Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

Iltica Ne Demek?

İltica etmek ne anlama gelir?

İltica, anlam bakımından ‘ sığınma ‘ demektir. Genel olarak bir eylemi, hareketi ifade etmektedir. İltica eyleminden söz edebilmek için bir vatandaşın, başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunması gerekiyor.

İltica eden kaç yıl ülkesine dönemez?

İLTİCA EDENLER 12 YIL TÜRKİYE’YE GELEMEYECEKLER – Aslında iltica etmek sonraki 11-12 yılını gurbette, ülkeye gelemeden yaşamak demek. Çok riskli ve zor bir tercih. Ancak yine de bu yolu tercih edenlerin sürecini şöyle anlatıyor Mehmet Işık: “İltica memuru hikayeyi geçerli bulursa başvuruyu kabul eder, evrakları hazırlanır ve kişi ABD içine serbest bırakılır.

Gittiği şehirde evraklarını göçmen bürosuna gönderir. Göçmen bürosu kişinin iltica talebini haklı bulursa, 3-4 ay sonra oturma izni, çalışma izni ve sosyal güvenlik numarası gönderilir. Bunlarla ev tutabilir, bir yerde çalışabilir ve devletten az da olsa maddi destek alabilir artık. Göçmen bürosu bu kişinin durumunu şüpheli bulursa mahkemeye verebilir.

Mahkeme de deport edebilir. İlticası haklı görülmüş biri her şey yolunda giderse, 2-3 yıl sonra Green karta başvurur. Yine her şey yolunda giderse 5 yıl sonra vatandaşlık başvurusu yapabilir. İltica edenler ortalama 8-9 sene sonra ABD vatandaşlığı alabiliyor.

Irtica ne anlama geliyor?

Vikipedi, özgür ansiklopedi İrtica, eskiye geri dönüş, gericilik, geri kafalılık veya reaksiyonizm önceki koşullara dönüşü isteyen, aşırı tutucu ve ilerlemelere karşıt olan, herhangi bir toplumsal ya da siyasi hareket ya da ideoloji ve buna bağlı eylemler.

Siyaset bilimi alanında, gericilik olarak da bilinen reaksiyonizm, genellikle geçmişin günümüzde bulunmayan olumlu niteliklere sahip olduğu inancıyla, önceki bir toplum durumuna geri dönülmesini savunan siyasi görüşlere sahip kişileri tanımlar. “Gerici” terimi tipik olarak sol-sağ siyasi spektrum bağlamında kullanılır ve geçmişteki bir statükoyu eski haline getirmeyi amaçlayan politikaları ve bakış açılarını tanımlar.

Gericilik sağ siyasette bir gelenektir ve toplumu dönüştürmeyi amaçlayan politikalara karşı çıkar. Buna karşılık muhafazakarlık, mevcut sosyo-ekonomik yapıyı ve düzeni korumayı amaçlar. Günlük dilde “gerici” terimi genellikle sosyal, siyasi ve ekonomik değişime karşı çıkan muhafazakar bir siyasi perspektife atıfta bulunmak için kullanılır.

İltica red gelirse ne olur?

İltica başvurunuz reddedilirse ne olur? İltica başvurusunun reddiyle birlikte size, çıkışınızın gerçekleşmesi gereken bir süre verilir. Bu süre genelde 30 gündür. İltica başvurusun- un ‘açıkça dayanaktan yoksun’ olarak reddinde ise, ülkeden çıkış süreniz bir haftadır.

İltica etmek Türkiye’de suç mu?

İltica Ne Demek? İltica Etmek Nedir? İltica kavramı, belli nedenlerle bir ülkeden diğerine göçme olarak özetlenebilir. Ülkeler arasında yaşanan iltica faaliyetlerinin son yıllarda artması sebebiyle bu terim iltica ne demek, iltica etmek nedir gibi sorularla araştırılıyor.

TDK anlamı sığınma hakkı olarak verilen iltica kelimesinin anlamı haberimizde. İLTİCA NE DEMEK? Türk Dil Kurumu iltica kelimesinin anlamı olarak sığınma hakkı ifadesini kullanmaktadır. Bazı ülkelerin belli koşullara uygun olarak başvuruda bulunanlara verdiği politik ve hukuki bir haktır. İLTİCA ETMEK NE DEMEK? İltica etmek, pek çok ülkenin sunduğu sığınma hakkından faydalanmak üzere kişinin ülkesinden kalıcı olarak ayrılması anlamına gelir.

Yaşadığı ülkede ırksal, cinsel, kültürel, dinsel ya da politik ayrımcılığa maruz kalan ve bunu belgelerle ispatlayan kişiler bu haktan faydalanır. BİR ÜLKEYE İLTİCA ETMEK NE DEMEK? Söz konusu belgeleri iltica hakkı tanıyan ülkenin ilgili komisyonu inceler.

Başvurunun kabul görmesi halinde kişi ilgili ülkeye iltica eder ve hak tanıyan devletin koruması altına girer. Ayrıca bulunduğu ülkede savaş, iç çatışma, katliam, soykırım gibi durumlara maruz kalan halklar kitlesel sığınma isteminde de bulunabilir. İLTİCA ETMEK SUÇ MU? 28 Temmuz 1951’de Birleşmiş Milletler Mülteci Hakları Sözleşmesi gereği iltica etmek suç değil yasal bir haktır.

Ancak bunun yasal olabilmesi için ilgili prosedürleri takip etmesi gerekir. İllegal yolla ülkeye girişler iltica kabul edilmez ve yasal değildir. İLTİCA İÇİN GEÇERLİ SEBEPLER NELER? İltica için geçerli sebeplerin temelinde kişinin can güvenliği ve yaşam hakkı yer almaktadır.

  • Işi ya da kişiler yaşadığı ülkede bir savaşın, katliamın ya da soykırımın ortasında kalmışsa kitlesel olarak sığınma hakkından faydalanabilir.
  • Ayrıca dinsel, ırksal, cinsel, politik ve benzeri sebeplerle ayrımcılığa uğrayan, zulüm görme korkusu olan kişiler de başka bir ülkenin sunduğu sığınma hakkından faydalanabilir.

İLTİCA EDEN BİRİSİ ÜLKESİNE GERİ DÖNEBİLİR Mİ? İltica hakkı can güvenliğini tehdit eden bir durumun ispatı halinde verildiği için geri dönmek tehlikeli kabul edilir ve çoğu zaman geri dönüş izni verilmez. Ancak bazı şartlar altında mültecinin kısa bir süre için ülkesine dönmesine izin verilebilir.

İltica eden kişi Türkiyeye dönebilir mi?

Avrupa’ya İltica Eden Türk Vatandaşları Türkiye’ye Geri Dönebilir mi? – İltica eden Türk vatandaşları, eğer talepleri kabul edilirse sığınacakları ülkede kalabilirler. Ancak, talepleri reddedilirse geri dönmek zorunda kalabilirler. Bu durumda Türkiye’ye geri dönüşleri mümkün olabilir. Ancak, iltica eden kişilerin geri dönüşleri hukuki süreçlere bağlı olup, herhangi bir garantisi yoktur.

İltica için hangi belgeler gerekli?

İltica Başvuruları Mülteci başvurusu yapmak için gerekli belgeler arasında, kişinin pasaportu veya kimlik belgesi, mülteci statüsününün kanıtı olarak sunabileceği belgeler ve mülteci olduğu iddia edilen ülkede yaşadığı insan hakları ihlallerine dair belgeler yer alır.

Vize bitmeden iltica edilir mi?

Schengen Vizesi, Avrupa’da Schengen Anlaşması’na imza atmış ülkelerde kısa süreli oturma ve dolaşma izni sağlayan bir vizedir. Schengen Vizesi bu ülkelerde, 180 gün içinde turizm, ticaret vb. sebeplerle yapılacak kısa süreli oturumlara imkan sağlar. Alınan vizede kalınabilecek süre ayrıca belirtilir.

  1. Vizenin alındığı tarihten itibaren genelde 180 gün ve üzeri verilen vizelerde 3 ay kalmalı vizeler verilmektedir.
  2. Bunu şöyle düşünebilirsiniz: Tek seferde en fazla 3 ay kalabilirsiniz.
  3. Yani 3 ay dolduktan sonra Schengen dışına çıkıp Schengen dışında 3 ay kaldıktan sonra tekrar 3 ay kalma hakkınız bulunmaktadır.

Ayrıca 3 ay içinde 1 ay kalmalı; 1 ay içerisinde 15 gün kalmalı ya da 1 hafta içerisinde 1 hafta kalmalı Schengen vizesinin uygulamalarda verildiği görülmektedir. Verilen vize süresi içerisinde şayet çoklu giriş (multiple) hakkı verilmişse bu durumda istediğiniz kadar Schengen ülkelerine giriş çıkış hakkı doğmaktadır.

  1. Ancak vizenin alınışından itibaren vizenin geçerlilik süresi içerisinde kullanılmayan vize hakları yanar ve yeniden vize başvurusu yapmak zorunlu hale gelir.
  2. Size verilen Schengen vizesinde kalış süresi ile vizenin geçerlilik süresine dikkat ediniz.
  3. Herhangi bir Schengen vizesi aldığınızda vizenin bitiş tarihine kadar o ülkede kalacağınız anlamına gelmemektedir.

Çünkü vizenin geçerlilik süresi içerisinde size tahsis edilen kalış süresi kadar kalma hakkınız bulunmaktadır. Bu örneği kendi pasaportunuzda bulunan Schengen vizenizdeki bitiş süresi ve kalış süresine göre uyarlayabilirsiniz. Örneğin, 90 günlük bir Schengen vizesi aldığınızda şayet size 30 günlük bir kalış süresi verilmişse; 1.90 günde istediğiniz kadar giriş-çıkış yapabileceğiniz anlamına gelebilmektedir.2.90 gün içerinde maksimum 30 gün kalma hakkı verilmiş demektir.

Bu süreyi mazeretsiz (hastalık gibi) bir şekilde aşmanıza izin verilmemektedir. Bu gibi durumda kalış süresini uzatmak için Yabancılar Dairesine başvuru yapmanız gerekmektedir. Ancak bazı istisnai durumlarda, bulunulan ülkenin ilgili makamları, Schengen Vizesi’nin süresini uzatma yetkisine (Schengen anlaşmasının 33.

maddesi uyarınca -Visakodex/Artikel 33-) sahiptir. Bu istisnai durumlar şunlardır:

Vize sahibi olarak Schengen ülkelerinden birinde bulunan kişinin döneceği ülkede savaş, soykırım, iç savaş, insan haklarına aykırı uygulamalar vb. gibi hayati tehlike doğuracak durumların ortaya çıkması ya da ülkesine geri dönmesi halinde kişinin güvenliğinin tehlikeye girmesi durumu. Kişinin bulunduğu ülkede aldığı vize süresinden daha uzun bulunmasını mecburi kılan, yetkili makamlar tarafından kabul görecek kişisel bir sebebinin olması durumu. (hastalık, sakatlık vb. gibi) (bkz. vize uzatma makalesi ) Yukarıdaki gerekçelerden birine sahip olan kişinin yasal vize süresi dolmadan yetkili makamlara başvurarak vize süresinin uzatılmasını talep etmiş olması gerekir. Kişi, hiçbir şekilde yasal vize süresini izinsiz olarak aşma hakkına sahip değildir.

3. Kalış süreniz 30 gün olduğu için 5 gün, 10 gün şeklinde dönemlere ayırarak da 90 gün içinde 30 gün süresini kullanma hakkınız bulunmaktadır. BİR SCHENGEN VİZESİ BAŞKA BİR SCHENGEN VİZESİNE ÇEVRİLEBİLİR Mİ? İlgili videomuzu izlemek için tıklayınız, Aşağıdaki ülke listesi bulunan Schengen vizesine sahip iseniz ve yukarıda bulunan vize uzatım mazeretlerinden herhangi birisi sizde bulunuyorsa ve vizenizin olduğu Schengen ülkesinin dışında başka bir Schengen ülkesinde vizenizi uzatmanız gerekecek bir durum hasıl olduğunda vizenizi başka bir Schengen vizesine çevirerek uzatma imkanınız bulunmaktadır.

Bkz. ” Vize uzatma ve Dublin Meselesi “) Schengen Vizesi Veren ve Dublin Uygulanan Ülkeler ( Dublin Üye Ülke Listesi: Belçika, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Lihtenştayn, İrlanda, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, Romanya, Hırvatistan.) Bu ülkelerden herhangi birisinde Schengen vizeniz varsa burada yazılı olan ülkeler arasında (31 ülkeye) vizesiz seyahat etme hakkınız bulunmaktadır.

Genelde başvurucular, bizlere soru sorduklarında ya da yorum yaptıklarında veya durumlarını anlattıklarında Schengen vizem var, Dublin’e takılabilir miyim, Schengen vizem var, iltica etme hakkım bulunmakta mıdır, şeklinde sorular sormaktadır. İşte bu makalemizde bu soruların detaylı cevabını gerekçeleriyle birlikte bulacaksınız.

  1. Herhangi bir Schengen vizesine sahip olan bir başvurucu, vize türünün ne olduğuna bakmaksızın şayet vizede belirtilen Schengen ülkesine değil de başka bir Schengen ülkesine iltica edecekse büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilir, Dublin problemiyle karşı karşıya kalabilir.
  2. Çünkü Dublin Sözleşmesi demek, ilticanızdan hangi ülkenin sorumlu olduğunu belirlemek demektir.

Nasıl ki elektrik faturasını su idaresine yatırmak için gittiğinizde su idaresi ben elektrik faturasını almaktan sorumlu değilim deyip sizi elektrik idaresine gönderecektik, aynı şekilde vizeyi hangi Schengen ülkesi vermiş ise ilticanızdan da o Schengen ülkesi sorumlu olacaktır.

  • Örneğin, İtalya Schengen vizesi ile Almanya’ya iltica ettiğiniz takdirde Almanya Mülteci Dairesi size Schengen vizesini İtalya verdiği için, yetki ve sorumluluk İtalya’da olduğundan İtalya ile arasındaki Dublin Antlaşması gereği sizi İtalya’ya gönderecektir.
  • Bu örneklerin sayısı çoğaltılabilir.
  • Ana fikir, Dublin Sözleşmesi’ndeki temel kural, vizeyi hangi ülke verdi ise o ülkeye iltica etmeniz gerekiyor.

Örneğin; Almanya Schengen vizesine sahipseniz Almanya’ya; İspanya Schengen vizeniz varsa İspanya’ya; İtalya Schengen vizeniz varsa İtalya’ya; Fransa Schengen vizeniz varsa Fransa’ya; Malta Schengen vizeniz bulunuyorsa Malta’ya; Bulgar Schengen vizeniz bulunmanız durumunda Bulgaristan’a; Romanya Schengen vizeniz varsa Romanya’ya; Polonya Schengen vizeniz varsa Polonya’ya iltica etmeniz gerekmektedir.

