Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

Infaz Ne Demek?

Infaz Ne Demek

İnfaz ne anlama gelir?

İNFAZ NEDİR? İNFAZ NE DEMEK? – Sözlükte “içine işlemek, delip geçmek” anlamındaki nefâz (nüfûz) kökünden türeyen infâz kelimesi bir emir ve hükmün gereğini yerine getirmeyi ifade etmektedir. Hukukta infaz iş yeri kapatma, meslekten men, borcun tahsili, kiracının kiralananı tahliyesi gibi idarî ve adlî kararların ilgili kamu organları tarafından icrasını da kapsayan bir genişlikte kullanılmakla birlikte teknik anlamıyla bir suç hakkında hükmedilen cezanın yerine getirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

İnfaz kelimesinin sözlük anlamı, yargılamanın sonunda mahkemenin verdiği kararı işleme koymak ve uygulamaktır. Günümüzde infaz terimi, cezalandırmak, idam etmek ve öldürmek manasında da kullanılmaktadır. Kelimenin diğer anlamı yok etmek ve ortadan kaldırmak anlamında da ifade edilmektedir. Bu makalemizde infaz kelimesinin hem Türk Dil Kurumu sözlüğündeki hem Adalet Bakanlığı sözlüğündeki hem de halk arasındaki kullanımlarını inceleyeceğiz.

İnfaz, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yargılamanın sonunda mahkemenin verdiği kararı işleme koymak ve uygulamak olarak tanımlanmıştır. Adalet Bakanlığı sözlüğünde ise infaz, bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yargı sonunda verilen kararın uygulanması olarak tanımlanmıştır.

İnfaz memurunun gözlerinden öfke, pişmanlık ve yorgunluk okunuyordu.Tarih boyunca yüz binlerce suçsuz insan, haksız bir şekilde yargılandı ve infaz edildi.Bu yıl infaz masasında beş değil altı memur görev alacak.

Ceza infaz olur ne demek?

İnfaz (Yatar) Nedir? – Yasal olarak mahkeme kararlarının kesinleşmesi ile başlayıp; ceza, güvenlik ve koruma tedbirlerinin yerine getirilmesine infaz denir. İnfazın sözlük anlamı, yerine getirmedir. İnfaz hukuku ise ceza mahkemelerince verilen ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin kesinleşmiş kararların yerine getirilmesine ilişkin esasları gösteren bağımsız bir hukuk dalıdır.

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanunu
  • 2324 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 29/03/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlan Yönetimi ile infaz rejimine ilişkin düzenlemeler içeren 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu,
  • 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu
  • Bu kanunun uygulanmasını gösteren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği
  • 671 sayılı KHK.
  • Adalet Bakanlığının diğer yönetmelik ve genelgeleri.

Yatar – İnfaz hesaplama yaparken ilk dikkat edilmesi gereken suçun işlendi tarihtir.30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından 7242 Numaralı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5275 Numaralı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanununun geçici 6.

  • Vekalet Ücreti Hesaplama
  • Serbest Meslek Makbuzu Hesaplama
  • Kıdem Tazminatı Hesaplama
  • Araç Değer Kaybı Hesaplama
  • Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama

İnfaz durumu ne demek?

İnfaz Nedir? Tdk’ya Göre İnfaz Etmek Ne Anlama Gelir? kavramı, yargılanan kişinin yargı sürecinin tamamlanıp cezasının kesinleşmesi anlamına gelir. Yani suçlu olan kişi, suçu için cezalandırılır. Emri uygulama anlamına gelen infaz, yaygın olarak bir hukuk terimi olarak kullanılır.

  • İnfaz Nedir? İnfaz kavramı, ülkelere göre oldukça değişken anlamlar ifade eder.
  • Yerine getirme, içine işleme ve emri uygulama durumlarında kullanılır.
  • Yaygın kullanımı ise, mahkeme yargılamasının tamamlanmasının ardından, suçu işlediği iddia edilen kişinin suçu işlediğinin kesinleşmesi ile cezasının verilmesidir.

Yargısız infaz, kalıbı da buradan gelir. Yargılama yapılmadan, sorulmadan suçu üzerine atma ya da suçlu görülme durumlarında kullanılır. TDK’ya Göre İnfaz Etmek Ne Anlama Gelir? İnfaz kelimesinin ‘ya göre anlamı içine işleme ya da delme geçme durumudur.

İnfaz çekmek ne demek?

İnfaz esasen, yargılama sürecinin sona erip cezanın kesinleşmesinden sonra suçlunun belli şekillerde cezalandırılması demektir.

İnfaz yatmak ne demek?

İnfaz Yatar Hesaplama; İnfazın sözlük anlamı ‘yerine getirme’dir. Mahkemelerce verilen ve kesinleşen ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak tanımlanabilir. Halk arasında yatar şeklinde de bilinmektedir.

İnfaz neden yapılır?

İnfaz nedir? Bir hüküm, karar ya da yargının yerine getirilmesi ya da uygulanmasıdır. İnfaz hukuku bakımından infaz, mahkemelerce verilip kesinleşen ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak tanımlanabilir. Söz konusu tanımın dar anlamda infazı ifade ettiği söylenmelidir.

Nitekim Türk Hukuku’nda tutuklama, akıl hastaları ile alkol ve uyuşturucu madde müptelaları ile ilgili tedbirler ve hapsen tazyik kararlarının yerine getirilmesi için de infaz terimi kullanılmaktadır. Geniş anlamda infaz ise şüpheli ya da sanığın tutuklanmasına karar verilmesi halinde tutukevine, hapis mahkûmiyeti kesinleşmişse cezaevine konulması, para cezasına hükmedilmişse ödetme şeklinde olur.

Bu yönüyle infaz, yetkili kamu mercinin cezai nitelikli tedbir veya yaptırım kararının yine kamu gücü aracılığıyla uygulamaya konulması şeklinde de tanımlanmaktadır. İnfaz, infaz hukuku esasları çerçevesinde gerçekleştirilir. Buna göre, ceza ve güvenlik tedbirlerine yönelik kesinleşmiş kararların yerine getirilmesine ilişkin esasları gösteren, infazın sona ermesine dek devlet ile hükümlü arasındaki ilişkileri düzenleyen bağımsız hukuk dalına “infaz hukuku” denir.

  • Gerçekten infaz hukuku, ceza hukuku yaptırımlarının infazı, yani yerine getirilmesi konusu ile ilgilenir ve buna ilişkin esasları, ilkeleri ve usulleri gösterir.
  • Bugün “ceza infaz hukuku” terimi konuyu ifade etmek için artık yeterli değildir.
  • Zira infaz hukuku sadece cezanın değil, ceza hukukunun diğer yaptırımı olan güvenlik tedbirlerinin infazı ile de ilgilenir ve ilgili kanun “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun” başlığını taşımaktadır.

Türk Hukuku’nda sadece hapis cezalarının değil, para cezalarının infazı da infaz hukuku içinde incelenmiş ve düzenlenmiştir. Dinamik açıdan bakıldığında infazın, bir sürecin “yaptırıma tabi tutma” aşamalarından birini oluşturduğu söylenebilir. Gerçekten bu süreç yasal ceza tehdidi ile başlar, suçun işlenmesi ve ceza muhakemesinin bir hükümle sonuçlanması ve hükmün kesinleşerek infazın tamamlanmasına kadar devam eder.

  1. Bu çerçevede infaz hukuku, ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku ile birlikte geniş anlamda ceza hukuku başlığı altında yer alır.
  2. İnfazın, önleme ve yeniden topluma kazandırma olmak üzere iki temel amacı bulunur.
  3. Denetimli serbestlik de bir yeniden topluma kazandırma modelidir.
  4. Hapis cezaları, bunun için inşa edilmiş, kapalı ve/veya açık olarak adlandırılan ceza infaz kurumlarında infaz edilir.

İnfaza ilişkin şikayetler infaz hakimlikleri tarafından incelenir.

Cezaları kim infaz eder?

İlgili hakkında hükmedilen hapis cezası kararı, olağan kanun yollarının (istinaf veya temyiz) tüketilmesi ile birlikte kesinleşir. Kesinleşen hüküm, infaz edilmek üzere infaz savcılığına gönderilir. İnfaz savcılığı ise kesinleşmiş hükmün muhtevasına göre hükmü infaz eder.

Cezanın ne kadarı infaz edilir?

CEZALARIN TOPLANMASI VE KOŞULLU SALIVERİLME – Cezaların toplanmasından kasıt, bir kişi hakkında, işlediği her suç için ayrı ayrı hükmedilen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaların veya adlî para cezalarının toplanmasıdır. Cezaların toplanmasına, maddi içtima da denir.

  1. Oşullu salıverilme ise, hakkında verilmiş olan hürriyeti bağlayıcı cezanın kanunda belirlenen bölümü infaz edilmiş olan hükümlünün, infaz süresince iyi halli olması kaydıyla, mahkûmiyet süresini tamamlamadan cezaevinden salıverilmesidir.
  2. Oşullu salıverme, hükümlüyü iyi halli olmaya teşvik etmesi nedeniyle, bir ıslah aracı olarak nitelendirilebilir.

Koşullu salıverilme, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da (İnfaz Kanunu) düzenlenmiştir. Bu çalışmanın konusu, cezaların toplanması ile koşullu salıverilmenin ilişkisidir. MÜLGA TCK, CEZALARIN NASIL TOPLANACAĞINI DÜZENLEMİŞ VE TOPLANDIKTAN SONRA UYGULANACAK CEZALARA BİR ÜST SINIR GETİRMİŞ İDİ.

BUNA GÖRE, ÖRNEĞİN, BİRDEN ÇOK AĞIR HAPİS CEZASI TOPLANDIĞINDA UYGULANACAK CEZA TOPLAM CEZA OTUZ ALTI SENEYİ, BİRDEN ÇOK HAPİS CEZASI TOPLANDIĞINDA UYGULANACAK TOPLAM CEZA YİRMİ BEŞ SENEYİ GEÇEMEZDİ. AĞIR HAPİS İLE HAPİS GİBİ FARKLI TÜRLERDE ŞAHSİ HÜRRİYETİ BAĞLAYICI CEZALAR TOPLANDIĞINDA İSE, UYGULANACAK CEZANIN TOPLAMI EN FAZLA OTUZ SENE OLABİLİRDİ (MÜLGA TCK MD.77).5237 sayılı TCK’de, mülga Ceza Kanunu’nun aksine, bir kimsenin işlediği birden fazla suçtan dolayı, mahkûm olduğu C EZAL ARIN NE ŞEKİLDE TOPLANACAĞINA İLİŞKİN BİR HÜKÜM BULUNMAMAKTADIR.

