Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

Mental SaLıK Ne Demek?

Mental sağlık ne anlama gelir?

Mental Sağlık Ne Demek? – Mental sağlık son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram. Peki mental sağlık neyi ifade ediyor? Mental sağlık yani ruh sağlığı kişinin psikolojik, davranışsal ve duygusal bütününü ifade eder. Dünya sağlık örgütüne göre mental sağlık, özde iyi olma hali, yeterlilik hissi, sosyal olma, entelektüel bakış açısı, duygusal performansı iyi yönetme becerisi olarak tanımlanmıştır.

  1. İyi olma hali kişinin psikolojisinde ve zihinsel olarak düşüncelerde bir bozukluğunun olmadığının ve bu iyi halin sürdürülebilir şekilde devam edebildiğinin göstergesidir.
  2. Mental sağlık bireyin stresi yönetebilme, çevreyle ve toplumla iletişime geçme üretkenliği, değerlendirmeleri ve davranış şekillerine göre farklılık gösterebilir.

Bu farklılıklar genel ruh haline kimi zaman olumlu yansırken kimi zaman da ruh halinde inişli çıkışlı duygu bozukluklarına neden olabilir. Mental sağlığı yerinde olan ve hayata daha pozitif bakabilen bireyler kendilerini mutlu, huzurlu, keyifli, enerjik, kendine ve çevresine faydalı olarak hisseder.

  • Böyle kişiler yaydıkları pozitif enerji nedeniyle çevreleri tarafından da hemen fark edilen ve sevilen kişilerdir.
  • Hayatı daha renkli görürler, hayattan zerk almayı bilirler.
  • Daha doğrusu hayatın güzelliklerinin ve küçük şeylerle mutlu olunabileceğinin farkındadırlar.
  • Bu yaklaşım tarzına sahip kişilerin çevresi ve etrafındakilerin de yaşam enerjileri yüksek ve renkli kişiliklerdir.

Negatif dibe çeken insan profillerinden uzak durmak da mental sağlığı olumlu şekilde besler. Mental SaLıK Ne Demek

Mental sağlık neden bozulur?

Ruh Sağlığı Nasıl Bozulur Mental SaLıK Ne Demek Sağlık, bireyin bedensel, sosyal ve ruhsal iyilik hali olarak tanımlanır. Bedensel sağlık, daha somut bir anlam taşırken ruh sağlığı kavramı biraz daha soyut bir anlam içermektedir. Örneğin bedenimizi oluşturan organlarımızın sağlık durumlarından bahsederken kastettiğimiz şey tam olarak o organın kendisidir.

  • Alp sağlığı, göz sağlığı, diş sağlığı, cinsel sağlık gibi Bu açıdan bakıldığında “ruh sağlığı” denildiğinde kastedilen şey acaba “ruh” denilen varlığın sağlıklı olması mıdır? Bunu izah etmek için öncelikle “ruh” kelimesinin anlamına bakmak gerekir.
  • Tarih boyunca çeşitli dinler, mitolojiler ve felsefi öğretiler ruhu; insanın içerisinde bulunan, Tanrı’ dan geldiğine inanılan, bedeni yöneten metafiziksel bir varlık olarak tanımlamışlardır.

Bu açıdan bakıldığında “ruh” gözlemlenemeyen, ölçülemeyen, şimdiye kadar hiçbir bilimsel veri tarafından varlığı ispatlanamamış metafiziksel bir kavramdır. Birkaç yüzyıl öncesine kadar beynin işlev ve fonksiyonları insanoğlu tarafından bilinmemekteydi.

Dolayısıyla duygu, düşünce ve davranışlarımızın kaynağının beyinden değil de “ruhtan” veya kimi öğretilerde “kalpten” geldiğine inanılırdı. Bununla ilgili olarak atasözlerimizde ve değimlerimizde pek çok örnek bulabiliriz. Mesela “kalbini ferah tutmak” : deyimi kişinin herhangi bir olay veya durum karşısında sakin kalması, metanetini koruması olarak kullanılır.

Oysa ki kişinin sakinlik ve dinginlik hali tamamıyla beynindeki düşünceler, duygular, beyin fonksiyonları, bunlara bağlı olarak aktive olan çeşitli nörokimyasal maddelerin organizmada yarattığı etki ile ilgilidir. Yine aynı şekilde “ruh güzelliği” deyimini incelediğimizde kişinin güzel bir ahlaka, iyi bir huya ve sağlam bir karaktere sahip olması gibi şeyler kastedilir.

  1. Oysaki ahlak, huy, karakter gibi kavramlar pek çoğu öğrenilmiş, bir kısmı genetik materyalimizde bulunan ama yine büyük oranda zihinsel kodlarımızla ilgili kavramlardır.
  2. Ne var ki binlerce yıldır kullanılan bu ve benzeri çeşitli deyimleri, kavramları değiştirerek gerçek anlamda kullanmak (beynini ferah tut gibi) mümkün değildir ve buna şimdilik gerek te yoktur.

İşte ruh sağlığı kavramı da bunlardan biridir. Yani “ruh sağlığı” denildiğinde kastedilen aslında ruhun sağlıklı olması değildir. Ruh Sağlığı: Bireyin duygu, düşünce ve davranışlarındaki iyilik hali, bunların hem birbiriyle hem de toplumla olan uyumluluğudur.

  • Ruh sağlığı ile ilgili olarak yapılan bu tanımlamada üç özellik dikkati çekmektedir.
  • Duygular, düşünceler ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan davranışlar.
  • Duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı oluşturan şey ise beynimizin içerisinde bulunan “akıl” veya “zihin” adını verdiğimiz yazılımdır.

Dolayısıyla psikoloji ve psikiyatri biliminin ruh sağlığı tanımlamasıyla kastettiği şey aslında AKIL SAĞLIĞI’ dır. Ancak alışıla geldiği üzere akıl sağlığı ve ruh sağlığı kavramlarını kimi zaman birbirlerinin yerine kullanmaya devam etsek de kastedilen şeyin metafiziksel anlamdaki ruh olmadığı bilinmelidir.

Akıl Sağlığının ne olduğu ve nasıl bozulduğu anlatan en iyi örnek bilgisayar metaforudur. İnsan beynine çok benzeyen bu cihaz bilindiği gibi iki ana bileşenden oluşur.1- Donanım: Bilgisayarın fiziksel parçalarıdır. Ekran, klavye, mause, kasa ve içindeki devreler 2- Yazılım: Donanımsal parçalar arasındaki haberleşmeyi sağlayan programlardır.

