Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

SeviMek Ne Demek?

Sevişmek tam olarak ne anlama gelir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Bir sevişme silüeti Sevişme ( İngilizce : Making out veya petting ), Amerikan kökenli olan, en az 1949 yılına dayanan ve öpücük, ağır sevişme gibi sürtünme yoluyla cinsel ilişki eylemleri de dahil olmak üzere öpüşmek için kullanılan bir sözcüktür. Sevişmek genellikle sevgi veya cinsel çekicilik ifadesi olarak kabul edilir.

  1. Çok çeşitli cinsel davranışları kapsar ve ABD ‘nin farklı bölgelerinde farklı yaş gruplarına göre farklı şeyler ifade eder.
  2. Tipik olarak uzun süreli, tutkulu, ağzı açık ve dille öpüşmeyi ( Fransız öpücüğü ) ve cilde cilt temasını içeren öpmeyi ifade eder.
  3. Bu terim ayrıca, tipik olarak bazı genital stimülasyon içeren, ancak genellikle delici cinsel ilişkilerin doğrudan eylemini içermeyen, ağır sevişme (bazen basit sevişme olarak adlandırılır) gibi diğer ön sevişme biçimlerini de belirtebilir.

Sevişmenin algılanan önemi, katılımcıların yaşından ve göreceli cinsel deneyiminden etkilenebilir. Gençler bazen bir keşif eylemi olarak ana faaliyetin gerçekleştirildiği parti oyunularını oynarlar. Gençler, asıl olayın yaşandığı sosyal toplantılar yapmış olabilir.

Ön sevişme süresi ne kadar olmalı?

Spor yapmanın sağlık için önemi kaçınılmaz bir gerçek. Düzenli egzersiz yapan insanlar hem daha sağlıklı bir yaşam sürüyor, hem de daha formda bir vücuda sahip oluyor. Sporun bir yararı daha var, o da erkeğin cinsel performansını arttırması. Cinsellik, aile ve evlilik konularında toplumu bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED sporun cinsellik üzerindeki etkisi konusunda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.

Spor yapan erkeğin cinsel performansı daha iyi olur Spor yapan bir erkek cinsel ilişkiyi daha uzun sürdürebilir Sporun sağlık için çok önemli olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Cem Keçe ; “Düzenli egzersiz yapmak her yaştan kadın ve erkek için çok faydalıdır. Hem kişinin sağlığını korumasına ve daha formda bir vücuda sahip olmasına, hem de stresi yenmesine yardımcı olur.

Düzenli spor yapmanın özellikle erkekler için cinsel açıdan da faydası çoktur. Spor yapan bir erkeğin cinsel performansı daha iyi olur.” dedi. Egzersiz sırasında kalp atımının hızlandığını ve vücuda daha fazla kan pompalandığını da belirten Psikoterapist Keçe ; “Vücuttaki kan akışı hızlandığında, cinsel organlara giden kan akışı da hızlanır.

Böylece erkeğin cinsel isteği de artar. Ayrıca formda bir erkek cinsel birleşme sırasında vajina içersinde daha uzun kalabilir, yorulmadan ilişkiyi daha uzun sürdürebilir. Oysa ki formda olmayan, sigara ve alkol kullanan bir erkek hem vajina içersinde daha kısa süre kalır, hem de cinsel ilişki sırasında çabuk yorulur yani bilinçdışı haz ve elem dengesinden dolayı, seks yaparken yorulan erkeği korumak adına erkeği erken boşalmaya veya sertleşmesini kaybetmeye zorlayabilir.

Bu nedenle erkeklere düzenli egzersiz yapmalarını öneriyoruz.” dedi. Aşk kaslarını çalıştıran egzersizler cinsel performansı arttırıyor Aşk kaslarının cinsellikten alınan zevki arttırmada çok önemli bir yeri söyleyen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk.

  1. Gülüm Bacanak ; “Kemik çatının alt kısmında pelvis tabanı adı verilen bölgede bulunan kas grubuna pelvis tabanı kasları yani aşk kasları adı verilir.
  2. Aşk kasları daha derinde yer alan diğer kaslarla beraber çalışarak idrar yapma ve tutma, dışkılama, cinsel işlevlerin yerine getirilmesini ve çatı kemik içinde yer alan organların sarkmadan burada kalmasını sağlarlar.

Bu kaslar gün için sıkıp bırakarak çalıştırılır. Pilates yaparak, yere yatarak bacakları bisiklet çevirir gibi hareket ettirerek çalıştırılabilir. Böylece o bölgedeki kaslar güçlenir, o bölgeye giden kan alkışı hızlanır ve cinsel performans ve penisin sertleşme kalitesi artar, erkeğin boşalma süresi uzar.” dedi.

Erkek ne kadar ön sevişme yaparsa vajinada da o kadar süre kalabilir Ön sevişmenin cinsel ilişkinin en önemli kısmı olduğunu belirten CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık ; “Erkeklerin 3 büyük korkusu vardır. Bunlar; “ya penisim sertleşmezse”, “ya önsevişme sırasında vajina içine girmeden penisim inerse” ve “ya partnerim boşalmadan erken boşalırsam” şeklindedir.

Formda ve düzenli spor yapan bir erkeğin hem kendine hem de vücuduna olan güveninin artmasıyla birlikte, bu korkulardan zihni arınacak ve cinsel performansı da o düzeyde artacaktır. Yeterli bir ön sevişme sonrası vajina içersinde de aynı uzunlukta kalabilecektir.

  1. Erkek önsevişmede başta klitoris olmak üzere kadının erojen bölgeleri uyarmalı ve partneri boşalmaya yakın cinsel ilişkiye girmelidir,
  2. Bize göre sağlıklı bir ilişkide erkeğin vajina içersinde kalma süresi ön sevişme süresi kadar olmalıdır.
  3. Erkek önsevişmede başta klitoris olmak üzere kadının erojen bölgelerini uyarmalı ve partneri boşalmaya yakın cinsel ilişkiye girmelidir.

Bunun için de ortalama 10 dakika civarında bir önsevişme yeterlidir. Ön sevişmeyi boşalmadan uzun süre sürdürebilen bir erkek, vajinal ilişkiyi de o kadar süre devam ettirebilir,” dedi.

Ilişki ne anlama geliyor?

İlişki kelimesinin ilk anlamı iki ya da daha çok şey arasında bağa denmektedir. Kişileri birbirine bağlayan bağ, yakınlık ve dostluk olarak bilinmektedir. İki kişinin birbirine olan bağlantısı ilişki olarak görülmektedir. İlişki kelimesi arkadaşlık, dostluk, sevgililik gibi şeyler içinde kullanılmaktadır.

Sevişmek zina sayılır mı?

Zinanın meydana gelmesi için en önemli koşul kusurun olmasıdır. Yani zina yapan kişi bunu bilerek ve isteyerek yapmalıdır. Bayıltılarak veya zorla uyuşturucu madde verilerek tecavüze uğrayan kadın veya erkek kusurlu olmadığından zina gerçekleşmiş sayılmaz.

  1. Yine, hipnoz veya sarhoşluk kadını veya erkeği kendini bilemeyecek duruma sokmuş ise durum aynıdır.
  2. Yaşama ve sağlığa yönelik ciddi tehditler altında gerçekleşen cinsel ilişkiler de zina sayılmaz.
  3. Ancak mala karşı yapılan tehditler altında gerçekleşen ilişkiler zina sayılmaktadır.
  4. Zinanın meydana gelmesi için en önemli koşul kusurun olmasıdır.