İNFAZ KANUNU MD.99’DA İSE, BİR KİŞİ HAKKINDA HÜKMOLUNAN HER BİR CEZANIN DİĞERİNDEN BAĞIMSIZ OLDUĞU VE VARLIKLARINI KORUDUĞU HÜKME BAĞLANMIŞTIR. BU DURUMDA FAİLİN İŞLEDİĞİ BİRDEN FAZLA SUÇTAN DOLAYI VERİLEN CEZALAR TOPLANACAK VE FAİL, BU CEZALARI HERHANGİ BİR ÜST SINIR OLMAKSIZIN AYRI AYRI ÇEKECEKTİR.

  1. Cezaların toplanmasında bir üst sınır getirmeyen kanun koyucu, birden çok şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın toplanması durumunda, koşullu salıverilmenin uygulanmasında esas alınacak süreleri belirlemiş ve üst sınırlar koymuştur.
  2. Oşullu salıverilme için, hükümlünün, cezasının üçte ikisini infaz kurumunda çekmesi gereklidir (İnfaz Kanunu, m.107/2).

Kanun’un 107/1. maddesi, hükümlünün koşullu salıverilmesi için kurumdaki bu süreyi iyi hâlli olarak geçirmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Hükümlünün söz konusu süreyi iyi hâlli geçirip geçirmediği, aynı kanunun 89. maddesinde yer alan ölçütler dikkate alınarak değerlendirilir.

Buna göre hükümlünün infaz kurumunda bulunduğu sürece, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uyması, haklarını iyi niyetle kullanması, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş ve uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olması gerekmektedir.

İnfaz Kanunu’nun 107/3. maddesi, birden fazla süreli veya süresiz hapis cezasına mahkûm olunması halinde koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreleri düzenlemektedir. FIKRA HÜKMÜNE GÖRE BU SÜRELER, BİRDEN FAZLA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASINA VEYA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE MÜEBBET HAPİS CEZASINA MAHKÛMİYET HALİNDE OTUZ ALTI, BİRDEN FAZLA MÜEBBET HAPİS CEZASINA MAHKÛMİYET HALİNDE OTUZ, BİR AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE SÜRELİ HAPİS CEZASINA MAHKÛMİYET HALİNDE EN FAZLA OTUZ ALTI, BİR MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE SÜRELİ HAPİS CEZASINA MAHKÛMİYET HALİNDE EN FAZLA OTUZ, BİRDEN FAZLA SÜRELİ HAPİS CEZASINA MAHKÛMİYET HALİNDE EN FAZLA YİRMİ SEKİZ YIL OLARAK BELİRLENMİŞTİR.

  1. Oşullu olarak salıverilen hükümlü bir denetim süresine tabidir.
  2. Denetim süresi içinde hapis cezası gerektiren kasıtlı bir suç işlemediği ve kendisine yüklenen yükümlülüklere uyduğu takdirde cezasını tamamlamış sayılır.
  3. Oşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, aldığı mahkûmiyet nedeniyle koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin yarısıdır (İnfaz Kanunu md.6).

Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi halinde, koşullu salıverilme kararı geri alınarak sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen çektirilmesine karar verilecektir.

  • Oşullu salıverilme kararı geri alındıktan sonra, aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme uygulanmayacaktır (İnfaz Kanunu md.107/13).
  • Denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren bir suç işlediğinden koşullu salıverilme kararı kaldırılan hükümlünün, sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasını aynen çekmesinin ve bir daha koşullu salıverilmeden yararlanamamasının ölçüsüz bazı sonuçlara yol açacağı ortadadır.

Çünkü toplanan şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaların uygulanmasında bir üst sınır artık yoktur. ÖRNEĞİN İŞLEDİĞİ ON AYRI SUÇTAN TOPLAM 80 YIL HAPİS CEZASINA MAHKÛM EDİLMİŞ BİR KİŞİ, SEKSEN YILIN ÜÇTE İKİSİ YİRMİ SEKİZ YILI AŞTIĞI İÇİN YİRMİ SEKİZ SENEYİ İYİ HÂLLİ OLARAK GEÇİRDİKTEN SONRA, KOŞULLU SALIVERİLEBİLİR (İNFAZ KANUNU M.107/3-E).

BU KİŞİ, DENETİM SÜRESİ İÇİNDE KASTEN İŞLEDİĞİ BİR SUÇTAN DOLAYI BİR AY HAPİS CEZASINA MAHKÛM OLSA, SEKSEN YILDAN KALAN ELLİ İKİ SENEYİ BİR DAHA KOŞULLU SALIVERİLMEMEK ÜZERE AYNEN ÇEKMEK ZORUNDA KALACAK VE BÜYÜK İHTİMALLE İNFAZ KURUMUNDA İKEN ÖLECEKTİR. ŞU HALDE, TOPLANAN CEZALARIN UYGULANMASINDA BİR ÜST SINIR OLMAMASI, SÜRELİ HAPİS CEZALARINI FİİLEN MÜEBBET HAPİS CEZASINA ÇEVİRMEYE ELVERİŞLİDİR.

( İnfaz Kanunu 107/4. madde, “suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde” koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreler ayrıca düzenlenmiştir.

  1. Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde”, bu oran dörtte üçtür (İnfaz Kanunu m.107/4)Öte yandan 107/5.
  2. Madde, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her günün, iki gün olarak hesaplanacağı hükmünü getirmiştir.) Cezaların toplanması ile ilgili olmamakla birlikte benzer bir ölçüsüzlük müebbet hapis cezası bakımından da ortaya çıkmaktadır.

Şöyle ki, ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz yılını, müebbet hapiste yirmi dört yılını ceza infaz kurumunda geçirerek koşullu salıverilen bir hükümlünün, denetim süresi içinde örneğin bir ay hapis cezasını gerektiren bir suçu kasten işlemesi halinde koşullu salıverilme kararı geri alınarak, geriye kalan cezasını aynen çekmesi gerekecektir.

  1. Bu durumda hükümlünün hayatı boyunca ceza infaz kurumundan çıkması mümkün olmayacaktır.
  2. Mülga TCK’de ise, hapis cezası gerektiren bir suç işlediği için koşullu salıverilme kararının geri alınması halinde, hükümlüye aynen çektirilecek sürenin, müebbet ağır hapis cezası bakımından, otuz altı yıl üzerinden hesaplanması hükme bağlanmıştı.5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile birlikte ‘ Türk ceza adalet sistemi’ni oluşturan üç temel yasadan biridir.5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun da bu sistemi işletecek öğeleri belirtmektedir.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda infaz hukukuna ilişkin herhangi bir hüküm yoktur.647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’ un içerdiği maddi ceza hukuku ile ilgili hükümler, benimsediği ilke ve felsefe doğrultusunda 5237 sayılı Yasada yer almaktadır.

Diğer yönden; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’ un doğrudan infaz hukukuna ilişkin hükümleri, 5237 ve 5271 sayılı Yasalarla uyumlu biçimde 5275 sayılı Yasada düzenlenmiştir.

  • İnfaz hakimliği, ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurulları ile ilgili düzenlemeler; Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısı kapsamındayken, buradan alınmış ve daha önce yasalaştırılmıştır.
  • Bu bakımdan 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu ve 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları Ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu tamamlayıcı niteliktedir.5275 sayılı Yasanın 14/4, 16/3, 47/3, ve 52/1.

maddeleri bunu açıkça göstermektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirisi, Çocuk Haklarına ilişkin Sözleşme, Siyasi Ve Medeni Haklar Sözleşmesi, İşkenceyi Önleme Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler ” Hükümlülerin İyileştirilmesi İçin Asgari Standart Kurallar “, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince kabul edilen “Avrupa Hapis Cezası Kuralları ” ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile karşılaştırmalı hukuk ışığında; çağdaş infaz ilkeleri, Ülkemizin deneyim ve uygulamalarla yerleşmiş kuralları, gereksinmelerle uyumlu bir biçimde dengelenerek 5275 sayılı Yasa oluşturulmuştur.

  • Yasa; açık, duru, kolay okunur ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır.
  • Yasanın amacı (madde 1), infazda temel ilke (madde 2) ve infazda temel amaç (madde 3), hapis cezasının infazında gözetilecek ilkeler (madde 6), iyileştirmede başarı ölçütü (madde 7) açıklanmış; Yasada ceza infaz kurumlarının türleri tanımlanmış (madde 8-15) ve bunlarla ilgili esaslar ile akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlünün cezasının nasıl infaz edileceği belirtilmiş (madde 18), hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin -ceza infaz kurumuna alınma- konusunda bilgilendirilmeleri (madde 22), hükümlülerin sınıflandırılmaları, gruplandırılmaları ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı (madde 23-25), hükümlülerin yükümlülükleri, ücret ve sosyal hakları (madde 26-32), ceza infaz kurumlarında düzen ve güvenlik (madde 33-36), büyükler yönünden disiplin cezaları, küçükler yönünden disiplin tedbir ve cezaları (madde 37-52), hükümlülerin nakilleri ve nakillerde alınacak tedbirler (madde 53-58), ceza infaz kurumlarında hükümlülerin hakları, güvenceleri ve kısıtlamalarla ilgili olarak; savunma hakkının kullanılması, kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü (madde 59-62), günlük yaşamda haklar ve yükümlülükler (madde 63-72), iyileştirme kapsamında; bireyselleştirme (madde 73, 74), eğitim (madde 75-77), sağlığın korunması ve tıbbi müdahaleler (madde 78-82), dışarıyla ilişkiler (madde 83-86), beden eğitimi ve boş zaman etkinlikleri (madde 87,88), salıverilme için hazırlama ve hükümlülere iş bulmada yardım (madde 90,91), izinler (madde 92-97) ile salıverilme öncesi ve sonrası hükümlüye ve eski hükümlüye yardım (madde 102-104), tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutukluların hakları ve kısıtlayıcı önlemler (madde 111-116), konusundaki hükümlere ayrıntılı biçimde yer verilmiştir.

Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’daki hükümler genellikle yönetsel nitelikte işlev ve işlemlere ilişkindir. Yasanın yargısal yönü olan, hakimler ve Cumhuriyet savcılarını doğrudan ilgilendiren hükümleri : Bir mahkumiyet hükmünün yerine getirilebilmesi için onun kesinleşmiş olması zorunludur.

  1. Yerinde ve insan haklarının da gereği olan bu ilke, Yasanın 4.
  2. Maddesinde “Mahkumiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz.” biçiminde belirtilmiştir.
  3. Mahkeme, kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezaya ilişkin hükmü Cumhuriyet başsavcılığına gönderir.
  4. Cezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir.

Cumhuriyet savcısı, cezaların yasaya uygun olarak yerine getirilmesini denetlemekle yetkili ve görevlidir. (Madde 5) Hükümlüye, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için Cumhuriyet savcılığınca çağrı kağıdı gönderilir. Hükümlü, tebliğ üzerine on gün içinde gelmez, kaçar, kaçacağına dair şüphe uyandırırsa Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.

Üç yıldan fazla hapis cezalarının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır. (Madde 19) Hapis cezasını içeren kesinleşmiş mahkumiyet kararı, mahkemece, hangi hükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkin olduğu açıkça belirtilmek suretiyle Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Cumhuriyet başsavcılığınca infaz defterine kaydedilen ilamdaki ceza süresi gözetilerek hükümlü hakkında (19 maddeye göre) çağrı kağıdı veya yakalama emri çıkarılır.

Çağrı kağıdı, hükümde gösterilen adrese tebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerini mahkemeye veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Aksi halde hükümde gösterilen adreste yapılan tebligat geçerlidir. Hükümlüye, Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir,

(Madde 20) Ancak, akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur.

Ancak, bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar ger i bırakılır. Bu iki haldeki geri bırakma kararı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verilir.

Geri bırakma kararı, mahkumun uyacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Hükümlünün geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Mahkumun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelerle, bir süre belirtilmediği takdirde üçer aylık dönemlere göre, yukarıda açıklanan usule uygun olarak inceletilir.

İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcısının istemi üzerine, mahkumun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve görevlilerince yerine getirilir.

Yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hakimliğine başvurulabilir. Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında da geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birisine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

(Madde 16) 5237 sayılı Yasanın 32. ve 57. maddeleri ile 5271 sayılı Yasanın 74/1-4. maddesi; suçu işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu eylemle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olanlarla; 5271 sayılı Yasanın 74/5.

  1. Maddesi; suç işledikten sonra, ancak hüküm kurulmadan önce ve 5275 sayılı Yasanın 16.maddesi de hükümden sonra, infaza başlanmadan veya infaz sırasında akıl hastalığına yakalananlarla; ilgili düzenlemelere yer vermiştir.
  2. Üç yıl ve daha az süreli hapis cezalarının derhal infazının, hükümlü veya ailesi için mahkumiyetin amacı dışında ağır bir zarara neden olacağı anlaşılırsa, hükümlünün istemi üzerine infazı Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilir.
See also:  Nevale Ne Demek?

Erteleme süresi altı ayı geçemez. Üç yıl ve daha az süreli hapis cezaları; hükümlünün yüksek öğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya adı geçenlerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin tarım topraklarının işlenebilmesinin olanaksız hale gelmesi veya hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hallerde, Cumhuriyet başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle ara verilerek infaz edilebilir.

  • Ancak bu ara verme iki defadan çok olamaz.
  • Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir koşula bağlanabilir.
  • Madde 17) Hapis cezasının hastalık veya hükümlünün istemiyle ertelenmesi halleri dışında, haklarında kesinleşmiş hapis cezasını içeren mahkumiyet ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine ilişkin karar bulunanlar, Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emriyle ceza infaz kurumuna gönderilirler.Üstleri ve eşyaları arandıktan sonra kabul odalarına konulur ve hekim muayenesinden sonra kuruma yerleştirme işlemi yapılır.

Ceza infaz kurumuna alınan hükümlülerin adı, soyadı, işledikleri suç, cezalarının türü ve süresi, mahkumiyet ilamının tarih ve numarası ve infaza başlandığı gün ‘hükümlü defteri’ne kaydolunur. Bu defterdeki sıra numarası, hükümlünün numarasını oluşturur.

Tanıya yönelik olarak hükümlülerin parmak ve avuç içi izleri alınır, fotoğrafları çekilir, kan grupları, vücutlarının dış özellikleri ve ölçüleri belirlenir. Kayıt altına alınan söz konusu bilgiler hükümlünün kişisel dosyasında veya elektronik ortamda saklanır. Bu bilgiler, Kanunun zorunlu kıldığı haller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez.

(Madde 21) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 81. maddesi gereğince; ” Üst sınırı iki yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı şüpheli veya sanığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olması halinde, Cumhuriyet savcısı veya hakim kararıyla, fotoğrafı beden ölçüleri, parmak ve ayak izi, bedeninde yer almış olup teşhisini kolaylaştıracak diğer özellikleri ile sesi ve görüntüleri kayda alınarak, soruşturma ve kovuşturma işlemlerine ilişkin dosyaya konulur.” Böylece her iki Yasa, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılıp hüküm kurulan ile ceza infaz kurumuna alınanın aynı kişi olmasını güvence altına almak istemiştir.5237 sayılı Yasada “cezaların toplanması-içtimaı- kuralı” yer almamaktadır.

  1. Cezaların toplanması, yalnızca koşullu salıverilme bakımından ve 5275 sayılı Yasada düzenlenmiştir.
  2. Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar.
  3. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunursa, 107.
  4. Maddenin –koşullu salıverilme hükümlerinin- uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.

(Madde 99) Diğer yönden; mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilmeyeceği ileri sürülür veya sonradan yürürlüğe giren yasa, hükümlünün lehine olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi; hapis cezasının infazının hastalık nedeniyle ertelenmesi isteminin reddi kararı; için hükmü veren mahkemeden karar istenir.

Bu konulardaki başvurular infazı erteletmez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. (Madde 98) Cezanın infazına başlandıktan sonra hastalık nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması halinde burada geçirdiği süre, cezadan indirilir.

Ancak, hükümlü cezanın infazını durdurmak için hastalığına kasten neden olmuşsa; mahkemenin, Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine vereceği karar gereğince bu indirimden yararlanamaz. (Madde 100) Cezanın infazı sırasında; mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama, birden fazla hükümdeki cezaların toplanması ve hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi ile ilgili olarak mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir.

Karar, Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün yazılı görüşleri istendikten sonra da verilebilir. Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması kararını verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemeye, bu durumda birden çok mahkeme yetkiliyse, son hükmü vermiş olan mahkemeye; hükümlerden biri doğrudan bölge adliye mahkemesince verilmişse, bölge adliye mahkemesine, Yargıtay tarafından verilmişse Yargıtay’a aittir.

Belirtilen konularda Yargıtay ve bölge adliye mahkemesince verilen kararlar kesindir. İlk derece mahkemelerinin kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir. (Madde 101) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesi uyarınca; kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, 1.

  1. Fıkrada sayılan seçenek yaptırımlara ve bunlardan (f) bendi gereğince mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya, çevrilebilir.
  2. Bu yaptırım hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır.

Yasanın 104. maddesinde tanımlanan denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerindeki bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair aldıkları bilgilere göre hizmet listesi oluşturur ve mahkemelere verirler. Mahkeme -başkaca bir hapis cezasına hükmedilmiş olmaması koşuluyla- reddetme hakkı bulunduğunu hatırlatarak bu listeden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir.

İki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına hükümlü olanlar, hükümlülük sürelerinin yarısını iyi halle geçirmiş olmak ve istekleri de bulunmak koşuluyla; kendilerinin, yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet başsavcılığının başvurusu üzerine mahkemece, hükümlülük sürelerinin geriye kalan yarısı kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalışmasına karar verebilir.

Mahkemenin kararında belirtilen çalışma esaslarına ve düzenine uyulmaması durumunda, geri kalan ceza aynen çektirilir. (Madde 105) Adli para cezasının yerine getirilmesi : Kesinleşen adli para cezasına ilişkin hüküm mahkemece gönderildiğinde; Cumhuriyet savcılığı hükümlüye, otuz gün içinde adli para cezasını ödemesi için 20.

maddenin 3. fıkrası uyarınca ödeme emri tebliğ eder. Mahkemece, adli para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adli para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmın birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksit süresinde ödenmezse, ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

Hükümlü, ödeme emrinde belirtilen sürede adli para cezasını ödemezse, adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme hükmünde yazılı olmasa da Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen bölümün karşılığını oluşturan süre kadar hapsedilir. Adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi; bir hükümle ilgili olarak üç yılı ve birden fazla adli para cezasıyla hükümlülük durumunda beş yılı geçemez.5237 sayılı Yasanın 50.

  1. Maddesinin 1.
  2. Fıkrasının (a) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezası hariç diğer adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
  3. Hükümlü, hapis yattığı günler dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır.

Ancak; (a) çocuklar hakkında verilen adli para cezası ile (b) kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezası, hapse çevrilemez. Çocuklar hakkında verilen veya kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasına ilişkin kararlar ile infaz süresi, adli para cezasını tümüyle karşılamamış olanların, geri kalan adli para cezasına ilişkin karar, Cumhuriyet başsavcılığınca o yerin en büyük mal memuruna verilir.

  • Adli para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanuna göre izlenir ve alınır.
  • Madde 106) 5237 sayılı Yasa dışındaki diğer yasalarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlüler (5252 sayılı Yasanın; diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü ile ilgili 4.

ve ağır para cezası ile hafif para cezasının dönüştürülmesini düzenleyen 4, 7. maddeleri de gözetilerek) 1.1.2005 tarihinden itibaren, bir gün yüz Türk Lirası hesabıyla hapsedilir. (Geçici Madde 1) Koşullu salıverilmeyle ilgili hükümler: Hükümlünün, koşullu salıverilme için öngörülen süreleri, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uyarak, haklarını iyi niyetle kullanarak, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek geçirmiş ve uygulanan iyileştirme programlarına göre de toplumla bütünleşmeye hazır olduğunun disiplin kurulunun görüşü alınarak idare kurulunca saptanmış bulunması gerekir.

