Bu memeler genellikle ağrısız olup, 1 cm’den daha küçük boyutlu, gergin ve ince duvarlı kanamaya hazır iç memeler şeklindedir ve ele gelmezler TEDAVİ: 1.

  1. Derece hemoroidler lastik bantla bağlama, sklerozan ilaç enjeksiyonu, halk arasında LASER olarak bilinen infirared ışık koagülasyonu gibi konservatif tıbbi yöntemlerle tedavi edilebilir; ameliyat gerekmez.
  2. Bazan sadece melhem, uygun diyet, ılık su oturma banyosu ve istirahat yeterli olabilir.
  3. Ancak hazırlayıcı sebepler araştırılıp onlar da ayrıca tedavi edilmelidir; örneğin asıl sebep akut bir barsak enfeksiyonu veya ishal ise; sadece antibiyotik ve ishal diyeti uygulaması bile yeterli olabilir.

Cerrahi girişim gerektirmezler.

Resim 4: Ikınınca kendini belli eden grade 2 hemoroid.

2) Grade II (2. Derece) hemoroidler: Bunlar dışkılama sırasında tuvalette ıkınınca anüs dışına çıkan ve ele gelen, ayağa kalkınca anal kanal içine çekilip kaybolan, ağrısız, 1 – 3 cm çapında Hemoroid memeleri olup, taharetlenirken genellikle püskürür tarzda veya hızlı damlalar şeklinde kanama yapar.Kanamalar bazan bir iki ay ara verebilir, bazan aylarca, her tuvalet çıkışında az da olsa görülür.

Resim 5: İtilmesse dışarda kalıp gittikçe morarıp, akıntı ve kanama yapan grade 3 hemoroid

3) Grade III (3. derece) hemoroidler: İç (internal) hemoroid memelerinin kolayca anüs dışına çıkması, sık sık pıhtı ve ödemle birlikte ağrı yapması, üzerinde iltihap ve aftlar şeklinde yaraların ve kanlı akıntının olması; içeriye itilmediği sürece anüs dışında kalması veya içeri geç çekilmesi halidir.

Resim 6: Eski hemoroid pakeleri ve içten gelen yeni hemoroid pakeleri, hastalığı alevlendirmiş.

4) Grade IV (4. derece) hemoroidler: Yıllarca süren kronik kabızlık hallerinde eski iç ve dış hemoroidlerin topluca aşağı sarkması, tuvalette veya koltukta çok oturma sonucu, memelerin büyük, ağrızsız, sulu, ıslak pakeler halinde anüs dışında çepeçevre yerleşip temelli kalmasıdır.

  • Ronikleşmiş grade IV hemoroidli hastaların, iyi temizlenememe ve sürekli mukuslu ve iltihablı akıntılar, kaşıntılar ve az fakat sık sık kanama sorunları vardır.
  • Memelerin üzerine oturunca hastanın canı yanar.
  • TEDAVİ: Pekçoğu iyi bir tıbbi tedavi, kabızlığı önleyici bol posalı diyet, düzenli tuvalet alışkanlığı gibi tıbbi ve hijyenik tedbirlerden kısmen yarar görürler.

Bir kısmında lastik bant veya skleroterapi ve infrared ışık ile koagülasyonu yeterli olabilir; ancak çoğunda cerrahi tedavi endikedir; ancak cerrahiye engel varsa, ömür boyu, konservatif tıbbi yöntemlere devam eder ve daima bol su, bol sebze, bol meyva alırlar; asla çay, kahve, kola, rafine gıda ve baharat alamazlar.

HEMOROİD KOMPLİKASYONLARI Hemoroid komplikasyonlarının başlıcaları: a) Uzun süreli kanamalar sonucu anemi ve buna bağlı hipotansiyon, halsizlik, iştahsızlık ve solukluktur. b) Memelerde yaralanma ve iltihaplanma sonucu lokal ve sistemik ateş.

Resim 7: Akut, tromboze hemoroid

c) Strangulasyon, yani dışarda duran hemoroid memelerinin; stres, alkol, ağır yemek, kabızlık, mushil kullanımı ve ishal gibi bir nedenle aniden pıhtılarla dolması sonucu şişip tamamının anüs dışına fırlaması ve orada kilitlenip kalması, anormal şişmesi ve şiddetli ağrı yapması.

  1. Bu safhada hemoroid memelerinin kan dolaşımı bozulmuştur ve dolayısı ile nekroz ve şiddetli ağrı gelişir.
  2. Artık geriye itilemez ve el değmez ve dışkılamaya, fitil koymaya, hatta melhem bile sürmeye izin vermez; dışkılama ve günlük yaşam ve bütün işler engellenir; ağrı ve kanamalar, enfeksiyon ve ateş yüzünden halsizlik ve iştahsızlık gelişir.

Hemoroidin en kötü şeklidir. Tedavi aciliyet gerektirir. Duruma göre önce konservatif tıbbi yöntemlerle başlanır. Gerekirse anında genel anestezi ve regional anestezi ile cerrahi eksizyon veya trombektomi, sistemik ve lokal antibiyotik uygulanır. HEMOROİD VE SPASTİK KOLON HASTALIĞINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER VE DİYET 1.

  • Düzenli, dakik, kahvaltı ve tuvalet,
  • Tuvaletten 5 dakikada çıkın.Gerekirse tuvalete günde 2 kez gidin.2.
  • Ahvaltı dahil her 3 öğünde,mutlaka bir tabak çoban salata yiyin.3.
  • Öğünlerinizde özellikle ıspanak, bamya, pırasa, semiz otu, yeşil fasulye gibi sebzeli yemekler.
  • Mümkünse çorba, börek türü her şey sebzeli olsun 4.

Her öğünde bir tabak dolusu hoşaf veya erik, incir, üzüm, kayısı gibi meyveler yiyin.5. Tahıl,mısır ve baklagiller gibi lifli gıdalar ve kepekli ürünler tüketin.6. Her yemekten sonra oda sıcaklığında bol ılık su için.7. Her öğünde mutlaka Melisa çayı için ve Keten tohumu alın.

Keten tohumunu herhangi bir tabak yemeğe bir tatlı kaşığı kadar katın.8. Tuvalette aktif, hızlı kanama olunca hemen kalkın ve 10 dk uzanıp istirahat edin.9. Çay, kola, muz, beyaz ekmek, sandviç, kurabiye,gofret, çikolata, pirinç pilavı, makarna, su böreği vb. gibi posasız ürünleri kısıtlayın. Bunlardan illa da yerseniz, birlikte bol sebze, meyve de yiyin ve bol su için.10.

Soğuk içeceklerden uzak durun; içecekleriniz oda sıcaklığında su, erik, kayısı cinsinden olsun. REFERANSLAR 1. Morinaga K,Hasuda K,Ikeda T.A novel therapy for internal hemorrhoids:ligation of the hemorrhoidal artery with a newly devised instrument (Moricorn) in conjuction with a Dopple flowmeter.Am J Gastroenterology 1995;90:610-3.2.

Sohn N,Aronoff J S,Cohen F S,Weinstein M A.Transanal hemorrhoidal dearterialization is an alternative to operative hemorrhoidectomy.Am J Surgery 2001;182:515-519.3. Bursics A,Morvay K,Kupcsulik P,Flautner L.Comparison of early and 1-year follow-up results of conventional hemorrhoidectomy and hemorrhoid aretery ligation:a randomized study.Int J Colorectal Dis 2003 July 5(Epub ahead of print).4.Shelygin IuA,Titov Aıu,Veselov VV,Kanametov MKh.Results of ligature of distal branches of the upper rectal artery in chronic hemorrhoid with assistance of Doppler ultrasonography.Khirurgiia(Mosk) 2003;1:39-44.5.