Yani zina yapan kişi bunu bilerek ve isteyerek yapmalıdır. Bayıltılarak veya zorla uyuşturucu madde verilerek tecavüze uğrayan kadın veya erkek kusurlu olmadığından zina gerçekleşmiş sayılmaz. Yine, hipnoz veya sarhoşluk kadını veya erkeği kendini bilemeyecek duruma sokmuş ise durum aynıdır.

Ön sevişme günah mıdır?

Ön sevişme ve oral ilişki soruları – Bu konuda görüş ayrılıkları var. Pek çok alim oral seksin caiz olduğuna inanır, ancak beğenilmez görür. Sözlü-genital teması caiz gören âlimler grubu büyük ölçüde Hadis ve Kuran’da böyle bir eylemi yasaklayan açık bir emir bulunmamasından dolayı caiz görmüşlerdir.

Yusuf el-Karadavi gibi önde gelen Müslüman alimler bu görüşü paylaşmaktadır. Aynı zamanda, Hadis’te öpüşmek, dokunmak ve benzerleri açıkça bahsedildiği için, İslam ön sevişmenin önemine vurgu yapmasına rağmen, Hadiste böyle bir eylemden ön sevişmenin bir parçası olarak bahsedilmemektedir. Sünnete göre ön sevişme gerçekleşmedikçe cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.

Muhammed, ön sevişmeden cinsel ilişkiye işaret eden karısıyla abartılı davranmayı yasakladı. Koca, sağlıklı bir evliliğin bir parçası olarak kadının ihtiyacını karşılamaktan (yani onu orgazma ulaştırmaktan) ve kadının hakkını sağlamaktan da sorumludur.

Bir erkek ne kadar sürede boşalır?

Hangi sürelerde boşalma erken boşalma sayılır; – Erken boşalmada sorun süreden daha çok denetimsiz boşalmadır. Kişinin boşalmayı denetim altına alamamasıdır. Erken boşalmayı, 1 dakika altında, 1-3 dakika içinde, 3-7 dakika içinde, 7 dakika üzerinde ama istemsiz boşalanlar olarak sınıflayabiliriz.

Bir sevişme ortalama kaç dk sürer?

Yeşilbahçe Mah. Portakal Çiçeği Cad.1460 Sok. Turunç Plaza K:3 D:24 ANTALYA 0242 311 44 33

  1. Ana Sayfa
  2. HİZMETLERİMİZ
  3. Cinsel Sorunlar
  4. Cinsellikte Doğrular ve Yanlış Bilinenler

1- Cinsel ilişkide penis boyu önemli değildir. Kadınların yalnızca %1’lik kısmı penis boyunun “çok önemli” olduğunu söylemiştir. Dünya nüfusu ortalama penis boyu 13 cm olarak kabul edilmekte, 9 cm ve altı küçük, 16 cm ve üstü büyük kabul edilmektedir. Vajina kanalın dış 3’te birlik kısmı, yani ilk 4 cm’i uyarılacak sinirlere sahiptir yani büyük veya küçük, her erkek kadınların uyarılmasını sağlayabilmektedir.

Burada önemli olan nereyi uyaracağını ve nasıl davranacağını bilmektir.2- Erkeklerin kadınlardan daha çok sekse düşkün olduğu bilgisi yanlıştır. Kadın ve erkek aynı oranda seksi düşünür ve ister. Bu iki taraf için de ne ayıptır, ne de utanılacak bir şeydir. Cinsellik gayet doğal ve güzel bir şeydir.3- Evlendikten sonra mastürbasyonun bitmesi veya azalması gerekmez.

Erkeklerin %85’i kadınların %45’i evlendikten sonra daha sık mastürbasyon yaptıklarını ifade etmiştir. Mastürbasyon son derece doğal bir aktivite olup, utanılacak, ayıplanacak bir yanı yoktur. Çiftler cinsel yaşamlarını renklendirmek adına karşılıklı mastürbasyona yönlendirilebilir.4- Erkekler her daim cinsel ilişkiye hazır makineler değildir.

  1. Erkek de cinsel ilişkiyi istememe, yorgun olma, üzgün olma, romantizm veya erotizm isteme hakkına sahiptir.
  2. Erkeklerin her daim cinsel ilişkiye hazır olduğu inancı erken boşalma ve iktidarsızlığın en büyük sebeplerindendir.5- Erken boşalma genellikle psikolojik sebeplerle ortaya çıkan bir sorundur.
  3. Bir rahatsızlıktan, anormallikten, yetersizlikten ziyade yanlış bir alışkanlıktır.

Cinsel birleşme öncesi gerçekleşen boşalma “ileri erken boşalma”, 3 dakika veya daha az süren birliktelik sonrası boşalma “erken boşalma” kabul edilmektedir. Normal bir cinsel birlikteliğin ortalama süresi 8–15 dakikadır. Erken boşalma belirli alıştırmalarla veya psikoterapiyle önlenebilen bir sorundur.6- Pornografi her şey gibi aşırıya kaçmadığı sürece zararlı, sakıncalı ve kaçınılması gereken bir şey değildir.

  1. Cinselliğin diğer bütün alanları gibi utanılacak bir yanı yoktur.
  2. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki çiftlerin cinsel yaşantılarını renklendirmek amacıyla az ve orta sıklıkta kullanıldığında cinsel ilişki sıklığında ve kalitesinde artış gözlenmiştir.
  3. Ancak yine bütün diğer konularda olduğu gibi çiftlerden birinin zorlamasıyla yapıldığında yarardan çok zarar vermektedir.7- Cinsel yaşantıda çıkıntılar yaşamak bir bozukluğun, anormalliğin, eksikliğin göstergesi değildir.

Diğer birçok sağlık sorunu gibi herkesin yaşayabileceği sorunlardır. Kadınların %40-50’si erkeklerin %20-30’u cinsel sıkıntılar yaşamaktadır.35–40 yaş sonrası yaşanan sıkıntılar çoğunlukla diyabet, hipertansiyon, damar hastalıkları, hormonal sorunlar gibi organik temellidir.

  • Daha erken yaşlarda cinsel sıkıntılar ilişkideki sorunlar, performans kaygısı, depresyon, çirkin olduğunu düşünme, kendini güzel bulmama gibi psikolojik sebeplerle oluşur.8- Cinsel hayatın ileri yaşlarda bittiği düşüncesi son derece yanlıştır.
  • Cinsel ilişki bir çiftin birbirlerine olan sevgilerini göstermesinin en güzel yollarından biridir.

Biyolojik sebeplerle cinsel ilişki sıklığı azalsa da cinsel ilişkinin tatminin ve kalitesi değişmemektedir.60–80 yaş arası çiftlerde erkeklerin %60’ı kadınların %64’ü cinsel hayatından memnundur.9- Cinsel ilişki esnasında partner yerine başka birini düşünmek çoğu zaman suçluluk, pişmanlık vs.

Gibi hisler uyandırmaktadır. Hâlbuki cinsel ilişki esnasında başka birisini düşünmek cinsel ilişkiyi canlandıracak ve renklendirecek birçok fanteziden bir tanesidir. Çift birbirini seviyorsa ve ilgi duyuyorsa utanılması sakınılması gereken bir durum değildir. Kişiler fiziksel olarak aldatmadıkları sürece bu tarz durumlar cinselliğe renk katacaktır.10- Cinsel ilişki yalnızca erkeklerin zevk aldığı, istediği bir şey değildir.

Kadınların da cinselliği düşünmesi, cinsel ilişki istemesi, bundan keyif alması son derece doğal ve normaldir. Bir kadının cinsel istekleri olması ayıp ve utanılacak bir şey değildir. Bu sebeple bir kadının cinsel ilişki başlatması onu arsız veya ahlaksız yapmaz.