Örneğin Windows, Linux gibi programlar bilgisayarın ana yazılımlarıyken sonradan bilgisayara kurulan Ofis programları, medya oynatıcıları ve anti virüs programları da diğer yazılımlara örnek verilebilir. Bilgisayarda olduğu gibi insan beynini incelediğimizde de bu iki ana bileşenle karşılaşırız.

  • Beynin fiziksel yapısının (donanım) yanı sıra diğer organlardan farklı olarak bu yapının içerisinde bir de yazılım (software) bulunmaktadır.
  • İşte bu yazılım bizim kimliğimizi, kişiliğimizi, karakterimizi, duygularımızı ve düşüncelerimizi oluşturur.
  • Bu metafordan yola çıkarak diyebiliriz ki, akıl sağlığının bozulması, donanımdaki veya yazılımdaki bozulmadır.

Genetik faktörler, fiziksel travmalar, kullanılan ilaçlar gibi birçok etken donanımın bozulmasına ve donanımdaki bozukluğa bağlı olarak yazılımın da hata vermesine neden olur. Zihinsel engellilik, otizm, şizofreni ve pek çok bipolar (manik-depresif) bozukluğun kökeninde donanımsal bozukluk vardır.

Bunların bir kısmı ilaç tedavisi, cerrahi ve rehabilitasyon gibi yöntemlerle tamamen veya kısmen tedavi edilebilirken bir kısmı da henüz tam olarak tedavi edilememektedir. Ancak pek çok zaman donanımda herhangi bir bozukluk olmadığı halde yazılımdan kaynaklı bozukluklar vardır ki ruhsal problemlerin pek çoğu bu yazılım (software) kaynaklı nedenlerden oluşmaktadır.

Bu yazılım problemlerinin önemli bir kısmı yükleme sırasındaki (0-6 yaş) hatalardan kaynaklanırken, bir kısmı da hayatın ilerleyen yıllarında yaşanan travmalardan (bilgisayara virüs bulaşması gibi) kaynaklanmaktadır. İşte bu yazılım kaynaklı sorunların düzeltilmesi de psikoterapi sayesinde gerçekleşmektedir.

Mental sağlık bozukluğu nedir?

Ruhsal bozukluk, akıl hastalığı ya da mental bozukluk, sıkıntı, bilişsel işlevlerin bozulması, atipik davranış ve/veya maladaptif davranış ile tanımlanan akıl sağlığı durumlarından birini ifade eder.

Mental hastalıklar nelerdir?

Mental Bozukluk Nedir? – Mental bozukluk; duygu, düşünce veya davranışlarımız arasındaki uyumsuzluklar olarak ortaya çıkabiliyor. Bu uyumsuzluklar nedeniyle sosyal hayatımız, aile ve iş yaşamlarımız da olumsuz olarak etkilenebiliyorlar. Kaygı bozukluğu, depresyon, bipolar bozukluk, yeme bozuklukları, öğrenme güçlükleri, fobiler ve obsesif kompulsif bozukluklar mental bozukluklara verebileceğimiz başlıca örnekler.

  1. Mental bozukluk, psikolojik işlev bozukluğuna sebep olabiliyor.
  2. Bu bağlamda mental sağlığımız darbe aldığında kaygı, belirsizlik ve diğer olumsuz duygularla baş etme yöntemlerimiz de sağlıksız bir hal alıyor.
  3. İçinde bulunduğumuz dünyaya adaptasyonumuz zorlaşıyor.
  4. Bu sebeple yaşadığımız olaylara ve deneyimlediğimiz duygulara verdiğimiz tepkiler de uyumsuz bir hal alıyor.

Örneğin, önceden bizi kızdırmayan bir durum artık kızdırmaya başlıyor. Mental sağlığımızla ilgili bir sorun yaşadığımıza inanıyorsak kendimize aşağıdaki soruları sormak mental sağlığımızı değerlendirmemize yardımcı olabiliyor.

  • Bu duygular iyilik halimi zedeliyorlar mı?
  • İçinde bulunduğum durum kendim ve çevremdekiler için yıpratıcı mı?
  • Günlük aktivitelerimi yerine getirmekte güçlük çekiyor muyum?
  • Olaylara uyumsuz tepkiler veriyor muyum?
  • Yaşadığım olayların bende oluşturduğu etkilere adapte olmakta zorlanıyor muyum?
  • Kendimi olumsuz bir döngünün içinde hapsolmuş ve baş etme kapasitemi kaybetmiş olarak hissediyor muyum?

Mental sağlık bozulursa ne olur?

Ruhsal sağlığı bozulan kişi işyerinde konsantrasyon güçlükleri yaşamaya başlar. Dikkatini toparlayamaz, zamanla tahammül gücü azalır ve kişilerarası ilişkileri bozulmaya başlar. Uyku kalitesi olmayan kişiler uykuya dalma ve sabah uyanma güçlükleri yaşar. Kişide zamanla tükenmişlik belirtileri ortaya çıkar.

Mental çöküşe ne iyi gelir?

Mental Yorgunluğu Giderme Yolları Mental yorgunluk, günlük yaşamın getirdiği zorluklar, stres, baskı ve zihinsel zorluklar sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum, fiziksel yorgunluk kadar ciddi olabilir ve kişinin günlük işlerini yapmasını zorlaştırabilir.

  1. Mental yorgunluk, genellikle zihinsel aktivitenin fazla olduğu işlerde çalışanlar, öğrenciler ve yoğun çalışma temposuna sahip insanlar tarafından sıklıkla deneyimlenir.
  2. Mental yorgunluk, birçok farklı semptomla kendini gösterebilir.
  3. Bu semptomlar arasında halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, sinirlilik, irritasyon, depresif hisler, uyku bozuklukları ve baş ağrısı sayılabilir.

Ayrıca, işe karşı ilgi ve motivasyonun kaybı, verimlilik düşüklüğü ve karar verme güçlüğü de mental yorgunluk belirtileridir. Mental yorgunluğun nedenleri arasında sürekli stres, uyku yetersizliği, sosyal izolasyon, beslenme bozukluğu, kronik hastalıklar, anksiyete ve depresyon gibi faktörler bulunabilir.

  1. Bu nedenlerin yanı sıra, teknolojik aletlerin yaygın kullanımı ve sürekli olarak haber ve bilgi bombardımanına maruz kalmak da mental yorgunluk sebepleri arasında sayılabilir.
  2. Mental yorgunluğun tedavisi, durumun şiddetine ve nedenlerine bağlı olarak değişebilir.
  3. Stresi azaltmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku uyumak, sosyal bağlantıları güçlendirmek, düzenli egzersiz yapmak ve dinlenmek, mental yorgunluk belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
See also:  Qual DoenA Causa Fraqueza Nas Pernas?