(Madde 89) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezasına hükümlü olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda iyi halli olarak çektikleri takdirde,koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Bu süre: (a) birden çok ağırlaştırılmış müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına hükümlülük halinde otuzaltı; (b) birden çok müebbet hapis cezasına hükümlülük halinde otuz ; (c) bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına hükümlülük halinde en fazla otuzaltı; (d) bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına hükümlülük halinde en fazla otuz; (e) birden fazla süreli hapis cezasına hükümlülük halinde en fazla yirmisekiz ; yıldır.

Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek veya örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suç nedeniyle hükümlülük durumunda; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına hükümlendirilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda iyi halle çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

Ancak, bu süreler; (a) birden çok ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına hükümlülük halinde kırk, (b) birden çok müebbet hapis cezasına hükümlülük halinde otuzdört, (c) bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına hükümlülük halinde en fazla kırk, (d) bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına hükümlülük halinde an fazla otuzdört, (e) birden çok süreli hapis cezasına hükümlülük halinde en fazla otuziki, yıldır.

Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını bitirinceye kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır. (Madde 107/1-5) Hükümlü hakkında koşullu salıverilme için ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan gerekçeli rapor, hükmü veren mahkemeye; hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa, o yerdeki aynı derecedeki mahkemeye verilir.

  1. Mahkeme bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir.
  2. Raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir.
  3. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
  4. Madde 107/11) Koşullu salıverilen hükümlüye uygulanacak denetim süresi; süreli hapis cezalarında hak ederek salıverilme tarihini geçmemek üzere, yukarıda belirtilen (ceza infaz kurumunda geçirmeleri gereken) sürelerin yarısı kadardır.

Denetim süresinde hükümlü, infaz kurumunda öğrendiği meslek ve sanatı bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı yerine getiren bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığı çalıştırılabilir. Onsekiz yaşını bitirmemiş hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma olanağı da bulunan bir eğitim kurumunda devam ederler.

  1. Hakim, uzman bir kişiyi denetim süresinde hükümlüye rehberlik etmek, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevreden uzak kalmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini sağlamak konusunda öğütte bulunmak üzere görevlendirebilir.
  2. Görevlendirilen uzman kişi, hükümlünün eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşme, danışmalarda bulunur; onun davranışları, sosyal uyumu, sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.

Hakim, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içerisinde kaldırabilir.

  • Denetim süresi yükümlülükleri uygun ve iyi halli olarak geçirildiğinde, ceza infaz edilmiş sayılır.
  • Madde 107/6-9, 14) Koşullu salıverilme kararı; hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya hakimin uyarısına rağmen, yükümlülüklere uymamakta direnmesi halinde geri alınır.

Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına; (a) hükümlü geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilirse, hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince, (b) bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde esas hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi veya koşullu salıverilme kararını vermiş olan mahkeme tarafından, dosya üzerinden karar verilir.

  • Bu kararlara itiraz edilebilir.
  • Oşullu salıverilme kararının geri alınması durumunda hükümlünün; a) sonraki suçu işlediği tarihten itibaren geri kalan cezasının aynen, (b) yükümlülüklere aykırı davranması nedeniyle koşullu salıverilme kararının geri alınması kararının kesinleştiği tarih ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek üzere takdir edilecek bir sürenin, ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.

Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazıyla ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilemez. (Madde 107/ 12, 13, 15) 5237 sayılı Yasanın ikinci kitap, dördüncü kısım, “Devletin Güvenliğine karşı suçlar” başlıklı dördüncü bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı beşinci bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı altıncı bölüm altında yer alan suçlardan birinin; (a) bir örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenmiş olması; ve (b) ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkumiyet; halinde koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

(Madde 107/16) Tekerrür halinde işlenen suç nedeniyle mahkum olunan; (a) ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, (b) müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, (c) süreli hapis cezasının dörtte üçünün, infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, hükümlü koşullu salıverilmeden yararlanabilir.

Tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. İkinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilemez. Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

  • Bu süre gerektiğinde beş yılı geçmemek üzere uzatılabilir.
  • Madde 108) Seçenekli yaptırımların uygulanması ve özel infaz usulleri: 5237 sayılı Yasanın 50.
  • Maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası yerine hükmolunan seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejim, tüzükle belirlenecektir.
  • Madde 109) Hükmü veren mahkeme veya hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkeme, altı ay veya daha az süreli hapis cezasının; (a) her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve Pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları, (b) her gün saat l9.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri, ceza infaz kurumunda ve (c) kadın veya altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin, konutunda çektirilmesine, infaza başlanmadan önce veya infaza başlandıktan sonra da karar verilebilir.

Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Yetmişbeş yaşını bitirmiş olup da üç yıl ve daha az hapis cezasına hükümlü olanların; (a) bu cezalarının ceza infaz kurumlarında çektirilmesi sağlık durumları itibariyle elverişli olmadığı, tam kuruluşlu Devlet veya üniversite hastanesince verilecek raporla saptanması, (b) mahkumiyete konu suç nedeniyle herhangi bir zarar doğmuşsa, bu zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşuluyla konutunda çektirilmesine hükmü veren mahkemece veya hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebilir.

  1. Bunlar koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanırlar.
  2. Özel infaz usullerinin gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması halinde, cezanın baştan itibaren infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir Tüm bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
  3. Madde 110) Tutuklunun, tutukevine kabulü: Şüpheli veya sanığın tutukevine kabul edilebilmesi için hakim veya mahkeme tarafından verilmiş bir ‘ tutuklama kararı’ nın bulunması zorunludur.

Tutuklunun tutukevine konulduğu, kararı veren hakim veya mahkemeye gün ve saati belirtilerek bildirilir. Cumhuriyet başsavcısınca hükümlülere verilen izinler: Cumhuriyet başsavcısınca, Yasanın 83/2 ve 84/3. maddelerinde açıklanan kişilere, ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüyü ziyaret için yazılı olarak izin verebileceği gibi; 94, 95, 96.

maddeler uyarınca dahükümlüye; (a) mazeret izni, (b) özel izin, (c) iş arama izni, verebilir. AÇIK CEZA İNFAZ KURUMLARINA AYRILMA YÖNETMELİĞİ CEZA İNFAZ KURUMLARININ YÖNETİMİ İLE CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA TÜZÜK MADDE 172 – (1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini kurumda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

yıldır. (4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü kurumda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

Ancak, bu süreler; yıldır. (5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır. (6) Hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin altı ilâ onuncu fıkralarına göre mahkemece hükmedilen denetimli serbestlik tedbirleri aynı Kanunun 104 üncü maddesine göre denetimli serbestlik ve yardım merkezi şubeleri veya bürolarınca yerine getirilir.

(7) Bir hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında kurum idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, hükmü veren mahkemeye; hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemeye verilir. Mahkeme, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir.

Mahkeme, raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. (8) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.

See also:  Qual O Significado De Sonhar Com Sapo?

Kurumda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez. (10) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. dosya üzerinden karar verilir.

Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır. (12) 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Kurumda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz (3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.

(4) Mükerrirler hakkında 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkralarına göre mahkemece hükmedilen mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbiri aynı Kanunun 104 üncü maddesine göre denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri veya bürolarınca yerine getirilir.

Cezaevinde bulunup koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az kalan hükümlülerin yazılı talepte bulunması halinde cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmı denetimli serbestlik hükümleri uygulanarak infaz edilir (md.105/a-1). Mahkeme tarafından toplamda 18 ay hapis cezasına mahkum edilen hükümlüler, doğrudan İnfaz Kanunu’nun denetimli serbestlik hükümleri uygulamasından yararlanabilirler.18 ay hapis cezası alan hükümlülerin koşullu salıverilme süresine ceza miktarı itibariyle 12 ay kalmaktadır. Bu nedenle, 18 ay hapis cezasına hükmedilen mahkumlar 2-3 gün gibi bir süreyi cezaevinde geçirerek”iyi halli” hükümlü oldukları tespit edildikten sonra bir nevi girdi-çıktı yapılmak suretiyle tahliye edilirler. Ancak, 18 ay hapis cezası alan hükümlülerin 31.12.2020 tarihinden sonra koşullu salıverilme hükümlerinden faydalanabilmeleri için 6 ay cezaevinde kalması zorunluluğu getirilmiştir.0-6 yaş arası çocuğu bulunan kadın hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihlerine 2 yıl veya daha az kalması halinde denetimli serbestlik hükümlerinden yararlandırılabilmeleri mümkündür. (md.105/a-3). Maruz kaldıkları ağır hastalık veya yaşlılık nedeniyle hayatlarını tek başına sürdüremeyenlerin, koşullu salıverilmelerine 3 yıl veya daha az bir süre kalması halinde denetimli serbestlik hükümlerinden yararlandırılması mümkündür.(105/a-3). Ancak, bu vaziyetlerinin tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca tespit ve tayin edilip, düzenlenen raporlarının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi tarafından tasdik edilerek onaylanması gereklidir.

Son 6 ayını cezaevinde geçirme şartı; 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun geçici 4. maddesi değişikliği uyarınca 31.12.2020 tarihine kadar uygulanmayacaktır. Bu tarihten sonra denetimli serbestlik yasasından yararlanmak suretiyle tahliye olmak isteyen hükümlülerin cezalarının son 6 ayını açık cezaevinde geçirmiş olmaları zorunludur (md.105/a-1).

  • Üst üste iki kez imza ihlali yapan hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlandırılmalarına ilişkin kararları ihlal gerekçesine istinaden geri alınır.
  • Aynı şekilde Hükümlünün tahliye olduktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne 3 gün içinde müracaat etmesi zorunludur.
  • Hükümlü, 3 günlük sürenin bitiminden itibaren 2 gün içinde müracaat etmezse hakkında TCK md.292’de düzenlenen “Hükümlü ve Tutuklunun Kaçması” suçu uyarınca adli soruşturma başlatılır.

Kapalı cezaevine gönderilme kararı verilip de 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmayan hükümlüler açısından da yine bu suç uyarınca adli işlem başlatılır.31.12.2020 tarihinden itibaren aşağıdaki kategoride yer alan suçlardan birinden mahkum olan veya ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılan kişiler denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanamazlar;

Ağırlaştırılmış hapis cezası alan hükümlüler, Örgütlü suçlardan mahkum olanlar, Siyasi suçlardan dolayı mahkum olanlar.