  1. Cinsel ilişki iki tarafı olan bir eylemdir, bundan iki taraf da keyif almalı ve istemelidir.11- Çok fazla cinsel ilişkinin kadını yıprattığı, bacak ve karın kaslarını gevşettiği, sağlıksız olduğu inancı yanlıştır.
  2. Bunun tam aksine düzenli bir cinsel hayat bağışıklığı güçlendirir, kalp-damar sağlığını korur, felç riskini azaltır, kemikleri güçlendirir, adet sancılarını azaltır ve adet günlerini düzenler, vücudu sıkılaştırır.12- İlişki esnasında veya öncesinde erkeğin yaşadığı ereksiyon/sertleşme sorunları erkeğin partnerini çekici veya güzel bulmadığını göstermez.

Sertleşme sorunları kalp ve damar hastalıkları gibi fizyolojik nedenlerle olabileceği gibi performans anksiyetesi, ilişkiye hazır olmamak gibi psikolojik nedenlerle olabilir.13- Menopoz sonrasında cinsel hayat bitmez. Menopoz hormonlarda değişiklikler yapsa da cinsellik yalnızca hormonlarla açıklanabilecek bir şey değildir.

  1. Bu sebeple menopoz sonrası cinsel hayat biter diyemeyiz.50 yaş üstü kadınların %70’inden fazlası istek azalması da dâhil olmak üzere cinsel hayatlarında hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını ifade etmişlerdir.14- Cinsel ilişkinin yalnızca penisin vajinaya girmesi anlamına geldiği yanılgısı vardır.
  2. Hâlbuki cinsel ilişki penisin vajinaya girmesi ile birlikte içerisinde güzel sözler, oyunlar, dokunuşlar, öpücükler vs.

gibi birçok öğeyi barındıran bir bütündür ve sağlıklı bir cinsel ilişki için bu öğelerin hepsi gerekli oranda kullanılmalıdır.15- Cinselliğin içgüdüsel olduğu, sonradan öğrenilemeyeceği ve geliştirilemeyeceği düşüncesi yanlıştır. Cinsellik koşmak gibi, yüzmek gibi içgüdüsel bir aktivite olup, çalışarak ve öğrenerek daha başarılı olunabilecek bir aktivitedir.16- Erkeklerin duygularını belli etmediği, kadınların erkeklerden daha duygusal olduğu fikri de yanlıştır.

  • Cinsel ilişki iki tarafa için de hem fiziksel hem ruhsal bir aktivitedir.
  • Cinsel ilişkinin doyurucu olabilmesi için iki boyutta da olması gerekir.
  • İçerisinde his ve duygu barındırmayan cinsel ilişki iki taraf içinde mastürbasyondan farksızdır.17- Cinsellik doğuştan ve içgüdüsel bir temele sahip olmasına rağmen öğrenilmez ve geliştirilmez değildir.

Erkekler ve kadınlar doğuştan nasıl çocuk yapacaklarının bilirler ancak eşlerini nasıl tatmin edeceklerini sonradan öğrenirler. Cinsellik pratikle ve eşlerin birbirini daha iyi tanımasıyla gelişen ve güzelleşen bir şeydir. Bu sebeple bir erkeğin her koşulda bir kadını tatmin etmesini beklemek yanlıştır.18- Cinsel fanteziler ayıp, yanlış veya ahlaksız değildir.

Eşlerin cinsel hayatlarını renklendirmesine, birbirlerini daha iyi tanımasına, daha sağlıklı bir cinsel hayat yaşamalarına yardımcı olan, zararsız ve sağlıklı bir yöntemdir.19- Oral seks herhangi bir zararı olmayan, sağlıklı ilişkilerde mevcut bir cinsel ilişki biçimidir. Cinsel hayat renklendirmek adına eşlerin birbirleriyle yapmaları tavsiye edilir.20- Kadının cinsel ilişki esnasında pasif/edilgen olması gerektiği, erkeğinse aktif/yöneten konumda olması gerektiği inancı son derece yanlıştır.

Kadın ve erkek iki rolde de olabilir ve roller zaman zaman değişebilir. Renkli ve sağlıklı bir cinsel hayat için kadın da erkek de aktif olmalıdır.21- Cinsel hayat yani cinsel ilişki kalitesi ve sıklığı çiftlerin birbirlerine karşı duydukları sevginin bir göstergesi değildir.

  • « Erken Boşalma Tedavisi
  • Erkeklerde Erken Boşalma »

Cinsel ilişkiye girmeden önce ne yapılmalı?

İlk gecede nelere dikkat etmek gereklidir? SeviMek Ne Demek İlk gecede veya daha geniş anlamıyla ilk cinsel ilişkide hem kadına hem erkeğe düşen önemli görevler vardır. Bu ilk deneyimin güzel ve hatırlandığında iyi duygular uyandıran bir deneyim olması için ön koşul kadının kendini psikolojik olarak rahat ve hazır hissetmesidir.

  1. Ayrıca karşı cinsel eşe güven de son derecede önemlidir.
  2. İlk cinsel deneyimin illaki ağrılı değildir.
  3. Adın kendini yeterince gevşettiğinde, erkek de yumuşak ve hoşgörülü davrandığında ağrısız bir ilk deneyim gerçekleşmesi çok olasıdır.
  4. Erkek biraz sabırlı davranmalı ve ” ön sevişme ” denilen sürecin uzatılarak vajenin yeterince ıslanması sağlanmalıdır.

Böylelikle penisin vajinaya girişi kolaylaşacaktır. Ayrıca, kayganlaştırıcı jel (lubrikantlar) olarak eczanede satılan ve reçetesiz alınabilen ilaçlar da ilişki öncesi genital bölgeye uygulanabilir. Kadınların ilk deneyimlerinde en önemli korkularından biri gebe kalmaktır.

Ilk kez ilişkiye giren kadın ne hisseder?

Ağrı korkusuna karşı kendinizi hazırlayın –

Birçok kadın, ilk kez cinsel deneyim sırasında acı hissedip hissetmeyeceği, ne kadar acı verici olacağı, ilk seferinizden sonra ne kadar süre acı verdiği vb. konularda endişelenir. Bu tamamen bir kadından diğerine değişir. Bazı kadınlar hiç acı hissetmezken bazıları da bunu bir iğne batması gibi hisseder.

Aynı zamanda bazı kadınlar da cinsel ilişkiyi oldukça acı verici bulur. Ancak ağrı hissetme olasılığını azaltmanın yolları vardır. Bunlardan ilki, rahat kalmaktır. Ne kadar rahat olursanız, kaslarınız o kadar gevşek olur ve o kadar az acı hissedersiniz. Yavaş hareket edin çünkü acı korkusunun üstesinden gelmek için işleri aceleye getirmek asla iyi bir fikir değildir.

Uygun bir pozisyon seçin, tercihen kadının üstte olduğu kovboy pozisyonu iyi olacaktır. Bu şekilde penetrasyonun derinliğini ve hızını kontrol edebilirsiniz. Misyoner pozisyonunu tercih ederseniz biraz daha kontrolü yitirebilirsiniz.

    Ilk cinsel ilişki sonrası neler olur?

    Kızlık Zarı Kanaması Ne Kadar Sürer? – Kızlık zarı kanaması ilk ilişkilerde genellikle 1/3-1/2 oranında görülmez. Bunun nedeni yeterli vajinal kayganlığın sağlanması, kızlık zarı açıklığının fazla olması, esneyebilen elastik kızlık zarı bulunması ya da çok nadiren kızlık zarının olmamasıdır.