Ayrıca, meditasyon, yoga, nefes egzersizleri ve terapi gibi teknikler de mental yorgunlukla mücadelede faydalı olabilir. Mental SaLıK Ne Demek Mental Yorgunluğu Giderme Yolları

Mental sağlık çöküşü ne demek?

Tükenmişlik Sendromu Nedir? – Tükenmişlik sendromu bireyin normal şartlarda kariyerinden, arkadaşlıklarından veya aile etkileşimlerinden aldığı keyfi ve başarı duygusunu azaltan ve bireysel kimliğin kaybedildiğine inanılmasına yol açan bir zihinsel ve fiziksel tükenme durumudur.

  • Aynı zamanda bir iş hayatı stresi türüdür.
  • Profesyonel hayatta veya ev işlerinde uzun saatler boyunca çalışmak, hasta bir aile üyesine bakmak ya da politika veya toplumsal güvenlik ile ilgili üzücü haberlere tanık olmak gibi stresli durumlara sürekli maruz kalmak tükenmişlik sendromuna yol açabilir.
  • Tükenmişlik sendromunun varlığını fark etmek birey veya çevresi için her zaman kolay değildir.

Tükenmişlik sendromu tıbbi olarak kabul gören bir tanı değildir. Psikolog Herbert Freudenberger tarafından 70’lerde ortaya atılan tükenmişlik sendromu kavramı, bireyde ağır fiziksel, zihinsel ve duygusal yorgunluğa yol açan şiddetli bir stres durumunu tanımlar.

Tükenmişlik sendromu sıradan yorgunluktan çok daha ağır ve kötü bir ruhsal durumdur ve hem bireylerin stresle başa çıkmalarını hem de günlük sorumlulukları yerine getirmelerini zorlaştırır. Tükenmişlik sendromu yaşayan bireyler genellikle çevrelerine sağlayabilecekleri ya da verebilecekleri bir şeyleri kalmadığını hissederler ve hatta sabahları yataktan kalkmaktan bile korkabilirler.

Hatta hayata karamsar bir bakış açısı benimseyebilir ve sürekli kendilerini umutsuz hissedebilirler. Tükenmişlik sendromu kendiliğinden geçebilen bir durum değildir. Uzun süre boyunca tedavi edilmeden ilerlemesine izin verilirse depresyon, kalp hastalığı ve diyabet gibi ciddi fiziksel veya psikolojik hastalıklara yol açabilir.

Hafif mental hastalığı nedir?

Mental Retardasyon Nedir ? – Kişinin zihinsel becerilerinin yaş ortalamasının altında olmasına mental retardasyon denir. Bu şekilde tanı konulan bireyler standart eğitim sisteminin beklentilerini karşılama konusunda yetersiz kalır. Problem çözme, muhakeme, akıl yürütme, hafıza, algı ve dikkat becerilerinde kronolojik yaşına paralel performanslar sergileyen bireyler genel beklentileri karşılayamaz.

  1. Bu nedenle kendi performanslarını en iyi şekilde sergileyebilmeleri için psiko- sosyal ve özel eğitim şeklinde programlarda olmaları önerilir.
  2. Bireyin ilk yaşlarından itibaren zeka geriliği düzeyine bağlı olarak farklı yoğunlukta belirtileri bulunur.
  3. Bu nedenle gelişim basamaklarında gecikmeler olmaktadır.

Bu şekilde sorunları olan çocuklarda öğrendikleri şeyleri öğrenirken zorluk çektiği gibi öğrendikten sonra hatırlamakta da zorlanır. Kendi yaşlarından çok kendilerinden küçük çocuklarla iletişim kurmayı tercih ederler. Zeka geriliği nedenleri üç farklı başlıkta toplayabiliriz:

Doğum öncesindeki nedenler olarak kalıtım gösterilebilir. Özellikle ailede zeka geriliği tanısı olan bireylerin olması risk faktörünü artırır.Doğum sırasındaki nedenlerde ise düşük doğum kilosu, erken doğum, doğum travmaları gibi olumsuzluklarda zeka geriliği oluşturabilir.Doğum nedenler arasında ise doğum sonrasındaki enfeksiyonlar, travmalar, uyaran eksikliği gibi nedenlerde olabilmektedir.

Zeka geriliği farklı çeşitleri bulunur. Bunlardan biri hafif mental retardasyon olmaktadır. Bu başlıkta bireyler öğretilebilir olarak tanımlanır. Genel zeka geriliği olan grubun yüzde 85’i bu hafif zeka geriliği grubunda yer alır. Bu düzeyde olan çocuklar, tipik olarak konuşma ve toplumsal yeteneklerini okul öncesi dönemlerde elde ederler.

Motor ve duyusal alanlardaki bozukluklar oldukça azdır. İleriki yaşlarda ayırt edilemeyebilirler. Onlu yaşlarda okul becerileri kazanabilirler. Erişkin yaşlara geldiklerinde ise kendi başına yaşayabilen bu bireyler, mesleki yeteneklerde kazanabilirler. Sadece alışılmışın dışında ekonomik ve toplumsal streslerle karşılaştıklarında yol gösterme ve denetime ihtiyaç duyabilirler.

Bu grupta değerlendirilen bireyler uygun destek sağlandığında kendi bağlarına toplum içerisinde var olabilirler. Hafif zeka geriliğine sahip olan hastalarla iletişim için şu başlıklara dikkat edilmesi gereklidir:

Dikkatinin dağılmasını minimalize edilmesiKısa açıklamalar kullanmakBasit bir dil kullanmakBilgi almak için daha çok zaman harcamakNedenlerin açıklanmasından kaçınmakOral Hijyenin eksikliğinin etkileri üzerinde odaklanmakKonseptlerden ziyade aktivitelere yönlendirmekUyumluluğun teşvik edilmesiPozitif desteklemenin kullanılmasıSözlü övgüler tercih edilmesi iletişim alanında fayda sağlayacaktır.

Psikolojide mental ne demek?

Bu sözcük ‘ zihinsel ‘ anlamına gelmektedir. Zihin ve akıl ile ilgili faaliyetler mental sözcüğü ile ifade edilmektedir.

Ruh sağlığı için hangi vitamin?

Tüm vitamin ve mineraller vücut için gerekli ancak ruhsal dengenin korunmasında B grubu vitaminleri daha fazla önem taşıyor. TÜM B grubu vitaminlerinin yetmezliğinde başta zihinsel yorgunluk, duyarlılık yanında, gastrointestinal (mide-bağırsak) sistemde bozukluklar ve tedavi edilmediğinde depresyona kadar giden durumlar ortaya çıkıyor.