Aşağıdaki kategoride yer alan hükümlüler de 31.12.2020 tarihinden itibaren geçici olarak denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanamazlar:

Cezası infaz edilmekteyken başka bir suçtan tutuklanan hükümlülerin tutukluluğu bitinceye kadar, Üç ve daha fazla hücre cezası alıp son hücreye koyma cezasının kaldırılması üzerinden üç yıl geçmemiş olanlar.

AÇIK CEZAEVİNE AYRILMA “Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” DEĞİŞİKLİK Daha önce koşullu salıverilmelerine 2 yıl kala kapalı cezaevinden açık cezaevine ayrılabilen, “nitelikli hırsızlık, yağma, nitelikli yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma” suçlarından mahkum olanlar, koşullu salıverilmelerine 5 yıl kala açık cezaevine ayrılabilecek.

Kesinleşen ceza ne zaman infaz edilir?

İnfaz savcılığı bürosu, kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün muhtevasına göre hükmü infaz eder. Hakkında mahkumiyete karar verilen ve mahkumiyet kararı kesinleşen kişinin cezasının infazına başlanır. Ceza ; cezaevinde ( ceza infaz kurumu) ya da dışarda infaz edilir.

2 yıl 1 ay ceza aldım ne kadar yatarım 2023?

31.03.2020 Tarihinden Önceki Cinsel Suçlar – 31 Mart 2020 tarihinden önce işlenen cinsel suçlarda, sanığa verilen hapis cezası 2 yıl 0 ay 0 gündür. Sanığa verilen bu cezadan şartlı tahliye süresi çıkarıldığında yatarı 1 yıl 4 ay 1 gün hapis cezası olmaktadır.5275 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alan hükümlere göre sonuç 2 yıl 1 ay ceza aldım ne kadar yatarım sorusuna gelirsek, denetimli serbestlikten yararlanılamamaktadır.

Infazın koşulu nedir?

İnfazın Koşulu Mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz (CGTİHK m.4). O halde infazın koşulu, mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesidir. Diğer bir deyişle koşul, kesin ya da kesinleşmiş bir hükmünvarlığıdır.

İnfaz yakmak ne demek?

Keyfi infaz yakmalara ilişkin önergemiz

Grup Başkanvekillerimiz Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç’un kamuoyunda infaz yakma olarak bilinen cezaevlerindeki koşullu salıverme şartları oluşmuş hükümlülerin idare ve gözlem kurulunun keyfi raporlarına binaen salıverilmemelerinin nedenlerinin araştırılması ve oluşan hak ihlallerinin giderilmesi amacıyla Meclis araştırması açılması için TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi:TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA1 Ocak 2021’den itibaren uygulamaya başlanan iyi hal tespitinde, 6 ayda bir idare ve gözlem kurulunca değerlendirmeye tabi tutulma uygulaması ile birlikte, cezaevlerindeki koşullu salıverme şartları oluşmuş hükümlülerin idare ve gözlem kurulunun keyfi raporlarına binaen iyi halli sayılmadığı, koşullu salıverme hakkından faydalandırılmadığı ve bu kişiler içinde ağır hasta tutsakların da bulunduğu iddialarının araştırılarak, yeni yasal düzenlemenin neden olduğu hak ihlallerinin giderilmesine dönük tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98 inci, İçtüzüğün 104üncü ve 105inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.GEREKÇE

Cezaevlerinde son dönem sorun teşkil eden uygulamalardan birisi de kamuoyunda infaz yakma olarak tabir edilen ve hükümlüye verilen disiplin cezası yöntemleriyle infazlarını tamamlayanların cezaevinden çıkmalarını engelleyen hak ihlalidir. Bilhassa 2006 yılından itibaren yaygın bir şekilde uygulanan bu yöntem son yıllarda ciddi bir artış göstermiş olup, “umut hakkı” bağlamında da kişinin bir ömür cezaevinde kalmasına dönük bir infaz yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır.

  1. Oysa infazın amacı bireyi toplumdan büsbütün ayrıştırmak değil, koşullu salıverme yöntemiyle yeniden toplumla bağlarını kurmaktır.
  2. Hapishane kurallarına uymadığı için tutuklu ve hükümlülere verilebilecek disiplin cezaları; kınama, etkinlik yasağı, haberleşme yasağı, ziyaretçi yasağı ve hücre cezası şeklindedir.

Bilhassa keyfi bir uygulamaya dönüşen disiplin cezalarının sonuçları oldukça ağırdır. Bu cezaları alan mahpuslar iyi hal şartını doldurmadıkça tahliye olamamaktadır. Disiplin cezasını üst üste alan mahpuslar için ise durum daha da kritik bir hal almakta ve TMK’nin 17inci maddesiyle bir araya geldiğinde bazı mahpuslar açısından ayrımcı bir uygulama söz konusu olmaktadır.

Mevcut durumda insanların özgürlük hakkını ihlal eden bu uygulama, 14 Nisan 2020’de kabul edilen 5275 sayılı kanunun, hükümlülerin iyi hal değerlendirmelerine yönelik yeni düzenlemeleri içeren hükümlerle başka bir boyuta evrilmiştir.1 Ocak 2021’den itibaren uygulamaya başlanan düzenlemeye göre hükümlüler, iyi hal tespitinde 6 ayda bir idare ve gözlem kurulunca değerlendirmeye tabi tutulacaktır.

Her ne kadar Adalet Bakanlığı bu uygulamanın amacını; hükümlülerin, toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme riski ile mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere, en geç 6 ayda bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekliliği olarak ifade etmiştir.

  • Bu düzenleme uyarınca hükümlüler, yine açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasını infaz etmeye ve ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmeye ilişkin son değerlendirme öncesinde idare ve gözlem kurulunca bir değerlendirmeye tabi olacaktır.
  • Yapılan bu değerlendirme sonunda, ancak “iyi halli” olduğuna karar verilen hükümlüler açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe ayrılabilecek ya da koşullu salıverilecektir.

Son düzenlemenin 89. Maddesinde yer alan “pişmanlık” kriteri muğlak bir durum yaratmakta; mahpusun, “haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı”, “işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlık”, “toplumla bütünleşmeye hazır olup olmama” vb. subjektif hükümler ağır hak ihlallerine yol açmaktadır.

Örneğin okuduğu kitap sayısının azlığı-çokluğu yahut fazla su kullanımı gibi hadiseler mahpusların koşullu salıverilme haklarına engel olmaktadır. Bu keyfi uygulamalara zemin hazırlayan düzenleme, mahpuslar açısından hürriyeti tahdit suçu niteliğindedir. Düzenlemenin uygulamada ağır hasta mahpuslar açısından yaşam hakkı ihlaline dönüştüğü izahtan varestedir.

Gerek basına düşen haberler, gerekse ilgili STK’ların açıkladıkları raporlar ve tarafımıza yapılan başvurular bu durumun vahametini ortaya çıkarmaktadır. Örneğin Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan iki böbreği iflas eden ve kafatasında gaz fişeğinin isabet etmesi sonucu hasar oluşan Ramazan Durmaz’ın tahliyesi, hakkındaki olumsuz rapor nedeniyle gerçekleşmemiştir.

Yine İzmir Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevinde mide kanseri nedeniyle kemoterapi alan 68 yaşındaki Ahmet Çakal’ın, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca hakkında verilen olumlu görüşe rağmen cezaevi yönetimince “yaptırımlara uymadığı” gerekçesi ile infazına ara verilmesi talebi reddedilmiştir.30 yıldır cezaevinde olan Hamdin Demirkıran, 23 Eylül tarihinde tahliye olmayı beklerken, bir disiplin cezası gerekçesiyle tahliyesi engellenmiştir.

Bu örnekler, uygulamanın ağır bir hak ihlaline dönüştüğünün izahıdır. Parlamentonun, cezaevlerinin tamamına yayılan ve hükümlüler açısından önemli bir ihlal teşkil eden yeni infaz rejimine dair çalışmalar yürütmesi ve yaşanan hak kayıplarını engelleyici düzenlemeler yapılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirmesi elzemdir.14 Ekim 2021 : Keyfi infaz yakmalara ilişkin önergemiz

3 yıl 4 ay hapis cezası alan ne kadar yatar?

400 gün tutukluluk düşüldüğünde 3 Yıl 4 Ay 26 Gün HAPİS cezasını ceza infaz kurumunda çektikten sonra İnfaz Hakiminin vereceği denetimli serbestlik kararı ile denetimli serbestlikten yararlandırılarak serbest bırakılır.

6 ay hapis cezası yatar mı?

Ayrıca 647 sayılı CİK’da özel infaz usulüne göre karar vermek için 60 gün ve 4 aylık süreler öngörülmüştü.5275 sayılı CGİK’te ise 6 ay ve hatta 3 yıla kadar olan hapis cezalarının infazı da özel infaz usulüne göre çektirilebilecektir.

4 yıl ceza alan ne kadar yatar?

4/4 Ceza Ne Demek? Hakkında adi suç sebebiyle 4 yıl hapis cezasına hükmedilen kişinin bu cezasından şartlı salıverilme süresi çıkarıldığı takdirde 2 yıl hapis cezası yatarı söz konusu olur. Sonuç ceza süresi 1 yıldan fazla olduğu için direkt denetimli serbestlik hükümlerinden istifade edemez.

6 yıl 3 ay cezanın yatarı nedir?

Sanığa verilen ceza 6 yıl 3 ay 0 gün hapis cezasıdır. Sanığa verilen cezadan koşullu salıverilme süresi (şartla tahliye) çıkarıldığında YATARI: 4 YIL 8 AY 10 GÜN HAPİS cezasıdır.

Cezaevinde gece tahliye olur mu?

Hükümlüler, cezalarının son günü öğleden önce tahliye edilirler, ancak Cumartesi, Pazar veya Resmi tatil günleri (İdari tatil günleri hariç) tahliye edilmeleri gereken hükümlüler bir önceki iş günü tahliye edilir.

İnfaz kararını kim verir?