    İlk gece ilişkide kanama vajinal ıslanma ve kayganlığın yeterli olmadığı durumlarda, kişinin ilişkiye hazır olmaması ve kendini kasması durumunda görülebilir. İlk gece görülen kızlık zarı kanaması genellikle birkaç damla, pembe-kırmızı renktedir. Kişide eğer kanama bozukluğu yok ise kısa sürede durur.

    Kanama sonraki 7-14 gün içinde lekelenme şeklinde ara ara görülebilir. İlk ilişki sırasında fazla miktarda kanama olması beklenmez. Eğer kanama miktarı çok ve kanama durmuyorsa kızlık zarı yırtığının vajinal duvara doğru uzandığı düşünülür. Fazla kanamaların diğer nedenleri ise vajinal giriş ya da vajinal kanaldaki enfeksiyon, tahriş ve lezyonlara bağlı duvar zedelenmeleridir.

    İlk gece kızlık zarı kanamasının devam etmesi ve fazla olması durumunda doktor muayenesi ile değerlendirme yapılmalıdır. Kanamanın nedeni muayene ile saptanıp buna göre tedavi planı yapılır. Kızlık zarı kanaması bazen vajinal boşluk içine doğru olur. Biriken kan vajinal salgılarla birlikte sonradan kahverengi şekilde dışarı atılabilir.

    Bu durumda birikmiş kanın atılması ilişkiden saatler sonra olabileceği gibi ertesi günü bile bulabilir.

    Yeni evli çiftler haftada kaç kez ilişkiye girer?

    Cinsel ilişki sıklığı için sayısal bir standart olmamakla birlikte, yine de mutlaka bir sayı vermek gerekirse, yapılan araştırmalar genel ortalamanın 30 yaş altındaki çiftler için haftada iki kez, 30 yaş üstündeki çiftler için ise haftada bir kez olduğunu gösteriyor.

    Dudaktan öpüşmek zina sayılır mı?

    Nikahsız el ele tutuşmak haramdır. Dudaktan yanaktan öpmek de günahtır. Zinaya girmez.

    Evlenmeden önce dudaktan öpüşmek günah mı?

    Düzenli seks, daha genç görünmenizi sağlar. Dudaktan öpüşmenin günahı nedir? Nikahsız el ele tutuşmak haramdır. Dudaktan yanaktan öpmek de günahtır.

    Islama göre sevişme nasıl olmalı?

    Cinsel ilişkide sınırlar nelerdir ve oral yolla yapılan uygulamalar caiz midir? » Sorularla İslamiyet Değerli kardeşimiz, “Eşlerin birbirine her yerleri mübahtır, haram değildir” şeklindeki bir hüküm doğru değildir; kadına anüsten yaklaşmak (ters ilişki) Ehl-i sünnete göre caiz değildir.

    1. Ağız da cinsel temas için değil, başka işler için var edilmiştir; oradan cinsel temas yaratılış amacına da fıtrata da ters düşer, fıtratları bozulmamış olanlar bundan nefret ederler.
    2. Prof.Dr.Hayrettin Karaman) İslam, kişinin bütün hayatını içine alan ve her konuyu değerlendiren bir dindir.
    3. Bu sebeple insanın hayatında önemli bir yer tutan cinselliği ve eğitimini de ihmal etmemiştir.

    Belirli ölçüler içerisinde helal dairesinde keyfe kafi gelecek şekilde düzenlemiştir. Her problemlerini Hz. Peygambere (asm) sorup öğrenen sahabeler ve onların hanımları, cinsellikle ilgili sorunlarını da bizzat sorarak öğrenmişlerdir. Nitekim, sahabeden birisi hanımına üreme organından olmak şartıyla arka tarafından yaklaşmak istemiş, ancak hanımı buna karşı çıkmış ve doğacak çocuğun şaşı olacağı şeklindeki Yahudi anlayışını da bahane göstererek itiraz etmişti.

    Durum Peygamber Efendimize (asm) haber verildiğinde “Eşlere, üreme organından olmak şartıyla, istenildiği şekilde yaklaşılabileceğini” (1) ifade eden ayet geldi. Bu ayeti açıklayan Peygamberimiz (asm) de “Üreme organından olmak şartıyla arkadan, yandan, üstten, alttan, istenildiği ve hoşa gidildiği şekilde cinsel ilişkiye girilebileceğini” ifade etmiştir.(2) İslam, kişinin eşiyle cinsel ilişkisini şu durumlarda yasaklamıştır : 1.

    Âdet halinde ve lohusalı iken cinsel temas haramdır.2. Eşinin dışkı yerinden, yani anüsünden yaklaşmak. Zevceye dışkı yerinden cinsel ilişkiye girmek büyük günahlardandır. Peygamber Efendimiz (asm): “Hanımına dışkı yerinden yaklaşan kimse lanete uğramıştır.” buyurur.

    Başka bir hadîslerinde de: “Erkeğe veya kadına arka yoldan yaklaşan kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz.” buyururlar.(3) Dinimizin bunların dışındaki cinsel ilişkiyi, üreme organından olmak şartıyla her türlü şekline müsaade ettiğini ve haram kılmadığını anlıyoruz. Eşlerin birbirini yalama, okşama, dudaklarıyla, oral yolla ve elleriyle cinsel ilişkiye hazırlamak için vücutlarının değişik yerlerine yaptıkları her türlü hareketin haram olmadığını söyleyebiliriz.

    Ancak kesin bir yasağın olmaması, bazı tavsiyelerin de olmadığı anlamına gelmez. Cinsel ilişki esnasında dikkat edilmesi tavsiye edilen hususlar şunlardır: 1. Eşlerin cinsel ilişki esnasında üstlerine bir örtü almaları.(4) 2. Eşlerin birbirlerinin cinsel organlarına bakmamaları.(5) 3.

    Bu tavsiyelere uymak güzel olmakla beraber, üreme organından olmak şartıyla her türlü sevişme ve ilişki caizdir. İlave bilgi için tıklayınız: – Dipnotlar:

    1. Bakara Suresi, 2/223.2. bk. Elmalılı Hamdi Yazır’ın ve İbni Kesir’in Tefsirlerinin Bakara, 2/233. ayetin tefsiri.3. bk. Ebû Dâvûd, Nikâh, 45; Müsned, I, 86; II, 444; Tirmizî, Taharet, 102; Mişkâtü’l-Mesâbih, II, 184.4. Kenzu’l-ummal, 6/415.5. İbn Mace, Nikah, 28.6.

    Esinin avret yerini öpmek caiz mi?

    Aile hayatında (karı-koca ilişkilerinde) cinsel hayatın ölçüleri nelerdir? » Sorularla İslamiyet 1. İslam’da cinsel yaşam içerisinde çiftlerin birbirlerini ya da cinsel organlarını öperek ya da okşayarak vb. yöntemlerle sevişmeleri doğru mudur ya da haram mıdır? 2.

    Hayız / âdet döneminde (kanamalı) olan kadının, kocasının cinsel organını öpmek, okşamak, yalamak vb. yollarla ilişkiye girmesi haram mıdır? Değerli kardeşimiz, Cevap 1: İslam, kişinin bütün hayatını içine alan ve her konuyu değerlendiren bir dindir. Bu sebeple insanın hayatında önemli bir yer tutan cinselliği ve eğitimini de ihmal etmemiştir.