Arnold S,Antonietti E,Rollinger G,Scheyer M.Doppler Doppler ultrasound assisted hemorrhoid artery ligation.A new therapy in symptomatic hemorrhoids.Chirurg 2002 Mar;73:269-73.6.Muller-Lobeck H.Ambulatory hemorrhoid therapy.Chirurg 2001 Jun;72(6):667-76.

Hemoroid ilaçsız geçer mi?

Hemoroid (Hemoroidal Hastalık) Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroidler (ya da hemoroidal yastıkçıklar) bir hastalık olmayıp vücudumuzda bulunan ve gaz-gaita tutulması, büyük abdest sızıntısının önlenmesi gibi önemli fonksiyonları olan içerisinde damarsal ağlar barındıran normal anatomik yapılardır.

Hayat konforu üzerine direk etkili bu görevleri nedeniyle tedavisi hassasiyetle ele alınmalı hele hele ameliyatla bu yapıların çıkarılması yönünde karar verirken çok daha dikkatli olunmalıdır. Bazen bu anatomik yapıdan kaynaklanan ıkınma ile dışarı çıkma-sarkma, damarlarda oluşan tahribat ve yırtılmaya bağlı olarak kanama gibi şikayetler oluşabilmekte ve mevcut durum hemoroid değil “Hemoroidal Hastalık” olarak isimlendirilmektedir.

Hemoroidler anüste bulundukları yerlere göre iç ve dış olarak ikiye ayrılırlar. Anüs dışında bulunan hemoroidal yastıkçıklardan kaynaklanan hemoroidal hastalıkta en belirgin şikayet hastanın eline gelen, oturmakta-haraket etmekte güçlük çekmesine neden olan ağrılı şişliklerdir.

  • Bu durum sıklıkla hemoroidal pakenin içerisindeki kanın pıhtılaşması nedeniyle oluşur ve “Tromboze hemoroidal hastalık” olarak isimlendirilir.
  • İç hemoroidal hastalık da ise makatın iç bölümünde bulunan hemoroidal yastıkçıklardan kaynaklanır.
  • Hastalarda en sık dışkılama sırasında ortaya çıkan ağrısız, parlak kırmızı renkli taze kanama, makatta “meme oluşumu” olarak ifade edilen, hastanın kendisinin tuvalet esnasında iterek içeriye soktuğu çıkıntıların oluşumu şikayetleri görülür.

Bu aşamada gerekli önlemler alınmaz ise hastalığın ilerleyen dönemlerinde makattan sarkan pake hasta tarafından içeri itilemez ve buna bağlı olarak büyük abdest sızıntısı – makatta kaşıntı – hijyen sorunları da şikayetlere eklenir. Tedavi hastalığın evresine göre gerçekleştirilir.

  • Diyet uygulamaları, kabızlığı engelleyen yaklaşımlar ve ilaçla tedavi, ilk evrelerde tamamen hastalığı ortadan kaldırabilme özelliğine sahiptir.
  • İleri evrelerde ve hatta gereklilik halinde yapılacak bir ameliyattan sonrada bu uygulamalara mutlaka devam edilmelidir.
  • Anal bölgenin son derece hassas ve ağrıya duyarlı bir bölge olması nedeniyle hemoroidal hastalığın tedavisi, son derece dikkatle ele alınmalıdır.

Ameliyatla gerçekleştirilebilecek yanlış bir uygulamanın, ardından başkaca ameliyatların uygulanmasını gerektirecek ve kişinin ömür boyu müzdarip olmasına sebep olabilecek bir dizi soruna neden olabileceği unutulmamalıdır. Mide bağırsak sistemimiz (Gastrointestinal sistem) ağızdan başlayarak anüse kadar uzanım gösteren gıdaların alınması, öğütülmesi ve sindirilmesi gibi hayati fonksiyonları bulunan organlar bütünüdür.

Anüs, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturmaktadır. Gerek anatomik yapısı gerekse de dışkılama sırasındaki kasılma gevşeme gibi kompleks özellikleri nedeni ile anüs, günlük hayatımızdaki konforumuz üzerinde son derece önemli etkilere sahiptir. Hemoroidler, bu sistem içerisinde anüs olarak tariflenen alanda yerleşmiş, tüm canlılarda bulunan doğal anatomik yapılardır.

Büyük abdest ve gazın tutulması gibi tıpta “kontinens” olarak tariflenen bu mekanizmanın oluşmasında da çok değerli katkıları bulunmaktadır. Bu görevleri nedeniyle musluğun contası gibi düşünülebilirler. Hemoroid, normal anatomik bir yapının adıdır, yani bir hastalık değildir.

Yeni doğan bir bebekte, ileri yaşlı bir bireyde de normal şekilde bulunmaktadır. Genel cerrahi pratiğinde kanama, sarkma veya pıhtı oluşumu gibi bir hastalıklı durum olduğunda mevcut tablo “hemoroidal hastalık” olarak ifade edilmektedir. Yapıları itibariyle venöz (toplar damar) kan damarları topluluğu olarak da tanımlanabilirler.

Damarsal yapılardan oluşmuş olmaları bu yapı ile ilgili yaşanılan sorunlarda hastanın kanama yakınmasının olmasının da mantığını ortaya koymaktadır. Sunumun ilerleyen bölümlerinde anlatılacağı üzere bu damarsal yapılar içerisinde kan göllenmesine bağlı tromboz (pıhtı) oluşumu da yine aynı mantık içerisinde oluşmaktadır.

  • Ağızdan anüse kadar tüm mide bağırsak sistemi “mukoza” adı verilen, ıslak-nemli bir tabaka ile örtülüdür.
  • Bu tabaka sindirilen gıdaların emilmesini sağlamakta ve aynı zamanda gıdaların ilerletilmesini sağlayan kas tabakasının da üzerini örtmektedir.
  • Mukozal bariyer hemoroidlerin üzerinde de ince bir tabaka halinde bulunmaktadır.

Normal dışkılama mekaniğinde ıkınmakla birlikte anal kanaldaki tüm yapılar, belirli oranlarda aşağıya doğru uzanım-sarkma göstermektedir. Bu hastalığın olmadığı sağlıklı bir bireyde normal olarak kabul edilir. Bu sarkma sırasında hemoroidler de içeriden dışarıya doğru kısmi yer değişikliği göstermektedirler.

  1. Hemoroidal hastalık durumunda ise bu sarkma yakınması daha belirgin hale gelmektedir.
  2. Anüs, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturmaktadır.
  3. Gerek anatomik yapısı gerekse de dışkılama sırasındaki kasılma gevşeme gibi kompleks özellikleri nedeni ile anüs, günlük hayatımızdaki konforumuz üzerinde son derece önemli etkilere sahiptir.