  • Bu örneklerin sayısını yukarıdaki ülkeler adedince çoğaltabilirsiniz.
  • Burada şimdilik tek istisna Yunanistan Schengen vizesidir.2016’dan bugüne kadar Yunanistan’daki mülteci yoğunluğundan dolayı Yunanistan, Dublin Tüzüğü’nün aksine geri mülteci kabul etmemektedir.
  • Dublin problemi ile karşı karşıya kaldığınızda kolay çözümü olmayan, avukatların da kolay kolay çözemediği zorlu bir süreç olduğu için baştan süreci doğru anlayıp/kavrayıp ona göre hareket etmeniz gerekmektedir.

Kanuni dayanağı (gerekçesi) Dublin Sözleşmesi 3. Bölüm 12. madde 2 ve 4. maddede net bir şekilde görebilirsiniz. Yürürlükteki Dublin III Antlaşması ilgili dayanak: 3. Bölüm 12/2. Madde (Kısaca vizeyi veren ülke ilticadan sorumludur.) Başvuru sahibinin geçerli bir vizeye sahip olması durumunda, vize, Sözleşme’de öngörülen bir temsil düzenlemesi kapsamında başka bir Üye Devlet adına verilmediği sürece, vizeyi veren Üye Devlet, uluslararası koruma başvurusunun incelenmesinden sorumlu olacaktır.

Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 13 Temmuz 2009 tarihli (EC) 810/2009 Sayılı Tüzüğü’nün 8. Maddesi, Vizeler Hakkında Topluluk Yasası’nı oluşturur (14). Böyle bir durumda, temsil edilen Üye Devlet, uluslararası koruma başvurusunun incelenmesinden sorumlu olacaktır.3. Bölüm 12/4. Madde (Kısaca vizeyi veren ülkenin sorumluluğu 6 aydır.) Başvuru sahibinin, süresi iki yıldan kısa bir süre önce sona ermiş bir veya daha fazla ikamet belgesine veya 6 aydan daha kısa bir süre önce sona eren ve kendisine fiilen bir Üyenin topraklarına girmesine olanak sağlayan bir veya daha fazla vizeye sahip olması durumunda Devlet, paragraf 1, 2 ve 3, başvuru sahibinin Üye Devletlerin topraklarını terk etmediği süre için geçerli olacaktır.

Başvuru sahibinin, iki yıldan daha önce süresi dolmuş bir veya daha fazla ikamet belgesine veya altı aydan daha önce süresi dolan ve fiilen bir Üye Devletin topraklarına girmesine olanak sağlayan bir veya daha fazla vizeye sahip olması ve başvuru sahibinin, Üye Devletlerin topraklarını terk etmemişse, uluslararası koruma başvurusunun yapıldığı Üye Devlet sorumlu olacaktır.1.

  1. Bu Kanun Maddesi Nasıl Anlaşılmalı? a.
  2. Yukarıda yaptığımız açıklamalarda gördüğünüz gibi vizeyi veren ülke, ilticadan sorumludur, bu işin şakası yoktur.b.
  3. Bu maddeye göre vize bitse bile sorumluluk 6 ay daha geçerlidir.
  4. Vizeyi veren ülkenin yetki ve sorumluluğu vize bitiş tarihinin üzerinden 6 ay geçtikten sonra bitmektedir.c.

Vizeyi veren ülkeye iltica etmek için 6 ay beklemeye gerek yoktur. Ülkeye indikten sonra vizenin geçerlilik süresi içerisinde de iltica başvurusu yapma hakkınız bulunmaktadır.d.6 ay ve üzeri vizelerde sizin ülkede hala kalma hakkınız var, diyerek vize sürenizin veya bitmesine yakın iltica etmenizi talep edebiliyorlar.

  • Böyle durumda kalacak imkanınız varsa kalmanızı tavsiye edebilirler, 6 ay ve üzeri iltica edeceğiniz ülkeye ait vizeniz olduğu takdirde -şayet kalacak yeriniz varsa- iltica merkezine gitmeden mektupla başvuru yapma hakkınız vardır. (bkz.
  • Mektupla iltica başvurusu yapılabilir mi? ” adlı videomuzu izleyiniz.) e.6 ay ve üzeri vizeniz varsa ilk başta pasaportunuzu vermeyebilirsiniz.

(Yani başvuru esnasında pasaportunuzu vermeyebilirsiniz.) Ancak birinci mülakatta (yol mülakatında) pasaportunuzu verebilirsiniz. Şayet kalacak yeriniz yoksa o zaman kampta kalmak için başvuruda pasaportu vermeyeceksiniz, vermediğiniz takdirde işlemlerinizi yapmak için sizi kampa alacaklar, fakat pasaportunuzu 1.

mülakatta (yol mülakatında) verebilirsiniz.f. Pasaportu vermemek, yırtıp atmak işe yaramamaktadır. (bkz. ” Pasaportu yırtıp atmak ” adlı videomuzu izleyebilirsiniz.) Çünkü vize de aynı parmak izi gibi yazılım sistemine işlenmektedir ve Avrupa Ortak Parmak İzi sisteminde görünmektedir. Bu sebeple vizenin sorumluluk kuralına uymanız gerekmektedir.

Yani iltica edeceğiniz ülke, vizeyi veren ülkeyse problem yok; fakat Schengen vizeniz iltica edeceğiniz ülkeden farklı ise ( bu videoya göz atabilirsiniz) velev ki yazılım sisteminde vize görünse bile vizeyi veren ülkenin sorumluluğu, vizenin bitiş tarihinden itibaren 6 ay sonra bitmektedir.6 Ay Kuralında Yapılan Yanlış: Dublin süreci ile ilgili birden fazla 6 ay kuralı bulunmaktadır.

Bu makalemizin konusu olan, herhangi bir Schengen vizesi olup iltica ettiği ülkeden farklı bir Schengen vizesine sahipse bu takdirde başvuru yapmadan 6 ay geçmesini beklemek kastedilmektedir. Ancak genelde insanlar arkadaş çevresinin ya da yanlış duyum ve bilgilerin tesirine kapılarak iltica kampında 6 ay beklemeyi tercih ediyorlar.

Bu sorumluluk çerçevesi içinde başvuru yaptıklarından dolayı ister istemez Dublin sorunu ile karşılaşacaktır. “Schengen vizesi olanların iltica başvurularındaki en büyük yanlışı”nı öğrenmek için tıklayınız, NOT: Şayet bir Schengen vizeniz varsa iltica etmeden önce mutlaka bir hukuki danışmanlık desteği alınız.2.

Schengen vizesine sahip başvurucu tek başına ilticaya başvurursa Dublin uygulaması nasıl olur? Bu durum ikiye ayrılır. Şayet başvurucu, iltica edeceği ülkenin Schengen vizesine sahipse ilticası, vizesine sahip olduğu ülkede değerlendirilecektir. Ancak iltica ettiği/edeceği ülkeyle sahip olduğu vize farklı ülkeyse o zaman Dublin kuralları devreye girecektir.

Sadece Yunan vizesine pratikte güncel olarak Dublin uygulanmamaktadır. Ancak diğer ülkeler için ise Dublin uygulamaları yapılabilmektedir. Örneğin; Fransa Schengen vizesine sahip birisi, Fransa vizesi bitiş tarihinin üzerinden 6 ay geçmeden Almanya’ya iltica ederse Dublin uygulanır.

  • Yani Almanya, iltica başvurunuzun değerlendirilmesi için sizi Fransa’ya gönderecektir.
  • O zaman formülasyonu şöyle değerlendirebiliriz: VİZENİN BİTİŞ TARİHİ + 6 ay = BAŞVURU Bu gibi durumda genelde insanlar, nerede kalacağını, nasıl yaşayacağını; çalışıp çalışamayacağını soruyor.
  • Ne yaparsak bu iş çözülür, bir yolu var mı gibi sorular sorabilmektedirler.

Biz burada Schengen vize sorumluluğu çerçevesinde Dublin-Vize ilişkisinin anlaşılması üzerine izah etmeye çalışıyoruz. Yeme-içme, barınma, konaklama; bunlar konumuzun dışındadır. Bu sorunu başvurucuların kendisi çözmelidir. Bu süreci başvurucuların vizelerini uzatma ( vize uzatma makalemiz için tıklayabilirsiniz ) ya da müsamahalı kalış ( müsamahalı kalış makalesi için tıklayabilirsiniz ) ( müsamahalı kalış videomuz için tıklayabilirsiniz ) belgeleri talep ederek legal olarak geçirme imkanları bulunmaktadır.3.

  1. Başvurucunun sadece eşiyle alakalı Dublin uygulaması nasıl olur? a.
  2. Başvurucunun iltica süreci devam ederken çocuklar olmaksızın sadece eşi, hangi Schengen vizesiyle olursa olsun, eşinin bulunduğu ülkeye gidip iltica ederse sonradan gelen ve başvuru yapan eşi için Dublin uygulanmayacaktır.
  3. Yani eşinin bulunduğu ülkenin vizesiyle veya başka bir ülkenin Schengen vizesiyle iltica etmiş olan eşinin bulunduğu ülkeye gidip iltica ederse Dublin uygulanmayacaktır ve iltica işlemlerine eşiyle birlikte devam edecektir.b.

Velev ki eşi ilticada ret almış olsa bile yine hangi vizeyle gelirse gelsin, Dublin uygulanmayacaktır. Mülakatta ret almak, beşgen kuralı videomuz için tıklayınız,) Eşlerin ikisi de aynı anda farklı Schengen vizeleriyle (yani mesela anne Alman vizesiyle Almanya’ya; baba Fransa vizesiyle Fransa’ya iltica etmiş olsun) iltica etmiş olsun, böyle durumda; -Herkes kendi ilticasını yürütebilir, -Her iki taraf da ilticadan kabul alabilir, Böyle durumlarda iki taraf da birbirine karşı aile birleşimi yapabilir.

Her iki tarafın da birbirine aile birleşimi yapma hakkı bulunmaktadır. Eşlerin ret alma olasılığı varsa sonuç gelmeden aile birleşimi başvurusu yapılmalıdır. Yeşil, gri pasaportla da gelmiş olsalar yine aynı hükümler geçerlidir. Yani yürürlükteki Dublin III Antlaşması 10 ve 11. maddeye göre aile üyeleri eşitse, yani karı-koca birlikte iltica edeceklerse kadın ya da erkek olmasına bakılmaksızın yaşça büyük olana göre Dublin uygulaması yapılacaktır.

Yaşça büyük olanın vizesi hangi Schengen ülkesine aitse Dublin de o ülkeye uygulanacaktır. Örneğin, kadın 35 yaşında ve Almanya vizesine sahip olsun, erkek de 36 yaşında Fransa vizesine sahip olsun. İkisi de birlikte Almanya’ya iltica başvurusu yaptıklarını varsayalım.

  • Erkek yaşça büyük olduğundan dolayı her ne kadar Almanya’ya iltica etmek isteseler de bu kural gereği her ikisi de Fransa’ya gönderilecektir.
  • Böyle durumlarda önce kadının Almanya’ya tek başına başvuru yapması; mülakatlar bittikten sonra erkeğin iltica başvurusunu yapması yerinde olacaktır.
  • Vizelerin geçerlilik süresinde bu örnekteki kişiler, birlikte Belçika’ya başvuru yapmış olsunlar, yine Dublin Sözleşmesi 10 ve 11.

maddeye göre karı-koca eşit olduğundan dolayı Belçika her halükarda çiftleri Fransa’ya gönderecektir. Ancak, taraflar ilticalarını Belçika’da yani 3. bir ülkede devam ettirmek istiyorlarsa o zaman vizenin bitiş tarihinden sonra ve üzerinden 6 ay geçtikten sonra iltica etmeleri gerekmektedir.

  1. Burada verilen ülke isimleri örnek olup bu ülkeler yerine kendi vizenizin bulunduğu ülkeleri düşünüp aynı sonucu alacağınızı söyleyebiliriz.
  2. VİZENİN BİTİŞ TARİHİ + 6 ay = BAŞVURU 4.
  3. Başvurucunun aile çoğunluğuna yani eşi ve çocuklarıyla alakalı Dublin uygulaması nasıl olur? Başvurucunun ister legal isterse kural dışı yollarla Finlandiya’ya iltica ettiğini varsayalım.

İltica süreciyle ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir sonucun açıklanmadığını varsayalım. Böyle durumda eşi ve çocuğu ya da çocuklarının Almanya Schengen vizesiyle Finlandiya’ya iltica ettiklerini varsayalım. Bu gibi durumda Dublin uygulaması Almanya’ya yönelik yapılacak olup daha önce iltica başvurusu yapan eş, Almanya vizesine sahip olduğundan dolayı Dublin kuralları gereği hep beraber Almanya’ya gönderileceklerdir.

  • Yürürlükteki Dublin III Antlaşması 10 ve 11.
  • Maddeye göre aile çoğunluğunun sahip olduğu vize hangi ülkeye ise Dublin de o ülkeye uygulanacaktır.
  • Bazen aile üyeleri; bir kısmı bir ülkeden, diğer kısmı başka bir ülkeden vize alabilmektedir.
  • Bu kurala dikkat etmedikleri sürece “Eşim ve çocuklarımla olmalıyım, ne olursa olsun ayrılmamalıyım.” dedikleri takdirde aile çoğunluğunun vizesi nereye aitse ilticadan da o ülke sorumlu olacaktır.

Böyle durumlarda eş ve çocuklar farklı vizelere sahiplerse burada birinci kural ne olursa olsun demeyeceksiniz ve işinizi çözmeye bakacaksınız. Bu durumda ya sadece eşiniz başvuru yapacak ya da sadece çocuklar başvuru yapacak. Eşiniz size dahil olduktan sonra çocuklara başvuru yaptırabilirsiniz ya da çocuklar Dublin Sözleşmesi 6, 8 ve 16.

Maddeye göre ve 18 yaşından küçük oldukları için çocuklar bakıma muhtaç olduklarından dolayı her halükarda ebeveynlere dahil oldukları için sayıları çok olsa da çocuklara Dublin uygulanmayacaktır. Ancak burada önemli kural eşlerden biri başvuru yapmamış olacak, buna karşın eşin biri ile çocuklar başvuru yapmış olacak.

Eşlerden biri veya çocuklar iltica etmediği takdirde aile çoğunluğu sağlanmamış olacaktır, böylelikle iltica eden eşin yanında kalma şansınız artacaktır. Eşiniz ya da çocuklar, vizelerini uzatarak ya da müsamahalı kalış belgesi alarak kalabilecekleri gibi, bu süreci iltica etmeden yanınızda geçirebilecekleri gibi, akraba ya da arkadaşlarının yanında da geçirebilirler.

  1. Genelde eşim ve çocuklarım olmadan olmaz, ne olursa beraber olsun diye düşünenler, Dublin sorunuyla karşılaşmaktadırlar.
  2. Bu gibi durumda Dublin yönetmeliklerine uymaktan ve avukat tutmaktan başka çareniz bulunmamaktadır.5.
  3. Başvurucunun sadece çocuklarıyla alakalı Dublin uygulaması nasıl olur? 18 yaş altı küçük çocuklarla ilgili konular hassas konular olduğu için bu konularda mutlaka bir avukat, hukukçu ya da çocuklarla ilgili dairelerden profesyonel destek almanız gerekmektedir.

