Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

MStehap Ne Demek?

Müstehap anlamı ne?

İslam dini kendi içerisinde farklı manalar taşıyan çok farklı terimler içermektedir. Genellikle Arapça dil kökenine sahip olan bu terimlerin anlamları ise çoğu insan tarafından kavranamamaktadır. Müstehap terimi de bu bağlamda anlamı anlaşılamayan bir kavramdır.

  • Peki, müstehap ne demek? Müstehap örneği olabilecek davranışlar nelerdir? Sizler için bu soruların cevaplarını detaylı bir şekilde derledik.
  • Müslümanlıkta; farz, helal, haram, vacip, sünnet ve müstehap terimlerinin sık sık kullanıldığı görülmektedir.
  • Bu terimlere uygun davranmak da ancak anlamlarını doğru bir şekilde öğrenmekle mümkün olmaktadır.

Müstehap Nedir? Müstehap, kelime anlamıyla sevilen ve beğenilen manalarına çıkan dini bir terimdir. Bazı kaynaklarda müstehapla aynı manada ile “edeb ve mendub” ifadelerine de yer verildiği görülmektedir. Müstehap, efal-i mükellef olarak bildirilen davranışlar arasında yer almaktadır.

  • Bu bağlamda, efal-i mükellef ergenlik çağına giren her bireyin yapması ve yapmaması anlamına gelen fiiller olarak bilinmektedir.
  • Dinin daha güzel ve verimli olmasına yardımcı olan edep ve adap kurallarına müstehap demek doğru olmaktadır.
  • Müstehap Ne Demek? Müstehap, İslam’da yaygın olarak karşılaşılan bir terimdir.

Bu terimin kullanıldığı yerde yapılırsa sevap ancak yapılmazsa da günah olmayan fiiller nitelendirilmektedir. Müslümanlık inancında müstahap olan eylemlerin Allah’ın hoşuna gittiğine inanılmaktadır. Bu sebeple de müstehap olarak kabul edilen eylemlerin yapılması, din büyükleri tarafından da tavsiye edilmektedir.

  • Hz. Muhammed’in, müstahap olan eylemleri kimi zamanda yaptığı kimi zamanda ise yapmadığı bilinmektedir.
  • Dinimizde müstehap olarak nitelendirilen başlıca eylemler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.
  • Nafile olarak sadaka dağıtmak.
  • Uşluk vakti gelince namaz kılmak.
  • Sıcak aylarda öğle namazının serin bir vakitte kılınması.

– Güzel kokular sürünmek ya da güzel giysiler giymek. – Sabah namazlarını en geç hava aydınlanana kadar kılmak. – Yeni doğan bebeklere isimlerini yedinci gün vermek.

Müstehap ne demek örnek?

Namaz kıldıktan sonra, abdestli bir halde iken, yeni namazı kılmak için tekrar abdest almak bir müstehap örneğidir. Namazların son olan sünnetini, farz ile birlikte ilk sünnetinin kılındığı mekandan başka bir mekan içerisinde kılmak müstehaptır.

Müstehap sünnet mi?

Vakit namazlarının farzlarıyla birlikte kılınan sünnetlerini terk etmenin sakıncası var mıdır? Farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınan revâtib sünnetler, müekked ve gayrimüekked sünnetler olmak üzere iki kısımdır. Müekked sünnet, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sürekli kıldığı fakat bağlayıcı olmadığını göstermek amacıyla bazen terk ettiği; gayrimüekked sünnet ise bazen kıldığı, bazen de terk ettiği sünnet demektir.

Müstehap kapsamında neler vardır?

MÜSTEHAP » Sorularla İslamiyet Sevilen, hoşa giden amel. Hz. Peygamber’in bazan işleyip, bazan terk ettikleri, selef-i sâlihinin sevip işlediği ve rağbet ettikleri işler anlamında bir fıkıh terimi. Mendup’la eş anlamlıdır. Buna; nâfile, fazîlet, tatavvu ve edeb isimleri de verilir.Kuşluk namazı, teheccüd namazı, tehıyyetü’l-mescid ve evvâbîn namazları ile, nafile oruçlar ve nafile sadakalar müstehap amellerdendir.

  • Müstehap, genellikle gayr-i müekked sünnetle eş anlamlı olarak da kullanılır.Müstehabın hükmü: İşlenmesinde sevap olup, terkinde kınama bulunmamasıdır.Rasûlüllah (s.a.s)’ın farz ibadetlerin dışındaki ameller için “tatavvu” terimini kullandıkları olmuştur. Talha b.
  • Ubeydillah (r.a)’den şöyle dediği nakledilmiştir.”Saçı darmadağın fakir olduğu belli olan Necidli bir kimse Hz.

Peygamber (s.a.s)’in huzuruna geldi. Uzaktan sesini zorla işitebiliyorduk. Hattâ ne söylediği anlaşılmıyordu. Meğer İslâm’ın ne olduğunu soruyormuş. Adamın sorusuna karşılık veren Rasûlüllah (s.a.s) “Bir gün bir gece içinde beş vakit namaz” buyurdu. Adamcağız: “Üzerimde bu namazlardan başkası olacak mı?” diye sordu.

  1. Hz. Peygamber: “Hayır, ama tatavvuda bulunursan o ayrı”dedi, sonra Rasulullah (s.a.s): “Bir de Ramazan orucu”buyurdu.
  2. Adamcağız: “Bundan başka yapacağım bir şey var mı?” diye sordu.
  3. O da: “Hayır, ama tatavvuda bulunursan ayrı” cevabını verdi.Hadisin ravisi Hz.
  4. Talha (r.a) der ki: Rasûlüllah (s.a.s), o adama zekâtı da anlattı.

Adam bunun dışında ödemesi gereken bir şeyin olup olmadığını sordu. Rasulûllah (s.a.s): “Hayır, ama tatavvu’da bulunursan o senin bileceğin şeydir” dedi. Bunun üzerine Necidli adam “Yemin ederim ki bundan ne fazla ne de eksik birşey yapmam” diyerek ayrılıp gitti.

Onun bu sözü üzerine Rasûlüllah (s.a.s): “Eğer doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi” buyurdu (Sahih-i Buhârî Muhtasar-ı Tecrid-i Sarih tercümesi ve Şerhi, Hadis No: 43).İslâm’da nâfile ibadetlerin yapılması zorunlu değilse de, sünnet türünden olanların yerine getirilmesi Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmaya ve üstün derecelere yükselmeye vesile olur.