Hemoroidler, anüs olarak isimlendirdiğimiz bu yapı içerisinde bulunan damarsal oluşumlardır. Makatın tam kapanması ve bu sayede gaz ve gaita (dışkı) kaçırılmasının engellenmesi gibi çok önemli görevleri bulunmaktadır. Hemoroidler iç ve dış hemoroidler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Günlük pratikte makattan sarkması, elle içeriye itilmesi ve kanama gibi yakınmalarının olması nedeniyle iç hemoroidler ile daha sık karşılaşılmaktadır. İç hemoroidler anüsün hemen içerisinde yer alırlar ve dışarıdan bakı ile görülmezler. Ancak hastalanmaları durumunda sarkma meydana gelir ve bu iç hemoroidler dışarıdan görülebilir hale gelirler.

Genel görüntüsü, birbirine sarılmış ince damarsal yapılar şeklinde olan iç hemoroidler normal bir bireyde sırt üstü yatar pozisyonda saat 3-7-11 hizalarında tomurcuk şeklinde yerleşik bir şekilde bulunurlar. Bu tomurcuk şeklinde bulunan kan damarları, toplar kan damarı özelliklerine sahiptirler.

  1. Abızlık, aşırı ishal, posadan zayıf besinler ile beslenme, mayalı içkilerin sıkça tüketilmesi gibi durumlarda bu damarsal yapılarda şişme (ödem) ve gerginlik meydan gelebilmektedir.
  2. Mevcut durumun düzelmesi ile bu ödem herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmaksızın kendiliğinden gerilemekte ve sorun çözülmektedir.
See also:  Kusmaya Ne Iyi Gelir?

Bazen de bu durum kronik (uzun süreli) bir seyir göstermekte ve hemoroidal hastalık belirtileri olarak da ifade ettiğimiz bu hemoroidler de sarkma ve kanama gibi şikayetler ortaya çıkabilmektedir. İç hemoroidlerdeki hastalığın ilk belirtisi kanamadır.

Genellikle büyük abdest ile birlikte ya da büyük abdestin hemen sonrasında makattan damla damla şeklinde kanama meydana gelmektedir. Kanama iç hemoroidlerdeki hastalığın erken dönemdeki ilk belirtisi olarak görülmektedir. İç hemoroidlerin makatın dışarısından görülebilir (sarkmaya bağlı) hale gelmesi hastalığın ilerlediği anlamına gelmektedir.

Anüs, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturmaktadır. Gerek anatomik yapısı gerekse de dışkılama sırasındaki kasılma gevşeme gibi kompleks özellikleri nedeni ile anüs, günlük hayatımızdaki konforumuz üzerinde son derece önemli etkilere sahiptir. Hemoroidler, anüs olarak isimlendirdiğimiz bu yapı içerisinde bulunan damarsal oluşumlardır.

Makatın tam kapanması ve bu sayede gaz ve gaita (dışkı) kaçırılmasının engellenmesi gibi çok önemli görevleri bulunmaktadır. Hemoroidler iç ve dış hemoroidler olarak ikiye ayrılmaktadır. Günlük pratikte makattan sarkması, elle içeriye itilmesi ve kanama gibi yakınmalarının olması nedeniyle iç hemoroidler ile daha sık karşılaşılmaktadır.

Bazı durumlarda ise içeriden dışarıya doğru olmayıp makata yakın cilt üzerinde ortaya çıkan ani başlangıçlı bu şişlikler olabilmekte ve bu şişlikler “dış hemoroid” adını verdiğimiz anatomik yapılardan kaynaklanmaktadır. Makatın hemen dış bölümünde kritik bir alan bulunmaktadır.

Tıpda “Anoderm” olarak ifade edilen bu bölge ter ve kıl bezleri barındırmayan son derece hassas bir alandır. Dış hemoroidler normal cilt altı lokalizasyonunda tamda bu alanında yerleşik olarak bulunmaktadırlar. Normal bir durumda dışarıdan bakı ile görülmezler. Genellikle aşırı ıkınma, uzun süren ishal, çok uzun süre oturarak çalışma ve bazen de ağır egzersiz (ağırlık kaldırma şeklinde yapılan) sonrasında makatta anoderm adı verilen bu hassas alanda ani başlayan şişlik şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bu durum tıpda “peri anal hematom” ya da “Akut tromboze eksternal hemoroid” olarak ifade edilmektedir. Günlük pratikte sıkça karşılaşılan iç hemoroidlere bağlı olarak görülen kanama ve sarkma gibi yakınmalardan ziyade bu hastalıkta şişlik ve bu şişliğe bağlı ağrı yakınması daha ön planda olmaktadır.

  1. Doğal sürecine bırakıldığında yaklaşık 1-3 hafta gibi bir süre içerisinde bu hematom (kan pıhtısı) öncelikle yumuşamakta, sonrasında ise geride bir cilt katlantısı bırakarak ortadan kaybolmaktadır.
  2. Başlangıç döneminde basitçe yapılacak bir cerrahi müdahale ile ortadan kaldırılması sağlanabilirse ilerleyen dönemlerde hastalık nüksü de (en azından bu alanda) ortadan kalkmaktadır.

Hemoroidal hastalıkda 3 önemli belirti bulunmaktadır. Bunlar kanama, sarkma (şişlik) ve ağrıdır. Bu üç belirti şikayetlerin iç ya da dış hemoroidler kaynaklı olmasıyla ve hastalığın o anki evresiyle direk ilişkilidir. Kanama: Tuvaletten sonra damlama şeklinde olan bazen yırtılmış olan hemoroid pakesinin (memesinin) büyüklüğüne bağlı olarak fışkırma tarzında da olabilen bir kanamadır.

Genellikle iç hemoroidler de sert bir dışkının travmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Damarsal yapılardan oluşmuş olan hemoroidlerin hastalanması durumunda ilk belirtisi kanamadır. İç hemoroidlerin derecelendirilmesini sağlayan ve 1’den 4’e kadar yapılan evrelendirme de tüm evrelerde kanama görülmektedir.

Kanama yakınması özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda çok daha belirgin ve uzun süreli olabilmektedir. Sarkma: İç hemoroidlerin makattan dışarı sarkmasıyla oluşan bir yakınmadır. Normal dışkılama içerisinde ıkınmakla olandan çok daha fazla miktarda sarkma durumu söz konusudur.

  • Sarkmanın derecesi evrelendirmeyi de sağlamaktadır.
  • Örneğin kendiliğinden içeri giden bir hemoroid evre 2 olarak isimlendirilirken, hastanın ancak eliye itebildiğini ifade ettiği hemoroid evre 3 elle bile itilemeyen ve hep dışarıda duran hemoroid ise evre 4 hemoroidal hastalık olarak isimlendirilmektedir.

Sarkmaya bağlı makatta kuruluk, tahriş ve akıntı devam eden belirtiler olmaktadır. Ağrı: Hemoroidal hastalıkta eğer tromboze bir dış hemoroid varsa veya iç hemoroidler kaynaklı bir tromboz yani pıhtı oluşumu söz konusu ise ağrı da oluşmakta eğer bu durumlar yok ise ağrı sık görülen bir belirti olmamaktadır.

Anal bölgede özellikle dışkılama sonrasında ortaya çıkan ve saatlerce devam eden ağrı, genellikle akut anal fissüre (makat çatlağı) bağlı olarak görülmektedir. Bu hastalıkta makatın hemen dışında ciltte bir katlantı da oluştuğu için bu durum hastalarımız tarafından meme oluşumu olarak hissedilerek hemoroidal hastalık ile karışmaktadır.