    Belirli ölçüler içerisinde helal dairesinde keyfe kafi gelecek şekilde düzenlemiştir. Her problemlerini Hz. Peygambere (asm) sorup öğrenen sahabeler ve onların hanımları, cinsellikle ilgili sorunlarını da bizzat sorarak öğrenmişlerdir. Nitekim, sahabeden birisi hanımına üreme organından olmak şartıyla arka tarafından yaklaşmak istemiş, ancak hanımı buna karşı çıkmış ve doğacak çocuğun şaşı olacağı şeklindeki Yahudi anlayışını da bahane göstererek itiraz etmişti.

    ayeti gelmiştir.Bu ayeti açıklayan Peygamberimiz (asm) de “üreme organından olmak şartıyla arkadan, yandan, üstten, alttan, istenildiği ve hoşa gidildiği şekilde cinsel ilişkiye girilebileceğini” ifade etmiştir.(2) İslam, kişinin eşiyle cinsel ilişkisini şu durumlarda yasaklamıştır:

    1. Âdet halinde ve lohusalı iken cinsel temas.2. Eşinin dışkı yerinden yani anüsünden / zevceye arkasından yaklaşmak büyük günahlardandır. Peygamber (asm) şöyle buyuruyor: “Allah bir kadının dübüründen münasebette bulunana rahmet nazarıyla bakmaz.” (İbni Mace, Beyhaki) Dinimizin bunların dışındaki cinsel ilişkiyi, üreme organından olmak şartıyla her türlü şekline müsaade ettiğini ve haram kılmadığını anlıyoruz.

    Eşlerin birbirini yalama, okşama, dudaklarıyla, oral yolla ve elleriyle cinsel ilişkiye hazırlamak için vücutlarının değişik yerlerine yaptıkları her türlü hareketin haram olmadığını söyleyebiliriz. Ancak kesin bir yasağın olmaması, bazı tavsiyelerin de olmadığı anlamına gelmez. Cinsel ilişki esnasında dikkat edilmesi tavsiye edilen hususlar şunlardır: 1.

    Eşlerin cinsel ilişki esnasında üstlerine bir örtü almaları.(3) 2. Eşlerin birbirlerinin cinsel organlarına bakmamaları.(4) 3. Cinsel ilişki anında az konuşmaları.(5) Bu tavsiyelere uymak güzel olmakla beraber, üreme organından olmak şartıyla her türlü sevişme ve ilişki caizdir.

    Cevap 2: Öpme, okşama dışında tam olarak cinsel temas yapılamaz, yapılırsa mekruh olur. “Eşlerin birbirine her yerleri mübahtır, haram değildir.” şeklindeki bir hüküm doğru değildir; kadına anüsten yaklaşmak (ters ilişki) Ehl-i sünnete göre caiz değildir. Ağız da cinsel temas için değil, başka işler için var edilmiştir; oradan cinsel temas yaratılış amacına da, fıtrata da ters düşer, fıtratları bozulmamış olanlar bundan nefret ederler.

    Bu konuda kadının âdetli olup olmaması önemli değildir. Âdetli kadınla cinsel beraberlik caiz olmaz. Ancak kadının diz kapağıyla göbeği arası örtülü olmak şartıyla, ondan istifade etmek caizdir. Ayrıca bu hâldeki kadın kocasını eliyle teskin edebilir. Hz.

    1. Aişe (r.a.) şöyle anlatıyor: “Eşleri olan bizlerden biri âdet gördüğü zaman, Allah’ın Resulü (göbekle dizler arasına örten) genişçe bir örtü örtünmesini emreder, sonra da onun göğüslerine yönelirdi.” (Nesai, 1/189.) Dipnotlar: 1.
    2. Bakara Suresi, 223.2. bk.
    3. Elmalılı Hamdi Yazır’ın ve İbni Kesir’in Tefsirlerinin Bakara 233.

    ayetin tefsirine.3. Kenzu’l-ummal, VI/415.4. İbn Mace, Nikah, 28.5. Feyzu’l- Kadir, 1/327. Selam ve dua ile.Sorularla İslamiyet : Aile hayatında (karı-koca ilişkilerinde) cinsel hayatın ölçüleri nelerdir? » Sorularla İslamiyet

    Dudak dudağa öpüşmek günah mı?

    Dudaktan öpüşmenin günahı nedir? Nikahsız el ele tutuşmak haramdır. Dudaktan yanaktan öpmek de günahtır. Zinaya girmez.

    Regl döneminde cinsel ilişkiye girilir mi?

    Daha çok halsizliği olabilir. Cinsel istek bir miktar bunlara bağlı azalabilir. 🌼Eğer kadın adet döneminde cinsel ilişkiye girmeyi istiyorsa, herhangi bir ağrısı ve sancısı yoksa, kendini rahat hissediyorsa cinsel ilişki olabilir. Fakat bu durumda mutlaka prezervatif kullanılmalıdır.

    Bir erkek maksimum kaç defa boşalır?

    Bu sayı tamamen kişiye bağlıdır. Kişi, hayatı süresince 6000 kez de boşalabilir 7000 kez de. Tabii yaşlandıkça daha kalitesiz spermler üretecektir. Fakat bu durum, erkeğin artık boşalamayacağını/boşalmadığını göstermez.

    Dur başla tekniği nedir?

    Dur – başla tekniği aşamalı bir tekniktir ve her aşama ortalama 2 hafta sürmekte ve her hafta en az üç kez önerilen manevraların yapılması gerekmektedir. Bu manevralar penis uyarılmasının azaltılmasını ve bu sayede boşalmanın geciktirilmesini amaçlamaktadır.

    Bir kadın günde kaç kez ilişkiye girebilir?

    Sıkça Sorulan Sorular – Kadınlarda aşırı cinsel istek her yaşta görülebilir. Ancak 50 yaşından sonra menopoz döneminin yaklaşması ile birlikte östrojen seviyesi düşer ve cinsel istek azalır. Kadınlar haftada 3-4 kez seks yapabilir. Bu sayının üzerinde olan cinsel ilişki istekleri aşırı cinsel istek olarak nitelendirilir ve kontrol altına alınması gerekir. 31 Ocak 1966 tarihinde, İstanbul Süleymaniye’de dünyaya geldi.1984 yılında 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimine başlayan Duman, eğitiminin 2. yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne nakil yaptırdı ve 1990 yılında aynı okuldan mezun oldu.

    Bir kızla sevişmek ne anlama gelir?

    Rüyada Bir Kadınla Sevişmek Rüyasında bir kadınla seviştiğini gören kişi erkek ise; güzele, zenginliğe, aşka, karşısına çıkacak mükemmel bir kadına işaret eder. Eğer bir kadın rüyasında başka bir kadınla seviştiğini görmüşse, bu durumda hayatında yanlış bir ilişki içerisinde olduğu işaret edilmektedir.

    Sevmek sevişmek midir?

    SEVGİ Rıfat eşiyle seviştiğinde her şey kısa zamanda bitiyordu. Pek de zevk almıyordu. Eşi ise çok hoşnutsuzdu bu durumdan. Kadın çirkin falan da değildi. Tam aksine epey güzel ve çekiciydi. Peki sorun neydi? Rıfat günlük ilişkilerinde eşinden memnun değildi.

    1. Hoşnut olmayan bir evlilikleri vardı.
    2. Öte yandan, Rıfat kız arkadaşıyla beraber olduğunda, yarım günü yatakta sevişerek geçiriyorlardı.
    3. Arkadaşı orgazmlarının sayısını bile şaşırıyordu.
    4. Düşün, eşiyle beş dakkada beşiktaş, kız arkadaşıyla ise filmlerdekine taş çıkartacak şekilde saatlerce sevişme.
    5. Yoksa ilk heyecan olduğu için miydi bu? Hiç de değil.

    Arkadaşıyla üç seneden fazladır hem de her hafta birkaç kez yapıyorlardı. Sadece ilkinde ve sonradan birkaçında Rıfat Beşiktaş’a çabukça ulaşmıştı. Diğer zamanlar eve dönmek zorunda oldukları için bitiriyorlardı. Kız çok mu güzeldi? Yoo. Gerçi karısından birazcık uzun ve topluydu, fakat karısı ondan daha çok güzeldi.