Mendup ve tatavvuların ifası da kişinin ihlâs ve takvasını artırır. İhlâsla yapılan ve çoğaltılan ibadetin ecri de artar. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:”Bir zaman Rabbiniz size şunu bildirmişti: Yemin olsun ki, şükrederseniz, size olan nimetlerimi mutlaka artırırım.

Müstehap davranışlar nelerdir?

Müstehap Nedir? Müstehap Orucu, Müstehap Namaz Ve Müstehap Sünnet Ne Anlama Gelir? kelimesi aynı zamanda adab ve mendub olarak da bilinmektedir. Peygamber efendimiz (s.a.v) tarafından bir kaç kez de olsa yapılmış olan davranışlar olarak ifade edilebilir. Yapılmasının sevabı vardır ancak yapılmaması durumunda günahı olmayan davranışlardır.

Müstehap Nedir? Müstehap Orucu, Müstehap Namaz ve Müstehap Sünnet Ne Anlama Gelir? Müstehap Orucu:

Müstehap, Allah’ın yapıldığında hoşnut olduğu güzel işlerdir. Müstehap olarak ifade edilen davranışları Peygamber efendimiz (s.a.v) hayatında bir kaç kez yapmıştır. Yapılması durumunda sevabı oldukça fazla olan davranışlar müstehap olarak isimlendirilmektedir.

  1. Dini açıdan yapılması iyi olan, hayırlı ve güzel davranışlar olarak ifade edilebilir.
  2. Müstehap olan davranışları ve ibadetleri günlük hayat içerisinde uygulamak kişiye oldukça büyük kazanımlar el de etmesi için fırsat sağlamaktadır.
  3. Her haftanın pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak,● Ramazan ayından sonra gelen Şevval ayında altı gün oruç tutmak,● Kameri ayların 13, 14 ve 15.

günlerinde oruç tutmak olarak ifade edilebilir. Müstehap : ● Müstehap namaz aynı zamanda da nafile namazlar olarak bilinmektedir ve oldukça fazladır.● Kuşluk Namazı● Teheccüd (Gece) Namazı● Ğufeyle Namazı● Vüteyre Namazı bir kaç tanesi olarak sayılabilir.

Müstehap Sünnet: ● Müstehap, kelime anlamı olarak sevilen şey manasına gelmektedir.● Sünnet, Peygamber efendimiz (s,a,v) tarafından devamlı olarak yapılan ve terkedilmeyen davranışlar olarak ifade edilmektedir. Ancak müstehap ise Peygamber efendimiz (s.a.v) tarafından sadece bir kaç defa yapılmış olan davranışlardır.

: Müstehap Nedir? Müstehap Orucu, Müstehap Namaz Ve Müstehap Sünnet Ne Anlama Gelir?

Vacip ve müstehap nedir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Efâl-i mükellefin, mükellefiyet çağı olarak tanımlanan buluğ ‘a eren her akıllı Müslümanın yapabileceği fiillerle ilgili dini etiketleme veya sınıflama ifade eden bir terimdir, Etiketler 8’e ayrılır. Bu 8 sınıftan ilk 5’i yapılması; son 3’ü ise yapılmaması istenen eylemlerdir.

  • Bu konuda kullanılan diğer deyimlerden ” emir yapılması kesin bir dille emredilenler için,” ” nehy ” ise kesin bir dille yapılmaması istenen eylemler için kullanılır.
  • Fıkıhta insan davranışları değişik kategorilere ayrılır.
  • Farz (Mutlak zorunluluk ifade eden eylemler ve ibadetler), Vacip (Gerekli, bir alt derece zorunluluk), sünnet, müstehap (sevilen işler), helal, mekruh (çirkin karşılanan; çok çirkin, tahrimen mekruh, az çirkin, tenzihen mekruh) haram (kesinlikle yasak) gibi.

Bu eylemlerin klasik şeriat anlayışında maddi ya da manevi karşılıkları bulunur. Farz, vacip ve sünnet olarak nitelendirilen eylemlerin terki, mekruh ve haram olarak nitelendirilenlerin yapılması cezai (had ya da tâzir cezaları olarak) karşılık görür.

Günümüzde bu sınıflandırmaya dayalı olarak insanların etiketlenmesi ve cezalandırılması temel insan haklarına karşı ciddi ihlaller içermektedir. Örneğin; insanların sapkın, mülhid, zındık, mürted ya da en hafif deyimle fasık gibi etiketlerle suçlu ilan edilmeleri ve bunlara verilen öldürme ve diğer cezalar ile kadınların tesettür / hicap emri gereğince evlerinden (izinsiz veya beraberinde eşi veya mahrem erkek olmadan) dışarıya çıkışlarının yasaklanması vb.

bu kapsamda ele alınabilir.

Farz, Allah ‘ın kesinlikle Kur’an ‘da açık ve net olarak ifade ettiği sözlerdir. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah vardır. Vacip, Allah ‘ın Kur’an ‘da açık ve net söylemediği ama İslam ‘da hoş görülen davranışlardır. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah vardır. Sünnet, İslam Peygamberi Muhammed ‘in yapılmasını hadislerde açık ve net olarak dile getirdiği davranışlardır. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah yoktur. Müstehab, İslam ‘da yapılması höş görülen. Yapılmasında sevap olan ama terkinde günah olmayan şeylerdir. Mübah, İslam ‘da yapılıp yapılmaması serbest bırakılmış şeylerdir. Yapılmasında sevap yoktur, terkinde ise günah yoktur. Haram, Allah ‘ın kesinlikle yapılmasını emretmediği ve çok kötü olan şeylere denir. Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır. Haramlardan kaçınmak, farzları yapmaktan daha büyük bir sevaptır. Mekruh, Yapılması İslam ‘da hoş görülmeyen ve yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır. Müfsid, Akide veya ibadeti bozan şeylere denir. Bilerek yapılmasında günah vardır, bilmeyerek yapılmasında ise günah yoktur. Terkinde (yapılmamasında) ise sevap vardır.

Müstehap ne demek dinimiz İslam?