Kaşıntı: Hemoroidal hastalıkta sık görülen bir diğer belirtidir. Dışarı sarkan pakeye (memeye) bağlı olarak anal kanal içerisinden akıntı olmakta ve bu durumda kaşıntıya neden olmaktadır. Hemoroidal hastalıkta fizik muayene tanı konması için genellikle yeterlidir.

Anama, sarkma ağrı ve kaşıntı gibi yakınmaları olan hastaların yapılacak muayenelerinde hastalığın tanısı konulabilmekte bundan sonraki aşamada bu hastalıkla karışabilecek diğer hastalıkları ekarte etmek için bir dizi inceleme yapılmaktadır. Makattan sarkma ya da hastalarımızın ifadesiyle meme oluşumu dışarıdan rahatlıkla görülebilecek bir durumdur.

Bu muayene esnasında kullanılacak anaskop adı verilen bir cihaz ile iç hemoroidlerin durumu net bir şekilde görülerek değerlendirilebilir. Aynı zamanda bu cihazlarla müdahale etme imkanı da söz konusudur. Genellikle uzun süre tedavisiz bırakılmış olan hastalarda sarkma ilerler ve iç ve dış hemoroidler birlikte (kombine) bir sarkma pozisyonu gösterirler.

  • Bu hastalarda da dikkatli bir inceleme ile mevcut durumun bir makat sarkması (prolapsus ani) olup olmadığı da gerekirse hastanın muayene sırasında ıkındırılması ile dikkatlice konulmalıdır.
  • Hastanın muayene esnasında ıkındırılması eğer bu sağlanamıyorsa verilecek küçük bir lavman uygulama sonrasında dışkılamanın hemen akabinde inceleme yapılması hastalığın objektif bir biçimde değerlendirilebilmesi için önem taşımaktadır.

Bu şekilde sarkan pakeler, pakelerin üzerinden olan kanamalar net bir şekilde değerlendirilebilmektedir. Unutulmamalıdır ki doğru bir evreleme yapılması hastalığın doğru bir şekilde tedavi edilebilmesi için kritik önem taşımaktadır. Hastanın tanısı konduktan hemen sonra, ayırıcı tanıda şikayetleri arasında büyük abdest ile birlikte kanama yakınmalarının görüldüğü kolon ve rektum kanserlerinin olmadığının gösterilmesi gerekmektedir.

Bu amaçla hemoroidal hastalık nedeniyle tedavi edilecek olan tüm hastalar kolonoskopik olarak değerlendirilerek eşlik eden olası bir kanser durumunun varlığı ekarte edilmelidir. Hemoroidler hepimizin vücudunda bulunan gaz ve büyük abdesttin tutulması konusunda önemli görevleri bulunan normal anatomik yapılardır.

Uzun süren kabızlık, ishal, lifden fakir beslenme kötü tuvalet alışkanlıkları gibi durumlarda hemoroidlerde kanama ve sarkma (meme oluşumu) meydana gelir yani hemoroidal hastalık ortaya çıkar. Hemoroidal hastalığın öncelikli tedavisi diyet düzenlemeleri, tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi ve medikal tedavidir.

Medikal tedavide kullanılabilecek birçok ilaç bulunmaktadır. Bu ilaçlar arasında toplar damar kan dolaşımını artırıcı ve damar duvarında kalınlaşma sağlayan ilaçlar hastanın semptomlarının azaltılmasında etkin bir biçimde kullanılabilir. Tüm bu uygulamalar kombine bir şekilde yapıldığında önemli oranda hasta cerrahi tedaviye ihtiyaç olmaksızın iyileşmektedir.

Ancak bu uygulamalara rağmen sebat eden hastalıkta cerrahi tedavi gündeme gelmektedir. Makat bölgesinde abiden şişlikler ile birlikte başlayan ağrı genellikle ödemli bir hemoroid (basur) pakesine (memesine) ait olabilir. Ödemli bir hemoroid memesi ile başlayan süreç zaman içerisinde makat kaslarındaki spazmın (kasılma) da eklenmesiyle kısır bir döngüye dönüşür.

Mevcut ödem spazm nedeniyle düzelmez ve ödemin artması ile birlikte spazmda da daha ciddi miktarda artış meydana gelir. Bu tür bir ağrının azaltılmasında en etkili uygulamalardan biri sıcak su uygulamalarıdır. Duş başlığı kullanılarak banyoda çömelerek yapılan devamlı sıcak su uygulaması ile spazm gevşer ve ödem de azalma meydana gelerek kısır döngü kırılır.

Bir diğer uygulama ağrı kesici ve ödem çözücülerin kullanımıdır. Anal bölgede oluşabilecek en küçük bir ödem kendisini ciddi konfor bozukluğu ve ağrı olarak gösterir. Bu nedenle basur acısının dindirilmesinde ödem çözücülerin ciddi katkısı olmaktadır. Gaita yumuşatıcılar başlangıçta oluşan ağrının hafifletilmesinde etkin bir biçimde kullanılabilir.

  1. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hastanın kabızlığını engellemek için yapılacak uygulamalar sırasında hastanın ishal olması da en az kabızlığı kadar ağrı şikayetinin oluşmasında etkili olacaktır.
  2. Orta vadede diyet düzenlemeleri (posadan zengin gıda ile beslenme) bol su içme ve egzersiz normal büyük abdest yapılamasını sağlayarak ağrının geçmesi üzerine etkili olacaktır.

Ayrıca özellikle ağrının olduğu durumlarda tuvalette uzun süre vakit geçirme ve sıkışmadan tuvalete gitme ağrının artmasına neden olmaktadır. Bu konularda gösterilecek hassasiyet ağrının azaltılması konusunda etkili olacaktır. Basur yani hemoroidal hastalıkda, özellikle tromboz (pakenin içerisinde kan pıhtısı) olduğu durumlarda ağrı ortaya çıkabilmektedir.

Hemoroidal hastalığın bir damar hastalığı olduğu ve mevcut ağrılı durumda dikkatsizce kullanılacak bir ağrı kesicinin kan sulandırıcı etkileri nedeniyle kanama yakınmalarının artmasına neden olabileceği akılda tutulmalıdır. Kullanılacak ağrı kesicilerin ödem çözücü etkisi (Antiinflamatuar) daha belirgin olan ve kanama zamanını uzatmayacak olanlarından seçim yapılmaktadır.

Akut tromboz yani akut hemoroidal hastalık durumunda ağrı kesici bazen kalçadan enjeksiyon yoluyla da yapılmaktadır. Bu durumda yapılacak diğer önlemlerle birlikte pakedeki ödem daha hızlı bir biçimde kontrol altına alınabilmekte ve ağrı da daha etkin bir biçimde yönetilebilmektedir.

Ağız yoluyla alınacak ya da enjeksiyon yoluyla yapılacak ağrı kesici uygulamalarından ziyade lokal olarak etkili, anestezik madde içeren krem şeklinde kullanılabilen ilaçların da olduğu akılda tutulmalıdır. Her basur hastalığı mutlaka ameliyat olmak durumunda değildir. Hemoroidal hastalığın birçok tedavi biçimi bulunmaktadır.

“Ameliyatla tedavi” diyet ve tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi ve medikal tedaviye rağmen devam eden semptomlar varlığında gündeme gelir. Hemoroidal hastalığın tedavisinde yeterli oranda önlem alınmaması, bu konuda yapılacak diyet düzenlemeleri ve tuvalet alışkanlıkları değişikliklerine yeterince riayet edilmemesi durumunda hastalık ilerleyecek ve ameliyat sürecine gidecektir.