  • B grubu vitaminlerinden thiamin yetmezliğinde kişilik bozukluklarına kadar varan davranış sorunları, niasin yetmezliğinde hafıza problemleri görülüyor.
  • Fiziksel ve ruhsal sağlık birbirine bağlı.
  • Birindeki aksaklık diğerini de etkilediğinden ruh sağlığının korunması vücudun düzgün işleyişiyle mümkün.
  • Tüm vitamin ve mineraller vücut için gerekli ancak ruhsal dengenin korunmasında B grubu vitaminleri daha fazla önem taşıyor.

Sağlığımızın fizik ve ruh sağlığının bir bütünü olduğunu vurgulayan Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okul Müdürü, Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol, “Fiziksel sağlığımız ruh sağlığımızı, ruh sağlığımız da fiziksel sağlığımızı etkiler.

Sağlığımızı etkileyen faktörleri birbirinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir” diyor. B grubu vitaminlerinin yetmezliğinde özellikle sinir sistemi rahatsızlıkları görüldüğünü bildiren Merdol; başta zihinsel yorgunluk, duyarlılık yanında, gastrointestinal (mide-bağırsak) sistemde bozukluklar olduğunu ve tedavi edilmediğinde depresyona kadar giden durumlar ortaya çıktığını ifade ediyor.

Özellikle B12 vitamini yetersizliğinde ellerde uyuşma, algılama bozuklukları, thiamin yetmezliğinde kişilik bozukluklarına kadar varan davranış sorunları, niasin yetmezliğinde ise hafıza problemleri görüldüğünü kaydeden Merdol, “Besinler içinde yer alan vitamin ve mineral olarak adlandırılan besin öğelerinin pek çoğunun yetersizliğinden ruhsal sağlık önemli ölçüde etkilenmektedir.

Bunlardan en önemlileri B grubu vitaminleridir. B grubu vitaminlerinin en önemlileri thiamin, riboflavin, B12 vitamini, niasin, folik asit, pantotenik asit ve biotindir. Bu vitaminlerin fonksiyonları birbiriyle bağımlı ancak her birinin vücutta çok farklı görevleri var. Sağlık için yapılması gerekenlerden biri bile ihmal edilse fiziksel ya da ruhsal sağlığımız etkilenir” uyarısında bulunuyor.

Merdol, “Sodyum, potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum da beyin fonksiyonları için önemli minerallerdir. Kanda kalsiyum düştüğünde, tetani, ağrılı adale kasılmaları, başdönmesi, zihinsel bulanıklık, ileri hallerde havale görülebilir” diyor. Zihinsel becerilerde önemli rolleri olan bazı maddelerin (nörotransmitter vb) ana maddelerinin proteinler, aminoasitler ve B grubu vitaminleri olduğunu kaydeden Merdol, dolayısıyla beslenmede oluşabilecek bozuklukların zihinsel fonksiyonları önemli ölçüde etkilediğini vurguluyor.

Bu nedenle günlük besin ihtiyacının az ve sık aralıklarla, mümkün olduğunca çeşitli besinlerle karşılanması gerektiğini belirten Merdol, bu şekildeki bir beslenme alışkanlığının bedenin tüm sistemlerinin rahat biçimde çalışması için çok önemli olduğunu bildiriyor. Uzun aralıklarla beslenmenin vücudun dinamizmini bozduğunu ve yağlanmaya neden olduğunu ifade eden Merdol, “Beynin fonksiyonlarını normal görebilmesi için uygun bir besin öğesi akışı gerekir.

Kişinin içinde bulunduğu durum çok stresli ise bu da akışı etkiler. Bu nedenle burada ruh sağlığımız için beslenme yanında yapabileceğimiz başka aktivitelere de önem vermeliyiz. Vücudumuzda halk arasında mutluluk hormonu diye tanımlanan, endorfin adı ile bilinen maddeler vardır.

  1. Bu maddeler, müzik dinleme, egzersiz, sevdiğimiz kişilerle birlikte sohbet vb gibi durumlarda salgılandığı gibi, yeni bir şey öğrenildiğinde de salgılandıklarına ilişkin çalışmalar da bulunmaktadır.
  2. Bu nedenle bir yandan beslenmemize dikkat ederken bir yandan da vücudumuzdaki mutluluk hormonunu harekete geçiren aktiviteler yapmayı ihmal etmemeliyiz” tavsiyelerinde bulunuyor.

İHA Kim Psikoloji Altunizade Mah. Kısıklı Cad. No: 108 Manolya Apt. Çamlıca İSTANBUL 0216 428 7 546 (0216 HAT P KİM) www.kimpsikoloji.com Gelişmelerden haberdar olmak için lütfen mail grubumuza üye olunuz:

Ağır mental ne demek?

Ağır Mental Retardasyon – Çalışmamızda zeka geriliği anlamında “zeka yetersizliği”, “zeka özür “, “normal alt zeka”, “oligofreni” ve yakın zamanda “gelişimsel engellilik” ve “gelişimsel gecikme” gibi terimler kullanılmaktadır.A.B.D.’de 1970’den beri kullanılan “gelişimsel Özürlülük” (developmental disability) terimi ise, zeka geriliği, serebral palsi, otizm ve zihinsel engellilik ile yakından ilişkisi olan diğer nörolojik bozukluklar gibi ileri derecede ve süregelen zihinsel ve fiziksel bozuklukları tanımlamak için kullanılmaktadır.

Amerikan Zeka Yetersizliği Birliği ( American Association on Mental Deficiency, AAMD )’nin zeka geriliği için yaptığı tanımlamaya göre, zeka geriliği; gelişim döneminde meydana gelen, uyumsal davranıştaki bozukluklarla birlikte bulunan ortalamanın altındaki zeka işlevidir. Bu tanım zeka geriliğinde, şimdiki uyum sorununu ve işlevsellikteki sınırlılığı şart koşar.

Ortalamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte iletişimde, kendine bakımda, evdeki yaşamda, toplumsal yeteneklerde ve toplumsal yararlılıkta, kendini yönlendirmede, sağlığı korumada, akademik işlevsellikte ve çalışma alanında iki veya daha fazla bozukluğun olması öngörülür.

Mental retardasyon bireylerde zeka geriliğini saptamak için yapılan epidemiyolojik çalışmalarda standartlar belirlenmiştir ve istatistiksel modele dayanan psikometrik ölçümler kullanılmaktadır. Zeka geriliği tanısı için genellikle kabul edilen kesme noktası, ortalamanın 2 standart sapma altındaki zeka bölümü (Intelligence Quotient, IQ)dır.