Dünya ve âhirette ceza veya mükâfat konusu olan her türlü iş ve davranışı ifade eden bir terim. Dinen veya hukuken yapılmasına izin verilen veya serbest olan fiilleri ifade eden bir terim.

See also:  TeveccHüNüZ Ne Demek?

Hangi oruç müstehaptır?

Şevval orucunun hükmü nedir? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi? Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm, 204 ) buyurmuştur.

  • Bu oruç peş peşe tutulabileceği gibi ara verilerek de tutulabilir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/435).
  • Şevval ayında nâfile olarak tutulan oruç, Ramazan’da tutulmayan oruçların yerine geçmez; yani Ramazan’da tutulmayan oruçların ayrıca kaza edilmesi farzdır.
  • Bir oruçta hem kaza hem de nâfile yerine niyet edilmesi geçerli olmadığından Şevval ayında tutulan oruçta da bunlardan yalnız birine niyet etmek gerekir.

Şevval ayında oruç tutulurken, Ramazan’da tutulamayan oruçların kazasına niyet edilirse bu oruçlar kaza orucu olarak tutulmuş olur.

Müstehap oruç nelerdir?

Beş çeşit oruç vardır: 1. Farz Olan Oruçlar: Ramazan ayında oruç tutmak, Ramazan’da tutulamayan orucu başka günlerde kaza etmek ve kefaret oruçları farzdır.2. Vacip Olan Oruçlar: Adak oruçları ile bozulan nafile oruçları kaza etmek vacibdir.3. Sünnet Olan Oruçlar: Muharrem ayının dokuzuncu gününü onuncu günü ile veya onuncu gününü on birinci günü ile beraber oruç tutmak sünnettir.4.

  1. Müstehab Olan Oruçlar: Kameri ayların on üç, on dört ve on beşinci günleri ile haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri ve Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehabdır.5.
  2. Mekruh Olan Oruçlar: Mekruh olan oruçlar iki kısımdır: a) Tenzihen mekruh olan oruçlar: Muharrem ayının sadece onuncu günü ile yalnız Cuma ve yalnız Cumartesi günlerinde oruç tutmak, akşamdan iftar etmeyerek bir günün orucunu ertesi güne birleştirmek mekruh olduğu gibi, kişiyi zayıf düşürmesi ve orucu âdet hâline getireceği için senenin tamamını oruç tutmak da mekruhtur.

b) Tahrimen mekruh olan oruçlar: Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört günü oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Bu günler, Allah’ın kullarına birer ziyafet günleridir. Oruç tutarak Allah’ın ziyafetinden kaçmak doğru değildir. MStehap Ne Demek Kaynak: https://diniyayinlar.diyanet.gov.tr/Documents/islam20ilmihali201720X202420.pdf

Hangi mezhep sünnet namazı kılmaz?

Sünnet namazı kılmamak Enbiya Üstün / Aksaray Soru: Son zamanlarda sünnet namazlar kılınmaz diyenler oldu. Namaz borcu olanların kaza borcu olanlar sünnet namazı kılamazlar mı? Kılar diyenler de var, kılamaz diyenler de var. Kimin dediğine inanalım? Cevap: Bu konuda Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’de bir açıklık yok.

Mesele ictihadidir. Dolayısıyla müctehidleri ilgilendirir. Mezheplere göre konunun izahı şöyledir. Hanefi mezhebine göre, Konu Hanefi Mezhebine göre farklı ifadelerle ele alınmıştır. Bu farklı beyanları Ömer Nasuhi Bilmen rahmetullahi Aleyh Hazretleri çok isabetli ifadelerle şöyle özetlemiştir. “Kaza namazlarını öncelikle kılmak çok mühimdir.

Ancak “Kaza namazım var” diyerek revatip sünnetler terk edilemez. (Revatip sünnetler beş vakit farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınan sünnet namazlardır.) Hakkında hadis bulunan nafile namazları (kuşluk, evvabin, tesbih, teheccüd gibi) bile terk etmek câiz değildir.

  • Çünkü bu namazlar farz namazlardaki noksanlıkları tamamlar.
  • Vaktinde kılınmazlarsa bu sünnet namazlar daha sonra kılınmazlar.
  • Lâkin kazalar için vakit söz konusu değildir.
  • Bundan dolayı da kazanın telafisi mümkündür.
  • Namazı kazaya bırakmak büyük bir suçtur.
  • Bu suçu telafi edeyim derken Rasûlüllah (s.a.v.)’in yaptığını terk etmek ikinci bir suç işlemek olur.

Daha önce de ifade edildiği gibi vakit namazlarını ikmal eden sünnetleri terk etmek kimin haddine düşer. Kaza namazı için sünnet namazını terk etmek fetva verilen görüşe aykırıdır.

  • Her mü’min hem kaza namazlarını kılacaklar hem de sünnet namazlarını terk etmeyecekler.
  • Şafi mezhebine göre,
  • Şafi mezhebinin izahı da ictihattır.

Kişi özürsüz yere bir vaktin namazını kaçırırsa, o kişi kazaya kalmış namazını kılmadan nafile namazını kılması câiz değildir. Çünkü kaza namazı derhal kılınmalıdır. Nafileye zaman ayırırsa

  1. bunu geciktirmiş olur.
  2. Bu arada iki hususa dikkat edilir:
  3. 1- Kaçırılan namaz özür sebebiyle mi kaçırıldı, özürsüz (keyfemayeşa) mı kaçırıldı?

Eğer kaza sebebi özür ise o kaza ile birlikte nafileleri de kaza eder. Çünkü gece ve gündüz kılınan vakitli nafilelerin kaza edileceği sabitleşmiş bir husustur. (İbn-i Hacer. El-Heytemi, el-Fetâvâ: 1/189) 1- Namazı özürsüz kazaya bırakan kimse bu namazı kaza ederken önce onun ilk sünnetini kaza etmesi menduptur.

  • Er-Remli.
  • Fetâvâ: 1/217) Şafi mezhebini taklit edenlerin bunlara uyması gerekir.
  • Şu husus da önemli: Namazı özürlü olarak terk edenle özürsüz terk edenin durumu farklıdır.
  • Namazı özürsüz olarak kazaya kalmış ise onlar kılınmadan hiçbir sünnet kılınmıyor.
  • İlk işi kaza kılacak.
  • Bundan sadece yaşaması için gerekli işleri yapması hariçtir.