    • Rıfat ayni Rıfat.
    • Aynı hafta içinde hem eşiyle hem de arkadaşıyla sevişiyordu.
    • Arısıyla seviştiğinde Beşiktaş’a füzeyle gidiyordu.
    • Diğerinde ise, gezerek, eğlenerek, parklara uğrayıp çiçekleri falan öpüp koklayarak, güvercinlere yem atarak, kenarda oturmuş fukaraya para vererek, ayakkabısını boyatarak, simit ve dondurma yiyerek yavaş yavaş varıyordu Beşiktaş’a.

    Neden? Beraberlikleri sırasında, ne kız ona ne de o kıza kırıcı bir davranışta bulunmamış, kırıcı bir söz söylememişti. Kazara kırdıklarında ise, özür dileyip affedilmişlerdi. Eşiyle ise daha evliliklerinin ikinci haftası atışmışlardı. Sidik yarışması durmamıştı ki hiç.

    Kız arkadaşı ona, o da kıza, anlayış ve arkadaşça sevgiyle davranıyordu. Eşiyle olan ilişkisinde böyle bir anlayış nadirdi. Peki eşiyle karşılaştıklarında ve ilk zamanlarda nasıldı? Volkan gibi, şelale, durmayan gök gürültüsü ve dinmeyen yağmur gibiydi. Peki ne oldu, kıran mı girdi? Yok oldu. Kendiliğinden mi? Hayır.

    Birlikte ettiler içine. Sevişmek sürekli olarak sayısız şeyleri zaman ve yer içinde paylaşmaktır. Sevişmek paylaşarak bütünleşmektir. Sevişmek binlerce parçanın birleşmesi, sevgi ve aşk denen bütünlüğü oluşturması ve bu oluşumu sürekli beslemesi demektir.

    Sevişmek bu bakımdan sevginin aktif ögesidir. Seks ise sevginin ifadelerinden biridir ve aktif öge olarak sevişmenin içinde yer alır. Yani, sevişmek seksten çok daha kapsamlıdır. Seks ise sevişmenin içindedir ve dar bir alana sıkıştırılmıştır. Seks iki kişinin olabileceği en yakın mesafeyi içerdiği için çok önemlidir.

    Bu önem genellikle kadınlar için çok daha duygusal ve derindir. Erkeklerde ise ne denli karşı olduklarını belirtseler bile, bu tür yakınlığı hissetmede kadının fiziksel cazibesi yeterlidir. Erkek için, bu tür yakınlığın sevgiyle uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur.

    • Adın için seks mutluluğun, aşkın ve en derin sevginin anlatımıdır.
    • Romantizmin sevgiyle idealleştirilmiş faaliyetidir.
    • Erkek için seks aynı anlama gelebilir.
    • Fakat erkek kültürünün egemenliğinde yaşayan büyük çoğunluk için seks çok hoşa giden bir şeyi elde etmedir.
    • Elde etme, sahip olma, elde edişten, sahip oluştan sonra kıymetini büyük ölçüde yitirir.

    Eğer bu elde etme arzusu sevgiye dönüşürse, ki bu kişilerin içinde bulunduğu hissi duruma ve birbirine yaklaşma nedenine göre değişir, o zaman netice farklı olabilir. Yani seks dürtüsüyle başlayıp sevgi kurulabilir. Evlilik öncesi seksin tabu olduğu toplumlarda, ilk-aşk ve ilk-göz ağrısında (ve sonrakilerin çoğunda da) hakim olan şey fiziksel cazibe ve platonik (sekssiz) seks dürtüsüdür.

    • Aşırı derecede bastırılmış seks arzusunun kendini yeniden biçimlendirerek hoş bir şekilde ortaya sermesidir.
    • Gerçekte arzulanan sekstir, fakat bu dürtü kendini çılgın aşk şeklinde açığa vurur.
    • Evlenince çoğunlukla bu çılgın aşk iğne batmış balon gibi söner ve sevgiyi yeniden düzenleme faaliyetleri başlar.

    Tabii ki istisnalar vardır: Aşkın canlı tutulduğu evliliklerde olduğu gibi. Sevişmek sadece seks yapmak değildir. Seks sevişmeyi kapsamaz, sevişmenin sadece bir parçasıdır. Sevişmek seksin içinde değil, seks sevişmenin içindedir. Eğer seks sevişmeyi içine alan bir amaç olursa, o zaman seks yapmanın binbir yolu da tatbik edilse, er geç hayal kırıklıkları ve mutsuzluklar başlar.

    Seks için seks yapmakta amaç boşalmadır. Bu dürtüyle gelen psikoloji de kozmetik endüstrisinde kullanılan psikolojinin aynısıdır: Kullanışla ulaşılan her tatmin gerçekde hayal kırıklığı getirir ve yeni tüketimi gerektiren satın alıp kullanmayı zorunlu kılar: “Alışmış kudurmuştan beterdir” sözü bunu en özlü biçimde açıklar.

    Büyük vaadler ve umutlarla reklamı yapılan kozmetikleri alanlar kullandıklarında o an bir tatmin duyarlar, fakat bu tatminleri çok kısa sürer, çünkü beklenilen neticeyi asla elde edemezler: Reklamdaki kız gibi olamazlar, yüzleri güzelleşmez, gençleşmezler, çekici olmazlar, spor arabalı bir genç bulamazlar, eşleri “aaa! n’oldu sana birden bire çok gençleştin ve güzelleştin” demezler.

    1. Aksine bazıları “sil şu pisliği yüzünden veya hortlağa benzemişsin” diye gırgır geçerler.
    2. Isaca kullanış tatminsizlik getirir.
    3. Bu tatminsizlikten kurtulmanın tek çaresi de yine aynısını veya daha geliştirilmiş olarak reklamı yapılanı veya daha iyi diye duyduğu bir başkasını alarak yeniden kullanmaktır.

    Umutlar hayal kırıklıklarıyla neticelenir. Hayal kırıklıkları yeni umutları kamçılar ve yeni umutları yeni hayalkırıklıkları takip eder. Böylece kozmetik endüstrisi yarattığı kendinden memnun olmayan kadınlar kitlesini hayal kırıklıklarını takip eden umutlar yoluyla kendi pençesinde tutar.

    1. Seks arzusunu tatmin etmek için hoşlanmadığı eşiyle seks yapan kişinin durumu da aynıdır: Her seks sonrası boşalmayla amacına ulaşır, fakat ardından bunu sevgisizliğin tatminsizliği ve hayal kırıklığı takip eder.
    2. Erhaneye giden veya herhangi bir orospuyla ilişki kuran erkeğin ve seksüel ihtiyacını gidermek için erkekleri kullanan kadının seksüel tatmini sadece boşalma tatminidir.

    Sevgisiz seks rakı sofralarında çerezdir. Rakı sofralarının (sözde) doyumu olmayan sohbeti gibidir: Yüzeydedir. Samimi görünür, fakat samimiyetten uzaktır. Mutlu görünür, fakat her anıyla mutsuzluğu heceler. Daha iyi alternatifi olmayan veya bilmeyenin seçtiği hayal kırıklığıyla dolu bir yoldur.

    1. Sevgi ve sevişmek, vurkaççılık veya sadece ihtiyacı olduğunda yaklaşma ve kullanma değildir.
    2. Sevgi ve sevişmek kesintisiz olan ilişkilerdir, hergün ve her an beraberlikteki ve ayrılıktaki beraberliktir.
    3. Sevişme sevginin ölçüsüz yaratıcılığıdır: Bir anlık bir dokunuş, bir nazar, aşkı ifade eden tek bir söz, bir el sallayış, yanağa konan bir öpücüktür.