Öncelikle sadece kanama yakınması olan basur hastasında mevcut şikayetlerine sarkma da eklenecektir. Sarkan hemoroid pakesi (memesi) başlangıçta ıkınmakla birlikte kendiliğinden anal kanala girip çıkabilirken hastalığın ilerleyen dönemlerinde ancak hastanın kendi itmesiyle içeri girebilir hale (Evre 3 hastalık) gelecektir.

Bu süreçte tedavisiz geçilirse artık tüm hemoroid pakelerinin dışarıda olduğu ve içeriye girmeyen hastalık (Evre 4) ortaya çıkacaktır. Erken dönemde alınacak ameliyat kararı ile ofis prosedürleri olarak da isimlendirilen yöntemlerle hastalık hastaneye yatma gerektirmeyecek bir şekilde ağrısız olarak ortadan kaldırılabilmektedir.

Basur (hemoroidal hastalık) esasen bir damar hastalığı olması nedeniyle bu hastalığa bağlı olarak kanama da beklenen en olası semptomu (belirtisi) dur. Basur kanaması özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarımızda ciddi sorun oluşturmaktadır. Genellikle ileri yaşta, başka yandaş hastalıklar (Kalp hastalığı, damar hastalığı, beyin damar hastalığı vs gibi) varlığında meydana gelen hemoroid kanaması ciddi sorun teşkil etmektedir.

Bu hastalarda kan sulandırıcının kesilmesi başkaca problemlere neden olabileceği için sürecin mutlaka bir doktor kontrolünde yürütülmesi gerekmektedir. Kan sulandırıcı kullanım hikayesi olmayan hastalarda kanayan alana (eğer makattan sarkmış bir hemoroidden kanama var ise) travmatize edilmeden baskı uygulanması, soğuk uygulama (buz aküsünün direk temas etmeksizin havlu kağıda sarılarak kullanımı pratik olabilir) kabızlığın engellenmesi kanamanın kontrol altına alınmasını kolaylaştırmaktadır.

  • Basur (Hemoroidal hastalık) hastalığında meme oluşumu en sık karşılaştığımız durumlardan biridir.
  • Hemoroidlerin damarsal yapılar olduğunu düşündüğümüzde hastalığın en önemli iki belirtisi kanama ve bu damarlarda sarkmadır.
  • Sarkmanın halk dilindeki karşılığı ise “meme” oluşumudur.
  • Üzerine şiirlerin bile yazılmış olduğu sıkça görülen bir durumdur.

Hemoroid memesi hastalığın erken döneminde makattan sarkmaz ilerleyen dönemlerde ise sarkma şikayeti görülür. Başlangıç döneminde kendiliğinden içeri giden meme ilerleyen dönemlerde önce hastanın kendisinin elle itmesini gerektirir sonrasında ise elle bile itilemeyecek ölçüde (evre 4 hastalık) bir sarkma meydana gelebilmektedir.

  • Piyasada bu memelerin küçülmesi için bir çok ilaç bulunmaktadır.
  • İşin Pazar boyutunda herhangibir tıbbi ilaç ruhsatı olmaksızın, aktarlarda satılan ne şekilde etki edeceği hiç belli olmayan ve kulaktan dolma bilgilerle kullanılan bol miktarda karışım ürün de satılmaktadır.
  • Hastalarımızın bu durumda hastalığın mahrem bir özelliği olduğunu da düşünerek doktara başvurmadan kendi kendine bu ilaçlardan kullanmaya çalışması sıklıkla bu hastalarla ilgilenen bizler tarafından çok sık karşılaşılan bir durumdur.

Şunun ifade etmek gerekir ki hastalarımızın muayene edilmeksizin kendi kendilerine kullanacakları kremler sorunu iyileştirmek şöyle dursun yeni problemler de ekleyebilmektedir. Ancak bir hekim muayenesi ve altta bir sorun olmadığının anlaşılmasından sonra hastalığın evresine göre verilebilecek damar duvarını güçlendirici, ağrı kesici ve ödem çözücü etkisi olan kremler kullanılabilir.

  • Basur memesinin içerisinde damarsal yapılar bulunmaktadır.
  • Bu damarlar toplar damar özelliği belirgin olan damarlardır.
  • Bebeklerden yaşlı insanlara kadar dışarıdan görülmese de hemoroidler bulunmaktadır.
  • Bu normal yapının anal kanaldan dışarıya sarkması durumuna verilen isim olan “Basur Memesi” de doğal olarak damar ihtiva etmektedir.

Damarsal yapıların dışarısında bağdokusu elemanları olarak ifade edilen destek dokularda içermektedir. Genellikle sert ve şekilli bir dışkının travmatik etkisiyle basur memesinde kanama meydana gelir. Basur memesinin damarsal yapılardan oluştuğu düşünülecek olursa bu durum son derece olağandır.

  • Hepimizde doğal olarak bulunan hemoroidlerin normalde kanamamasının nedeni elastikiyetlerini koruması ve belirgin cidar kalınlıklarının azalmamış olması nedeniyledir.
  • Hastalığın oluşmasına da neden olan kabızlık, uzun süre tuvalette kalma veya tuvalet ihtiyacı geldiğinde sürekli erteleme gibi durumlar nedeniyle hemoroidin üzerindeki mukoza (doku örtüsü) aşınmaya başlar ve bu damarsal yapılardan kanama meydana gelir.

Basur hemoroidal pakenin ödemlenmesi – şişmesi sonucu oluşmaktadır. Eğer iç hemoroid pakesi anal kanaldan dışarıya sarkarak şişerse anal sfinkter mekanizmasının sıkmasıyla birlikte bir boğulma durumu söz konusu olur. Şişme daha belirgin bir hal alır ve kan geri dönüşü de olamayacağı için nekroz dediğimiz doku düzeyinde dolaşım bozukluğu meydana gelir.

  • Son derece ağrılı olan bu durum sonrasında hemoroid üzerindeki dokuda açılma meydana gelir ve bu açılmanın olduğu alandan kanama ortaya çıkar.
  • Bazen dış hemoroid pakesinde benzer durum yaşanır.
  • Yani bu sefer makatın hemen dış bölümünde anoderm dediğimiz hassas alan üzerinde bir hemoroid pakesi belirginleşir, şiddetli ağrı ile karakterize ödem meydana gelir.

Sıklıkla ağrılı bir haftayı takiben kendiliğinden yumuşar ve cilt katlantısı bırakarak (ileride tekrar şişmeye aday!) iyileşir. Bazen de bu alanda da pake üzerinde açılma olur ve açılmayı takiben kanama meydana gelir. Tıbbi/cerrahi bir müdahale olmaksızın basurun kendi kendine patlaması normal bir durum değildir.

  1. Aşırı şişkinlik ve bu şikinliğe bağlı şiddetli ağrı yakınması olan bir hastada basurun patlaması sonrasında başlangıçta bir rahatlama meydana gelir.
  2. Sonrasında, özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda bu durum kontrol edilemeyen kanamalar şeklinde kendini gösterebilir.
  3. Bu nedenle basurun patlaması yani bir tedavi olmaksızın sürecin doğal seyrinde gitmesi sonrasında daha güç tedavi edilebilecek bir dizi duruma da sebebiyet verebilir.