Özrü varken kazaya bırakmışsa namazı kazaya kalan namazın ilk sünnetleri farzdan önce kaza edilir. Dolayısıyla vaktin farzı kılınırken revatip sünnetler de kılınır. Hanbeli ve Mâliki mezheplerinin görüşü de Şafiilerinkine yakındır. (Merdavi. El-İnsaf.1/443.

Peygamber Efendimiz ikindi namazının sünnetini neden terk ederdi?

İkindi ve yatsı namazının ilk sünnetlerini terk etmek sünnet midir? » Sorularla İslamiyet Soran : ankebut-57 Peygamberimiz (asm) bazı sünnetleri (ikindi ve yatsının ilk sünnetlerini) bazen terk etmiştir. O hâlde bu sünnetleri biz de bazen terk etsek sünnet yapmış olur muyuz? Değerli kardeşimiz, Peygamberimiz (asm) ikindi namazının farzını değil, ancak sünnetlerini bazen terketmiştir; farzını terketmek haramdır.

Peygamber Efendimiz (asm)’in hayatı bizim için örnektir. Sahabeler Onu takip ederler ve yaptığı her şeyi de yapmaya çalışırlardı. Ancak Peygamber Efendimiz (asm) bazı durumlarda, farz olarak anlaşılmasın diye yaptığı şeyleri terk ederdi. Nitekim O, teravih namazını Peygamberimiz (asm)’in kendisiyle beraber kılmak için sabaha kadar mescitte bekleyenlere şöyle buyurur: “Bunun farz olarak anlaşılma endişesiyle teravih namazını kıldırmadım.” (Buhârî, Salâtü’t-terâvîh 2; Müslim Salâtü’l-müsâfirîn 178) İşte onun her davranışı örnek alındığı için, farz olmayan bazı ibadetleri zaman zaman terk ederdi.

Böylece sahabey-i kiram onun farz olmadığını ve yapılırsa çok sevabı olacağını, ancak yapılmazsa haram olmayacağını anlamış olurlardı. Şimdi bizler için böyle bir örnek olma özelliği olmadığına göre, namazımızı niye terk edelim. Bununla beraber kılmayanlar sadece sevapta mahrum kalırlar.

İkindi ve yatsı namazlarının sünnetlerini terk etmek sünnet değildir. İlave bilgi için tıklayınız:

Selam ve dua ile.Sorularla İslamiyet Yorum yapmak için veya : İkindi ve yatsı namazının ilk sünnetlerini terk etmek sünnet midir? » Sorularla İslamiyet

Sünnet te neresi kesilir?

MStehap Ne Demek Sünnet penisin ucunda, idrar çıkış deliğini kapatan ve o bölgede kapalı boşluk oluşturan cilt katlantısının kesilerek alınmasıdır. Çok eski tarihlerden bu yana farklı toplumlarda geleneklerin gereği olarak veya bazı dinlerde ön şart olarak uygulanmaktadır. Anlaşılmaktadır ki ilkel dönemlerde dahi tıbbi faydaları tam açıklanamasa da sünnetin pratik faydaları fark edilerek yaygınlaştırılmıştır.

Mendup ve müstehap aynı mı?

Mendup İle Müstehap Aynı Mı? – Mendup ile müstehap sözcüğü aynı anlama gelmektedir. Her ikisi de Kur’an ve hadislerde yapılması gereken zorunlu davranışlar olmamakla birlikte yapılmadığında günah sayılmayan davranışlardır. Yapıldığında ise sevap olarak sayılmaktadır.

Mubah ne demek ve örnekler?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Mübah ( Arapça : مباح ), İslami terim, Efâl-i mükellefin ‘dendir. Yapılmasında veya terkinde dinî yönden hiçbir mahzûru bulunmayan, yani, mükellefin yapıp yapmamakta tamamen serbest olduğu işlerdir. Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi.

  • Mübah olan bunun gibi işlerin ne yapılmasında sevab vardır, ne de terkinde günâh vardır.
  • İslam dininde inanan kişinin gerçekleştirmesine (yapmasına) Allah tarafından izin verilen fiillere verilen isimdir.
  • Her ne kadar sözcük köken bakımından bir İslam dini terimi olsa da Türkçede ” yapılmasına izin verilen ” manasında hem dinî hem de dinî olmayan şekilde kullanılmaktadır.

Sözcük olarak mübâh Arapça kökenlidir. Bir şeyin mübah olması, yapılabilir olduğu anlamına geldiği için, eyleme cevaz verilmiştir; yani eylem caizdir. Bu sebeple mübah yerine câiz sözcüğünün de kullanıldığı olur. Seyahate çıkmak veya yemek yemek gibi fiiller örnek olarak verilebilir.

  1. Bununla birlikte bir şeyin mübah oluşunun sınırları vardır; bir seyahatte ölüm riski varsa ve seyahati gerektirici herhangi bir sebep yoksa bu belirli seyahatin mübah olup olmadığı tartışılabilir.
  2. Aynı şekilde kişinin yemek yemesi mübah ise de, sağlığını bozacak şekilde aşırı yemesi veya haram şeylerden (İslam dininde yemesi yasaklanan şeylerden, domuz eti gibi) yemesi mübâh değildir.

İslam ‘a göre mübah olarak sınıflandırılmış eylemler, iyi niyetle yapılırsa tâat (Allah’ın beğendiği şey) olur. Kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Önemli olan kişinin niyetidir. Mübah iki çeşittir: mübah liaynihi ve mübah ligayrihi, Mübah liaynihi, kendisinden (bizzat özünden) dolayı mübah iken, mübah ligayrihi, kendisi dışındaki başka unsurlar sebebiyle mübah olandır.

Örnek vermek gerekirse: haram olmayan şeylerden yemek özü sebebiyle mübahtır. İçki içmek veya haram bir şeyi yemek haramken, eğer kişi can tehlikesiyle karşı karşıyaysa (örneğin eğer içki içmezse öldürülecekse veya açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya iken yanındaki tek şey ise) içki içmesi veya haram bir şeyi yemesi mübah sayılır.

Burada fiilin kendisi, örneğin içki içmek mübah değildir, fakat fiilin kendisi dışında unsurlar, can tehlikesi gibi, fiili mübah kılabilir.

See also:  Qual O Primeiro Dia Da Semana?