Mustafa Tırtır Hukuk Bürosu Av. Mustafa Tırtır Aile reisini hapishaneye gönderen aynı mahkeme kararı, anneyi her gün yoksunluğa çocukları terk edilmeye ailenin tümünü serserilik ve dilenciliğe sürüklemektedir. Suç bu bağlantı içinde kök salma tehdidi içindedir,

Lucas Bilindiği üzere 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 8. maddesinde yer alan kısa süreli hapis cezalarının özel infaz şekilleri, 5275 sayılı kanunun 110. maddesinde düzenlenmiştir.647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun yürürlükten kalkmış olsa da bu çalışmamızda her iki kanun birlikte ele alınacak, ayrı ve benzer yönleri ortaya konmaya çalışılacaktır.

Her iki kanunu özel infaz usulleri yönünden irdelediğimizde çok büyük farklılıkların karşımıza çıkmadığını belirtebilmek mümkündür. Şu hususu belirtmek isteriz ki, özel infaz usullerine karar verme yetkisi, hükmü veren mahkemeye, ya da hükümlü başka yerde ise, o yerdeki aynı derecedeki mahkemeye aittir.

Ancak mahkeme re’sen cezanın, özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verememektedir. Hükümlü ya da vekili tarafından bu yönde talepte bulunulduğu takdirde mahkemeler karar verilebilmektedir. Ayrıca 647 sayılı CİK’da özel infaz usulüne göre karar vermek için 60 gün ve 4 aylık süreler öngörülmüştü.5275 sayılı CGİK’te ise 6 ay ve hatta 3 yıla kadar olan hapis cezalarının infazı da özel infaz usulüne göre çektirilebilecektir.

Cezaevi koşulları ile cezaevinde bulunan hükümlü sayısının çok olduğu dikkate alındığında, hapis cezası kesinleşmiş olan hükümlünün, cezasının cezaevi dışında infaz edilmesi ya da yalnızca hafta sonu ve geceleri infaz edilmesi, hükümlülere verilmiş olan mahkemenin takdirine bağlı bir haktır.5275 sayılı CGİK ile genişletilen bu hakkın kapsamını şu şekilde belirtebiliriz : 1) HAFTA SONU İNFAZ : a) Ön Koşul – Hapis cezasının miktarı : Öncelikle belirtmek gerekir ki, CGİK’in 110.

maddesinin 1. fıkrasına göre hükmedilen cezanın infazının hafta sonu gerçekleştirilebilmesi için 6 ay ya da daha az süreli hapis cezası olması gerekmektedir. b) Yetkili Mahkeme : CGİK’nın 110. maddesine göre yetkili mahkeme hükmü veren mahkemedir. Eğer hükümlü başka bir yere nakledilmis ve cezasının infazı o yerde gerçekleştiriliyor ise, o yerdeki aynı derecedeki mahkeme hükümlünün ya da müdafiin talebi üzerine bu kararı verebilecektir Burada yeniden belirtmek gerekir ki, ancak talep üzerine bu kararlar verilmektedir.

Madde metninde yer alan “karar verilebilir” ibaresi dikkate alındığında, sözkonusu kararın hakimin takdirine bırakıldığı anlaşılacaktır. c) İnfazın gerçekleştirileceği günler : CGİK’in 110. maddesinin 1. fıkrasına göre ; hükümlü her hafta Cuma günü saat 19.00’da cezaevine girecek, Pazar günü saat 19.00’da cezaevinden çıkacaktır.

  • Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 52/1a-3.
  • Maddesine göre bu hükümlülerin cezası, diğer hükümlülerden ayrı bir yerde infaz edilir.
  • Hafta sonu infaz sisteminde, hükümlünün erkek ya da kadın olması, belli bir yaşın altında ya da üstünde olması gibi niteliklerin infaz usulüne herhangi bir etkisinin olmadığını belirtmek gerekmektedir.

Önemli olan burada yaş ve cinsiyet sınırlaması olmadan cezanın hafta sonu infaz edilmesidir.647 sayılı CİK gereğince, hafta sonu infazdan faydalanabilmek için, hükmedilen hapis cezasının 60 günlük sürenin altında olması gerekmekte idi. Aksi takdirde hafta sonu infazdan yararlanılamamakta idi.

  • 2) GECELERİ İNFAZ :
  • a) Ön Koşul – Hapis cezasının miktarı :
  • Hükmedilen ceza miktarının hafta sonu infazda olduğu gibi, 6 ay veya daha az süreli hapis cezası olması gerekmektedir.
  • b) Yetkili Mahkeme :

CGİK’nın 110. maddesinin 1. fıkrasına göre ; hükmü veren mahkeme, hükümlü başka bir yerde ise aynı derecedeki mahkeme yetkilidir. c) İnfazın gerçekleştirileceği günler : CGİK’in 110. maddesinin 1. fıkrasına göre ; hükümlü her gün akşam saat 19.00’da cezaevine girecek, ertesi gün saat 07.00’da cezaevinden çıkacaktır.

  1. Madde metninde yer alan “Her gün” ibaresinden, infazın haftanın bütün günlerinde yapılacağı anlaşılmaktadır.
  2. İnfaz Tüzüğü’nün 52/1a-3.
  3. Maddesine göre bu hükümlülerin cezası da, hafta sonu infazda olduğu gibi, diğer hükümlülerden ayrı bir yerde infaz edilir.
  4. Geceleri infazda her gece 1 gün olarak sayılacaktır.

Geceleri infaz sisteminde de, hükümlünün erkek ya da kadın olması, belli bir yaşın altında ya da üstünde olması gibi niteliklerin infaz usulüne herhangi bir etkisinin olmadığını belirtmek gerekmektedir. Önemli olan burada yaş ve cinsiyet sınırlaması olmadan cezanın geceleri infaz edilmesidir.647 sayılı CİK yürürlükte iken, hükümlünün geceleri infaz rejiminden faydalanabilmesi için hükmedilen cezanın 4 aydan fazla olmaması gerekmekte idi.

  1. CGİK ile bu süre 6 aya çıkarılmıştır.3) KONUTTA İNFAZ : CGİK’in 110.
  2. Maddesi incelendiğinde üç ayrı grup kişiler yönünden hükmedilen hapis cezasının konutta çektirilebileceği anlaşılmaktadır.
  3. Bu üç grup kişileri şu şekilde belirtmek gerekmektedir.
  4. Bunlardan ilki kadın ve 65 yaşını bitiren hükümlüler yönünden konutta infaz, ikincisi 70 yaşını bitirmiş kişiler yönünden ve 75 yaşını bitiren hükümlüler yönünden konutta infazdır.
See also:  KomNizm Ne Demek?

Her üçü arasında bilhassa süre yönünden farklılıklar mevcuttur. Şimdi her iki grubu şu şekilde açıklayabiliriz.

  1. A) Kadın ve 65 yaşını bitiren hükümlüler yönünden konutta infaz :
  2. a) Ön Koşul – Hapis cezasının miktarı :
  3. Hükmedilen ceza miktarının, 6 ay veya daha az süreli hapis cezası olması gerekmektedir.
  4. b) Yetkili Mahkeme :

CGİK’nın 110. maddesinin 2. fıkrasına göre ; hükmü veren mahkeme, hükümlü başka bir yerde ise aynı derecedeki mahkeme yetkilidir. c) İnfazın gerçekleştirileceği yer : CGİK’in 110. maddesinin 2. fıkrasına göre ; infazın gerçekleştirileceği yer hükümlünün konutudur.

Bununla beraber kanunda, konuttan ne anlaşılması gerektiği belirtilmemiştir. Ancak İnfaz Tüzüğü’nde bu konuyla ilgili açıklayıcı bir hüküm öngörülmüştür. Anılan tüzüğün 52/2. maddesinin 2. bendine göre konutta infaz, hükümlünün mahkemeye beyan etmiş olduğu yerleşim yerinde yapılır. Yine İnfaz Tüzüğü’nün 52.

maddesi gereğince hükmedilen cezalara ilişkin ilâmların, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca infazı amacıyla Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’ne ya da bürosuna gönderileceği ve cezaların bu birimler tarafından infaz edileceği belirtilmiştir.5402 sayılı Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Kanunu’nun 14/1-h maddesi gereğince Denetimli Serbestlik Büroları, hapis cezasını konutta çektirilmesine karar verilen kişiler hakkında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunacak, bu konuda zaman içerisinde rapor düzenleyecek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi durumunda ise bu durumu Cumhuriyet Başsavcılığına bildirecektir.

  • Faydalanacak hükümlüler : CGİK’in 110.
  • Maddesinin 2.
  • Fıkrasının a bendine göre kadın ya da 65 yaşını bitirmiş hükümlüler hükmedilen 6 ay veya daha az süreli hapis cezasını konutlarında infaz edilecektir.
  • Açıkça belirtmek gerekir ki, kadınlar yönünden her hangi bir yaş sınırlaması getirilmemiş olup, hangi yaşta olursa olsun her kadın hükümlü talep ettiği takdirde bu hükümdün faydalanabilecektir.

Örnek vermek gerekirse, 6 ay ya da daha az süreli hapis cezasına çarptırılan 30 yaşındaki bir kadın hükümlü cezasını konutunda çekebilecektir. Erkekler yönünden ise, konutta infaz için 65 yaşının bitirilmesi gerekmektedir. Ancak yine belirtmek gerekir ki, madde metninde yer alan “karar verilebilir” ibaresi ile takdir hakkı mahkemeye bırakılmıştır.647 sayılı CİK yürürlükte iken, iki şartın gerçekleşmesi halinde konutta infaz kararı verilebilmekte idi.

  • CGİK’e göre ise, 6 ayı aşmayan kısa süreli hapis cezasının konutta infazı için kadın hükümlüler yönünden yaş sınırlaması olmadan, erkek hükümlüler yönünden ise 65 yaşın ikmali ile mümkündür.
  • B) 70 yaşını bitiren hükümlüler yönünden konutta infaz :
  • a) Ön Koşul – Hapis cezasının miktarı :
  • Hükmedilen ceza miktarının, 1 yıl hapis cezası olması gerekmektedir.
  • b) Yetkili Mahkeme :

CGİK’nın 110. maddesinin 2. fıkrasına göre ; hükmü veren mahkeme, hükümlü başka bir yerde ise aynı derecedeki mahkeme yetkilidir. c) İnfazın gerçekleştirileceği yer : CGİK’in 110. maddesinin 2. fıkrasına göre ; infazın gerçekleştirileceği yer hükümlünün konutudur.