Yürürlükteki Dublin III Antlaşması’nda çocuklarla ilgili maddeler 2. bölüm 6 ve 8; 3. bölüm 16. maddede zikredilmiştir. Dublin III Türkçe Tam Metni indirmek için tıklayınız,a. Anne ve babaların yurt dışına çıkmasını engelleyen hukuki süreçler olabilir. Bundan dolayı da çocuklarını koruma amaçlı ve geleceklerini kurtarma maksadıyla akraba ya da güvendiği tanıdığı arkadaşlarının yanına göndermek ve iltica ettirmek isteyebiliyorlar.

  • Böyle bir durumda ve her halükarda anne ve baba, emanet edeceği kişi veya kişilere mutlaka çocuklar için muvafakatname (muvafakatname hakkında bilgi almak için tıklayınız ) ve vekaletname vermeleri gerekiyor.
  • Şayet muvafakatname verilmemişse ya da verme imkanı bulunmamış ise ve herhangi bir şekilde 18 yaşından küçük çocuklar yurt dışına iltica etmişler ise öncelikli olarak ilgili daireler çocukların kan bağı olan 1.
See also:  Qual Melhor Maquina De Cartao?

derecede aile yakınlarına ulaşarak çocuklara bakıp bakmayacakları hakkında yazışma ve görüşme yapılacaktır. Şayet 1. derece akrabalar (anne, baba, kardeş, hala, teyze, amca, dayı, anneanne, babaanne, dede, büyükbaba gibi) çocukları kabul ederse bu durumda çocuklar aile yakınlarına devlet tarafından teslim edilecektir.

Ancak bakım, sağlık, konaklama, eğitim giderleri devlet tarafından karşılanacaktır. Şayet yurt dışında 1. derece aile yakınları yoksa bu takdirde devlet, çocuk bakım ya da gençlik bakım merkezlerinde çocukların aileleri ya da yakınları çocukların yanına gelene kadar himaye etmektedir veya bu konuda çocuğunuzun başvuru yaptığı iltica merkezine yakın, tanıdığınız, güvendiğiniz bir yakınınız varsa “koruyucu aile” olarak onları talep edebilirsiniz.

Avrupa ülkelerinde (Hollanda hariç) bütün ülkeler 18 yaşına kadar çocukları aile birleşimine müsaade etmekte, Hollanda ise 25 yaşına kadar aile birleşimine müsaade etmektedir. Şayet çocuklar ilticadan kabul alırlarsa anne-baba ve kardeşlerini ailenin bakımına muhtaç olduğundan ve olağanüstü şartlardan dolayı getirme hakları bulunmaktadır.

  1. Hollanda’da özellikle 25 yaşına kadar olan genç ve çocuklarda anne-baba ya da kardeşlerinin dosyasından dolayı iltica etme hakları bulunmakta, emsal mahkeme kararından dolayı da kabul alabilmektedirler.
  2. Özellikle Yunanistan, çocuk ilticaları noktasında ciddi derecede bunalmış ve yorulmuş bir ülkedir.

AIDA verilerine göre Yunanistan’da yaklaşık 2.400 çocuk, çocuk kamplarında bulunmakta, anne-baba ya da kardeşleri ise diğer Schengen ülkelerinde veya diğer ülkelerde bulunmaktadır. Ancak Yunanistan, aylık bazda en fazla 100 çocuğun aile birleşimine işlem yapabilmektedir.

  1. Yunanistan’da bekleyen çocuk sayısı ve ağır işleyen bürokrasiyi dikkate aldığınızda her ne kadar kanunda “çocuğun esenliği ve ruh sağlığı” dese de sinir bozucu aile birleşimi olayı yukarıda anlattığımız (ayda 100 aile birleşimi, birleşim ortalama 2 yılda gerçekleşiyor) gibidir.b.
  2. Çocuklar, hangi vize türüne sahip olurlarsa olsunlar (Hollanda dahil), hangi ülkenin vizesine sahip olurlarsa olsunlar, şayet ana-baba ve kardeşleri herhangi bir (yurt dışı) ülkede bulunmuyorsa ya da bulunsa bile 18 yaşından küçük çocuk, aile birleşimi talep etmiyorsa çocukluğun esenliği ve ruh sağlığı açısından hangi ülkeye gidip iltica etmek istiyorsa ilticası o ülkede değerlendirilecektir ve Dublin prosedürü uygulanmayacaktır.

Daha sonra (kabul aldıktan sonra) çocuk, aile birleşimi yapabilir.c. Aman çocuklarınızı kaçakçılara yem etmeyiniz! Tüm bunlara rağmen çocuklarınız, kural dışı yollarla herhangi bir ülkeye iltica etmek istediğinde 18 yaşından küçük olduklarından dolayı yukarıda bahsettiğimiz kurallar geçerli olacaktır ve iltica işlemleri hangi ülkeye iltica etmek istiyorsa o ülkede devam edecektir.

  • Her halükarda 18 yaşından küçük çocuklar, kabul aldıı takdirde aile birleşimi ile ya da aile üyeleri farklı Schengen ülkesinde ise Dublin Sözleşmesi’ne göre dosya birleşimi ile 18 yaşından küçük çocuğun bulunduğu ülkeye aile bireyleri getirilebilir.
  • Bu konuda mutlaka hukukçu desteği alınız.6.
  • Davetiye vizesi ile ilticada Dublin durumu nedir? Dublin Sözleşmesi’nin 12/2 ve 12/4 maddesi gereğince vizeyi veren ülke ilticadan sorumludur.

Davetiye gönderen kişi hangi ülkede olursa olsun fark etmez, vize hangi ülkeye aitse Dublin’den (ilticadan) o ülke sorumludur. Ancak genelde bu tarz davetiyeler 3 aylık verilmektedir. Her halükarda vize kuralı geçerli olduğu için, vizenin bitiş tarihinin üzerinden 6 ay geçtikten sonra herhangi bir başka Schengen ülkesine iltica edildiğinde; a.

Vize, sistemde görünse bile Dublin zorunluluğu düşmüştür. O zaman diğer bir ülkeye iltica başvurusu yapabilirler ve davetiyeyi veren kişinin sorumluluğu ancak ve ancak başka bir ülkeye iltica edildiğinde düşmektedir. Davetiyeyi veren kişinin sorumluluğu şayet vize sahibi (davet edilen kişi) vizenin olduğu ülkeye değil de başka bir Schengen ülkesine vizenin bitiş tarihinin üzerinden 6 ay geçtikten sonra iltica başvurusu yaparsa Dublin uygulanmayacaktır ve davet edene herhangi bir cezai uygulama yapılmayacaktır.

Pratikte rastladığımız durum budur. Her halükarda böyle bir durumla karşılaşanların mutlaka bir profesyonel hukukçu desteği alması tavsiye olunur. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki makalemizi okuyabilirsiniz. https://www.oktayozdemir.com.tr/taktikler/vize-davetiyesi-sorumlulugu-ve-iltica/ Transit Vize Havaalanı transit vizesi (Tip A) Schengen bölgesindeki havaalanlarının uluslararası transit alanlarına geçiş yapmak içindir, ancak Schengen devletlerinin topraklarına girmek için değildir.

  • Havaalanı transit vizesi ile, örneğin Hollanda’da uçuşunuzu değiştirebilirsiniz, ancak Hollanda havaalanını terk edemezsiniz.
  • Aynı kural diğer Schengen ülkeleri için de geçerlidir.
  • Önemli: Schengen bölgesi üzerinden yapacağınız transit rotanız iki ya da daha fazla duraktan oluşuyor ise havalimanını terk etmeseniz dahi, Schengen vizesine (C tipi vize) ihtiyacınız bulunmaktadır.

Örneğin: Dubai – Paris – Frankfurt – Chicago 24 saatten kısa uçuşlarda normalde Avrupa Schengen ülkelerinde bulunan uluslararası hava alanlarında transit vize istenmemektedir. Bu konuyu ilgili ülkelerin konsolosluk WEB sitelerinde ya da hava yolu şirketlerinin WEB sitelerinde detaylı açıklamayı bulabilirsiniz.

Özellikle 2016’dan itibaren Türkiye’den uçan yolculardan bazıları transit aktarmada iltica ettiklerinden dolayı uçağa alınmayabiliyorlar ya da ciddi kontrolden geçiriliyorlar. Vizesiz transit aktarma 2016’dan bu yana çok uygulanabilir görünmemektedir. Eğer transit vizeniz olduğu halde transit vizenizin dışında başa bir Schengen ülkesine iltica ediyorsanız vizenin sorumluluğundan dolayı Dublin uygulanacaktır.

Örneğin Bulgaristan transit vizeniz varsa ve Almanya’ya iltica edecekseniz vizeyi alırken parmak izi vermeseniz dahi pasaportunuzu yırtıp atsanız bile vizeyi alırken size vizeyi veren konsolosluk yazılım sistemine kaydınızdan dolayı her halükarda vizeniz, ortak vize yazılım sisteminde göründüğü için Dublin uygulanacaktır ve Almanya sizi Bulgaristan’a gönderecektir.

Bu örnek diğer ülkeler için de geçerlidir. Transit vize muafiyeti ayrıca aşağıdaki durumlarda geçerlidir: — Schengen, AB (Avrupa Birliği), AEA (Avrupa Ekonomik Alanı) ülkelerinde geçerli vizeniz veya oturumunuz bulunuyor ise; — Kanada, Japonya ve Amerika geçerli vizeniz var ise; — Andorra, San Marino, Kanada, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri için sınırsız geri dönüş garantili bir ikamet izniniz var ise; — Bir AB (Avrupa Birliği), AEA (Avrupa Ekonomik Alanı) veya İsviçre vatandaşı iseniz; — Diplomatik pasaport sahibi iseniz; — Hizmet veya resmi pasaport sahibi iseniz.

(Lütfen dikkat: Bu yalnızca listedeki belirli ülkelerin vatandaşları için geçerlidir.) — Görevde olan uçak mürettebatı iseniz ve Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu üyesi ülke vatandaşı iseniz. Transit aktarmalarda yeşil, gri ve siyah pasaportlara Dublin uygulaması yapılmamaktadır.

  1. Almanya Münster şehri Bölge İdare Mahkemesi’nde bu pasaport sahiplerine Dublin uygulanmayacağına yönelik emsal karar bulunmaktadır.
  2. Normal koşullar altında transit vize isteyen ülkelerin listesini sizler için hazırladım.
  3. Uçak bileti almadan önce mutlaka aşağıdaki listeyi dikkatlice takip ediniz.
  4. Almanya: Geçerli bir ABD, Japonya veya Kanada vizeniz varsa yada Schengen vizeniz ile bir Avrupa ülkesini ziyaret ediyorsanız transit vize almanız gerekmiyor.

Yeşil pasaporta sahipseniz de transit vize almanız gerekli değildir. Uluslararası havaalanlarında Schengen bölgesi dışında bir ülkeye gidecekseniz de transit vizesi istenmeyebiliyor. Yine de bazı ülkelerin siyasi karışıklık, siyasi istikrarsızlık vb. durumlarından dolayı o ülkelerin vatandaşlarını idari tedbirler uyguluyorlar.

Bu tedbirler hukuki değil, idari tedbirlerdir; Uçak firmaları kendi getirdikleri yolculardan sorumlu tutulmalarından kaynaklanmaktadır. Bu tedbirin kime uygulanacağı yetkili kişilerin inisiyatifindedir. Bununla birlikte transit vize alarak da bu sorunu çözebilirsiniz. Detaylı bilgi için Almanya Transit Vizesi yazısını okuyabilirsiniz.

İngiltere: Geçerli bir ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İrlanda veya Schengen vizeniz varsa havaalanı transit vize almanız gerekli değildir. Çekya: Yeşil pasaporta sahipseniz havaalanı transit vizesi almanız gerekmez ya da Norveç, İzlanda, Schengen vizelerinden birine sahip olmanız gerekli.

  1. İsviçre: Schengen, Kanada, Japonya veya ABD vizesi sahipleri havaalanı transit vizesi almaları gerekmiyor.
  2. Diplomatik pasaport sahiplerinin de havaalanı transit vizesi alması gerekli değildir.
  3. Yunanistan: Geçerli bir Schengen vizeniz yoksa havaalanı transit vizesi almanız gereklidir.
  4. Yeşil pasaporta sahip Türk vatandaşları hariç.

ABD: ABD’de havaalanlarında transit vizeniz olmadan geçiş yapamazsınız. Kanada: Kanada her türlü pasaporta havaalanı transit vizesi istemektedir. Bu ülkeden aktarma yapacaksanız mutlaka 3 hafta öncesinden havaalanı transit vize başvurusu yapmanız gerekmektedir.

  • Uluslararası hava alanlarında Schengen bölgesi dışında bir ülkeye gidecekseniz de transit vizesi istenmeyebiliyor.
  • Yine de bazı ülkelerin siyasi karışıklık, siyasi istikrarsızlık vb.
  • Durumlarından dolayı o ülkelerin vatandaşlarına idari tedbirler uyguluyorlar.
  • Bu tedbirler hukuki değil, idari tedbirlerdir; uçak firmalarının kendi getirdikleri yolculardan sorumlu tutulmalarından kaynaklanmaktadır.

Bu tedbirin kime uygulanacağı yetkili kişilerin inisiyatifindedir. Bununla birlikte transit vize alarak da bu sorunu çözebilirsiniz. Schengen Uygulama Anlaşması Madde 6’ya göre Schengen vizesi ile ilgili fıkralar şu şekildedir: 1) Bir yabancıya, Schengen Uygulama Anlaşması ile bu Anlaşma’nın uygulanmasına dair yönetmelik hükümleri çerçevesinde vize verilmesine ilişkin şartların yerine getirilmesi halinde; 1.1.

  1. Transit geçişler için Schengen vizesi (veya) 1.2.
  2. Ülkeye ilk giriş tarihinden itibaren 6 aylık bir süre içerisinde 3 aya kadarki ikametler için (Kısa süreli ikametler) Schengen vizesi verilir.
  3. Schengen Uygulama Anlaşması’nın ön gördüğü vize verilmesine ilişkin şartların yerine getirilmemesi durumunda istisnai hallere münhasır olmak üzere Devletler Hukuku’ndan kaynaklanan nedenlerle veya insani nedenlerle ya da Almanya Federal Cumhuriyeti’nin siyasi çıkarlarının korunması amacıyla Schengen vizesi verilebilir.

Bu hallerde verilen vizenin geçerliliği, yer itibarıyla Almanya Federal Cumhuriyeti hükümranlık alanı ile sınırlı kılınır. (2) Kısa süreli ikamet vizesi, ikamet süresinin ülkeye ilk giriş tarihinden itibaren 6 aylık bir süre içerisinde her defasında 3 ayı aşmaması kaydıyla toplam 5 yıla kadarki bir geçerlilik süresi ile birden fazla ikamet için de verilebilir.

3) 1’inci fıkranın 1’inci cümlesine göre verilen Schengen vizesi, özel hallerde ülkeye ilk giriş tarihinden itibaren 6 aylık bir süre içerisinde toplam 3 aylık ikamet süresine kadar uzatılabilir. Bu hüküm, vizenin Schengen Anlaşması’nı uygulayan bir diğer ülkenin dış temsilciliği tarafından verilmiş olması halinde de geçerlidir.