Mendup ve mubah ne demek?

Mendup kelimesinin anlamı kullanım alanı dolayısıyla pek çok kişinin merak ettiği husus olmaya devam ediyor. Kuran-ı Kerim’de de geçen Mendup kelimesinin anlamı, internet üzerinden araştırılıyor. Mendup kelimesi nebd gibi farklı bir kökten türememiş olan, Kuran-ı Kerim’deki bazı hadislerde yalın halde karşılaşılan bir sözcüktür.

Anlam itibariyle önemli olan işler için birilerini teşvik etme hali şekline tanımlanır. Peki, Mendup nedir, ne demek? İşte, o konu hakkında bazı bilgiler – Mendup Kuran-ı Kerim’de geçen terimsel bir ifade şekli olarak önemli olan işlere davet etme, teşvik etme, ölümün ardından ağıt yakma esnasında iyiliklerin sıralanması gibi anlamlar taşır.

Mendup kelimesinin fıkıh olarak işlenmesinde kesin ya da bağlayıcılık ifade edilmeksizin yapılması dini anlamda kınanmayacak işler olarak tanımlanır. Yine fıkıh usulüne karşı vacip, haram, mekruh, mendup şeklinde dört ayırım bulunur. Yapılması istenen işler mubah olarak tanımlanırken, dinen yapılması istenen fakat yapılmadığında da herhangi bir kınama veya ceza barındırmayan işler de mendup olarak adlandırılır.

Mendup usulünün fıkıh açısından değerlendirilmesi noktasında ceza ya da kınama gerektirmeme ifadesi kullanılırken oluşabilecek bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek adına “terki açısından” ifadesi de eklenmektedir. Bu açıklama göz önüne alındığında bir eylemin gerçekleştirilmesi noktasında günah teşkil etme farklı bir konudur ve masiyet teşkil etme anlamı taşımamaktadır.

Bazı alimlerin mendup usulünü ifade ederken “birlikte yapılması halinde terk edilme durumunun önüne geçen ve ondan daha iyi olan eylem” anlatımını uygun gördükleri bilinmektedir. Malikilerde mendupun vaciple zıt düştüğü ve karşı karşıya geldiği durumlarda vacibin takdim olması genel bir kural olarak sayılır ancak bazı istisna durumlarda mendup vacipten faziletli de olabilmektedir.

Yine Malikilerde Menduplar iki ayrı ifade şekliyle anlatılır. İlk kısım vaciplerin taşımakla yükümlü olduğu maslahatlardan daha az maslahatın içerildiği mendup durumlardır. İkinci kısımda maslahatların vaciplerden daha büyük olması durumunda fazilet içeren menduplardır. Mendup durumlarına Malikilere göre örnekleme yaparak konunun pekişmesini sağlamak mümkündür.

Örneğin; zor durumda olan kişiye borcunu ödeme konusunda bir süre vermenin vacip olduğu ancak borcunu silmek ve alacağı tutardan vazgeçmenin ise mendup olduğu söylenir. Bu durumda menduplar vaciplerden faziletli olarak kabul edilir. Fakihler, vacip ve mendup ifadelerinde geçen kişinin Allah’a yaklaştırma olarak özetlenmesi gibi bir amacı bulunduğunu ifade eder.

Ancak mendup ve vacip arasında kesin bir sınır olmalı ve bu sınır korunmalıdır. Korunmaması durumunda kişinin dini yükümlülüğüne yönelik bir karmaşa yaşanabilir ve toplumun güveni sarsılabilir. MENDUP OLAN İBADET ÖRNEKLERİ NELERDİR? Mendup ibadeletleri sıralarken İslam dünyasında ifade edilen kelimelerden biri de edeptir.

Farz olmamasına rağmen yapılan tüm ibadetler kişinin edep çatısı altında yaptığı ibadetler olduğu için mendup görülmektedir. Takva sahibi olan kişiler, Allah’a yönelip dünyadaki nimetlerden vazgeçenler mendup ibadetleri gerçekleştiren bireylerdir. Kuşluk vakti namaz kılma hali mendup olarak kabul edilir.

Sünnet oruçlar nelerdir?

Nafile Oruç Nelerdir? – Şevval Orucu, Aşure Orucu, her ay 3 gün tutulan 3 Gün Orucu, Zilhicce orucu, Şaban orucu, Pazartesi-Perşembe orucu nafile oruçlar arasındadır.

Müstehap orucu ne zaman tutulur?

İslam fıkıh mezheplerine göre oruç – Oruç fıkıhçılar tarafından farz, vâcip, nâfile ve mekruh türlerine ayrılır.

  • Farz olan oruçlar: Hem edâ ve hem de kaza olarak tutulan Ramazan orucu; kefâret oruçları ve nezredilmiş (adanmış) oruçlardır. Açık rivayete göre de bu böyledir.
  • Vâcip olan oruçlar: Nafile olarak tutmakta iken bozulmuş bir orucun kazasıdır.
  • Sünnet olan oruçlar: Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu aşure günlerinde tutulan oruçtur.
  • Müstehap oruç: Her kamerî ayın üç gününü oruçlu geçirmektir. Oruç tutulan bu günlerin, eyyâm-ı bıyd’dan olması mendup olup bunlar ayın on üçüncü, on dördüncü ve on beşinci günleridir.
  • Mekruh oruç: Birincisi, Muharrem’in dokuzuncu nünü tutmaksızın, yalnızca aşure gününde oruç tutmaktır. İkinci tahrîmen mekruh ise, iki bayram günü ve teşrik günlerinde tutmaktır.
  • Nafile oruçlar: Bu yukarıda zikredilenlerin dışında ve mekruh olmayan oruçlardır.

İslam fıkıhçıları namaz, ramazan orucu veya zekat gibi farz kabul edilen dini emirlerin terki durumunda uygulanacak şer’i ceza işlemlerini ve kişinin cezaen öldürülmesi sonrasında bu kişilerin cenazelerine yapılacak işlemleri de tartışarak kurallara bağlamışlardır.

Vacip orucu ne demektir?

Kur’an-ı Kerim’de namaz, zekat, oruç hac gibi temel ibadetlerden bahsedilmektedir. Bunun yanında bu ibadetlerin amacı ve mahiyetini bildiren açıklamalar da bulunmaktadır. Bu ibadetlerin ne şekilde yerine getirileceği de Hz. Muhammed’in (SAV) uygulamaları ve açıklamaları ile belirlenmiştir.