Basurun patlaması içerdiği kan damarları nedeniyle kanamaya neden olur. Bu kanama, genellikle baskı ile kendi kendine duran bir kanama olabileceği gibi bazen (özellikle kan sulandırıcı kullanımının olduğu durumlarda) kontrol edilemeyen acil cerrahi müdahale gerektirebilecek bir karakter kazanabilir.

Anamanın şiddetli olmaması ve sürecin kendi kendini sınırlandırması durumu olursa hemoroid yani basur ortadan kalkmaz sadece ödemi çözüleceği için bir miktar daha anal kanal içerisine geri çekilir. Hastalığın oluşmasına sebep olan kabızlık ve kötü tuvalet alışkanlıklarının (uzun süre tuvalette kalma, aşırı ıkınma veya tuvalet ihtiyacını sürekli erteleme) devam etmesi halinde basur yine belirginleşerek semptomatik hale gelecektir.

Basurun patlaması sonrasın da oluşabilecek en iyi senaryo kanamanın kendi kendini sınırlamasıdır. Bazen bu sınırlamanın daha aktif olması için baskı uygulamak gerekebilir. Özellikle ileri derecede ödemli bir basurun çok ciddi ağrı oluşturacağı düşünülecek olursa hastaların genellikle acil doktora başvurma nedenidir.

  1. Burada yapılacak müdahale veya etkin bir tıbbi tedavi ile hastalık yatışır.
  2. Basurun geçmesi/oluşmaması ya da sağlıklı bir bağırsak fonksiyonu için özellikle lifden zengin gıdalar ile beslenmek büyük önem arz etmektedir.
  3. Bağırsaklarımız lif ile çalışmaktadır.
  4. Özellikle şekerli gıdaların sık ve fazla miktarda tüketilmesi (glisemik indeksi yüksek olan gıdalar) sanal bir tokluk hissi oluşumuna neden olmakta ve bu hisse rağmen bağırsağa yeterince lif/posa sokulamadığı için bağırsak içi basınç artmaktadır.

Basınç artışı kabızlığa ve tuvalette uzun süre kalmaya neden olmakta ve tüm bunların neticeisinde de hemoroidal hastalık ortaya çıkmaktadır. Akdeniz tipi beslenme olarak da geçen yeşillikten zengin salatalar, zeytinyağlı gıdalar bağırsak fonksiyonlarının sağlıklı çalışmasını sağlar.

  • Ayrıca haftada en az iki gün balık tüketilmesinin ve öğünlerde yoğurt alınmasının olumlu etkileri bildirilmiştir.
  • Fastfood türevi beslenme, sürekli olarak kırmızı etten zengin gıdalarla beslenme, aşırı acı tüketimi bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir.
  • Dış basur memesi toplumda görülme sıklığı oldukça fazla olan bir durumdur.

Çoğu zaman sessiz bir şekilde bulunur ve makatta kaşıntı ve hijyen bozukluğu dışında herhangi bir yakınmaya neden olmaz. Bazen tuvalette uzun süre kalma (kabızlık/ishal) gibi nedenlerle geçici süre oluşabilir. Buna sebebiyet veren durumun düzelmesiyle çoğunlukla geride bir cilt katlantısı bırakarak kendiliğinden geriler.

  1. Bazı durumlarda olay çok daha gürültülü bir biçimde ortaya çıkar.
  2. Basur memesi içerisinde kan pıhtısı meydana gelir ve bu durum son derece ağrılı bir karakter kazanır.
  3. Eğer her hangi bir tıbbi müdahale yapılmaması durumunda yaklaşık 4-7 gün içerisinde bu memede yumuşama ya da kendiliğinden patlama durumu ortaya çıkarak mevcut durum yatışır.

Dış basur memesinin inmesi ödeminin azalması ile ilişkilidir. Özellikle sıcak su uygulamaları bu basur memesinin yumuşamasına, sfinkter mekanizmasında da gevşemeye yol açarak memenin küçülmesine yardımcı olur. Basur hastalığında piyasada kullanılan çok fazla sayıda bitkisel ürün bulunmaktadır.

  1. Bu ürünlerin hekim tavsiyesi dışındaki kontrolsüz kullanımları oldukça sıkıntılı klinik durumlar doğurabilmektedir.
  2. Bazen alerjik bir reaksiyona bazen de var olan ödemin artmasına neden olabilmektedirler.
  3. Bu nedenle aktarlar-herbalistler tarafından önerilen bitkisel ilaçların kontrolsüz kullanımlarının son derece tehlikeli klinik durumlar oluşturabileceği akılda tutulmalıdır.

Dışbasur yani eksternal hemoroidal hastalık kendisini genellikle şişkinlik olarak gösterir. Makatın hemen etrafında içerisinde ağrılı bir kan pıhtısının bulunduğu akut hale ise “Akut tromboze hemoroidal hastalık” ismi verilmektedir. Oluştuğu alan ve kan damarları ile ilişkisi açısında dış basur hastalığında kanama son derece ender olarak karşımıza çıkmaktadır.

  1. Bazen içerdiği pıhtının patlaması veya basurun travmatize olması durumunda açılarak kanama meydana gelebilir.
  2. Dış hemoroidn en sık görüldüğü belirtisi şişliklerdir.
  3. Dışarıdan kolaylıkla görülebilir olmaları nedeniyle tanısı iç hemoroitlere göre görece daha olayca konur.
  4. Makatın hemen kenarında yer alan bu şişlikler eğer akut ödematöz bir durum yok ise ağrıya neden olmaz.

Genellikle şikayetler kaşıntı ve tuvalette yetersiz temizlenmeye bağlı olarak ortaya çıkan kirlilik (yetersiz hijyen) durumudur. Bazen akut yani ani başlayan ve giderek ilerleyen şişlikler meydana gelebilir. Bu durum perianal acillerden biri olan Akut tromboze eksternal hemoroidal hastalık da görülmektedir.

Her türlü hemoroidal hastalığın gerek ameliyatlı tedavisi sonrası gerekse de ameliyatsız tedavisinde sıcak su uygulamaları büyük önem arz etmektedir. Sıcak su termosfinkterik refleks ile iç makat kasındaki spazmın gevşemesine neden olur ve bu gevşeme ile anal bölgedeki dolaşım artar. Aynı zamanda kan pıhtısının yumuşamasını da sağlayarak tedavi sürecinin hızlanmasına neden olur.

Bunun dışında uygun ağrı kesici kullanımı (Aspirin kullanılmamalıdır) ve lokal anestezik krem uygulamaları ile pakenin yumuşaması sağlanabilir. Ev istirahati son derece önemlidir. Tuvalet ihtiyacından sonra sıcak su uygulaması (duş başlığı ile çömelerek, dayanılabilecek sıcaklıkta suyla 5 dakika boyunca) yapılarak yüzü koyun yatmak oldukça rahatlatıcı bir harekettir.

Dış hemoroid çoğunlukla geçici bir durum değildir. Yani ödemli ve semptomatik olduğu günler dışında da varlığını sürdürerek ortadan kalkmaz. Sadece şikayetler belirginleşir veya yatışır. Eğer akut bir durum var ise ve tedavi yapılmadıysa sıklıkla şikayetler 1 hafta içerisinde kendiliğinden yumuşama ya da patlayarak açılma şeklinde ilerler.