Bu değer 70 zeka puanının altını ifade eder.

See also:  Qual O Proximo Jogo Do Brasil Na Copa?

Mental raporu nedir?

Zeka geriliği ya da bir diğer adıyla mental retardasyon, kişinin becerilerinin, yeteneklerinin yaş ortalamasının altında seyretmesi ve standart eğitim sisteminin gerekliliklerini karşılamada eksiklik yaşanması durumudur.

Akıl hastalığı neden olur?

Bir akıl hastalığını ortaya çıkmasına birçok etmenin katkısı vardır. Bunlar arasında stres, ölüm, ilişkilerin bozulması, bedensel ve cinsel suistimal, işsizlik, toplumsal yalıtım, önemli bir bedensel hastalık veya sakatlık vardır. Akıl hastalığının nedenlerini giderek daha iyi anlamaktayız.

Psikiyatri doktoru hastaya ne sorar?

Psikiyatristler ve psikologlar, ilk görüşmelerinde hastalarının durumunu anlamak ve tedavi planı oluşturmak için genellikle bazı sorular sorarlar. Bu sorular, kişinin tıbbi ve psikolojik geçmişi, semptomları, aile yapısı ve sosyal yaşamı hakkında bilgi edinmeyi amaçlar. Bu sorular, aşağıdaki gibi geniş bir yelpazede olabilir:

Hastanın semptomları: Psikiyatristler ve psikologlar, hastaların ne tür semptomlar yaşadığını anlamak için sorular sorarlar. Bu semptomlar arasında depresyon, kaygı, panik ataklar, yeme bozuklukları, bağımlılık, uyku sorunları, öfke kontrolü sorunları gibi durumlar yer alabilir. Psikolojik geçmişi: Kişinin geçmişinde yaşadığı psikolojik sorunlar hakkında bilgi edinmek önemlidir. Bu sorunlar arasında travmalar, kötü muamele, cinsel taciz veya saldırı, boşanma, iş kaybı, aile içi şiddet veya kaybı, ciddi bir hastalık veya başka yaşam olayları olabilir. Aile yapısı: Psikiyatristler ve psikologlar, kişinin aile yapısı hakkında bilgi edinmek isteyebilirler. Bu, aile üyeleri arasındaki ilişkiler, aile içi iletişim tarzı, çocukluk dönemindeki travmalar veya diğer olumsuz deneyimler gibi konuları içerebilir. İlaç geçmişi: Hastanın daha önce hangi ilaçları kullandığına dair bilgi toplamak, psikiyatristlerin ve psikologların uygun bir tedavi planı oluşturmalarına yardımcı olabilir. Tıbbi geçmişi: Tıbbi geçmiş, kişinin daha önce yaşadığı hastalıklar, ameliyatlar, ilaç alerjileri veya diğer tıbbi sorunlar hakkında bilgi sağlar. Bu bilgi, psikiyatristlerin ve psikologların, tıbbi durumunun semptomlarını etkileyip etkilemediğini belirlemelerine yardımcı olabilir. Sosyal yaşam: Kişinin sosyal yaşamı, iş veya okul gibi konular hakkında bilgi sağlar. Bu bilgi, psikiyatristlerin ve psikologların, kişinin semptomlarının ne kadarını tetikleyebilecek sosyal stres faktörleri olduğunu belirlemelerine yardımcı olabilir. Maddi durum: Psikiyatristler ve psikologlar, kişinin finansal durumu hakkında bilgi edinmek isteyebilirler. Bu, kişinin tedavi maliyetlerini karşılayıp karşılayamayacağına veya tedaviye devam etme maliyetlerine nasıl katkıda bulunabileceğine ilişkin bilgi sağlayabilir. Günlük aktiviteler: Psikiyatristler ve psikologlar, kişinin günlük aktivitelerini hakkında bilgi edinmek isteyebilirler. Bu, kişinin iş veya okul gibi yükümlülükleri, sosyal faaliyetleri, hobileri veya egzersiz alışkanlıklarını içerebilir. Tedavi hedefleri: Psikiyatristler ve psikologlar, hastaların tedavi hedeflerini ve beklentilerini belirlemek için sorular sorarlar. Bu, kişinin semptomlarını azaltma veya kaygı seviyelerini düşürme gibi hedefler belirlemekle ilgilidir. Kişisel geçmiş: Psikiyatristler ve psikologlar, kişinin yaşamındaki önemli olaylar hakkında bilgi edinmek isteyebilirler. Bu, kişinin kişisel inançları, kültürel değerleri veya geçmişteki başarıları gibi konuları içerebilir.

Psikiyatristler ve psikologlar, hastaların yanıtlarını değerlendirerek, kişinin durumu hakkında daha iyi bir anlayışa sahip olabilirler ve uygun bir tedavi planı oluşturabilirler. Ayrıca, hastaların tedavi süreci boyunca ilerlemelerini izleyerek tedavi planını gerektiği gibi ayarlayabilirler.

Psikiyatristler ve psikologlar, ilk görüşmede ayrıca hastaların tıbbi ve psikolojik durumları hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için bazı testler yapabilirler. Bu testler, hastanın semptomlarının ciddiyetini ve doğasını belirlemeye yardımcı olabilir ve uygun bir tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, ilk görüşmede psikiyatristler ve psikologlar ayrıca hastaların kaygı ve endişelerini hafifletmek için psikolojik destek sağlayabilirler. Hastaların tedavi sürecine dair sorularını yanıtlayarak, tedavi sürecinin nasıl işleyeceğine dair bilgi verebilirler.

Ayrıca, hastaların tedaviye uyumunu artırmak ve tedaviye olan güvenlerini artırmak için onlarla empati kurabilirler. Sonuç olarak, psikiyatristler ve psikologlar, hastaların tıbbi ve psikolojik durumlarını anlamak ve uygun bir tedavi planı oluşturmak için ilk görüşmelerinde bir dizi soru sorarlar. Bu sorular, hastaların semptomları, psikolojik ve tıbbi geçmişi, aile yapısı, sosyal yaşamı, maddi durumu, günlük aktiviteleri, tedavi hedefleri ve kişisel geçmişi hakkında bilgi edinmeyi amaçlar.

Ayrıca, hastaların tedavi sürecine dair endişelerini hafifletmek ve güvenlerini artırmak için psikolojik destek sağlayabilirler. Antalya’da, kliniğimizde Çocuk Psikiyatri Hizmetleri ile ilgili bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz, sağlık günler dileriz.

Bir insan neden psikoloğa gider?