  1. Oruç çeşitleri nelerdir? Farz, Vacip ve Nafile Oruç Nedir? İşte, merak edilen tüm detaylar.
  2. Allah Ve Resulü ibadetlerin nasıl yapılması gerektiğini emretmişse müminlerin de bu şekilde ibadetlerini yerine getirmesi gerekmektedir.
  3. Bu ibadetlerin şekil, miktar ve hikmetlerinin sorgulanmaması gerekmektedir.

İbadetlerin tevkifi olması bu anlama gelmektedir. Oruç Çeşitleri Nelerdir? Oruç ibadeti insanların manevi ve de ahlaki bakımından olgunlaşmasını sağlamaktadır. Bu nedenle Peygamber Efendimiz ve sonrasında yaşamış olan din adamları Ramazan ayı dışında da çeşitli vesileler ile oruç tutmuşlardır.

Oruç ibadetleri; farz, vacip ve nafile olmak üzere 3’e ayrılmaktadır. Farz Oruç Ramazan ayında tutulan oruçlar farzdır. Yani gerekli koşulları sağlayan Müslümanların bu ayda oruç tutması gerekmektedir. Bir mazeret ile ya da mazeretsiz olarak tutulmazsa o zaman başka bir zamanda kaza edilmesi gerekir. Ramazan orucunun bozulması durumunda kefaret orucu tutulması gerekir.

Bu oruç da farz olan oruçlardan bir tanesidir. Bunun dışında; yanlışlıkla ya da kaza ile bir adamı öldürme, zıhar, hacda ihramlıyken ve vakti gelmeden tıraş olma, yemin için tutulan oruçlar da kefaret orucudur. Bu oruçlar da farz olan oruçlar arasındadır.

Ramazan orucu sadece Ramazan ayında tutulabilmektedir. Ancak diğer oruçlar tutmanın mubah olduğu her zaman da tutulabilmektedir. Ramazan orucunun tutulmaması durumunda tutulacak olan kaza orucu da mubah olan bir zaman da tutulabilmektedir. Herhangi bir neden ile kazaya kalan oruçların vakit kaybetmeden biran önce kazasının yapılması gerekmektedir.

Vacip Oruçlar Adak oruçları vacip oruç olarak nitelendirilmektedir. Adak durumu; bir kimsenin dinen yapmasının yükümlü olmadığı bir durumu kendisine zorunluluk haline getirmesine verilen isimdir. Eğer bir kimse oruç tutmayı adak haline getirmişse o zaman bu adak orucunu tutması vacip olarak nitelendirilmektedir.

  1. Tutulan bir adak orucu bozulursa o zaman bu orucun kazasının yapılması da Hanefi mezhebine göre vacip olarak kabul edilmektedir.
  2. Şafii mezhebine göre ise nafile orucun kazasının yapılmasına gerek yoktur.
  3. Nafile Oruç Farz ve vacip oruçlar dışında tutulan oruçlar nafile olarak isimlendirilmektedir.
  4. Nafile oruçlar da insanların sevap kazanmasını sağlar.

Nafile oruçlar; müstehap, sünnet, tatavvu, mendup gibi isimlerle de bilinmektedir. Nafile oruçlar, oruç tutmanın mubah olduğu zamanlar da tutulabilmektedir. Fakat bazı özel günlerde oruç tutulması diğer günlere göre daha faziletli görülmektedir. Bu özel günlerde oruç tutulması sünnet olarak kabul edilmektedir.

Şevval Orucu: Ramazan ayından sonra Şevval ayı gelir. Şevval ayında 6 gün boyunca oruç tutulması müstehap olarak kabul edilmektedir. Aşure Orucu: Muharrem ayının onu aşura ismi ile anılır. Hz. Muhammed’in bu günde her sene oruç tuttuğu rivayet edilmektedir. Tüm ayların üç günü oruç tutmak müstehap olarak nitelendirilmiştir.

Haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutulması da nafile oruç olarak nitelendirilmiştir. Zilhicce Orucu: Zilhicce ayının ilk dokuz günü müminlerin oruç tutması tavsiye edilmektedir. Zilhicce ayının 10. günü Kurban Bayramı olmaktadır. Hz. Muhammed’in bu ayın ilk dokuz günü oruç tuttuğu rivayet edilmektedir.

Ancak hac ibadetini yerine getiren kimselerin sıkıntıya düşebileceği ve halsiz kalabileceği sebebi ile arife gününde oruç tutmaları mekruh olarak nitelendirilmiştir. Teravih namazı Ramazan ayında Müslümanlar tarafından kılınan müekked sünnet olan namazlardan bir tanesidir. Tüm Müslümanlar için bu ibadet sünnettir.

Ramazan ayında oruç tutamayan kimselerin de oruç tutması sünnet olarak belirtilmiştir. Kaynak: Diyanet

Sünnet mi daha önemli vacip mi?

05 Şubat 2014, Çarşamba Ümran Küpçü: “Mükellef, farz, vacip ve sünnetin ayrı ayrı tahlilli tanımını yaparak, farz, vacip ve sünnet olan halleri kısa hatlarıyla açıklar mısınız?” Mükellef Kime Denir? Mükellef, dinin emirlerini yapmakla ve haramlarından sakınmakla yükümlü kişidir.

Mükellef olmanın, yani dinin emirleriyle yükümlü bulunmanın iki şartı vardır: 1. Akıl sahibi olmak. Akıl sahibi olmayan kişi kaç yaşında olursa olsun dinde mükellef değildir. Kendisine yaptığı işin sorumluluğu yüklenmez, günah yazılmaz.2. Ergenlik çağına ulaşmış olmak. Ergenlik çağına girme yaşı her insanın biyolojik özelliğine göre ve her iklim şartına göre farklılık gösterebilir.

Genellikle erkek çocuklar 12 ile 15, kız çocukları da 9 ile 15 yaşlarında ergenlik çağına girerler. Ergenlik çağına ulaşmayan bir çocuk ne kadar akıllı olursa olsun mükellef değildir, yaptıklarından sorumlu tutulmaz, kendisine günah yazılmaz. Farz Nedir? Dinimiz, mükelleflerin davranışlarını sekiz ayrı hükümle değerlendirmiştir.