Vize, 1’inci fıkranın 2’nci cümlesinde belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla söz konusu 6 aylık süre içerisinde 3 ay daha uzatılabilir. (4) Daha uzun süreli ikametler için, ülkeye girmeden önce verilen Almanya vizesi (ulusal vize) alınması gereklidir.

  1. Ulusal vize; oturma izni, yerleşme izni ve Avrupa Birliği sürekli ikamet izni hükümlerine göre verilir.
  2. Ulusal vizeye bağlı yasal ikametin süresi; oturma izni, yerleşme izni veya Avrupa Birliği sürekli ikamet izni sahipliği süresinden sayılır.
  3. Dublin sözleşmesi Türkçe ve İngilizce tam metin için tıklayınız.

https://drive.google.com/drive/folders/1vTea6M-MeFKy0xWQ9mHqaEp0v1G5gs_Y

İltica edince kaç sene?

Anayasanın 16a maddesi ve İkamet Yasası § 25 Fıkra 1 uyarınca ülkesinde devlet ya da devletle ilişkili bir kurum tarafından siyasi olarak zulüm gören kişilere iltica verilir. Siyasi zulüm, bir kişinin “ırk”, din, milliyet, politik düşünce veya belirli bir sosyal grupla ilişkiden dolayı risk altında veya hapsedildiği bir durumu ifade eder.

Ancak, iltica hakkına sahip olmak, sadece güvenli bir üçüncü ülke üzerinden Almanya’ya girmediğiniz takdirde mümkündür. Almanya, Avrupa ülkeleri (yani güvenli üçüncü devletler) tarafından çevrilmiş olduğundan, ilticanızın kabulü ancak Almanya’ya doğrudan uçakla geldiğiniz takdirde mümkündür. Tanınmış sığınmacılara üç yıl geçerli olan bir oturum izni verilir.

Eğer gelinen ülkedeki durum iyileşme göstermezse, oturum izni üç yıl daha uzatılır. Konuyla ilgili daha fazla bilgiye “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” başlığı altında ulaşabilirsiniz. Üç yıldan sonra (en erken), belirli koşullar altında, başvuruda bulunabilir ve sürekli oturum izni (“Aufenthaltserlaubnis” veya “Niederlassungserlaubnis”) alabilirsiniz.

  1. Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz.
  2. Tanınmış sığınmacılara “Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK-pass veya Öavi Pasaport olarak da bilinir) verilir.
  3. Bu pasaportu yurtdışına seyahat etmek için kullanabilirsiniz.
  4. Ancak kendi ülkenize gitme hakkınız yoktur, aksi takdirde Alman oturum izninizi kaybedersiniz.

Mülteci Seyahat Belgesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için “Mavi Pasaport” bölümümüze bakabilirsiniz. İltica hakkı tanınmış biri olarak, aşağıdaki haklara sahipsinizdir:

Eşinizi ve 18 yaş altındaki çocuklarınızı Almanya’ya getirebilirsiniz. Evli olmayan 18 yaş altındaki biri olarak, ebeveynlerinizi Almanya’ya getirebilirsiniz. ( Aile Birleşimi ) Çalışma izniniz vardır. Eğer bir işiniz yoksa, işsizlik ödeneği II veya sosyal yardım alırsınız. Jobcenter iş bulma konusunda size yardımcı olur. Çocuk ve ebeveyn ödeneği alma hakkınız vardır. Entegrasyon kursuna katılma hakkınız vardır. Üniversiteye gidebilir veya bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz.

Önemli: Anavatanınızda, yasal yollarla erişip güven içinde yaşayabileceğiniz bir bölge varsa, iltica hakkı alamazsınız. Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerini ihlal eden bir savaş suçu veya siyasi olmayan ciddi bir suç işlediğiniz takdirde (Almanya dışında), size mülteci koruma veya iltica hakkı tanınmayabilir.

Aynı durum, politik olmayan suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum edilen ve bu sebeple Almanya’ya da halk için bir tehdit olarak görülen kişiler için de geçerlidir. Tanınmış mülteciler ( İkamet Yasası §25/1/1 ve İltica Yasası §3/1 uyarınca) sığınma hakkı verilmiş kişilerle aynı haklara sahiplerdir. Mülteci statüsü, “ırk”, din, milliyet, siyasi düşünce veya belirli bir sosyal gruba dahil oldukları için kendi ülkesinde zulüm gören kişilere verilir.

Kendi ülkesi bir koruma sağlamıyorsa kişi, devlet veya devletle ilişkisi olan gruplar tarafından zulme maruz kalabilir. Almanya’ya güvenli bir üçüncü ülke üzerinden girmiş olsanız bile mülteci statüsüne sahip olabilirsiniz; iltica hakkından farklı olarak, mülteci statüsü almak için Almanya’ya doğrudan uçakla gelmemiş olmanız gerekir.

  1. Tanınmış mültecilere üç yıl geçerli olan bir oturum izni verilir.
  2. Eğer gelinen ülkedeki durum iyileşme göstermezse, oturum izni üç yıl daha uzatılır.
  3. Onuyla ilgili daha fazla bilgiye “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” bölümünde ulaşabilirsiniz.
  4. Üç yıldan sonra (en erken), belirli koşullar altında, başvuruda bulunabilir ve sürekli oturum izni (“aefenthal Aufenthaltserlaubnis” veya “Niederlassungserlaubnis”) alabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz. Tanınmış mültecilere “Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK-pass veya Mavi Pasaport olarak da bilinir) verilir. Bu pasaportu yurtdışına seyahat etmek için kullanabilirsiniz. Ancak kendi ülkenize gitme hakkınız yoktur, aksi takdirde Alman oturum izninizi kaybedersiniz.

Eşinizi ve 18 yaş altındaki çocuklarınızı Almanya’ya getirebilirsiniz. Evli olmayan 18 yaş altındaki biri olarak, ebeveynlerinizi Almanya’ya getirebilirsiniz ( Aile Birleşimi bölümünde konuyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz). Çalışma izniniz vardır. Eğer bir işiniz yoksa, işsizlik ödeneği II veya sosyal yardım alırsınız. Jobcentre iş bulma konusunda size yardımcı olur. Çocuk ve ebeveyn ödeneği alma hakkınız vardır. Entegrasyon kursuna katılma hakkınız vardır. Üniversiteye gidebilir veya bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz.

Önemli: Anavatanınızda, yasal yollarla erişip güven içinde yaşayabileceğiniz bir bölge varsa, iltica hakkı alamazsınız. Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerini ihlal eden bir savaş suçu veya siyasi olmayan ciddi bir suç işlediğiniz takdirde (Almanya dışında), size mülteci koruma veya iltica hakkı tanınmayabilir.

Aynı durum, politik olmayan suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum edilen ve bu sebeple Almanya’yada halk için bir tehdit olarak görülen kişiler için de geçerlidir. Sığınmacı veya mülteci statüsüne hak kazanamayan bireylere, geçici koruma ( İkamet Yasası §25/2/1/2 ve İltica Yasası §4/1 uyarınca) verilebilir.

Geçici koruma, kişisel olarak zulüm görmemekle birlikte, ciddi tehlikede altında olan bireyler için geçerlidir, mesela savaş veya ağır insan hakları ihlallerinden dolayı (ölüm cezası, işkence, insanlık dışı muamele gibi) tehlikede olan insanlar gibi.

  1. Geçici koruma hakkı verilmiş bireylere bir yıl geçerli olan bir oturum izni verilir.
  2. Eğer gelinen ülkedeki durum iyileşme göstermezse, oturum izni iki yıl daha uzatılabilir.
  3. Onuyla ilgili daha fazla bilgiye “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” başlığında ulaşabilirsiniz.
  4. Beş yıldan sonra (en erken), belirli koşullar altında, başvuruda bulunabilir ve sürekli oturum izni (“unbefristete Aufenthaltserlaubnis”) alabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz. Geçici korumadan faydalanan bireylerin yasal durumları, mülteciler ve sığınma hakkı olan bireylerle aynı değildir. Geçici koruma hakkı olan biri olarak, “Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK-pass veya Mavi Pasaport olarak da bilinir) talep etme hakkınız yoktur.

Endi ülkenizden bir pasaportunuz yoksa veya pasaport başvurusunda bulunamıyorsanız, sizden sorumlu yabancılar dairesine “yabancılar ve vatansız kişiler için seyahat belgesi” (“gri pasaport” olarak da bilinir) almak için başvurabilirsiniz. Ancak bunu yapmak için, geldiğiniz ülkenin yetkili makamından pasaport almanın mümkün veya makul olmadığını kanıtlamanız gerekir.

Geçici korumadan faydalanan biri aşağıdaki haklara sahiptir:

Çalışma izniniz vardır. Eğer bir işiniz yoksa, işsizlik ödeneği II veya sosyal yardım alırsınız. Jobcenter iş bulma konusunda size yardımcı olur. Çocuk ve ebeveyn ödeneği alma hakkınız vardır. Entegrasyon kursuna katılma hakkınız vardır. Üniversiteye gidebilir veya bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz.

Geçici koruma hakkına sahip olan bireyler için aile birleşimi konusu oldukça karmaşıktır. Geçici koruma hakkına sahip olan bireylerin, aile birleşimi konusundaki hakları hakkında bilgiye ulaşmak için Mülteciler için Aile Birleşimi sayfasını ziyaret edin.

  • Size iltica, mülteci statüsü veya geçici koruma hakkı tanınmadıysa dahi, yine de Almanya’da başka sebeplerden ötürü kalıp kalamayacağınız incelenir.
  • İlke olarak, insan haklarınızın ihlali gibi bir durum varsa veya ülkenizde yaşamınız, bedensel işkence veya özgürlük anlamında ciddi bir tehlike altındaysa, (§ 60 (5) veya (7) İkamet Yasası) sınır dışı edilmemeniz gerekir.

Örneğin, ülkenizde tedavi edilemeyecek ciddi bir hastalığınız varsa, böyle bir durum söz konusu olabilir. Sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkı verilen kişilere bir yıl süreyle geçerli olan bir oturum izni verilir. Eğer kişinin durumunda bir gelişme olmazsa, bu iznin süresi uzatılır.

Onuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” başlığını okuyabilirsiniz. Beş yıldan sonra (en erken) ve belirli koşullar altında başvuruda bulunup sürekli oturum izni (“unbefristete Aufenthaltserlaubnis”) alabilirsiniz. Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz.

“Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK veya Mavi Pasaport) alma hakkınız yoktur. Kendi ülkenizden bir pasaportunuz yoksa veya pasaport başvurusunda bulunamıyorsanız, sizden sorumlu yabancılar dairesine “yabancılar ve vatansız kişiler için seyahat belgesi” (“gri pasaport” olarak da bilinir) almak için başvurabilirsiniz.

Yabancılar Dairesinde çalışma izni başvurusunda bulunabilirsiniz. Eğer bir işiniz veya çalışma izniniz yoksa, devlet yardımı alırsınız. Yabancılar Dairesi onayladığı takdirde, bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz. Okula gidip eğitim alma izniniz vardır. Boş yer olması durumunda entegrasyon kursuna katılmak için başvurabilirsiniz. Ancak yasal olarak bu kursa kabul edilmek gibi bir hakkınız yoktur.

Sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakkı verilmiş bireylerin aile birleşimi yapması oldukça karmaşık bir konudur. Sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakkı verilmiş bireylerin aile birleşimi durumuyla ilgili olarak, sitemizdeki Mülteciler için Aile Birleşimi başlıklı bölümü ziyaret edebilirsiniz.

  1. Tanınmış bir mülteci veya iltica hakkı verilmiş bir birey olarak, size üç yıl geçerli bir oturum izni verilecektir.
  2. Geçici koruma ya da sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakkına sahip kişiler ise genellikle bir yıl geçerli bir oturum izni alırlar.
  3. Size verilen bu süreden sonra, Almanya’da kalmaya devam etmek isterseniz, oturum izninizi uzatmalısınız.

Bunun için de yetkili Yabancılar Dairesinden (“Ausländerbehörde”) randevu almanız gerekir. Bu randevuda sunmanız gereken belgeler aşağıdaki gibidir:

Oturum izniniz ve seyahat belgeniz Biyometrik pasaport fotoğrafı İş sözleşmeniz ve son üç aylık gelirinizi kanıtlayan belgeler (tercihen vergi danışmanınızdan bir rapor veya Jobcentre/Sosyal Yardım Dairesinden alınmış bir bildiri) İkamet kaydınız

Yabancılar Dairesinde (“Ausländerbehörde”) yer bulabilmek için oturum izninizin süresi dolmadan önce mutlaka randevu tarihi alın. Aynı tarihte mavi ya da gri pasaportunuzu da yenileyebilirsiniz. Oturum izni ve pasaportu yenilemek için belli bir ücret ödemeniz gerekir.

Önemli: Ancak BAMF mülteci koruma, iltica, geçici koruma veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkınızı geri almadıysa, oturum izninizi uzatabilirsiniz. Detaylı bilgi için, “Sürekli oturum/yerleşim iznimi kaybetme ihtimalim var mı?” başlıklı bölüme bakabilirsiniz. BAMF, sığınma / mülteci statüsü, geçici koruma veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkınızı iptal edebilir.

İlticası veya mülteci statüsü tanınmış bireyler söz konusu olduğunda, BAMF genellikle bu tanıma yol açan sebeplerin üç yıl aradan sonra hâlâ geçerli olup olmadığını inceler. Kişisel durumunuzda (ör. sağlık durumunuz) veya ülkenizde sizi buraya gelmek zorunda bırakan koşullarda iyi anlamda ilerleme görüldüğü takdirde, BAMF size koruma hakkı sunmaktan vazgeçebilir,

  • Böyle bir durumda, Yabancılar Dairesi oturum izninizi iptal edebilir (veya yenilemeyi reddedebilir).
  • Size iltica hakkı, mülteci statüsü, geçici koruma veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkı verilmesine rağmen ülkenize seyahat ederseniz koruma durumunuz iptal edilebilir,
  • Aynı durum ülkesinin elçiliğini ziyaret eden kişiler için de geçerlidir.

Ve kişi mülteci statüsünü kaybettiği zaman, oturum iznini de kaybeder. Ancak, Yabancılar Dairesi, yine de kişiye başka bir oturum izni verilip verilmeyeceğini kontrol eder. Eğer başka bir şekilde oturum izni alamıyorsanız, ilke olarak Almanya’dan ayrılmanız gerekir.

Oturum izniniz varsa, ancak 6 aydan fazla bir süredir Almanya dışında yaşıyorsanız veya başka bir ülkeye taşındıysanız, ilke olarak oturum izninizi kaybedersiniz ( §51 I İkamet Yasası ). Oturum izninizi, yetkililere yanlış bilgi vererek almanız ve bunun ortaya çıkması durumunda bu izninizi kaybedersiniz. Kamu güvenliği ve düzeni için bir tehdit olarak görüldüğünüz takdirde, sınır dışı edilebilirsiniz. Bu durumda, oturum izninizi de kaybedersiniz. Eğer tanıma veya oturma izninizi kaybetme riski altındaysanız, bir danışma merkezinden veya avukatınızdan danışmanlık alabilirsiniz. Yaşadığın bölgedeki avukatları ve danışma merkezlerini Yerel Bilgi sayfamızda bulabilirsiniz. Yaşadığınız şehri girin ve iltica, ikamet hakkı veya hukuki danışmanlık için arama yapın,

See also:  Qual O Valor Da Grama Do Ouro?