    Yalnızken olduğu kadar başkalarının önünde de sevdiğini beğeni ve ona kıymet verişi ifade ediştir. El ele yürüme, birlikte güneşin batışını seyretme, birlikte yemek pişirip, sofrayı kurup, sofrayı toplamadır. Birlikte banyo yapma, sarılıp yatmadır. Sevişme seksüel arzuları paylaşarak birlikte tatmin olmadır.

    • Birlikte sevinme, gülme ve eğlenme, kısaca sürekli arkadaş ve yoldaş olmadır.
    • Sevişme sadece yatakta olup biten değildir.
    • Dahası var: Seksi sadece yorganın altına hapsedenler de seks yaparak sevişmeyi monoton yaşamın monoton bir parçası yaparlar.
    • Sevgiyi besleyen sevişme yatakta olup bitenle sınırlanırsa, bu mutsuzluğa giden önemli bir adım olabilir.

    Dırdırla saatlerdir kafası şişen birinin, yatağa yattığında da seksle elde edeceği şey hayal kırıklığıdır. Aynı şekilde, pişen yemeği tuzlu diye beğenmeyen veya herhangi bir nedenle karısının emdiği sütü burnundan getirten veya başkalarının önünde küçük düşürdükten sonra, yatakta sevgi dolu bir sevişme bekleyen kişi, bencillliğin ötesinde aptaldır.

    • Bu tür beklentiler hayal kırıklıklarıyla sonuçlanır.
    • Bu tür ilişkilerin çerçevelediği sekste her boşalış sonrası mutluluk değil, mutsuzluktur.
    • Sevişme biçimleri (sadece seks değil) ta küçük yaştan aile içi eğitimle başlayarak, hayat boyu bu öğrenmeye okul, arkadaşlar, televizyon ve filim gibi bütün iletişim araçları, kısaca insanın görerek, duyarak, hissederek, katılarak tecrübelediği herşey tarafından etkilenerek oluşur.

    Bazen de yeni tecrübeler sonucu değişimlere uğrayarak yeniden biçimlenebilir. Sevgiyi ifadede elbette samimiyetten uzak, yüzeysel, alışılagelen, artık günlük ilişkilerde rutin olmuş göstermeliklere rastlarız. Sevdiğinin elini tutmada, yanağını öpmede, kıymetli olduğunu belirtecek samimi küçük sözler söylemede göstermelik hiçbirşey yoktur.

    Filmlerde sık sık görürüz: Seks yaparlar ve ardından sigara yakarlar. Bu sigara yakış tatminin ve doymuşluğun mu yoksa tamamlanmayan birşeyin sigarayla tamamlanmaya çalışılmasının mı bir ifadesidir? Filmlerde sanki doymuşluğun bir ifadesiymiş hissi verilmeye çalışılır. Fakat gerçekte tamamlanmayanın tamamlanmaya bu yolla çalışılmasıdır.

    Bunun yanında, sekste “herşey bittikten sonra tüttür bir sigara” kültürü adi, bayağı, duygusuz ve bencil bir davranış biçimidir: Ya zengin ol ya fukara, yemekten sonra ister bir sigara. Keçinin tuzu zevkle yaladıktan sonra suya hücumu gibi. (Eğer her iki taraf da bunu büyük zevkle yapıyorsa, buna pek diyecek yok.

    Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.) Sekste hedef “gelme” olunca, gelmeyle amaca ulaşılmış ve herşey bitmiş olur: Yak bir sigara!. Veya götünü dön başla horultuya!. Bu tür seks ilişkisi seksi seks için yapmanın neticesidir. Bunun yerine, “gelme” amaç değil, sevişmede bir araç olarak anlaşılır ve alınırsa, o zaman seks anlayışı ve ilişkisinde önemli değişiklikler olur.

    Örneğin, beş dakkada Beşiktaş, sigara yakma ve götünü dönüp yatma ortadan kalkar. Haşin dalgalardan sonra durulan denizin kendini tamamlayan sahili okşayışı ve sahilin denizi kucaklayışı yumuşak dokunuşlarla devam eder. Rakı sofralarında “gecede beş kerre karıya çektim” diye (“amma karı gene de tatmin olmadı” gerçeğini içinde saklayarak) öğünmek değil.

    Veya kadının kocasına telefon ederek “sen hakkaten erkek misin? Bak senin arakadaşla benim arkadaş sabaha kadar sevişmişler, sende iş yok valla!” diye şikayet etmesi de değil. Rakı sofrasında övünen belkide bu yolla niteliksiz niceliğin ezici baskısından kurtulmaya çalışıyor. Kocasına şikayette bulunan kadın ise, yeni tanışmış kişilere duyduğu kıskançlık veya imreni içinde, eskiye dönüşü özlüyor.

    Her yeni sevgide yaşanır bunlar. Seksde mutluluğu ve doyumu sağlayan, birbirine olan sevginin yanında, seksle ilgili karşılıklı beklentilerin karşılanmasıdır. Karşındakinin senin beklentilerini anlaması ve onları yerine getirmeye çalışması ideal birşey.

    Fakat unutma tango iki kişiyle olur ve bu iki kişinin birbirine çok iyi ayak uydurmasını gerektirir. Bu da birbirini öğrenmeyle olur. Birbirini öğrenme de ilgiyle, imayla, gerekirse açıkça beklentiyi söyleme ile gerçekleşebilir. Karşılanmayan beklentiler şikayet yerine incitmeyecek şekilde ifade etmeyle karşılanmaya çalışılmalıdır.

    Sevginin olması yeterli değildir. Sevgi sürekli beslenmek ister. Sevgiyi besleyen bir faktör de sevginin aktif ifadelerini taşıyan sevişmedir. Sevişmesiz sevgi ise mutsuzluğa giden yoldur. Evlilikte bu en kötü bir biçim alır: Sevişmesiz (sadece seks olarak alma) sevgi birçokları için müebbet hapse dönüşür.

    Sevişmesiz sevgi ölüme mahkumdur. Sevişme bazen acılı mücadeleyi ve dövüşmeyi gerektirir. Ortak sevgi bütünlüğü için (veya biten bir sevgiden kopmak için) bu gereklilik kendini gösterdiğinde, çekinmeden mücadele vermek en sağlıklı yoldur. Sevişmek sevgi içinde bütünleşmektir. Sevişmeyi bilmek, öğrenmek, öğrenmek için çaba göstermek, çekinmemek, küsmemek, utanmamak, açık olmak, yeni ifade yolları aramak ve bulmak, sevilen ifade yollarını her fırsatta kullanmak, anlayışlı olmak, affetmesini bilmek, ilgiyi hiçbir zaman kesmemek gerekir.

    Aksi taktirde netice, örneğin Füsun ve kocasının ki gibi olabilir: Füsun genç yaşta evlenmişti. Kocası da çok yakışıklı biriydi. Füsun’un seksle ilgili bilgisi ve tecrübesi birkaç kitap ve bir de kadınlar matinesinde bir film içinde sınırlıydı. Kısaca cahildi.

    1. Merak ve heyecanla bekliyordu o anı.
    2. Albi gögsünden fırlayacakmış gibi çarpıyordu.
    3. Eşi bir iki öpüşten sonra hemen haşin bir şekilde Füsun’un üzerine çöküp içine daldı.
    4. Füsun kaskatı kesilmişti.
    5. Özellikle bacak kaslarının mermer gibi olduğunu hissediyordu.
    6. Büyük acı içindeydi.
    7. Eşi biraz sonra bitirdi işini.