  • Bunlar sırayla: Farz, vacip, sünnet, müstehap, mübah, mekruh, haram ve müfsittir.
  • Farz: Allah’ın kesin emirleri olan ve mükellefin yapmakla yükümlü olduğunda hiç şüphe olmayan davranışlardır.
  • Beş vakit namaz kılmak, Ramazan ayında oruç tutmak, gücü yetenlerin hacca gitmesi ve nisap miktarı malı olanların zekât vermesi gibi Farzın işlenmesinde yüksek sevap, özürsüz olarak terkinde ise uhrevî ceza ve azap söz konusudur.
See also:  TransseksEl Ne Demek?

İş ve ibadetlerin farz olanı vacip olanından, vacip olanı ise sünnet olanından, sevap değeri bakımından daha üstündür. Farz İki Kısımdır: 1) Farz-ı ayn: Her mükellef için bizzat farz olan emirlerdir. Beş vakit namaz kılmak gibi.2) Farz-ı kifaye: Bazı Müslümanların yapmasıyla diğer Müslümanlardan düşen emirlerdir.

Cenaze namazı kılmak, itikâfa girmek gibi. Cenazenin namazını kılan Müslüman bulundukça diğer Müslümanlardan bu yükümlülük düşer. Kılan farz derecesinde sevap kazanır. Fakat cenazenin namazını kimse kılmaz ise, cenaze ortada kalırsa o mahaldeki bütün Müslümanlar sorumlu ve günahkâr olurlar. Vacip Nedir? Kelime anlamı gereklilik olan vacip, Allah’ın yapmamızı istediği ve mükellefin farzdan sonra ikinci derecede yapması gereken davranışlardır.

Vacipler farz kadar kesinliği olmasa da, derece bakımdan sünnetten üstündürler. Kurban kesmek, vitir namazı kılmak, bayram namazı kılmak gibi ibadetler vaciptir. Vacip bir ibadetin yapılmasında yüksek sevap, özürsüz terkinde ise Allah affetmezse yine uhrevî azap vardır.

Sünnet Nedir? Peygamber Efendimizin (asm) yaşadığı ve bizi de yaptığımız takdirde güzel ahlâka ulaştıran, Allah’ın hoşlandığı davranışların tamamına sünnet denir. Sünneti yaşamak büyük sevap, özürsüz terk etmekse sevaptan mahrumiyettir. Sünnete uyan, mahşer gününde inşallah Peygamber Efendimizin (asm) şefaatine nail olur.

Sünneti yaşamamızı isteyen bizzat Kur’ân’dır. Kur’ân buyuruyor ki: “Kim Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.”1 Bir diğer âyette, “Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder ve güzel işler yaparsa, ona mükâfatını iki kat veririz. Onun için Biz Cennette pek güzel ve arkası kesilmeyecek bir rızık hazırlamışızdır.”2 buyuruluyor.

Sünnet-i Seniyyenin tamamı ile amel etmek ancak çok has velilere mahsus olduğunu beyan eden Bediüzzaman, fiilen olmasa da uyabildiği kadar uyma niyeti taşımak ve sünnetin yaşanmasına taraftar olmak suretiyle sünnetin önemini teslim etmenin herkesin elinden geldiğini, hiç olmazsa bunun ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Bediüzzaman sünnetin terkinde büyük sevap zayiatı bulunduğunu belirterek, günlük sıradan işlerimizde bile sünnete uymanın âdetimizi ibadete çevirdiğini hatırlatıyor.3 Dipnotlar: 1- Nisa Sûresi: 80.2- Ahzab Sûresi: 31.3- Lem’alar, s.61. Okunma Sayısı: 31126 YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi’ne aittir.

Vacip olan namazlar nelerdir?

Namaz Çeşitleri Nelerdir? Namaz Çeşitlerinin İsimleri, Rekatları Ve Kılınışları, İslam dininin şartlarından biridir. Belli kurallara göre günde beş vakit kılınması farz olmuştur. Namaz Çeşitleri Nelerdir? Kutsal kitap Kuran-ı Kerim içerisinde pek çok ayette namazların doğru ve zamanında kılınmasına değinilmiştir.

  1. İslam dininin beş şartından biri olan Namazlardan önce abdest alınması farzdır.
  2. Farz, Vacip ve Nafile olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.
  3. Farz olan namazlar Cuma ve öğle namazlarıdır.
  4. Vacip olan namazlar bayram ve vitr namazları olarak ayrılırken, Ramazan ayı boyunca cemaat ile kılınan namazlarda Teravih namazı yani nafile namazlar olarak bilinir.

Diğer yandan beş vakit namazlar içerisinde bulunan yatsı namazından sonra kalkıp Teheccüd namazı kılınmaktadır. Teheccüd namazı da nafile namazlar arasında yer alır. Namaz Çeşitlerinin İsimleri, Rekatları ve Kılınışları Beş Vakit Namaz Sabah Namazı: Uykudan uyandıktan sonra kılınan sabah namazı faziletli namazlardan biri olarak bilinir.

Sabah namazları 2 rekar farz ve iki rekat sünnet olarak kılınır. Öğle Namazı: Öğle namazının diğer namazlardan farkı dört rekat sünnet namazından sonra yine iki rekat sünnet yer almasıdır.4 rekat farz ve 4 rekat sünnet sonrasında 2 rekat son sünnet kılanlar toplamda 10 rekat namaz kılmış olur. İkindi Namazı: İkindi namazı ise 4 rekat farz ve 4 rekat sünnetten oluşmaktadır.

Akşam Namazı: 3 rekat farz namazından sonra 2 rekat sünnet namazı olarak kılınır. Yatsı Namazı: Günde beş vakit namaz yatsı namazı ile son bulur. Yatmadan önce 4 rekat farz ve 4 rekat sünnet şeklinde kılınır. Vitr Namazı: Vacip olan namazlardan sayılan Vitr namazı halk arasında Selati Vitr namazı olarak da bilinmektedir.3 rekat kılınan namazın sonunda Kunut duaları sadece Vitr namazı sırasında okunur.