İltica edince ülkeye girilir mi?

İlke olarak, yabancılar veya vatansız bireyler için (“Gri pasaport” olarak da bilinir) bir seyahat belgeniz olduğu takdirde, yurt dışına seyahat edebilirsiniz. Bununla birlikte, çoğu ülke için ilk olarak vize olmanız gerekmektedir. Ayrıca, tüm ülkeler gri pasaportu geçerli bir seyahat belgesi olarak kabul etmezler.

Seyahate çıkmadan önce, seyahat belgenizi tanıyıp tanımadıklarını öğrenmek ve vize başvurusunda bulunmak için söz konusu ülkenin elçiliğine başvuruda bulunmanız gerekir. BM Mülteci Örgütü tarafından hazırlanan bu raporun son sayfasında, “Gri Pasaport”u tanıyan ülkelerin bir listesini bulabilirsiniz.

Size vize verilip verilmeyeceği, menşe ülkeniz, milliyetiniz, Almanya’daki durumunuz ve benzeri faktörlere bağlı olduğundan, vize başvurunuzun sonucu hakkında kesin bir şey söylemek zordur. “Gri Pasaport” sahibi olan biri olarak, tüm Schengen devletlerine vizesiz gidebilir ve üç aya kadar orada kalabilirsiniz.

  1. Güncel Schengen devletlerinin listesi için auswaertiges-amt.de sayfasına bakabilirsiniz.
  2. Lütfen unutmayın: Almanya’da geçici koruma ya da sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkınsa sahip biri olarak, menşe ülkenize seyahat etmeniz durumunda Almanya’daki oturum izninizi kaybedebilirsiniz.
  3. Yabancılar dairesi bu seyahatinizden haberdar olursa, oturumunuz hakkında bir iptal prosedürü başlatabilir ve korumanızı ve Almanya’da ikamet etme hakkınızı kaybedebilirsiniz.

Bu konuda daha fazla bilgiyi “Koruma Statüsünün İptali” bölümümüzde bulabilirsiniz. Önemli: “Schengen Ülkeleri” nedir? “Schengen Ülkeleri”, Avrupa’da sınırlarını serbest seyahat için açık tutmayı kabul etmiş bir grup ülkedir. Bu, bu ülkelerde ikamet edenlerin bir Schengen ülkesinden diğerine pasaport kontrolü veya vize gerekliliği olmadan, sanki kendi ülkelerindeymiş gibi seyahat edebilecekleri anlamına gelir.

Bu da Schengen ülkelerine 180 günlük bir süre içerisinde üç ay boyunca turistik amaçlı seyahat edebileceğiniz anlamına gelmektedir. Tüm Avrupa ülkeleri Schengen bölgesinin bir parçası değildir. Bazı ülkeler bunu yapmamayı ve kendi sınır kontrollerini sürdürmeyi seçmiştir. Bu nedenle, seyahat etmeden önce seyahat etmeyi planladığınız ülkenin Schengen bölgesinin bir parçası olup olmadığını öğrenmeniz iyi olacaktır.

Yurt dışı seyahatiniz için vizeye ihtiyacınız olup olmadığından emin değilseniz, sorularınızı topluluk platformumuz “Together in Germany” üzerinden sorabilirsiniz. Topluluk yöneticilerimiz size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır. Fiktionsbescheinigung yani Geçici Oturum İzni, başvurduğunuz oturum izni unvanı hakkında henüz bir karar verilmemişse düzenlenir.

Örneğin, oturum izninizi uzatmak veya yeni bir oturum izni için başvuruda bulunmak istiyorsanız bu belgeyi alabilirsiniz. Bu gibi durumlarda, İkamet Yasası’nın 81 (4) maddesi uyarınca ya da İkamet Yasası’nın 81 (3) maddesi uyarınca Fiktionsbescheinigung alırsınız. İkamet Yasası’nın 81. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Fiktionsbescheinigung ile, tanınmış pasaportlar veya pasaport yerine geçen belgelerle Schengen bölgesinde serbestçe dolaşabilir ve Almanya’ya yeniden giriş yapabilirsiniz.

Ancak bunun için ön koşul, resmi olarak öngörülen formun kullanılmasına ek olarak, yabancı formunun 3. sayfasındaki üçüncü kutunun da işaretlenmesidir. Giriş ve çıkış damgaları Fiktionsbescheinigung ‘a değil, pasaporta veya pasaport yerine geçen belgeye yapıştırılır.

Ne yazık ki bu kural İkamet Yasası’nın 81(3) maddesi kapsamındaki sertifikalar için geçerli değildir. İkamet Yasası Madde 81 (3) uyarınca Fiktionsbescheinigung, henüz bir oturum izni unvanına sahip değilseniz veya kimliğiniz henüz netleşmemişse düzenlenir. İkamet Yasası 81. madde 3. fıkrasına göre Fiktionsbescheinigung ile federal bölgede kalmanıza ve Almanya içinde seyahat etmenize izin verilir.

Ancak, yurtdışında kaldıktan sonra yeniden girişe izin verilmez. Genellikle Fiktionsbescheinigung‘da, yurtdışına seyahate izin vermediğini belirtmek için “yurtdışına seyahat için geçerli değildir” ifadesi kullanılır. Size verilen Fiktionsbescheinigung‘un yanlış düzenlendiğini ve düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorsanız, lütfen sorumlu yabancılar dairesi ile iletişime geçin.

Önemli: Hangi tür Fiktionsbescheinigung ‘a sahip olduğunuzdan emin değilseniz, seyahatinizden sonra Almanya’ya yeniden girmenize izin verilip verilmeyeceğini sorumlu yabancılar dairesine sorun. Schengen bölgesi dışına bir seyahat planlıyorsanız, Fiktionsbescheinigung ile ülkeye giriş ve çıkış yapmanıza izin verilip verilmediğini gideceğiniz ülkenin yetkililerinden de kontrol edin.

Lütfen unutmayın: Gideceğiniz yere bağlı olarak, Fiktionsbescheinigung ‘a ek olarak vize gerekebilir. Yurt dışı seyahatiniz için vizeye ihtiyacınız olup olmadığından emin değilseniz, sorularınızı “Together in Germany” topluluk platformumuzda sorabilirsiniz.

Ilticayı kimler yapabilir?

Iltica Ne Demek Asylum (İltica veya Sığınma) Başvurusu Nedir, Kimler Yapabilir? Irk, din, uyruk, sosyal gruba üyelik veya politik fikirler nedeni ile ülkesinde zulme uğrayan veya uğrama ihtimali kuvvetli olan kişiler Amerika’da asylum başvurusunda bulunabilir. Asylum başvuruları ikiye ayrılır:

Affirmative Asylum: Başvuru sahibi hakkında ABD hükümeti tarafından sınır dışı edilme prosedürü başlamadan önce yapılan başvurudur. Defensive Asylum: Başvuru sahibi hakkında ABD hükümeti tarafından sınır dışı edilme prosedürü başladıktan sonra savunma amaçlı yapılan başvurudur.

Asylum başvurusunun kabul edilebilmesi için ülkeye dönememe durumunun mülakat ve mahkeme tarihinde de devam ediyor olması gerekir. Asylum Başvurusu ABD Sınırları Dışında, Mesela ABD Konsolosluğunda Yapılabilir mi? Hayır, asylum başvurusu ABD’ye giriş yaparken sınırda veya ABD içinde iken yapılabilir.

Ancak sınırda yapılan başvurularda hakim karşısına çıkana kadar uzunca bir zaman gözaltı süresi olabilir. Asylum Başvurusu Ne Zaman Yapılmalıdır? ABD’ye giriş tarihinden itibaren 1 sene içinde yapılmalıdır.1 sene gectikten sonra olağanüstü olaylar ileri surulerek asylum basvurusu yapilabilir. Yasal statüsünü (oturumunu) devam ettirenler 1 sene kuralına tabi değildir.

Asylum Başvurusu Yapanlar Çalışma ve Seyahat İzni Alabilir mi? Asylum başvuru sahibine yasal bir statü vermez. Başvuru tarihinden 150 gün sonra çalışma iznine (EAD) başvurulabilir. Çalışma izni gelince sosyal güvenlik numarası alınabilir. Asylum başvurusu devam ederken seyahat izni (parole) başvurusu yapılabilir.

  • İzin alınsa bile ABD dışına seyahat etmek kişinin başka ülkelerde yaşama imkanının olabileceğine delil teşkil edebileceğinden asylum başvurusunu olumsuz etkileyebilir ve bu nedenle tavsiye edilmez.
  • Ayrıca, kendi vatandaşı olduğu ülke dışında bir ülkede oturumu veya vatandaşlığı olan kişilerin asylum başvurularının kabul edilmesi zorlaşabilir.

Ayrıca alınan izin ABD’ye geri girişi de garantilemez. Asylum Başvurusu Yapanlar Sosyal Yardım Haklarından (sağlık sigortası, vs) İstifade Edebilir mi? Bazı eyaletlerde sosyal yardım haklarından faydalanmak için asylum başvurusunun yapılmış olması yeterli olabilir.

Bunu eyalet bazında araştırmak gerekir. Asylum Başvurusu Yapan bir Kişi ABD’de Dışında Bulunan Eşi ve 21 Yaşından Küçük Çocukları için Ne Zaman Başvuru Yapabilir? Asylum başvurusu onaylandıktan sonra aile birleşimi başvurusu yapabilir. Asylum Başvurusunun Değerlendirilmesi Ne Kadar Sürüyor? Başvuruların değerlendirilme süreleri eyaletlere göre farklılık arzediyor.

Genel olarak dosyalara 2-5 senelik bir bekleme suresinin ardından mülakat tarihi veriliyor. Acil sebepler ile dosyanın hızlandırılması talep edilebilir. Eğer Asylum başvurusu mülakatta reddedilirse ve kişinin yasal statüsü olmadığı için dosya sınırdışı işlemleri için mahkemeye gönderilirse hakim karşına çıkmak birkaç yıl daha alabilir.

  • Asylum Mülakatları Nerede Yapılıyor? Genellikle 8 asylum ofisinden birinde yapılıyor.
  • Asylum ofislerinin bulunduğu şehirler: Arlington, Chicago, Houston, Miami, Newark, New York City, Los Angeles ve San Franscisco.
  • Önce E-2 veya F-1 veya H-1B Statüsüne Başvurup Sonra Asylum Başvurusu Yapılabilir mi? Veya Bu Başvurulardan Biri Asylum ile Eş Zamanlı Yapılabilir mi? Evet, yapılabilir.

E-2 veya F-1 veya H-1B başvurusu kişinin oturumu (statüsü) bitmeden önce yapılmalı. Asylum başvurusu ise ABD’ye girişten itibaren 1 sene içinde yapılmalı. Önce Asylum Sonra E-2, F-1 veya H-1B Başvurusu Yapılabilir mi? Genel olarak evet. Ancak asylum statü vermediği için statülerini korumak isteyenler oturumları bitmeden statü uzatma veya statü değiştirme işlemine başvurmalıdırlar.

Asylum Başvurusu Yapan bir Kişi Başka bir Metotla Green Card Alabilir mi? Kişi asylum yaparken yasal statüsünü de devam ettiriyorsa başka metotlar (iş yeri sponsorluğu, EB-5 yatırımcı vizesi, EB1, EB2) üzerinden Green Card’a başvurabilir. Asylum yapıp statülerini devam ettirmeyenler ise ancak yakın aile fertlerinin (immediate relatives) yaptığı Green Card başvurusundan yararlanabilir.

Kişi statüsü bitmeden DV lottery başvurusu yaptıysa ve DV lottery mülakatı asylum mülakatından önce gelirse Green Card alma ihtimali olabilir. Asylum Başvurusu Yapmanın Veya Asylum Başvurusunun Reddedilmesinin Kişinin Amerika’daki Yasal Statüsüne Bir Etkisi Var Mı? Mesela Devam Eden F-1 Veya E-2 Veya H-1b Statüsü Etkilenir Mi? Hayır, asylum bir göçmen vizesi başvurusu olarak kabul edilmiyor.

Ahmet Bey asylum başvurusunu hangi tarihe kadar yapmalıdır?

Giriş tarihinden itibaren 1 seneyi geçirmeden, 1 Ağustos 2017 tarihine kadar başvurusunu yapmalıdır.

Ahmet Bey ABD içinde statüsünü E-2’ye çevirerek yasal statüsünü korumak istiyor. Bu başvuruyu en geç hangi tarihte yapmalıdır?

Ahmet Bey oturmunun biteceği 1 Şubat 2017 tarihine kadar E-2 statü değişikliği için başvuru yapmalıdır. Eğer bu tarihe başvurusu yetişmezse oturumunu yatırımcı işadamı olarak 6 ay daha uzatabilir ve bu süre içinde E-2 başvurusunu yapabilir.

Ahmet Bey sadece Asylum başvurusu yaptıysa ve 6 aylık oturumunu uzatmak için başka bir başvuru yapmadıysa, 1-2 sene sonra asylum başvurusu reddedildiğinde ABD içinde E-2 başvurusu yapabilir mi?

Hayır, çünkü asylum yasal statü vermez. Eğer Ahmet Beyin asylum başvurusu reddedildi ise göçmenlik bürosu dosyayı kapatır ve şahıs hakkında sınır dışı işlemi için dosyayı mahkemeye gönderir. Ahmet Beyin mahkemede hakim karşısında asylum başvurusunun haklılığını ve geri dönemeyeeğini ispat etmesi gerekir. Hakim asylum başvurusunu onaylarsa Ahmet Bey ABD’de kalabilir.

Ahmet Bey E-2 statüsünde (veya herhangi başka bir yasal statüde) ABD’de kalmaya devam ederken aynı zamanda asylum başvurusu yaparsa ve asylum başvurusu reddedilirse ne olur?

Asylum dosyası kapanır. Ahmet Beyin E-2 statüsü devam ettiği için sınır dışı işlemi yapılmaz ve dosya mahkemeye gönderilmez.

Cok gerici ne demek?

GERİCİ – i. (< geri+ci ) yeni. Eskiye aşırı derecede bağlı olup yenilikleri kabul etmemekte direnen kimse, mürteci.

Ittihatlı ne demek?

Eski dönemlerde daha yaygın kullanılan kelimelerden biri olarak İttihat sözcüğü öne çıkmaktadır. Gündelik yaşamda da hala kullanılsa bile özellikle yazılı kaynaklarda sıkça karşılaşılan bir kelimedir. Peki, ittihat ne demek? İttihat nedir? İttihat kelimesi TDK sözlük anlamı.

– İttihat kökeni Arapçadan gelen sözcükler arasında yer alır. TDK üzerinden baktığımız zaman bu kelimenin anlamı olarak, ‘Birleşme, birlik olma ve bir olma’ biçiminde ifade edildiği görülmektedir. Özellikle Cumhuriyetin ilk zamanlarında ve ondan önce yaygın kullanılan kelimeler arasında geliyordu. İttihat Ne Demek? Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde özellikle yaygın kullanılan kelimelerden biri ittihat sözcüğüdür.