Bu durum hastalığın geçtiği anlamına gelmez dış hemoroid pakesi cilt katlantısı şeklinde kalmaya devam eder. Başka bir zaman diliminde tekrarlayabilir. Hemoroidal hastalığın farklı evreleri vardır. Ayrıca hastanın kadın ya da erkek oluşu, yaşı, yandaş hastalıklarının (Kalp hastalığı, diyabet vs) varlığı da ameliyat seçimi üzerine direk etkilidir.

  • Esas yapılması gereken hastanın tüm şikayetleri ve değerlendirmeleri göz önüne alınarak hastanın özelinde yapılacak ameliyat tipine hasta ile birlikte karar vermek gerekir.
  • Eğer şartlar uygun ve hastalığın evresi de buna müsaade ediyorsa anoderm adı verilen anal kanalın hemen girişindeki hassas cilt bölümüne hasar verilmeksizin yapılan ameliyatlar, ameliyat sonrası ağrı şikayetlerinin son derece az olması nedeniyle tercih edilmelidir.
  • Tedavi sürecinde başvurulan hekimin tüm bu ameliyat yöntemlerine hakim ve tecrübeli olması gerekmektedir.

Hemoroidal hastalık kendi içerisinde 4 evrede incelenir. Birinci evre hemoroidler sadece kanarlar. Bu evreden sonraki tüm evrelerde artık sarkma şikayeti de eklenir.4. Evre hemoroidal hastalık en ileri evreyi oluşturur. Bu evredeki hemroidler makattan sarkmış ve anal kanal içerisine giremeyecek haldedir.

  • Bir önceki evrede hastanın eliyle içeri itebildiği hemoroidler artık elle de içeri itilemez hale gelmiştir.
  • Hastalık son evre olmadan daha erken evrelerde kolay bir şekilde tedavi edilebilecek iken 4.
  • Evre hastalıkta genellikle eksizyonel (Cerrahi olarak çıkarma) ya da mokopeksi (asma yöntemi) gibi ameliyat yöntemleri ile tedavi edilebilir hale gelmektedir.

Bu tamamen seçilecek ameliyat yöntemiyle ilişkilidir. Burada üzerinde durulması gereken en önemli nokta ameliyatın süresi değildir. Bir ameliyatın 5 dakika ya da 10 dakika arasında bitmesi sadece anestezi süresinin kısalması açısından fark yaratır. Esas önemli olan uygun evredeki hastanın uygun ameliyat yöntemi ile tedavi edilmesi, belki de ameliyatsız tedavi ile iyileştirilmeye çalışılmasıdır.

Ameliyat süreleri işlemi uygulayan cerrahın tecrübesi ve kullanılan ekipman ile de ilişkilidir. Herhangi bir cihaz ya da yöntem tecrübeli bir cerrahdan daha önemli değildir. Aynı zamanda ameliyat sonrası sürecinde sağlıklı geçirilebilmesi için hekim-hasta diyoloğunun sıkı bir biçimde devam etmesi gerekir.

Bu perspektifden değerlendirildiğinde internette sürekli kullanılan kısa süreli ameliyatlar maalesef samimi değildir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi hemoroidal hastalık nedeniyle yapılacak olan cerrahi işlemlerde eğer sağlıksız koşullarda, uygun olmayan endikasyonlarla ve tecrübesiz kişilerce yapıldığında tehlikeli olabilmektedir.

  • Gündelik hayatımızda anal bölgenin sağlıklı çalışması konforumuz üzerine direk etkilidir.
  • Hemoroid ameliyatı sonrasında görülebilecek olan ve bazen kalıcı hale de gelebilen; makat darlığı, büyük abdest-gaz tutamama, akıntı, enfeksiyon-apse gibi şikayetler son derece rahatsız edici bir boyuta ulaşabilir.

Bu hastalıklar ile spesifik olarak ilgilenen tecrübeli bir ekip tarafından gerçekleştirilen ameliyatlar genellikle sorunsuz bir biçimde çözümlenebilirken ameliyat da özensiz davranıldığında, ameliyat sonrası süreçte kontrollerin yetersiz yapılması durumunda ameliyat bazen tehlikeli olabilmektedir.

Bu tamamen seçilecek ameliyat yöntemi, hemoroidal hastalığın evresi ve uygulanacak cerrahi işlemin başarısı ile ilişkilidir. Cerrahide yara iyileşmesi oldukça zaman alan bir süreçtir. Hastalarımızda iyileşme hali; mevcut şikayetlerinin geçmesi, ağrı yakınmasının olmaması ve akıntı şikayetlerinin hızla düzelmesi şeklinde karşılık bulur.

Deneyimli merkezlerde bu tür şikayetlerin kısa süre içerisinde kaybolduğu sağlıklı bir iyileşme süreci yakalansa da cerrahi olarak iyileşmenin zaman alan bir durum olduğu akılda tutulmalıdır. Ameliyatın “zorluğu” veya “kolaylığı” göreceli bir kavramdır.

Proktoloji deneyim ve tecrübe gerektiren özel bir alandır. Tecrübeli ellerde, dikkatle yapılacak ameliyatlar kolaylıkla yapılabilir. Hemoroidal hastalıkta klinik şikayetler veya evreler kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Burada ameliyatın zorluğu veya kolaylığından ziyade doğru endikasyonla (uygun hastaya uygun cerrahi yaklaşım) yapılması daha büyük önem arz etmektedir.

Kısaca şöyle denilebilir; eğer hastalığın teşhisi ve evrelendirmesi doğru bir şekilde yapıldıysa, hastaya en uygun olan tedavi yöntemi seçildi ve bu yöntem deneyimli bir cerrah tarafından uygulandı ise ameliyat kolaylıkla yapılabilmektedir. Hemoroidal hastalıkta hastalığın evrelendirmesinin doğru yapılması büyük önem arz etmektedir.

  1. Doğru bir şekilde evrelendirilmiş bir hastada doğru bir ameliyat yöntemi seçilecek ve sonuçta da başarılı bir ameliyat sonrası süreç ortaya çıkacaktır.
  2. Hastalığın evrelendirilmesinde sarkma durumunun net bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
  3. Bunun için muayene esnasında hastanın ıkındırılması, gerekirse tuvalet yapması sağlanarak (lavman kullanımı ile) bu sarkma miktarının ortaya konması gerekmektedir.

Hemoroidal hastalık tüm evrelerinde kanama görülürken 2 – 3- ve 4. Evreleri sarkmanın şekline göre değerlendirilmektedir. Hemoroidal hastalık tedavisinde amaç hastanın şikayetlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu amacı sağlamak için tek yol cerrahi girişimler değildir.

  1. Bazen diyet düzenlemeleri ve tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi ve ödem çözücü medikal tedaviler ile çok başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
  2. Evre 3 ve 4 hastalıkta yani uzun süreli şikayetlere bağlı olarak sarkma yakınmasının iyice belirginleştiği hasta grubunda artık cerrahi tedavi daha etkili hale gelebilmektedir.

Bu evrelerde uygulanacak cerrahi tedaviler sonrasında da diyet düzenlemeleri, tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi büyük önem arz etmektedir. Ameliyatın yapılmadığı evrelerde medikal tedavi ile cerrahi tedavi arasında hastanın hastaneye yatmasın ve anestezi almasını gerektirmeyecek “ofis prosedürleri” olarak da ifade edilen ara bir tedavi yöntemi daha vardır.