Cenaze Namazı: Cenaze namazları ise biri vefat ettiğinde cemaatle birlikte kılınan namazdır. Ölen kişiye rahmet dilemek amacıyla Fatiha Suresi ve Salik – Barik duaları okunmaktadır. diğer namazlardan farklıdır. Tekbirden tekrar kıyama kalkana dek olan bölüme rekat adı verilmektedir. Bu namazda 4 kez tekbir getirilir.

Bayram Namazı: Kurban ve Ramazan bayramlarında daha çok cemaatle kılınan namazlardır. Bayram namazı 2 rekat olarak kılınır. Cuma Namazı: Cuma günlerinde kılınan 2 rekattır ve tıpkı beş vakit namaz gibi farzdır. Teheccüd Namazı: Peygamber Efendimiz gece vakitlerinde uykusundan uyanıp namaz kılarmış.

Vacip yapılmazsa günah olur mu?

Bazı klasik İslam âlimlerine göre vacip olan eylem yapılmadığında kişinin tövbe etmesi gerekir. Eğer bu tövbeyi etmeden ölürse günah işlemiş olur ve azap görür. Ayrıca, İslam dininde çok önemli bir yeri olan namazın vâciblerinden birini bilerek yapmamak namazı bozmamakla beraber günâh olur.

Müstehap oruç ne demektir?

Beş çeşit oruç vardır: 1. Farz Olan Oruçlar: Ramazan ayında oruç tutmak, Ramazan’da tutulamayan orucu başka günlerde kaza etmek ve kefaret oruçları farzdır.2. Vacip Olan Oruçlar: Adak oruçları ile bozulan nafile oruçları kaza etmek vacibdir.3. Sünnet Olan Oruçlar: Muharrem ayının dokuzuncu gününü onuncu günü ile veya onuncu gününü on birinci günü ile beraber oruç tutmak sünnettir.4.

Müstehab Olan Oruçlar: Kameri ayların on üç, on dört ve on beşinci günleri ile haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri ve Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehabdır.5. Mekruh Olan Oruçlar: Mekruh olan oruçlar iki kısımdır: a) Tenzihen mekruh olan oruçlar: Muharrem ayının sadece onuncu günü ile yalnız Cuma ve yalnız Cumartesi günlerinde oruç tutmak, akşamdan iftar etmeyerek bir günün orucunu ertesi güne birleştirmek mekruh olduğu gibi, kişiyi zayıf düşürmesi ve orucu âdet hâline getireceği için senenin tamamını oruç tutmak da mekruhtur.

b) Tahrimen mekruh olan oruçlar: Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört günü oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Bu günler, Allah’ın kullarına birer ziyafet günleridir. Oruç tutarak Allah’ın ziyafetinden kaçmak doğru değildir. MStehap Ne Demek Kaynak: https://diniyayinlar.diyanet.gov.tr/Documents/islam20ilmihali201720X202420.pdf

Müstehap hangi oruç?

MÜSTEHAP ORUÇLAR – Tam İlmihal – Büyük Taklid Merci’i Sayın Seyyid Ali Hüseyni Sistani’nin Bürosunun Resmi İnternet Sitesi Arama: Toplam kitaplar Tam İlmihal Hacc Amelleri SADE BİR ANLATIMLA KADINLARA ÖZEL HÜKÜMLER Özet Olarak İbadet Hükümleri 1718- Önceki hükümlerde açıklanan haram ve mekruh oruçlar dışında, yılın bütün günlerinde oruç tutmak müste-haptır.

  • Ama bazı günleri oruç tutmak için özellikle tavsiye edilmiştir ki, onların bazısı şunlardan ibarettir: 1 ) Her ayın ilk ve son Perşembe günleri, onuncu günden sonraki ilk Çarşamba günleri oruç tutmak.
  • Eğer bir kimse, bu günlerde oruç tutmazsa, bunları kaza etmesi müstehaptır.
  • Hatta asla oruç tutamayan kimsenin her güne karşılık yaklaşık 750 gr.

yiyecek veya 12/6 nohut ağırlığındaki gümüşü (60) fakire vermesi müstehaptır.2 ) Her ayın on üç, on dört ve on beşinci günlerini oruç tutmak.3 ) Recep ve Şaban aylarının hepsini veya bir gün olsa bile bu iki aydan bir kısmını oruç tutmak.4 ) Nevruz Bayramı gününü 5 ) Şevval ayının beşinden dokuzuna.6 ) Zilkade ayının yirmi beşinci ve yirmi dokuzuncu günleri.7 ) Zilhicce ayının birinci gününden dokuzuncu gününe (yani Arefe gününe) kadar oruç tutmak.

Fakat oruç tutunca, zaafa uğrayarak Arafe gününün duaları okunamayacaksa, oruç tutmak mekruhtur.8 ) Yine Mübarek Gadir-i Hum Bayramı (=18 zilhicce) 9 ) Mubahele günü (= 24 zilhicce) 10 ) Muharrem ayının birinci ve üçüncü ve yedinci günleri.11 ) Resul-i Ekrem’in (s.a.a) mübarek doğum günü olan 17 rebiu’l evvel 12 ) Cemadiye’l Evvel ayının on beşinci günü 13) 27 recep günü olan Meb’as Bayramı yani Resulullah’ın (s.a.a) peygamberliğe seçildiği günü de oruç tutmak müstehaptır.

Müstehap oruca başlayan kimsenin bunu tamamlaması farz değildir. Hatta mümin bir kardeşi onu yemeğe davet ettiğinde onun davetini kabul ederek öğlenden sonra dahi olsa, orucunu bozması müstehaptır.

Mendup diğer adı nedir?

İkinci kısım, mükellefin dinî vecîbe olmadığı halde yaparak sevap kazanacağı fiilleri ifade eder; bunlar müstehap, mendup, nâfile, tatavvu, edep olarak da adlandırılır (Şemsüleimme es-Serahsî, I, 110, 113-116; Abdülazîz el-Buhârî, II, 548, 563-575; İbn Âbidîn, I, 103, 123; ayrıca bk.

Mendup ve müstehap aynı mı?

Mendup İle Müstehap Aynı Mı? – Mendup ile müstehap sözcüğü aynı anlama gelmektedir. Her ikisi de Kur’an ve hadislerde yapılması gereken zorunlu davranışlar olmamakla birlikte yapılmadığında günah sayılmayan davranışlardır. Yapıldığında ise sevap olarak sayılmaktadır.