O dönem çok partili sisteme geçilmek istendiğinde bir partiye verilmiş isimlerden biridir. Aynı zamanda gündelik yaşamda da kullanılabilecek sözcükler içerisinde geliyor. Bu doğrultuda Türk Dil Kurumu açısından Türkçe karşılığı olarak, ‘Birlik olma, birleşme ya da bir olma’ ifadeleri üzerinden değerlendirmek mümkün.

Herhangi bir durum ya da olay ve olgu karşısında, birlik olma ya da birleşme gibi anlamları ifade etmektedir. İnsanların bir araya gelmesi ve bir düşünce veya uygulama altında aynı durumu gerçekleştirmek olarak da değerlendirmek mümkün. Bu kelime özellikle yazılı kaynaklarda ve edebi eserlerde çok sık karşılaşılan sözcüklerden biridir.

Ancak günümüz Türkçesinde ve gündelik yaşamda yaygın kullanılan bir sözcük olmadığını dile getirmek mümkün. Yine de hala geçerliliği bulunan ve Türkiye’de yerleşik olan sözcükler içerisinde yer alıyor. Bu yüzden amaca uygun farklı yerlerde kullanılabilir.

TDK Muhafazakar ne demek?

Muhafazakar kelimede Türkçede en yaygın kullanılan sözcükler arasında yer alır. Hem gündelik yaşam içerisinde hem de dini içerik taşıyan bir anlama sahiptir. Pek çok kişi muhafazakar kelimesinin Türkçe karşılığını öğrenmeye çalışıyor. Peki, muhafazakar ne demek? Muhafazakar nedir? Muhafazakar TDK kelime anlamı hakkında bilinmesi gerekenler.

– Muhafazakar Arapça kökenli kelimeler içerisinde bulunmaktadır. Yerleşik olarak Türkçe içerisinde hak arasında oldukça fazla değerlendirilmektedir. Türk Dil Kurumu açısından bakıldığında muhafazakar kelimesinin karşılığı ‘tutucu’ olarak öne çıkıyor. Muhafazakar Ne Demek? Türkçede sıfat anlamı üzerinden kullanılan muhafazakar kelimesi ‘tutucu’ şeklinde nitelendirilmektedir.

Bu kelime kişinin hem fiziksel hem de düşünce yapısı açısından tutucu olduğunu anlatan bir yapı olduğunu dile getirmek mümkün. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; ‘’Yeni prens halk hürriyetleri aleyhinde idi ve muhafazakarlara dayanıyordu.” F.R. Atay Burada anlatılmak istenen tutucu bir davranış içerisinde olan kimselerin yanında olduğunun gösterilmesidir.

  • Muhafazakar Nedir? Genel olarak muhafazakar kelimesinin sözlük anlamı her ne kadar ‘tutucu’ biçiminde bilinse dahi, günlük yaşamda farklı alanlar için kullanılabilmektedir.
  • Dini yaşam tarzına daha yatkın olan kişilere muhafazakar denebilmektedir.
  • Bu durum fiziksel ve aynı zamanda zihinsel olarak da öne çıkıyor.

Diğer taraftan siyasi görüş üzerinde kullanılan bir kelime olduğunu dile getirmek mümkün. Bu doğrultuda tek başına ya da farklı cümleler ile kullanılabilecek bir yapıya sahiptir. Amaca uygun olarak gündelik yaşam içerisinde değişik konular üzerine değerlendirilebilir.

Almanya iltica edenlere ne kadar para veriyor 2023?

Almanya’ya son bir yılda 10 bin 700 Türk iltica etti. Almanya, iltica edenlere kişi başı 1500 Euro’ya kadar ödeme yapıyor.4 kişilik bir aileye verilen ‘ilticacı harçlığı’ ise, yan ödemelerle birlikte 2000 Euro’yu aşıyor. Bu da Almanya’yı ilticacıların gözdesi yapıyor. – Iltica Ne Demek Başta Suriye, Afganistan ve Türkiye olmak üzere, dünyanın hemen her yerinden Almanya’ya mülteci akını var. Bunun nedeni ise, iltica etmek için gelen herkese yüksek yardımlar yapılması. İltica eden tek kişiyse, ayda 1000 Euro ‘dan fazla ödeme hak ediyor.4 kişilik bir aile için ise 2000 Euro ödeniyor.

  1. MİTSOTAKİS: HERKES İÇİN CAZİP Bild Gazetesi’ne konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, “Biz engel olmasaydık Almanya’ya daha çok göçmen gelecekti.
  2. Bu kadar cömert şekilde ödeme yapıp cazip hale getirirseniz, Almanya’ya daha çok göçmen gelecektir” açıklamasını yaptı.2022 yılında Almanya’dan 226 bin 476 kişi sığınma istedi.

Bunların bir kısmının talebi onaylandı. Bir çoğunun araştırması sürüyor. CEBİNE HARÇLIK VE YAN ÖDEMELER Almanya’ya gelen göçmenlere, diğer Avrupa ülkelerinden çok daha fazla ödeme yapılıyor. Cebine konulan harçlığın yanı sıra yemek, kalacak yer, kira desteği, okul masrafı, meslek eğitim masrafı, çeşitli vergilerin ödenmesinin dışında, Almanya’ya ayak basıp iltica prosedürü başlatan bir aileye şu ödemeler yapılıyor; TEK KİŞİ VE 4 KİŞİLİK BİR AİLE İltica başvurusunda bulunan tek kişi ise, ayda 410 Euro alıyor.

Alacak yeri ve yemeği veriliyor. Kişi meslek eğitimi yapmak isterse, dil öğrenmek isterse, ehliyet almak isterse masrafları ödeniyor. Bu da eğitimin uzunluğuna göre, ayda 300 Euro tutabiliyor.4 kişilik bir aile ise yetişkin başına 369 Euro ödeniyor.14-17 yaşındaki çocuk için 364 Euro, 6-13 yaşındaki çocuk için 304 Euro ödeniyor.

Çocuk 6 yaşından küçükse 278 Euro veriliyor. Ailenin kalacak yeri, yemek parası ve radyo-TV vergisi ile çocukların eğitim masrafları, ebeveynin meslek eğitimi masrafı, okul gezileri, dil kursu masrafı ödeniyor. Bunlar da yaklaşık ayda 500 Euro tutuyor.

“İLTİCA TALEBİ KABUL EDİLMİŞSE” O zaman tek kişi ise aylık harçlığı 502 Euro’ya çıkıyor. Tabii hemen meslek eğitimi masrafı, okul masrafı, ehliyet masrafı, kalacak yer ve yemek masrafı ödeniyor. Böylece aylık 1500 Euro’ya yakın bir maliyeti karşılanıyor.4 kişilik ailenin ebeveyni için 902 Euro ödeniyor.14-17 yaşındaki çocuğuna 420 Euro, 6-13 yaşındaki çocuğuna 348 Euro ve 6 yaşından küçük çocuğuna 318 Euro veriliyor.

Eğitim masrafları, barınma ve yemek masrafları, okul gezileri ve dil kursu masrafları devlet tarafından karşılanıyor. İlginizi Çekebilir Polonya, Ukrayna’ya uçak sevkiyatı için Almanya’dan onay bekliyor İlginizi Çekebilir Almanya’da ‘AKP seçim etkinliği’ alarmı

Mülteci evlenebilir mi?

Türkiye’de evlenme – Türkiye’de sığınmacılara, mültecilere ve vatansız kişilere yönelik bütün evlilik usulleri için geçerli kanun Türk kanunlarıdır. Türk mevzuatına göre, bir Türk vatandaşı ile bir sığınmacı, mülteci veya vatansız bir kişi veya farklı uyruklardan iki sığınmacı veya mülteci Türk makamları tarafından evlendirilebilir.

Türk makamları tarafından kıyılan bütün nikâhlar Türk Medeni Kanunu ve ilgili yönetmeliklere tabidir. Nikâhlar belediyelerin evlendirme dairelerindeki nikâh memurları tarafından kıyılır. Bu nedenle, evlenmek isteyen çiftlerin ilgili belgeleri belediyelere sunmaları gerekmektedir. Gerekli belgeler için lütfen aşağıdaki kısma bakınız.

Türk Medeni Kanunu’nda belirtildiği üzere, Türkiye’de yalnızca resmi (medeni) nikâhın yasal olarak tanındığının altını çizmek önemlidir. Resmi nikâh harici hiçbir nikâh türü Türkiye’de tanınmamaktadır. Resmi nikâh, çocukların ve özellikle kadınlar olmak üzere eşlerin yasal haklarını güvence altına almak açısından önemlidir.

İltica eden kişi ailesini getirebilir mi?

Aile ilticasının hem avantajları hem de dezavantajları vardır: aileniz sizinle aynı haklara sahiptir ve aynı statüdedir. Örneğin aileniz ayrıcalıklı aile birleşimi olarak bilinen hakka sahiptir. Refakatsiz çocuk mülteci olarak ebeveynlerinizi Almanya’ya getirme izniniz vardır ama kardeşlerinizi getiremezsiniz.

  1. Ebeveynleriniz aile ilticası hakkı kazandıktan sonra, diğer reşit olmayan ve bekâr olan çocuklarını (yani kardeşlerinizi) Almanya’ya getirebilir.
  2. Bir diğer avantaj da ailenizin Almanya’da bağımsız olarak kalabilecek olmasıdır.
  3. Örneğin, eşinizden ayrılsanız bile, aileniz oturum iznini koruyabilir.
  4. Ancak aile ilticasının dezavantajları da olabilir: aile üyeleriniz iltica veya mülteci koruma hakkı kazandıktan sonra, artık kendi ülkelerine seyahat edemezler.

Ayrıca, aileniz, aile ilticası başvurusunda bulunduktan sonra, sizin dosyanız yeniden incelenebilir ve hatta ülkenizdeki durumun önemli ölçüde iyileşmesi durumunda, mülteci statünüz iptal bile edilebilir. Aile ilticasının, sizin ve aileniz için uygun olup olmadığından emin değilseniz, bir danışma merkezinden veya avukattan tavsiye alın.

Pro Asyl web sitesinde, yakınlarınızda bir danışma merkezi bulabilirsiniz. Yerel Bilgi sayfamıza girerek mültecilere ve sığınmacılara danışmanlık veren uzman avukatları bulabilirsiniz. Sayfaya yaşadığınız şehri girip iltica, oturum hakkı veya hukuki danışmanlık için arama yapabilirsiniz. Ailenizin Almanya’ya geldikten sonra üç ay içinde aile iltica başvurusunda bulunması gerekir.

Aileniz, aile iltica başvurusunu Federal Göç ve Mülteciler Dairesine (BAMF) yapmalıdır. İki olasılık var: 1. Aileniz altı aydan daha uzun bir süre için geçerli olan bit oturum izni varsa (örneğin, aile birleşimi amacıyla oturum izni – “Aufenthalterlaubnis zum Zweck der Familienzusammenfürung” veya ilgili geçici bir oturum izni belgesi “Fiktionsbescheinigung”), Nürnberg’deki BAMF genel merkezine (yazılı olarak) aile ilticası başvurusunda bulunabilirler).

BAMF’ın web sitesinde doldurmanız gereken başvuru formunu bulabilirsiniz. Başvuruyu faks veya kayıtlı posta olarak (“Einschreibung”) gönderin ve makbuzunuzu kanıt olarak saklayın. Yazılı başvuru ile aile ilticası talebinde bulunursanız, ailenizin ilk birkaç hafta ilk kabul merkezinde kalması zorunluluğu ortadan kalkar ve aileniz sizinle aynı yerde yaşayabilir.2.

Aileniz altı aydan fazla bir süre için oturum iznine sahip değilse (örneğin, aile birleşimi amacıyla oturum izni veya ilgili geçici bir oturum izni belgesi “Fiktionsbescheinigung”), iltica başvurusu bölgenizdeki BAMF şubesine şahsen yapmalısınız. Böyle bir durumda, ailenizin genellikle bir süreliğine ilk kabul merkezinde yaşaması gerekir.

Bu duruma engel olmak için, BAMF’dan aile ilticası talebinde bulunmadan önce, ilgili Yabancılar Dairesine aile birleşimi amacıyla oturum izni başvurusunda bulunmalısınız. Aile birleşimi için gerekli şartlar vize başvurusu sırasında zaten kontrol edildiğinden, Yabancılar Dairesi altı aydan fazla bir süre için doğrudan geçici bir oturum izni (veya “Fiktionsbescheinigung” olarak bilinir) düzenleyebilir.

Bu belgeyi aldıktan sonra, aileniz iltica başvurusu için yazılı bir başvuruda bulunabilir ve ilk kabul merkezinde kalma zorunluluğu ortadan kalkar. Sizden sorumlu BAMF şubesini bulmak için bamf.de sayfasına bakabilirsiniz. Lütfen unutmayın: Aileniz, aile iltica başvurusunu teslim ettikten sonra, (Yabancılar Dairesinde) ailenin yeniden bir araya gelmesi amacıyla oturum izni başvurusunda bulunabilir.

  • Bu durumda, geçici oturum iznine (“Aufenthaltsgestattung”) ek olarak, bir oturum izni (“Aufenthalterlaubnis zum Zweck der Familienzusammenfürung”) verilir.
  • Ailenizin sosyal yardımlar, işgücü piyasasına erişim ve benzeri konulara ilişkin haklar, aile birleşimi için elde edilen oturum iznine (geçici oturum iznine değil) bağlı olarak düzenlenir.

Bu, ailenizin “Aufenthaltsgestattung” sahibi olarak, sığınmacı haklarının kısıtlanmayacağı anlamına gelir. Aile ilticasının, sizin ve aileniz için uygun olup olmadığından emin değilseniz, bir danışma merkezinden veya avukattan tavsiye alın. Pro Asyl web sitesinde, yakınlarınızda bir danışma merkezi bulabilirsiniz.

iltica prosedürünüz hâlâ devam ediyorsa, iltica başvurunuz reddedildiyse veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakı sebebiyle oturum izni aldıysanız (§25 par.5 İkamet Yasası).

Çocuğunuz için iltica prosedürü başlatıldığında, yazılı olarak bilgilendirilirsiniz. Ayrıca çocuğunuz için iltica prosedürünü uygulamak isteyip istemediğiniz sorulacaktır. Bu konuda bir danışma merkezinden veya bir avukattan tavsiye alın. Pro Asyl web sitesinde, yakınlarınızda bir danışma merkezi bulabilirsiniz.

Yerel Bilgi sayfamıza girerek mültecilere ve sığınmacılara danışmanlık veren uzman avukatları bulabilirsiniz. Sayfaya yaşadığınız şehri girip iltica, oturum hakkı veya hukuki danışmanlık için arama yapabilirsiniz. Kendiniz için yaptığınız iltica başvurunuz reddedildiyse, eğer ülkeyi terk etme sebepleri aynıysa, muhtemelen çocuğunuzun iltica başvurusu da reddedilecektir.

Ancak çocuğunuz basit bir ret almaz ve başvurusu “temelsiz olduğu açık olan” (“offensichtlich unbegründet”) olarak reddedilir. Bu şekilde reddedilmenin ciddi sonuçları olacaktır. Bu konuda daha fazla bilgi almak için “İlticam Reddedildi” bölümüne bakabilirsiniz.