  1. İnfaz Tüzüğü’nün 52/2-b maddesi gereğince, hükümlünün konutu, mahkemeye beyan etmiş olduğu adreste bulunan yerleşim yeridir.
  2. İnfaz Tüzüğü’nün 52/2b maddesinin d bendine göre cezaları konutta infaz edilen hükümlülerin talepleri hâlinde konutlarının değiştirilmesine, Cumhuriyet savcısının talebi ile mahkeme tarafından karar verilebilecektir.

Faydalanacak hükümlüler : CGİK’in 110. maddesinin 2. fıkrasının b bendine göre ; 70 yaşını bitirmiş hükümlülerin hükmedilen 6 ay veya daha az süreli hapis cezasını konutlarında infaz edilecektir. Burada 2. fıkranın a bendinde olduğu gibi, hükümlünün erkek ya da kadın olması ayrımı yapılmamaktadır.

  1. C) 75 yaşını bitiren hükümlüler yönünden konutta infaz : a) Ön Koşul – Hapis cezasının miktarı : Hükmedilen ceza miktarının, 3 yıl veya daha az süreli hapis cezası olması gerekmektedir.
  2. Diğer infaz usullerinde bu süre, 6 ay ve 1 yıla kadar kısa süreli hapis cezası olarak belirlenmiştir.
  3. B) Yetkili Mahkeme : CGİK’nın 110.

maddesinin 2. fıkrasına göre; hükmü veren mahkeme, hükümlü başka bir yerde ise aynı derecedeki mahkeme yetkilidir. c) İnfazın gerçekleştirileceği yer : CGİK’in 110. maddesinin 2. fıkrasına göre; infazın gerçekleştirileceği yer hükümlünün konutudur. İnfaz Tüzüğü’nün 52/2-b maddesi gereğince, hükümlünün konutu, mahkemeye beyan etmiş olduğu adreste bulunan yerleşim yeridir.

İnfaz Tüzüğü’nün 52/2b maddesinin d bendine göre cezaları konutta infaz edilen hükümlülerin talepleri hâlinde konutlarının değiştirilmesine, Cumhuriyet savcısının talebi ile mahkeme tarafından karar verilebilecektir. Ancak belirtmek gerekir ki, 6 aya kadar olan hapis cezasının konutta infazı halinde konutun değiştirilmesine izin verilmemiştir.

Faydalanacak hükümlüler : CGİK’in 110. maddesinin 2. fıkrasının b bendine göre ; 70 yaşını bitirmiş hükümlülerin hükmedilen 6 ay veya daha az süreli hapis cezasını konutlarında infaz edilecektir. Burada 2. fıkranın a bendinde olduğu gibi, hükümlünün erkek ya da kadın olması ayrımı yapılmamaktadır.4) HUKUKİ SORUMLULUKLA İLGİLİ HÜKÜM : Kanun koyucu CGİK’in 110.

  1. Bu hüküm “mahkumiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme ve tazmin sureti ile tamamen giderilmesine dair hukuki sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla” şeklindedir.
  2. Buna göre cezanın infazı özel usullere göre gerçekleştirilse dahi, hükümlülerin hukuki sorumlulukları saklı kalacaktır.
  3. 5) KOŞULLU SALIVERME İLE İLGİLİ DURUM :

CGİK’in 110. maddesinin 5. fıkrası gereğince, özel infaz şekilleri ile çektirilen hapis cezaları nedeniyle CGİK’in 107. maddesinde yer alan Koşullu Salıverme hükümleri uygulanmamaktadır. Diğer bir anlatımla geceleri infaz, hafta sonu infaz, kadın ve 65 yaşını bitiren erkekler yönünden konutta infaz rejiminde, hükmedilen ceza üzerinde Koşullu Salıverme hükümleri uygulanmamaktadır.

  1. Ancak 3. fıkrada yer alan, 75 yaşını bitiren ve 3 yıla kadar olan hapis cezalarının konuttu çektirilmesine karar verilenler hakkında, koşullu salıverme hükümleri uygulanacaktır.3.
  2. Fıkranın son cümlesi ile bu hüküm saklı tutulmuştur.6) ÖZEL İNFAZ USULÜNE İLİŞKİN TALEP : Öncelikle belirtmek gerekir ki, Mahkeme, hükümlünün cezasının özel infaz usulüne göre çektirilmesine re’sen karar veremez.

Ancak talep üzerine karar verebilir.647 sayılı CİK’da bu durum açıkça yer almakta idi. Cumhuriyet savcısı, hükümlü ve kanuni vekilin bu talebi yapma hakkının olduğu 647 sayılı CİK’nın 8. maddesinde açıkça belirtilmişti. Ancak CGİK’in 110. maddesinde kimlerin bu talebi yapabileceği ile ilgili bir hükme rastlamak mümkün değildir.

Yine CGİK’in 110/4. maddesine göre, infaza başladıktan sonra da, hükmedilen cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilebileceği belirtilmiştir. Başka bir ifade ile kişi cezasının infazı için cezaevine alındıktan ve infaza başlandıktan sonra da mahkemeye müracaatla cezanın özel infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin karar isteyebilecektir.

CGİK’nın 110. maddesinde yer alan bu hüküm, 647 sayılı CİK’da yer almamakta idi. Ayrıca hükmün kesinleşmesinden sonra özel infaz usulü ile ilgili mahkemesinden karar istenmesi gerekmektedir. Mahkemenin gerekçeli kararında infazın özel infaz usulüne göre çektirileceğine dair karar verilmesi mümkün değildir.

İnfaza başlandıktan sonra da Mahkeme’den karar istenebileceği belirtilmiştir.7) İNFAZIN GEREKLERİNE UYULMAMASI : CGİK’in 110. maddesinin 6. fıkrasında infazın gereklerine “geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması halinde” cezanın baştan itibaren ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği belirtilmiştir.

Madde metninde yer alan “karar verilir” amir hükmüne istinaden, infazın gereklerine aykırılık halinde ceza baştan itibaren cezaevinde çektirilecektir. Örnek vermek gerekirse, konutta infaz süresi içinde hükümlünün evinde bulunmaması halinde hükümlü cezaevine alınacak ve cezası baştan itibaren infaz edilecektir.5237 sayılı TCK’nın 292/6 maddesi yürürlükte iken kısa süreli hapis cezasının gereklerine uymayan hükümlünün 1 aydan 2 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, kalan cezasının ayrıca çektirileceği yer almakta idi.

  • Ancak bu hüküm yapılan değişiklikle madde metninden çıkarılmıştır.
  • İnfaz Tüzügü’nün 52/2b maddesinin c bendine göre ; cezaları konutta infaz edilen hükümlülerin meşru ve kabul edilebilir mazeretine binaen, konuttan geçici süreli ayrılmayı gerektiren sebeplerin ortaya çıkması hâlinde, bu durum Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü ya da bürosuna hükümlü tarafından yazılı olarak bildirileceği, bu talebin Cumhuriyet Savcısı tarafından değerlendirileceği belirtilmiştir.

İnfaz Tüzüğü’nün 52. maddesine göre, hükümlünün konutta infazın gereklerine uyup uymadığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü ya da bürosu tarafından değerlendirilecek, hükümlünün yükümlülüklere aykırı hareket etmesi hâlinde durum, Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilecektir.647 sayılı CİK’nın 8/son maddesinde ise, kasten ya da ihmal suretiyle infaz kararına aykırılık halinde hükümlüye 1 ay hapis cezası verileceği ve ayrıca geri kalan cezanın ayrıca cezaevinde infaz edileceği belirtilmişti.8) VERİLEN KARARLARA İTİRAZ : Cezanın özel infaz rejimine göre çektirilmesine hükmü veren mahkeme, hükümlü başka bir yerde ise aynı derecedeki mahkemenin yetkili olacağını belirtmiştik.

  • 9) SONUÇ :
  • 5275 sayılı CGİK ile kapsamı genişletilen kısa süreli hapis cezalarının özel infaz şekilleri, hükümlünün topluma uyumu, toplumdan kopmaması, suçlu kimliği kazanmaması yönünden önem taşımaktadır.
  • Günümüzde bir çok ülkede kısa süreli hapis cezalarının infazı cezaevinde yapılmamakta, ya belirlenen özel infaz rejimine göre çektirilmekte ya da hakimleri geniş takdir yetkisi verilmektedir.

Bu nedenle CGİK’in 110. maddesinde belirtilen özel infaz şekillerinden madde metninde yer alan şartları gerçekleştiren hükümlüler faydalanmalıdır. Kişilerin cezaevlerine gönderilmeleri onların tamamen ıslah edilmeleri, topluma tamamen kazandırılan kişiler olarak cezaevinden tahliye edilmeleri anlamına gelmemektedir.

Bu konuda ünlü ceza hukukçusu Franz Von Liszt, 1900’lü yıllarda “Eğer bir genç ve bir yetişkin suç işler ve biz onu serbest bırakırsak, onun tekrar suç işleme ihtimali, bizim onu cezalandırmamızdakine göre daha azdır” diyerek cezaevi ile ilgili önemli bir tespit yapmıştır. Özel infaz şekillerine göre infaz edilen hükümlülerin denetiminin yapılması halinde, toplum ve hükümlünün yakınları için faydalı olacağı unutulmamalıdır.

Avukat, İstanbul Barosu. Foducalt, 340, nakleden Timur Demirbaş, İnfaz Hukuku, Ankara 2003, sh.72. Bundan sonraki bölümlerde CGİK olarak zikredilecektir. Bundan sonraki bölümlerde CİK olarak zikredilecektir.6 Nisan 2006 Tarihli Ve 26131 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Girmiştir.

Bundan Sonraki Bölümlerde İnfaz Tüzüğü Olarak Adlandırılacaktır. Bkz.647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 8/2. maddesi. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün 5.11.1968, 29/69 sayılı genelgesi.3.7.2005 tarihinde kabul edilen Kanun, 20/07/2005 tarih ve 25881 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Ayrıca Bkz. (26.01.2007) Erhan Günay, Açaklamalı – Uygulamalı Ceza ve Gütvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Ankara 2006, sh.217. Erhan Günay, Açaklamalı – Uygulamalı Ceza ve Gütvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Ankara 2006, sh.219. Bu hüküm 8.7.2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan, 29.6.2005 tarih ve 5377 sayılı Kanun’un 33.

Hapis cezasının infazı ne zaman başlar?

Tebliğ edildikten itibaren infaz savcılığı +10 gün bekler. Tebligat parçası dönmesi beklenir. Bu 10 gün içinde hükümlü en yakın infaz savcılığına müracaat etmesi gerekir.