Hangi Durumlarda/ Ne Zaman Psikoloğa Gitmeliyim? – Hayatın her aşamasında psikolojik destek almayı gerektirebilecek durumlarla karşı karşıya kalınabilmektedir ancak psikolojik destek almak için mutlaka ‘olması gerekli’ koşullar diye bir şeyden bahsetmek yanlış olacaktır.

Öte yandan psikolojik desteğin yararlı olabileceği durumlardan bahsedilebilmektedir. Örneğin ‘ilerleyen’ veya ‘akut’ olarak değinebileceğimiz sorunlar nedeni ile kişi, psikolojik destek alabilmektedir. Bu sorunlar; kaygı, tekrarlayan düşünce ve davranışlar, bir travma sonrası ortaya çıkan rahatsız edici durumlar, iştah veya uyku düzeninde meydana gelen değişiklikler vb.

sıralanabilmektedir. Bununla birlikte uzun süredir devam eden, neredeyse kişilik özelliği haline gelmiş ancak kişiyi rahatsız eden durumlar nedeni ile psikolojik destek alınabilmektedir. Bunlar genel olarak kişiliğe atfedilen, durum ve koşullara göre yapılandırılamayan, esnek olmayan düşünce ve davranışlardır.

  • Örneğin mükemmelliyetçi düşünceler buna örnek oluşturabilmektedir.
  • Yukarıda bahsedilenlere ek olarak kişinin kendisi ve hayat ile ilgili bir anlam arayışı içinde olduğu ‘varoluşsal’ problemler de psikolojik destek almayı gerektirebilecek bir durum olarak görülmektedir.
  • Yaşam, yaşamak ve insan olmaya dair cevabını aradığımız sorular hayatın her aşamasında aklımızı kurcalayabilmektedir.

Bu varoluşsal sorulara bizi ikna edebilecek bir cevap bulamadığımızda kendimizi duygusal anlamda kötü ve hatta boşlukta hissedebilmekteyiz. Buna benzer durumlarda bir uzman desteği, yararlı olmaktadır. Psikolojik destek almak, kişinin hayatında illaki ciddi bir sorun olması demek değildir.

Tekrarlayan durumlar haricinde kişi, kendi bilişsel ve davranışsal süreçlerinin farkına varabilmek ve durum, koşul, kişi ve olayları bütüncül bir şekilde alternatif düşünceler ile birlikte değerlendirebilme becerisini edinebilmek için de bir uzmandan destek almak isteyebilmektedir. Bazı durumlarda sadece kişi kendisi, düşünce süreçleri ve duygularını daha iyi anlamak, düzenlemek, organize etmek ve işlevsel hale getirebilmek için de psikoloğa gidilebilmektedir.

Kendi davranışlarımızın iç ve dış kaynaklarını araştırıp bulabildiğimizde hem duyguları hem de davranışları düzenleme becerimiz günden güne gelişecektir. İşlevsellik; koşullara uygun düşünebilme, uygun duygulanım ve aynı şekilde uygun davranışları beraberinde getirmektedir.

Hayat boyu bazı dönemlerde işlevselliğimizi yitirdiğimizi düşünebilir ve kendimizi tanıdığımız tüm insanlardan farklı bir konumda veya ‘garip’ hissetmeye başlayabiliriz. Bu noktada sakin kalabilmek, kendimize vakit tanımak ve bir uzman psikolog ile birlikte düşünsel ve duygusal süreçlerimizi incelemek faydalı olmaktadır.

Genel olarak kişilerin; ‘’Ben üstesinden gelirim.” veya ‘’Kimseye ihtiyacım yok.” gibi düşünceleri ve etiketlenme korkusu psikoloğa gitmenin ve destek aramanın önündeki en büyük engel haline gelmektedir. Duygu, düşünce veya davranış örüntülerinde her zamanki hale göre farklılıklar mevcutsa ya da duygusal açıdan kötü hissediliyorsa, uzun denebilecek bir süredir aynı şikayetler devam ediyorsa psikoloğa gidilebilmektedir.

  • Bazı durumlarda yaşanılan sıkıntıların kronik bir hal alması ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.
  • Işi kendini bir çıkmazın içinde hissediyorsa bir uzman desteğinin faydalı olabileceğinin farkında olması gerekmektedir.
  • Hayat boyu her yaş grubu için psikoterapi; etkili bir tedavi yoludur.
  • Işi, bir destek ya da yardım arayışı içerisindeyse ve kendini hazır hissediyorsa herhangi bir sıkıntısını çözebilmek için psikoloğa başvurabilmektedir.

: Psikoloğa Ne Zaman Gitmeliyim – Madalyon Psikiyatri Merkezi

Ruh sağlığına nasıl yatılır?

Yatış Bilgileri – 17 Ocak 2018 YATIŞ İŞLEMLERİ

  1. Acil servis veya poliklinikte muayene bulguları ve tetkik sonuçlarınız değerlendirildikten sonra hastanızın yatarak tedavi edilmesi gerektiğine karar verilebilir. Bu durumda izlemeniz gereken işlemlerin sırası ise şöyledir:
  2. Doktorunuz, hastanın yatmasına karar verdiğinde hastanemizce düzenlenmiş “Yatış Formu”nu doldurur.
  3. Yatış işlemleri esnasında hastanın nüfus cüzdanının fotokopisi istenir, hastadan/varsa vasisinden veya birinci derece yakınından kendi isteğiyle hastaneye yattığına dair imza alınır.
  4. Hastalar istememesine rağmen hekim hastayı yatıracak ise “İstemsiz Yatış Onay Formu” yüksek sesle okunarak hasta yakınının imzalaması talep edilir.
  5. Bağ-Kur, SSK, T.C Emekli Sandığı, 18 Yaş Altı, 2022 Sayılı Kanuna tabi 65 Yaş üstü kurum mensubu hastalarımızın yatış işlemleri esnasında internet ortamında SGK dan provizyon alınması gerekmektedir.
  6. Bütün işlemleri tamamlanmış yatış formu ile yatış işleminin yapılmış olduğu servise gitmeniz gerekmektedir. Yatış işlemi yapılan servise nasıl ulaşacağınız konusunda size poliklinik ve acil servisteki görevlilerimiz yardımcı olacak ve yol göstereceklerdir.
  7. Yatışı yapılan servise tüm işlemleri tamamlanmış yatış formu ile gelen hasta tıbbi sekreter/ servis hemşiresince kabul edilecektir.
  8. Servise kabulü yapılan hasta için gerekli eşyalar, ziyaret saatleri, telefon ile ulaşma gibi bilgiler servis hemşiresi tarafından size aktarılacaktır.
  9. Hastanızın hastaneye yatmasına gerek duyulmuş ise ve siz de yatırmaya karar verdi iseniz, aşağıda belirtilen malzemeleri getirmeniz yararlı olacaktır.
  • Pijama, terlik,
  • Sürekli kullandığı ilaçlar
  • Diş fırçası-macunu,
  • Kitap, dergi,
  • Sevdiği kişilerin ve/veya aile üyelerinin fotoğrafları
  • Daha evvel yapılmış tüm tetkikleri ile alınmış tedavi var ise bunlara ilişkin elinizde mevcut olan her şeyin getirilmesi faydalı olacaktır.
See also:  Mahperi Ne Demek?