Türkiye’ye iltica nasıl yapılır?

Senaryo 2: Kaçak Yollarla Geliş – Bu durum, çoğu iltica başvurusu için riskli ve tehlikeli olabilir, fakat bazen kaçınılmazdır. Örneğin, bir birey, komşu bir ülkeden yasadışı yollarla sınırı geçerek Türkiye’ye giriş yapmış olabilir.

  1. Türkiye’ye Giriş: Yasadışı yollarla Türkiye’ye giriş yaptıysanız, en kısa süre içinde yine Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne giderek iltica başvurusu yapmalısınız.
  2. Belgeler: Pasaportunuz veya kimlik belgeniz yoksa, durumunuzu açıklayıcı belgeler (örneğin, ülkenizde yaşadığınız sorunları belgeleyen yazışmalar, fotoğraflar vs.) önem taşıyacaktır. Başvurunuzu belgelendirmeniz oldukça önemlidir. İspatlanamayan iddialar kabul görmez.

Vicdani ret iltica sebebi olur mu?

Vicdani retçilerin ilticaya ihtiyaçları var – Yukarıda bahsettiklerimizden, prensip olarak, vicdani ret veya asker kaçaklığı durumundan yargılanmanın, Cenevre Sözleşmesi anlamında zulüm olarak görülmediği sonucuna varabiliriz. Burada yalnızca bir suçun yargılanması, yani asker veya yoklama kaçaklığı durumunun yargılanması durumunun olduğunu fakat bunun ilgili kişiyi hedef alan siyasi zulüm anlamında bir işlem olarak dikkate alınmadığını düşünebiliriz.

  • Burada vicdani karar göz ardı edilmektedir.
  • Anımızca bu görüş, yasal gelişmeler ışığında artık kabul edilemez.
  • AB Yeterlilik Direktifi’ne göre mülteci olarak tanınma, söz konusu kişinin Cenevre Sözleşmesi’ne göre mülteci statüsüne sahip olabildiği, Sözleşme kapsamında bir zulme maruz kaldığının tespit edildiği durumlarda mümkündür.
See also:  Gaflet Ne Demek?

Yeterlilik Direktifi’nde şu ifadeler yer almaktadır: “Cenevre Sözleşmesi Madde 1 (A) ‘nın anlamı dahilinde mülteci statüsüne hak kazanmanın şartlarından biri, ırk, din, milliyet, siyasi görüş sebebiyle veya belirli bir sosyal gruba aidiyetten ötürü zulme maruz kalma veya bunlara karşı korumanın olmamasıdır.

16 a) Belirli bir sosyal gruba aidiyet Askerlik hizmetini reddeden kişilerle ilgili olarak, belirli bir sosyal gruba aidiyet konusu bugüne kadar neredeyse tamamen göz ardı edilmiş bir konudur. BMMYK, sosyal grubu kılavuz ilkelerinde daha ayrıntılı olarak tanımlamış ve şöyle demiştir: “Belirli bir sosyal grup, zulüm görme riski dışında ortak bir özelliği paylaşan veya toplum tarafından bir grup olarak algılanan bir grup insanı içerir.

Karakteristiği genellikle doğuştan gelen, değiştirilemez ya da bunu dışında, kimliğin, vicdanın veya kişinin insan haklarını kullanmasında temel bir parça olmasıdır.” 17 Benzer şekilde, Avrupa Birliği’nin Yeterlilik Yönergesi de Madde 10 (d)‘de bir sosyal grubu tanımlamaktadır.

Buna göre, BMMYK, 10 Numaralı Kılavuz İlkelerde, vicdani retçilerin, “kimlikleri için temel olan bir inancı paylaştıkları ve toplum tarafından belirli bir grup olarak algılanabilecekleri de göz önüne alındığında” belirli bir sosyal grup olarak görülmesi gerektiği sonucuna varmaktadır. BMMYK’ye göre: “Bu, asker kaçakları veya firar edenler için de geçerli olabilir çünkü her iki kategorideki başvuru sahibi de değişmez ortak bir özelliği paylaşırlar; askerlik hizmetinden kaçınma veya kaçma geçmişi.

Bazı toplumlarda, askerlik hizmetini ülkeye sadakatin bir işareti olarak algılayan genel tutum düşünüldüğünde, ve / veya bir grup olarak ayrıştıran veya farklılaştıran maruz kaldıkları farklı muamele dikkate alındığında firariler belirli bir sosyal grup olarak algılanabilir.

  1. Aynı durum asker kaçakları için de geçerli olabilir.
  2. Askere alınanlar, gençlikleri, askeri birliklere zorla sokulmaları veya deneyim eksikliği ve düşük rütbeleri nedeniyle aşağı statüleri ile karakterize edilen bir sosyal grup oluşturabilir.
  3. 18 b) Zulümler Yukarıdakilere ek olarak, askerlik hizmetini reddeden veya askerden kaçan kişiler, “sivil ölüm” statüsü nedeniyle Türkiye’de hem cezai kovuşturmaya hem de zulme maruz kalmaktadır.

Bu, yukarıda özetlendiği gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 2006 yılında yapılan bir tanımdır. Bu durum, onları bir dizi medeni haktan mahrum bırakmaktadır. Kovuşturma için belirleyici faktör, eylemlerinin nedenleri değildir. Sadece eylemin kendisi, devletin amaçlarına aykırı kabul edilir.

  • Örneğin, ömür boyu zorunlu askerliğe tabi tutulurlar, yani cezalandırıldıktan sonra tekrar ve tekrar askere çağrılırlar ve bu nedenle defalarca cezalandırılırlar.
  • Askerlik hizmetini yerine getirmeyi reddedenler, medeni haklarından fiilen mahrum bırakılmaktadır.
  • Pasaport alamazlar, yasal olarak istihdam edilemezler, seyahat özgürlükleri kısıtlanır, sürekli olarak askere alınma ve tekrar yargılanma riski altındadırlar, banka hesabı açamazlar ve seçimlerde oy kullanamazlar.

Dolayısıyla vicdani retçiler, kendilerini toplumdan dışlayan, onları temel medeni haklardan ve insan haklarından mahrum eden; fiilen yasadışı bir statüye zorlayan geniş kapsamlı idari önlemlerle karşı karşıyadır. Vicdani retçiler ayrıca idari tedbirlerle güçlendirilmiş toplumsal damgalama ve ayrımcılığa ve dolayısıyla cezai yaptırımların ötesine geçen bir zulme maruz kalmaktadır.

Asker kaçağı iltica edebilir mi?

Avrupa Adalet Divanı, ‘zorunlu askerlik’ten kaçanların iltica hakkı olduğuna karar verdi.

İltica dan sonra ne olur?

Anayasanın 16a maddesi ve İkamet Yasası § 25 Fıkra 1 uyarınca ülkesinde devlet ya da devletle ilişkili bir kurum tarafından siyasi olarak zulüm gören kişilere iltica verilir. Siyasi zulüm, bir kişinin “ırk”, din, milliyet, politik düşünce veya belirli bir sosyal grupla ilişkiden dolayı risk altında veya hapsedildiği bir durumu ifade eder.

  1. Ancak, iltica hakkına sahip olmak, sadece güvenli bir üçüncü ülke üzerinden Almanya’ya girmediğiniz takdirde mümkündür.
  2. Almanya, Avrupa ülkeleri (yani güvenli üçüncü devletler) tarafından çevrilmiş olduğundan, ilticanızın kabulü ancak Almanya’ya doğrudan uçakla geldiğiniz takdirde mümkündür.
  3. Tanınmış sığınmacılara üç yıl geçerli olan bir oturum izni verilir.

Eğer gelinen ülkedeki durum iyileşme göstermezse, oturum izni üç yıl daha uzatılır. Konuyla ilgili daha fazla bilgiye “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” başlığı altında ulaşabilirsiniz. Üç yıldan sonra (en erken), belirli koşullar altında, başvuruda bulunabilir ve sürekli oturum izni (“Aufenthaltserlaubnis” veya “Niederlassungserlaubnis”) alabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz. Tanınmış sığınmacılara “Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK-pass veya Öavi Pasaport olarak da bilinir) verilir. Bu pasaportu yurtdışına seyahat etmek için kullanabilirsiniz. Ancak kendi ülkenize gitme hakkınız yoktur, aksi takdirde Alman oturum izninizi kaybedersiniz.

Mülteci Seyahat Belgesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için “Mavi Pasaport” bölümümüze bakabilirsiniz. İltica hakkı tanınmış biri olarak, aşağıdaki haklara sahipsinizdir:

Eşinizi ve 18 yaş altındaki çocuklarınızı Almanya’ya getirebilirsiniz. Evli olmayan 18 yaş altındaki biri olarak, ebeveynlerinizi Almanya’ya getirebilirsiniz. ( Aile Birleşimi ) Çalışma izniniz vardır. Eğer bir işiniz yoksa, işsizlik ödeneği II veya sosyal yardım alırsınız. Jobcenter iş bulma konusunda size yardımcı olur. Çocuk ve ebeveyn ödeneği alma hakkınız vardır. Entegrasyon kursuna katılma hakkınız vardır. Üniversiteye gidebilir veya bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz.

Önemli: Anavatanınızda, yasal yollarla erişip güven içinde yaşayabileceğiniz bir bölge varsa, iltica hakkı alamazsınız. Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerini ihlal eden bir savaş suçu veya siyasi olmayan ciddi bir suç işlediğiniz takdirde (Almanya dışında), size mülteci koruma veya iltica hakkı tanınmayabilir.

Aynı durum, politik olmayan suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum edilen ve bu sebeple Almanya’ya da halk için bir tehdit olarak görülen kişiler için de geçerlidir. Tanınmış mülteciler ( İkamet Yasası §25/1/1 ve İltica Yasası §3/1 uyarınca) sığınma hakkı verilmiş kişilerle aynı haklara sahiplerdir. Mülteci statüsü, “ırk”, din, milliyet, siyasi düşünce veya belirli bir sosyal gruba dahil oldukları için kendi ülkesinde zulüm gören kişilere verilir.

Kendi ülkesi bir koruma sağlamıyorsa kişi, devlet veya devletle ilişkisi olan gruplar tarafından zulme maruz kalabilir. Almanya’ya güvenli bir üçüncü ülke üzerinden girmiş olsanız bile mülteci statüsüne sahip olabilirsiniz; iltica hakkından farklı olarak, mülteci statüsü almak için Almanya’ya doğrudan uçakla gelmemiş olmanız gerekir.

Tanınmış mültecilere üç yıl geçerli olan bir oturum izni verilir. Eğer gelinen ülkedeki durum iyileşme göstermezse, oturum izni üç yıl daha uzatılır. Konuyla ilgili daha fazla bilgiye “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” bölümünde ulaşabilirsiniz. Üç yıldan sonra (en erken), belirli koşullar altında, başvuruda bulunabilir ve sürekli oturum izni (“aefenthal Aufenthaltserlaubnis” veya “Niederlassungserlaubnis”) alabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz. Tanınmış mültecilere “Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK-pass veya Mavi Pasaport olarak da bilinir) verilir. Bu pasaportu yurtdışına seyahat etmek için kullanabilirsiniz. Ancak kendi ülkenize gitme hakkınız yoktur, aksi takdirde Alman oturum izninizi kaybedersiniz.

Eşinizi ve 18 yaş altındaki çocuklarınızı Almanya’ya getirebilirsiniz. Evli olmayan 18 yaş altındaki biri olarak, ebeveynlerinizi Almanya’ya getirebilirsiniz ( Aile Birleşimi bölümünde konuyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz). Çalışma izniniz vardır. Eğer bir işiniz yoksa, işsizlik ödeneği II veya sosyal yardım alırsınız. Jobcentre iş bulma konusunda size yardımcı olur. Çocuk ve ebeveyn ödeneği alma hakkınız vardır. Entegrasyon kursuna katılma hakkınız vardır. Üniversiteye gidebilir veya bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz.

Önemli: Anavatanınızda, yasal yollarla erişip güven içinde yaşayabileceğiniz bir bölge varsa, iltica hakkı alamazsınız. Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerini ihlal eden bir savaş suçu veya siyasi olmayan ciddi bir suç işlediğiniz takdirde (Almanya dışında), size mülteci koruma veya iltica hakkı tanınmayabilir.

Aynı durum, politik olmayan suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum edilen ve bu sebeple Almanya’yada halk için bir tehdit olarak görülen kişiler için de geçerlidir. Sığınmacı veya mülteci statüsüne hak kazanamayan bireylere, geçici koruma ( İkamet Yasası §25/2/1/2 ve İltica Yasası §4/1 uyarınca) verilebilir.

Geçici koruma, kişisel olarak zulüm görmemekle birlikte, ciddi tehlikede altında olan bireyler için geçerlidir, mesela savaş veya ağır insan hakları ihlallerinden dolayı (ölüm cezası, işkence, insanlık dışı muamele gibi) tehlikede olan insanlar gibi.

Geçici koruma hakkı verilmiş bireylere bir yıl geçerli olan bir oturum izni verilir. Eğer gelinen ülkedeki durum iyileşme göstermezse, oturum izni iki yıl daha uzatılabilir. Konuyla ilgili daha fazla bilgiye “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” başlığında ulaşabilirsiniz. Beş yıldan sonra (en erken), belirli koşullar altında, başvuruda bulunabilir ve sürekli oturum izni (“unbefristete Aufenthaltserlaubnis”) alabilirsiniz.

Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz. Geçici korumadan faydalanan bireylerin yasal durumları, mülteciler ve sığınma hakkı olan bireylerle aynı değildir. Geçici koruma hakkı olan biri olarak, “Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK-pass veya Mavi Pasaport olarak da bilinir) talep etme hakkınız yoktur.

  1. Endi ülkenizden bir pasaportunuz yoksa veya pasaport başvurusunda bulunamıyorsanız, sizden sorumlu yabancılar dairesine “yabancılar ve vatansız kişiler için seyahat belgesi” (“gri pasaport” olarak da bilinir) almak için başvurabilirsiniz.
  2. Ancak bunu yapmak için, geldiğiniz ülkenin yetkili makamından pasaport almanın mümkün veya makul olmadığını kanıtlamanız gerekir.

Geçici korumadan faydalanan biri aşağıdaki haklara sahiptir:

Çalışma izniniz vardır. Eğer bir işiniz yoksa, işsizlik ödeneği II veya sosyal yardım alırsınız. Jobcenter iş bulma konusunda size yardımcı olur. Çocuk ve ebeveyn ödeneği alma hakkınız vardır. Entegrasyon kursuna katılma hakkınız vardır. Üniversiteye gidebilir veya bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz.

Geçici koruma hakkına sahip olan bireyler için aile birleşimi konusu oldukça karmaşıktır. Geçici koruma hakkına sahip olan bireylerin, aile birleşimi konusundaki hakları hakkında bilgiye ulaşmak için Mülteciler için Aile Birleşimi sayfasını ziyaret edin.

  1. Size iltica, mülteci statüsü veya geçici koruma hakkı tanınmadıysa dahi, yine de Almanya’da başka sebeplerden ötürü kalıp kalamayacağınız incelenir.
  2. İlke olarak, insan haklarınızın ihlali gibi bir durum varsa veya ülkenizde yaşamınız, bedensel işkence veya özgürlük anlamında ciddi bir tehlike altındaysa, (§ 60 (5) veya (7) İkamet Yasası) sınır dışı edilmemeniz gerekir.