  • Bu konuda da eğer uygun bir hasta ve hastalık evresi durumu varsa sorunların kısa süre içerisinde çözülmesi için girişimde bulunulabilir.
  • Bu durum hastalığın evresi, dışarı sarkmış olan hemoroid pakesinin (memesinin) miktarı ve hassasiyeti (frajilitesi) ayrıca da hastanın kan sulandırıcı kullanıp kullanmaması ile ilişkilidir.

Sıklıkla hemoroid memesinden olan kanama bir toplar damar kanaması olduğu için kendiliğinden durma eğilimindedir. Bu şekilde olmasa bile pakenin anal kanal içerisine geri dönmesi ile bazen de baskı ile kanama kendiliğinden durur. Özellikle kabızlık sonrasında sert ve şekilli bir gaita parçasının çizmesi sonucu oluşacak olan kanama tekrarlama eğilimindedir.

  1. Yani kanama dursa da bir sonraki dışkılama sırasında yine kanama görülebilir.
  2. Bu durum kendisini klinikde demir eksikliği anemisi, kansızlık ve buna bağlı şikayetler şeklinde gösterebilmektedir.
  3. Bu durumda kanayan pakenin (memenin) anal kanal içerisine dikkatlice yeniden yerleştirilmesi ödemin çözülmesi, memenin küçülmesi ile sorunu genellikle kendiliğinden çözecektir.

Pakenin içeriye girmesinde sorun yaşandığında kanayan pakenin üzerine baskı yapılması durumunda kanama kendini sınırlayacaktır. Bazı durumlarda kanama süreklilik kazanır ve kendiliğinden durmaz. Bu tür kanamalarda cerrahi müdahale gerekliliği ortaya çıkar.

Aktif kanamanın olması durumunda yapılacak cerrahi normal bir zamanda yapılacak olan ameliyata göre farklılık göstermektedir. Kan sulandırıcıların kullanıldığı durumlarda hastalarımızın kendi insiyatifleri ile bu ilaçları bırakmaları ya da değişitirmeleri istenmeyen bir durumdur. Zira hemoroid kanamasının azalmasının sağlanması dışında kan sulandırıcı kullanımını gerektiren hastalık noktasında da atehlikeli sonuçlar meydana gelebilmektedir.

Kanamanın artması ya da durmamasına sebep kan sulandırıcılar bir cerrah gözetiminde ilgili klinik ile konuşularak köprüleme dediğimiz (aynı anda koldan iğne tedavisine geçilerek) şekilde kesilmelidir. Hemoroidal hastalığa bağlı şikayetler, zaten hastalığın da oluşmasına neden olan beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi (posadan zengin gıda ile beslenme-bol su içe vs) ve tuvalet alışkanlıklarının düzeltilmesi (Uzun süre tuvalette kalınmaması, ihtiyaç gelince ertelenmemesi vs) ile büyük oranda geriler.

Ancak bazı durumlarda şikayetler bir kısır döngü şeklinde hızla ilerleme eğilimi gösterirler. Medikal tedavi ve cerrahi tedavi zamanlama açısından büyük önem arz eder. Yani yapılması planlanan bir cerrahi tedavi şeklinin ertelenmesi hastalığın etkin bir şekilde tedavi edilememesine hatta uzun vadede daha zor bir şekilde tedavi edilebilir hale gelmesine neden olabilecektir.

Bu nedenle hemoroidal hastalık şikayetleri olan hastalarımızın geciktirmeksizin konu ile ilgilenen bir hekime müracaat ederek profesyonel bir biçimde tedavi edilmeleri gerekmektedir.

  1. Hemoroidal hastalık kişinin gündelik hayatta konforunu son derece olumsuz etkileyen, ağrı ve kanama gibi yakınmaların yanı sıra iş gücü kaybına da neden olan sık görülmesi nedeniyle de önemli bir sağlık sorunudur.
  2. Hemoroidal hastalıkda sık görülen şikayet olan kanama kalın bağırsağın sol tarafında görülen tümöral lezyonların da ilk belirtisi olarak görülebilmektedir.
  3. Bu tehlikeli durum nedeniyle makattan kanama yakınması olan ve bu konuda tedavi planlaması (medikal-cerrahi) yapılan tüm bireylerin, tedavi öncesinde olası bir tümöral hadisenin dışlanması amacıyla sigmoidoskopi (kısa kolonoskopi) ya da kolonoskopi ile kontrol edilmeleri gerekir.

Ayrıca uzun süre tedavisiz bırakılan hemoroidal hastalığın ilerleyen süreçlerde tedavisin çok daha güç olacağı da aşikardır. Başlangıç dönemlerinde ofis prosedürleri ile hastaneye yatma gerektirmeden basitçe tedavi edilmeleri en doğru yaklaşımdır. Hemoroidler damarsal yapılardır.

  1. Bu damarsal yapılar genellikle sert ve şekilli bir dışkının çizmesiyle (travmatize etmesiyle) patlar ve kanamaya başlar.
  2. Anama burada görülen ilk belirtidir.
  3. Ayrıca mevcut tabloya akıntı da eklenebilir.
  4. Dış basur memesi (eksternal hemoroidal pake) kendi kendine geçmez.
  5. Özellikle tuvalette aşırı ıkınma, kabızlık durumlarında ödemlenerek çok daha belirgin ve ağrılı bir hakle gelebilir.

Tuvalet sonrası yapılacak olan sıcak su uygulamaları ve istirahat ile bu memede ödem çözülür ve büzüşme görülür. Bu durum kendi kendine geçme değil sadece ödemin çözülmesi le birlikte mevcut durumun bir miktar yatışması anlamına gelmektedir. Uzun süre sessiz seyreden dış hemoroid pakesi cilt katlantısı şeklinde anüsün hemen dışında bulunur.

Tatil gibi yer ve besin değişikliklerinin yaşandığı bir durumda aniden makatta şişlik ile kendini gösteren bir klinik durumun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durum çoğunlukla yenilen gıdalarla ilişkilidir. Yemeklerde aşırı acı-baharatlı gıdaların tüketilmesi bu gibi şikayetlere neden olabilmektedir.

Ayrıca anal fissür olarak ifade edilen makatta çatlağın görüldüğü durumlarda da çok ciddi yanma şikayetleri görülebilmektedir. Burada klinik durumun oluşmasına neden olan mekanizma iç makat kasında aşırı kasılmadır (spazm). Bu spazmın çözülmesi anal bölgede gevşemeye gevşeme de yanma şikayetlerinin düzelmesine neden olacaktır.

İç makat kasılmasındaki spazmın çözülmesinin en pratik yolu sıcak su uygulamalarıdır. Bu duş başlığı ile sürekli sıcak su tutarak yapılabileceği gibi içerisinde sıcak su bulunan leğenlere oturmak şeklinde de yapılabilmektedir. Basur memesinin ödemlenmesi durumunda anal bölgenin dar ve hassas yapısı itibari ile çok ciddi bir ağrı yakınması ortaya çıkmaktadır.

Burada oluşan şişme (ödem) miktarı az bile olsa klinik yansıması çok belirgin olmaktadır. Şişmiş olan basur memesi sıcak su uygulamaları ile (duş başlığı ile ya da leğene oturarak) yumuşatılabilir. Bunun yanı sıra yapılacak muayene sonrasında medikal olarak kullanılabilecek ve ödemin hızla düzelmesini sağlayacak bir çok ilaç seçeneği de bulunmaktadır.