ÖNEMLİ NOT: Yatış için gelen hastanın sosyal güvencesi yok ise, hastanemizden ücretli olarak hizmet alır, bunun için;

  • Yatacağı bölüme göre paket program olan depozit fiyat listesine göre ücretli veznesine ödeme yaptırılır.
  • Sosyal güvencesi veya ödeme yapacak durumu olmayan hastalar ilgili belgeleri doldurduktan sonra yatış işlemleri yapılır.
  • Yatan hastaların, kurumda kaldıkları sürece çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacak miktardan fazla para, mücevherat ve kıymetli eşyayı yanlarında bulundurmamaları gerekir. Kurum yetkililerine teslim edilmeyen eşyanın kaybından dolayı sorumluluk kabul edilmemektedir

PSİKİYATRİ KLİNİĞİ YATIŞ BİLGİLERİ

  1. Yaşı 16’nın üzerinde olan, akut psikiyatrik problemi olan hastalarla kronik psikiyatrik problemi olup akut alevlenmeler gösteren hastalar psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilir. Yatış endikasyonu olan hasta servislerdeki yatak durumuna göre yatırılarak tedavi edilir.
  2. Bu hastalardan ciddi bir tıbbi rahatsızlığı olanlar, psikiyatri servisi olan ve söz konusu tıbbi rahatsızlığının takip ve tedavisinin de yapılabileceği genel bir hastaneye sevk edilirler.
  3. Kliniklere hasta yatışı acil servis veya polikliniklerden olur. Bunun dışında bir yatış yolu yoktur.
  4. Acil polikliniğe veya polikliniklere başvuran bir hastanın yatırılması gerekiyorsa ancak hastanede boş yatak yoksa hastanın acil tedavisi ve/veya ilk müdahalesi yapılıp sevk edilmeye uygun hale getirildikten sonra hastanın tedavisini sürdürebilecek uygun bir hastane ile iletişime geçilerek yetkili kişilerden olur alınmak suretiyle 112 ambulans aracılığıyla hasta sevk edilebilir.
  5. Hastanemize başvuran veya getirilen sahipsiz hastalar için hasta kaydı “isimsiz” veya “bimekan” olarak yapılır. Yatışı yapılan “bimekan ve isimsiz” hasta hakkında sosyal servise bilgi verilir.
  6. Eğer hekimler hastanın yatması gerektiğine kanaat getiriyor ancak hasta yakını hastayı yatırmayarak bakımını kendisi yapmak istiyor ise hasta yakınına “Kefalet Formu” okutularak ve anlatılarak imzalanması istenir. İmzalı nüsha hasta dosyasında muhafaza edilir.
  7. Hastalar istememesine rağmen hekim hastayı yatıracak ise “İstemsiz Yatış Onay Formu” yüksek sesle okunarak hasta yakınının imzalaması istenir.
  8. Zeka geriliği ve benzeri sadece bakım almak isteyen olguların yatışı uygun bulunmamaktadır.
  9. Saf kişilik bozukluğu olguları yarar görme potansiyelleri yönünden değerlendirilerek yatışı yapılmaktadır.

AMATEM KLİNİĞİ HASTA YATIŞ KRİTERLERİ

  1. Klinik şefliği ve başhekimlikçe belirlenmiş olan AMATEM kliniği hasta kabul kriterlerine uygun özellikleri taşıyan her hasta, AMATEM kliniğine hastanemiz AMATEM polikliniklerinden ve acil servisinden, istemli olarak yatırılabilmektedir.
  2. Kliniğe hasta yatışı acil servis veya AMATEM polikliniklerinden olur. Bunun dışında bir yatış yolu yoktur.
  3. Poliklinikten yatışlar randevu sistemine göre gerçekleştirilir. Hastanın tedavi motivasyonu ve isteği esas olup kliniğe kendi isteğiyle yatarak tedavi olmak isteyen hastalar kabul edilir. Randevular servis doluluğuna göre ve randevu defterinden takip edilerek mümkün olan en kısa zamana verilmektedir. Cuma günleri hasta yatışı yapılmaz. Yatış randevusu verilen hastalar poliklinikte randevu defterine kayıt edilir.
  4. Yatış randevusu verilen hastaların sabah en geç saat 10.00’da, kendilerine randevu verildiği gün verilmiş olan ihtiyaç listesindeki malzemelerle birlikte AMATEM poliklinik odasında hazır bulunmaları gerekmektedir.
  5. AMATEM Kliniği’ne genel polikliniklerden yatışı düşünülen hastalar; mümkün olan en erken zamana AMATEM poliklinik randevusu almaları önerilerek bilgilendirilmelidir. Acil servisten, acil olarak AMATEM’e yatışı düşünülen hastalarla ilgili olarak mesai saatleri içerisinde AMATEM polikliniklerinden, konsültasyon notuyla konsültasyon istenmesi gerekmektedir. Acil yatış gerektirmeyen, ancak AMATEM’de tedavisinin uygun olacağı düşünülen hastalar için AMATEM poliklinik randevusu almaları önerilmelidir.
  6. Yatış için başvuran hastaların servisteki görev ve sorumluluklarını üstlenebilmeleri gerekmektedir.
  7. Hastanın planlanan 3 haftalık tedavi programını tamamlamasına engel olacak sorunu (mahkeme, sınav, iş, banka vb.) olmamalıdır. Serviste yatış süresince izin uygulaması yoktur.
  8. Arkadaş, kardeş, tanıdık vb. kişiler aynı tedavi döneminde servise alınmamalıdır.

Acil servisten AMATEM Kliniği’ne yatışı yapılabilecek hastalar;

  • Deliryum Tremens (Alkol Yoksunluk Deliryumu)
  • Alkol yoksunluğuna bağlı epileptik nöbet geçiren vakalar
  • Yatış öncesi deliryumun olası tüm diğer nedenleri ayrıntılı olarak değerlendirilmeli, karaciğer fonksiyonunu gösteren aPTT, INR, albumin, ALT, AST, GGT tetkikleri ile gerekli görülen tüm diğer konsültasyon, görüntüleme vb tamamlanmış olmalıdır.