Örneğin, ülkenizde tedavi edilemeyecek ciddi bir hastalığınız varsa, böyle bir durum söz konusu olabilir. Sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkı verilen kişilere bir yıl süreyle geçerli olan bir oturum izni verilir. Eğer kişinin durumunda bir gelişme olmazsa, bu iznin süresi uzatılır.

  1. Onuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için “Oturum iznimi nasıl uzatabilirim?” başlığını okuyabilirsiniz.
  2. Beş yıldan sonra (en erken) ve belirli koşullar altında başvuruda bulunup sürekli oturum izni (“unbefristete Aufenthaltserlaubnis”) alabilirsiniz.
  3. Daha fazla bilgi için Sürekli Oturum İzni bölümüne bakabilirsiniz.

“Mülteci Seyahat Belgesi” (GFK veya Mavi Pasaport) alma hakkınız yoktur. Kendi ülkenizden bir pasaportunuz yoksa veya pasaport başvurusunda bulunamıyorsanız, sizden sorumlu yabancılar dairesine “yabancılar ve vatansız kişiler için seyahat belgesi” (“gri pasaport” olarak da bilinir) almak için başvurabilirsiniz.

Yabancılar Dairesinde çalışma izni başvurusunda bulunabilirsiniz. Eğer bir işiniz veya çalışma izniniz yoksa, devlet yardımı alırsınız. Yabancılar Dairesi onayladığı takdirde, bir mesleki eğitim programına katılabilirsiniz. Okula gidip eğitim alma izniniz vardır. Boş yer olması durumunda entegrasyon kursuna katılmak için başvurabilirsiniz. Ancak yasal olarak bu kursa kabul edilmek gibi bir hakkınız yoktur.

Sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakkı verilmiş bireylerin aile birleşimi yapması oldukça karmaşık bir konudur. Sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakkı verilmiş bireylerin aile birleşimi durumuyla ilgili olarak, sitemizdeki Mülteciler için Aile Birleşimi başlıklı bölümü ziyaret edebilirsiniz.

Tanınmış bir mülteci veya iltica hakkı verilmiş bir birey olarak, size üç yıl geçerli bir oturum izni verilecektir. Geçici koruma ya da sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasal hakkına sahip kişiler ise genellikle bir yıl geçerli bir oturum izni alırlar. Size verilen bu süreden sonra, Almanya’da kalmaya devam etmek isterseniz, oturum izninizi uzatmalısınız.

Bunun için de yetkili Yabancılar Dairesinden (“Ausländerbehörde”) randevu almanız gerekir. Bu randevuda sunmanız gereken belgeler aşağıdaki gibidir:

Oturum izniniz ve seyahat belgeniz Biyometrik pasaport fotoğrafı İş sözleşmeniz ve son üç aylık gelirinizi kanıtlayan belgeler (tercihen vergi danışmanınızdan bir rapor veya Jobcentre/Sosyal Yardım Dairesinden alınmış bir bildiri) İkamet kaydınız

Yabancılar Dairesinde (“Ausländerbehörde”) yer bulabilmek için oturum izninizin süresi dolmadan önce mutlaka randevu tarihi alın. Aynı tarihte mavi ya da gri pasaportunuzu da yenileyebilirsiniz. Oturum izni ve pasaportu yenilemek için belli bir ücret ödemeniz gerekir.

Önemli: Ancak BAMF mülteci koruma, iltica, geçici koruma veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkınızı geri almadıysa, oturum izninizi uzatabilirsiniz. Detaylı bilgi için, “Sürekli oturum/yerleşim iznimi kaybetme ihtimalim var mı?” başlıklı bölüme bakabilirsiniz. BAMF, sığınma / mülteci statüsü, geçici koruma veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkınızı iptal edebilir.

İlticası veya mülteci statüsü tanınmış bireyler söz konusu olduğunda, BAMF genellikle bu tanıma yol açan sebeplerin üç yıl aradan sonra hâlâ geçerli olup olmadığını inceler. Kişisel durumunuzda (ör. sağlık durumunuz) veya ülkenizde sizi buraya gelmek zorunda bırakan koşullarda iyi anlamda ilerleme görüldüğü takdirde, BAMF size koruma hakkı sunmaktan vazgeçebilir,

Böyle bir durumda, Yabancılar Dairesi oturum izninizi iptal edebilir (veya yenilemeyi reddedebilir). Size iltica hakkı, mülteci statüsü, geçici koruma veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak hakkı verilmesine rağmen ülkenize seyahat ederseniz koruma durumunuz iptal edilebilir, Aynı durum ülkesinin elçiliğini ziyaret eden kişiler için de geçerlidir.

Ve kişi mülteci statüsünü kaybettiği zaman, oturum iznini de kaybeder. Ancak, Yabancılar Dairesi, yine de kişiye başka bir oturum izni verilip verilmeyeceğini kontrol eder. Eğer başka bir şekilde oturum izni alamıyorsanız, ilke olarak Almanya’dan ayrılmanız gerekir.

Oturum izniniz varsa, ancak 6 aydan fazla bir süredir Almanya dışında yaşıyorsanız veya başka bir ülkeye taşındıysanız, ilke olarak oturum izninizi kaybedersiniz ( §51 I İkamet Yasası ). Oturum izninizi, yetkililere yanlış bilgi vererek almanız ve bunun ortaya çıkması durumunda bu izninizi kaybedersiniz. Kamu güvenliği ve düzeni için bir tehdit olarak görüldüğünüz takdirde, sınır dışı edilebilirsiniz. Bu durumda, oturum izninizi de kaybedersiniz. Eğer tanıma veya oturma izninizi kaybetme riski altındaysanız, bir danışma merkezinden veya avukatınızdan danışmanlık alabilirsiniz. Yaşadığın bölgedeki avukatları ve danışma merkezlerini Yerel Bilgi sayfamızda bulabilirsiniz. Yaşadığınız şehri girin ve iltica, ikamet hakkı veya hukuki danışmanlık için arama yapın,

İltica başvurusu kimler yapabilir?

Iltica Ne Demek Asylum (İltica veya Sığınma) Başvurusu Nedir, Kimler Yapabilir? Irk, din, uyruk, sosyal gruba üyelik veya politik fikirler nedeni ile ülkesinde zulme uğrayan veya uğrama ihtimali kuvvetli olan kişiler Amerika’da asylum başvurusunda bulunabilir. Asylum başvuruları ikiye ayrılır:

Affirmative Asylum: Başvuru sahibi hakkında ABD hükümeti tarafından sınır dışı edilme prosedürü başlamadan önce yapılan başvurudur. Defensive Asylum: Başvuru sahibi hakkında ABD hükümeti tarafından sınır dışı edilme prosedürü başladıktan sonra savunma amaçlı yapılan başvurudur.

Asylum başvurusunun kabul edilebilmesi için ülkeye dönememe durumunun mülakat ve mahkeme tarihinde de devam ediyor olması gerekir. Asylum Başvurusu ABD Sınırları Dışında, Mesela ABD Konsolosluğunda Yapılabilir mi? Hayır, asylum başvurusu ABD’ye giriş yaparken sınırda veya ABD içinde iken yapılabilir.

Ancak sınırda yapılan başvurularda hakim karşısına çıkana kadar uzunca bir zaman gözaltı süresi olabilir. Asylum Başvurusu Ne Zaman Yapılmalıdır? ABD’ye giriş tarihinden itibaren 1 sene içinde yapılmalıdır.1 sene gectikten sonra olağanüstü olaylar ileri surulerek asylum basvurusu yapilabilir. Yasal statüsünü (oturumunu) devam ettirenler 1 sene kuralına tabi değildir.

Asylum Başvurusu Yapanlar Çalışma ve Seyahat İzni Alabilir mi? Asylum başvuru sahibine yasal bir statü vermez. Başvuru tarihinden 150 gün sonra çalışma iznine (EAD) başvurulabilir. Çalışma izni gelince sosyal güvenlik numarası alınabilir. Asylum başvurusu devam ederken seyahat izni (parole) başvurusu yapılabilir.

  1. İzin alınsa bile ABD dışına seyahat etmek kişinin başka ülkelerde yaşama imkanının olabileceğine delil teşkil edebileceğinden asylum başvurusunu olumsuz etkileyebilir ve bu nedenle tavsiye edilmez.
  2. Ayrıca, kendi vatandaşı olduğu ülke dışında bir ülkede oturumu veya vatandaşlığı olan kişilerin asylum başvurularının kabul edilmesi zorlaşabilir.

Ayrıca alınan izin ABD’ye geri girişi de garantilemez. Asylum Başvurusu Yapanlar Sosyal Yardım Haklarından (sağlık sigortası, vs) İstifade Edebilir mi? Bazı eyaletlerde sosyal yardım haklarından faydalanmak için asylum başvurusunun yapılmış olması yeterli olabilir.

Bunu eyalet bazında araştırmak gerekir. Asylum Başvurusu Yapan bir Kişi ABD’de Dışında Bulunan Eşi ve 21 Yaşından Küçük Çocukları için Ne Zaman Başvuru Yapabilir? Asylum başvurusu onaylandıktan sonra aile birleşimi başvurusu yapabilir. Asylum Başvurusunun Değerlendirilmesi Ne Kadar Sürüyor? Başvuruların değerlendirilme süreleri eyaletlere göre farklılık arzediyor.

Genel olarak dosyalara 2-5 senelik bir bekleme suresinin ardından mülakat tarihi veriliyor. Acil sebepler ile dosyanın hızlandırılması talep edilebilir. Eğer Asylum başvurusu mülakatta reddedilirse ve kişinin yasal statüsü olmadığı için dosya sınırdışı işlemleri için mahkemeye gönderilirse hakim karşına çıkmak birkaç yıl daha alabilir.

Asylum Mülakatları Nerede Yapılıyor? Genellikle 8 asylum ofisinden birinde yapılıyor. Asylum ofislerinin bulunduğu şehirler: Arlington, Chicago, Houston, Miami, Newark, New York City, Los Angeles ve San Franscisco. Önce E-2 veya F-1 veya H-1B Statüsüne Başvurup Sonra Asylum Başvurusu Yapılabilir mi? Veya Bu Başvurulardan Biri Asylum ile Eş Zamanlı Yapılabilir mi? Evet, yapılabilir.

E-2 veya F-1 veya H-1B başvurusu kişinin oturumu (statüsü) bitmeden önce yapılmalı. Asylum başvurusu ise ABD’ye girişten itibaren 1 sene içinde yapılmalı. Önce Asylum Sonra E-2, F-1 veya H-1B Başvurusu Yapılabilir mi? Genel olarak evet. Ancak asylum statü vermediği için statülerini korumak isteyenler oturumları bitmeden statü uzatma veya statü değiştirme işlemine başvurmalıdırlar.

Asylum Başvurusu Yapan bir Kişi Başka bir Metotla Green Card Alabilir mi? Kişi asylum yaparken yasal statüsünü de devam ettiriyorsa başka metotlar (iş yeri sponsorluğu, EB-5 yatırımcı vizesi, EB1, EB2) üzerinden Green Card’a başvurabilir. Asylum yapıp statülerini devam ettirmeyenler ise ancak yakın aile fertlerinin (immediate relatives) yaptığı Green Card başvurusundan yararlanabilir.

Kişi statüsü bitmeden DV lottery başvurusu yaptıysa ve DV lottery mülakatı asylum mülakatından önce gelirse Green Card alma ihtimali olabilir. Asylum Başvurusu Yapmanın Veya Asylum Başvurusunun Reddedilmesinin Kişinin Amerika’daki Yasal Statüsüne Bir Etkisi Var Mı? Mesela Devam Eden F-1 Veya E-2 Veya H-1b Statüsü Etkilenir Mi? Hayır, asylum bir göçmen vizesi başvurusu olarak kabul edilmiyor.

Ahmet Bey asylum başvurusunu hangi tarihe kadar yapmalıdır?

Giriş tarihinden itibaren 1 seneyi geçirmeden, 1 Ağustos 2017 tarihine kadar başvurusunu yapmalıdır.

Ahmet Bey ABD içinde statüsünü E-2’ye çevirerek yasal statüsünü korumak istiyor. Bu başvuruyu en geç hangi tarihte yapmalıdır?

Ahmet Bey oturmunun biteceği 1 Şubat 2017 tarihine kadar E-2 statü değişikliği için başvuru yapmalıdır. Eğer bu tarihe başvurusu yetişmezse oturumunu yatırımcı işadamı olarak 6 ay daha uzatabilir ve bu süre içinde E-2 başvurusunu yapabilir.

Ahmet Bey sadece Asylum başvurusu yaptıysa ve 6 aylık oturumunu uzatmak için başka bir başvuru yapmadıysa, 1-2 sene sonra asylum başvurusu reddedildiğinde ABD içinde E-2 başvurusu yapabilir mi?

Hayır, çünkü asylum yasal statü vermez. Eğer Ahmet Beyin asylum başvurusu reddedildi ise göçmenlik bürosu dosyayı kapatır ve şahıs hakkında sınır dışı işlemi için dosyayı mahkemeye gönderir. Ahmet Beyin mahkemede hakim karşısında asylum başvurusunun haklılığını ve geri dönemeyeeğini ispat etmesi gerekir. Hakim asylum başvurusunu onaylarsa Ahmet Bey ABD’de kalabilir.

Ahmet Bey E-2 statüsünde (veya herhangi başka bir yasal statüde) ABD’de kalmaya devam ederken aynı zamanda asylum başvurusu yaparsa ve asylum başvurusu reddedilirse ne olur?

Asylum dosyası kapanır. Ahmet Beyin E-2 statüsü devam ettiği için sınır dışı işlemi yapılmaz ve dosya mahkemeye gönderilmez.

Kimlerin iltica hakkı vardır?

Sığınma hakkı ya da iltica hakkı, kimi ülkelerin önceden belirlenmiş koşullara uygun başvurularda bulunan kimselere verdiği hukuki ve politik bir haktır. Yaşadıkları ülkede cinsel, ırksal, dinsel, politik, kültürel vb ayrımcılıklara uğradığını gösteren belgelerle hakveren ülkelerin adlî makamlarına başvuran kimselerin başvuruları ülkenin ilgili komisyonlarınca incelenir ve eğer kabul görürse kişiye sığınma hakkı verilir.

İltica eden kişiye ne denir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Malezya ‘daki bir mülteci kampından Vietnamlı bir çocuk mülteci. Mülteci, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen, iltica ettiği ülke tarafından endişeleri haklı bulunan kişi.

  1. BM ‘nin tanımı ile mülteci, “ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişi”dir.
  2. Mültecilik, hukuki bir statüdür.

Mülteci olduğu iddiasıyla ülkesini terk eden ama mültecilik statüsü başvurusu sonuçlanmamış kişiler “sığınmacı” olarak adlandırılır. Mülteci ise sığınma başvurusu kabul edilen kişidir. Sığınma talebi geri çevrilen kimseler sığınmacı olarak nitelendirilemeyeceğinden, sığınmacı sıfatını kullanabilmek için kişi endişelerinde, korkularında haklı bulunmuş olmalıdır.