İnfaz ne demek ölüm?

Dilimize Arapçadan geçmiş olan infaz kelimesi, nüfuz sözcüğünden türetilmiştir. Nüfuz etmek, içe işlemek ve etkisi altına almak manasına gelirken, infaz, bir işi gerçekleştirmek ve icra etmek demektir. Bu kelime günümüzde daha çok öldürmek manasında kullanılır.

  1. İnfaz sözcüğü birçok tamlama ve kalıplaşmış ifadenin içinde de yer alır.
  2. Örneğin: 1- İnfaz masası 2- İnfaz memuru.
  3. İnfaz ne demek? İnfaz TDK sözlük anlamı nedir tüm detayları ile sizler için derledik.
  4. İnfaz kelimesiyle eş ve yakın anlamlı olan sözcükler şu şekilde sıralanabilir: 1- İfa 2- İcra 3- Yapmak 4- Yerine Getirmek 5- Tatbik etmek 6- Uygulamak 7- İşlem 8- Fiiliyat 9- İcraat 10- Pratik İNFAZ NE DEMEK? 15.

yüzyılda literatüre girmiş olan infaz kelimesinin sözlük anlamı, bir emri yerine getirmektir. Örneğin yetkili bir kişinin direktifleri doğrultusunda hareket etmek ve verilen buyruğu yerine getirmek, “infaz etmek” olarak nitelendirilir. Osmanlı döneminden bu yana kullanılan bu sözcük, birçok tamlamada da yer alır.

Kesinleşen ceza ne zaman infaz edilir?

Kesinleşmiş Hapis Cezaları Bozulur Mu ve Nasıl Bozulur? Infaz Ne Demek Kesinleşmiş hapis cezaları bozulur mu ve nasıl bozulur? sorusu, ilgili hakkında hükmedilen hapis cezasının temyiz edilmesi ve Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nin ceza kararını onaması ve ilgili hakkında verilen hapis cezasının kesinleşmesi halinde merak edilen hususlardan biridir.

Kesinleşmiş hapis cezalarının bozulup bozulamayacağı, eğer bozulabilirse nasıl hareket edilmesi gerektiği hususları, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişilerce merak konusudur. Kişi hakkında ceza mahkemesince verilen hapis cezası kararı temyiz edilmez ya da temyiz edilir ve fakat Yargıtay tarafından onanırsa ceza mahkemesinin hükmettiği hapis cezası kararı kesinleşir.

Ceza kararının kesinleşmesi, hükmün infazını gerektirir. Üç yılı geçen mahkumiyetlerde, ilgiliye tebligat yapılmaksızın yakalama kararı çıkarılarak kolluk kuvvetleri marifetiyle yakalanması ve hapis cezasını infaz etmek üzere ceza infaz kurumuna sevki sağlanır.

  1. İzah edilen süreçte olduğu gibi hakkında hükmedilen hapis cezası kararının kesinleşmesi halinde, ilgilinin hapis cezasına itirazı mümkündür.
  2. Yapılacak itirazla birlikte kişi hakkında verilen kesinleşmiş hapis cezasının kaldırılmasına ve infazın durdurulmasına karar verilebilir.
  3. İtirazın ardından mutlak surette müspet sonuç alınacağı yönünde kanaat oluşmamalıdır; ancak, alanında ihtisas sahibi bir marifetiyle somut olaya özgü çözümler düşünülerek hareket edildiğinde, müspet sonuç elde edilmesi muhtemeldir.

Kesinleşmiş hapis cezaları bozulur mu ve nasıl bozulur? başlığı altında izah edilen itiraz için yetkin bir ceza avukatından yardım alınması son derece önemlidir. Neden son derece önem teşkil ettiğini somutlaştırmak adına bir örnek vermek gerekirse; bir kişi hakkında Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oy birliği ile mahkumiyet kararına hükmedilmiş olsun.

  1. Örnekteki karar, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, iki üye hakim ve bir Cumhuriyet Savcısı iştirakiyle verilir.
  2. Ardından, söz konusu karar temyiz edilmiş olsun.
  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz incelemesinde itirazları yerinde görmemiş ve kararı onayarak dosyayı Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’ne göndermiş olsun.

Bu aşamada ise bir Ceza Dairesi Başkanı ve dört hakim olmak üzere toplamda beş hakim tarafından karar verilir. Bu merciden de oy birliği ile mahkumiyet kararının onanmasına karar verilmiş olsun. Bu aşamadan sonra, Yerel Mahkemece sanık hakkında hükmolunan mahkumiyet kararı kesinleşmiş olur.

Yerel mahkemece verilen hapis cezası kararının kesinleşmesi halinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Yargıtay İlgili Ceza Dairesine “Onama” kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunması talebinde bulunulabilir. İfade edilen örnek durumdan da anlaşılacağı üzere oldukça kapsamlı ve sıkı prosedüre bağlanmış ciddi bir süreç söz konusudur.

Bu nedenle, Kesinleşmiş hapis cezaları bozulur mu ve nasıl bozulur? sorusunun yanıtı, mutlak olmamakla birlikte uzman bir ceza hukuku avukatı yardımıyla mümkündür.

İnfaz etmek ne demek hukuk?

İnfazın sözlük anlamı ‘yerine getirme’dir. Mahkemelerce verilen ve kesinleşen ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak tanımlanabilir.

Infazı yakmak ne anlama gelir?

İnfazını Yakanlar Yeni İnfaz Yasası’ndan Nasıl Yararlanacak?

  • İNFAZINI YAKANLAR (KOŞULLU SALIVERİLME KARARI GERİ ALINANLAR) YENİ İNFAZ YASASI’NDAN NASIL YARARLANABİLİR?
  • Yeni İnfaz Kanunu’ndan belki de en fazla yararlanacak olan kişiler, daha önce ciddi bir suç işleyip bu suçtan koşullu salıverildikten sonra işledikleri basit, nispeten daha az süreli bir suç yüzünden hakkında ilk suçtan verilmiş koşullu salıverilme kararı geri alınanlar yani halk arasındaki deyişiyle infazını yakanlardır.
  • Yeni İnfaz Kanunu’na göre; İnfazı yananlar, eğer infazlarını yakmalarına sebep olan koşullu salıverilme sürecinde işledikleri yeni suçun cezasının 2 katı (eğer koşullu salıverilme sürelerinde birden fazla suç işledilerse bunların cezalarının toplamının iki katı ) normalde ilk suçun infazı yandığı için ilk suçtan kalan tamamen infaz etmeleri gereken süreden daha az ise bu süre dolduğunda tahliye olacak, infazlarının bitmesini beklemeyecekler.

Mesela Ahmet, Rahşan affıyla cinayet suçundan cezasını infaz ederken koşullu salıverildi ancak denetim süresinde polise mukavemet etmekten 1 yıl ceza aldı ve bu nedenle Ahmet’in cinayetten koşullu salıverilme kararı geri alındı(infazı yandı) 2016 da yakalanıp hapse atıldı ve örneğin 2026 ya kadar yatmak zorunda.

Yeni kanun diyor ki; İnfazını yakıp hapse girdikten sonra eğer infazının yanmasına sebep olan yeni suçtan aldığın cezanın 2 katını (yani örnekteki polise mukavemetten aldığın 1 yılın 2 katı yani 730 günü) yatmışsan artık 2026’yı beklemene gerek yok tahliye olursun diyor. Diğer yandan yeni suçun (örnekte polise mukametten alınan 1 yıl) cezası genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecek.

Yani yeni suçun cezası kapsamda ise bu yeni suç için kapsamdaki lehe düzenleme ve oranlardan faydalanacaksın. İnfazı yananlar için işlemlerin nasıl yapılacağına dair örnek yukarıda makalenin başlığındaki görselde. Müvekkil infazını yaktığı için 12.06.2031 e kadar yatması gerekirken, infazını yakmasına sebep olan suçun cezası 1 yıl 18 ay olduğu ve bunun iki katı da 2 yıl 36 ay yani 1810 gün olduğu için çok yakında özgür kalacak.

  1. Not: Karışıklığa mahal vermemek ve uzun tutmamak adına infaz yasasıyla ilgili diğer sorular ayrı makalelerde yanıtlanacaktır.
  2. Özgürlüğünüz değerlidir.
  3. Av. Alper SARICA

: İnfazını Yakanlar Yeni İnfaz Yasası’ndan Nasıl Yararlanacak?

Hukukta bila infaz ne demek?

Hükümlüler (Cezası Kesinleşenler) Hakkında Uzlaştırma/Uzlaşma Yasası Nasıl Uygulanır? – Hükümlüler, yani yapılan yargılama neticesinde cezası kesinleşenler de uzlaşma/uzlaştırma yasası hükümlerinden yararlanabilirler. Yasadan yararlanabilmek için hükümlünün cezaevinde olması da şart değildir.

  1. Mahkemenin verdiği mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde, cezası cezaevinde infaz edilsin veya edilmesin, hükümlünün dava dosyası uzlaştırma yasası prosedürünün uygulanması için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
  2. Ancak, uzlaştırmaya tabi suçlardan hükümlü olanlara daha önce uzlaşma teklifi yapılmış ve uzlaşma sağlanamamış ise yeniden uzlaştırma prosedürünün uygulanması mümkün değildir.

İstinaf veya temyiz aşamasında bulunan davalarda yerel mahkeme aşamasında uzlaşma teklif edilmiş ve uzlaşma gerçekleşmemişse, yeniden uzlaştırma girişiminde bulunulmaz. Suçun uzlaştırmaya tabi suçlardan olduğu anlaşıldığında, hükümlüler açısından uzlaşma/uzlaştırma prosedürü şu şekilde uygulanır; Mahkeme tarafından hükümlü hakkındaki ilamın (mahkeme kararı) İNFAZI durdurulur, tüm ilamat evraklarının bila infaz (infaz edilmeden) mahkemesine iade edilmesine ve hükümlünün TAHLİYESİNE karar verilir.

  • Hükümlü tahliye edildikten sonra, ilamat evrakları dosyaya geri geldiğinde, uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi için dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
  • Uzlaştırma bürosu taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması için gerekli girişimlerde bulunur.
  • Uzlaşma sağlanırsa, kamu davasının düşmesine karar verilir.

Uzlaşma sağlanmazsa hükmün aynı şekilde infaz edilmesine karar verilir.