Aşağıdaki özelliklere sahip hastalar AMATEM kliniğine kabul edilmeyecektir.

  • Genel tıbbi durumu bozuk olan hastalar (örneğin: orta-ileri karaciğer yetmezliği, siroz vb.)
  • Servis programının işleyişine katılımı engelleyecek ciddi fiziksel kısıtlılığı ya da acil müdahale gerektiren akut ortopedik problemi olan vakalar (örneğin fraktür )
  • Orta ve daha ağır mental retardasyonu olanlar
  • Suisid ve homisid riski olan vakalar
  • İstemli olarak yatmak istemeyenler
  • Psikotik bulguları olan vakalar (Deliryum Tremens tablosu haricinde)
  • Komorbid bipolar bozukluğu olup atak dönemindeki, afektif semptomları ön planda olan vakalar
  • Servise madde sokma girişimi ya da serviste madde kullanımı tespit edilmiş olan vakalar
  • Alkol ya da madde etkisinde acile kriz halinde başvuran, eksitasyonu, davranış bozuklukları ön planda olan, eksitasyon ve şiddet eğilimi gösteren vakalar
  • Aynı tedavi döneminde serviste akrabası ya da yakın arkadaşlarının yattığı bilinen vakalar
  • 18 yaş altında olanlar

NÖROLOJİ SERVİSİ HASTA YATIŞ KRİTERİ

  1. Yaşı on yedinin (17) üzerinde nörolojik rahatsızlığı olan hastalar, nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilir. Nöroloji kliniğine yatış endikasyonu olan hasta servisteki yatak durumuna göre yanında bir refakatçi bulundurmak şartı ile (hastanın tıbbi durumu yalnız yatmasına uygun ise ve uzmanı da onay verirse refakatçisiz) yatırılır.
  2. Kliniklere hasta yatışı acil servis veya polikliniklerden olur. Bunun dışında bir yatış yolu yoktur.
  3. Acil polikliniğe veya polikliniklere başvuran bir hastanın yatırılması gerekiyorsa ancak hastanede boş yatak yoksa veya nörolojik tablosuna eşlik eden ve hastanenin kısıtlı imkanları nedeniyle hastanemizde takip edilemeyeceğine, ciddi tıbbi rahatsızlığı olan hastaların acil tedavisi ve / veya ilk müdahalesi yapılıp sevk edilmeye uygun hale getirildikten sonra hastanın tedavisini sürdürebilecek uygun bir hastane ile iletişime geçilerek yetkili kişilerden olur alınmak suretiyle 112 ambulans aracılığıyla hasta sevk edilebilir.
  4. Eğer hekimler hastanın yatması gerektiğine kanaat getiriyor ancak hasta yakını hastayı yatırmayarak bakımını kendisi yapmak istiyor ise hasta yakınına ” Kefaletname Formu” okutularak ve anlatılarak imzalanması istenir. İmzalı nüsha hasta dosyasında muhafaza edilir.
  5. Sadece bakım almak isteyen olguların yatışı uygun bulunmamaktadır.

Mental ne anlama?

Bu sözcük ‘ zihinsel ‘ anlamına gelmektedir. Zihin ve akıl ile ilgili faaliyetler mental sözcüğü ile ifade edilmektedir.

Mental sağlık neden önemli?

Mental sağlık duygusal, psikolojik, davranışsal ve sosyal uyumunuzu ve refahınızı içerir. Ruh sağlığı olarak da adlandırılan mental sağlık düşünme, hissetme ve hareket etme şeklimizi doğrudan etkiler. Ayrıca stresle nasıl başa çıkacağınızı, başkalarıyla nasıl iletişim kuracağınızı ve nasıl seçim yapacağınızı belirlemeye yardımcı olur.

  1. Mental sağlık, çocukluktan yetişkinliğe kadar hayatın her aşamasında önemlidir.
  2. Hayatta birçok faktör zihinsel sağlık sorunlarına neden olabilir.
  3. Yaşadığınız zihinsel sağlık sorunları, düşünce, duygu ve davranışlarınızı etkileyebilir.
  4. Bu yüzden ruh sağlığı, bireylerin ve toplumun esenliği ve etkili işleyişi için esastır.

Ruh sağlığının korunması ve iyileştirilmesi için insan sağlığı ve dengeli beslenme arasındaki ilişki büyük bir öneme sahiptir.

Mental sağlık çöküşü ne demek?

Tükenmişlik Sendromu Nedir? – Tükenmişlik sendromu bireyin normal şartlarda kariyerinden, arkadaşlıklarından veya aile etkileşimlerinden aldığı keyfi ve başarı duygusunu azaltan ve bireysel kimliğin kaybedildiğine inanılmasına yol açan bir zihinsel ve fiziksel tükenme durumudur.

  1. Aynı zamanda bir iş hayatı stresi türüdür.
  2. Profesyonel hayatta veya ev işlerinde uzun saatler boyunca çalışmak, hasta bir aile üyesine bakmak ya da politika veya toplumsal güvenlik ile ilgili üzücü haberlere tanık olmak gibi stresli durumlara sürekli maruz kalmak tükenmişlik sendromuna yol açabilir.
  3. Tükenmişlik sendromunun varlığını fark etmek birey veya çevresi için her zaman kolay değildir.

Tükenmişlik sendromu tıbbi olarak kabul gören bir tanı değildir. Psikolog Herbert Freudenberger tarafından 70’lerde ortaya atılan tükenmişlik sendromu kavramı, bireyde ağır fiziksel, zihinsel ve duygusal yorgunluğa yol açan şiddetli bir stres durumunu tanımlar.

  • Tükenmişlik sendromu sıradan yorgunluktan çok daha ağır ve kötü bir ruhsal durumdur ve hem bireylerin stresle başa çıkmalarını hem de günlük sorumlulukları yerine getirmelerini zorlaştırır.
  • Tükenmişlik sendromu yaşayan bireyler genellikle çevrelerine sağlayabilecekleri ya da verebilecekleri bir şeyleri kalmadığını hissederler ve hatta sabahları yataktan kalkmaktan bile korkabilirler.

Hatta hayata karamsar bir bakış açısı benimseyebilir ve sürekli kendilerini umutsuz hissedebilirler. Tükenmişlik sendromu kendiliğinden geçebilen bir durum değildir. Uzun süre boyunca tedavi edilmeden ilerlemesine izin verilirse depresyon, kalp hastalığı ve diyabet gibi ciddi fiziksel veya psikolojik hastalıklara yol açabilir.

Psikolojide mental nedir?

Mental – zihinsel | Psikoloji Sözlüğü