    Füsun hiçbir zevk almamıştı. Acıdan ve kocasının sert hareketlerinden hoşlanmamıştı. Bu ilk tecrübeyi takip edenler de Füsun’u hayal kırıklığına uğrattı. Kocası seks sonrasında eşinin acıdan acaip yürümesine bakıp alay ederek gülüyordu. Kocasının içinden geçenden Füsün’un hiç haberi yoktu: Kocası kendini tam erkek olarak hissediyordu, çünkü “çok az erkek karıyı bir atlayışta yürüyemez yapabilir” diye zevkten dört köşeydi.

    Füsun’un tanıdığı kadınlar seksin güzelliği ve tatlılığından bahsediyorlardı. Füsun susuyordu, çünkü güzel ve tatlı olan yanın ne olduğunu bulamıyordu. Ayrıca kocasının ter kokusu da midesini bulandırmaya başlamıştı. Hamamcı bile Füsunun kocasını her gördüğünde burnunu tutarak: ” yeter ki gel bana senede birgün” şarkısına başlıyordu.

    Füsun’un içini kendisinde bir eksiklik olduğu kuşkusu kaplamaya başladı. Sonunda doktora gitti. Doktora kocasının ona frigit, duygusuz olduğunu söylediğini ve kocasıyla seksten zevk almadığını anlattı. Doktor sonunda gülerek Füsun’a normal bir kadın olduğunu açıkladı.

    • Fakat bu eşiyle olan ilişkisine bir değişiklik getirmedi.
    • Ilişkileri iyice kötüye gitmeye başladı.
    • Azalan seks ilişkileri giderek tümüyle ortadan kalktı.
    • Füsun kocasından tamamiyle soğumuştu ve boşanmayı düşünüyordu.
    • Herif çekilecek gibi değildi.
    • Sekssizliğine çare olarak kocasının bir arkadaşını buldu.
    • Füsun ilk kez hayatında sekste zevkin ne olduğunu tadıyordu.

    Fakat orgazm olamamıştı. Birkaç beraberlikten sonra adam Füsun’un orgazm olmadığını görünce ona “kızım sen isteriksin” dedi. Şimdi Füsun’un kendinden şüphelenme nedeni değişmişti: Önce kocası frigitsin diye suçlamıştı, şimdi de bu herif “isteriksin” diyordu.

    • Füsun kendine baktı, gerçekten de seksten çok hoşlanıyordu ve bu kerkenez adam da “sen isteriksin” lafını sakız gibi çiğniyordu.
    • N’oluyor bana?” diye korkuyla doktora koştu: “Valla, doktor ben anlayamadım, kocam beni frigit diye suçluyordu, şimdi de beraber olduğum adam “sen isteriksin” diye tutturdu.

    N’oluyor bana doktor? Aman doktor, canım, cicim doktor, derdime bir çare: Uçuruyor muyum yoksa?” Füsun’da hiçbir sakatlık falan yoktu. Kadın senelerden sonra ilk kez kadınlığını yaşıyordu. Bu da seks yaptığı herife ağır geliyordu, çünkü Füsun’la başedemediği hissi içini yiyordu.

    Erkeklerin en büyük korkusu yetersizliktir. Geleneksel erkekler eşlerini eşşek yapar gibi yapıp, eşşek gibi muamele ederek, gerekirse döverek, bu hissin üstesinden gelmeye çalışırlar. Bu tür erkek seksi sadece kendisi için yaptığı için, kadının gelip gelmemesi umurunda bile değildir. Eğer kadın hoşnutsuzluğunu ima veya ifade ederse, erkek kendi bencilliğinden esinlenen bu neticeyi kadını azarlayarak veya döverek bastırır.

    Fakat Füsun ve seçtiği erkek gibi kişilerde durum değişir. Fahri Füsun’un kılına bile dokunamadığı için, kendini yiyip bitiren yetersizlik duygusundan kurtulmanın en kısa yolunu kadını suçlamakta bulur: “Sen hastasın, sen başedilemeyecek isterik bir kadınsın, senin ruhun sekse aç”.

    Böylece Fahri kendini avutur. Füsun bir değil on doktordan “normalsin” diye rapor alsa bile, Fahri kendi dediğinden vazgeçmez. Vazgeçemez, çünkü vazgeçmesi demek kendi yetersizliğini kabullenmesi demektir. Bu da bir erkeğin en son kabul edebileceği birşeydir. Füsun’un evlilikte başına gelen ve benzeri olaylar epey kadının başına gelmiştir ve gelmektedir.

    Bunun da başta gelen nedeni hem erkeğin hem de kadının seks konusunda bilgisizliğidir. Buna o anların heyecanını ve korkusunu da eklersek durum daha da ciddileşir. Bu tür durumdan en çok etkilenen kadındır ve kadının giderek soğuması sonucu evlilik de tepetaklak gidebilir.

    • Onu gerçekte iki tarafın cahilliği ve yetişme tarzıdır.
    • Buna çözüm de eğitimdir.
    • Seksin günah, kirli ve tabu olmadan çıkması, kadının ve erkeğin seks ilişkileri hakkındaki anlayışlarını değiştirmesi gerekir.
    • Bu da içinde bulunduğumuz şartlarda kişiye, eşlere, aileye düşüyor.
    • Adında korku ve kendini sıkmanın ve erkekte hemen saldırmanın ve egemen duygusuzluğun yerini anlayış, hassasiyet, beraberlik, paylaşma ve ortak girişimin alması gerekir.

    Dayak ve seks ilişkisi arasında çok yakın ve yıkıcı bir ilişki vardır. Dayakla başlayan ve dayakla kurulan seks ilişkisi kadını psikolojik bakımdan çelişkiye ve bazen de çıkmaza sokan bir durumdur. Tutsaklığa hazırlanmış ve cahil bırakılmış kadınları kocaları tokatlar ve yumruklarlar.

    Sonra da yatakta aynı eller sevgiyle dokunmak için uzanır. Kadın ceza ve seksi karıştırır ve çıkmaza girebilir. Anlayamaz aynı elin hem dövüp hem de sevmesini. Erkek kadını döver ve sonra kadınla sevişmek ister. Korkan kadın bunu gaddarlığın devamı olarak algılar ve korkudan boyunsunar. “Demek ki seks yapmadan önce dayak gelirmiş” diye düşünen kadın seksi cezalandırmayla karıştırır.

    Cezalandırmayı da seksle. Bazıları bu nedenle seksten nefret etmeye başlar. Seksten mümkün olduğu kadar kaçmaya çalışır. Bazıları ise erkeğin bu davranışını normal seks davranışı olarak algılar ve benimserler. Örneğin seks yapma ihtiyacı duyduğunda seks istemini ifade yaklaşımı sevgiyle dokunma yerine bağırma ve huzursuzluk çıkarma olur, ardından da kavga veya dayak ve seks gelir.

    • Bu tür bir etki bilindiği için, örneğin köpekler gazeteyle cezalandırılır ve elle sevilir.
    • Elle asla dövülmez.
    • Bu nedenle ben bir köpeğin elle dövülüp dövülmediğini hemen kolayca anlarım: Köpeğe sevmek için elini uzattığında köpek korkuyorsa, kendini tutuyorsa, titremeye başlıyorsa o köpek elle dövülüyor demektir.

    Köpeğe dokunduktan sonra elini çekme ve okşa, köpek o zaman bu dokunuştaki amacın sevme olduğunu anlar. Elini hiç kaldırmadan okşamaya devam edersen ayni mesajları alır. Fakat eğer elini çekersen ve sonra yeniden koymaya çalışırsan köpek gene “ne olacağını, dövüleceğini mi yoksa sevileceğini mi bilmediği için” korkulu, tedirgin ve gergin bir davranışa geçer.

    1. Dövülen kadınlar da aynı psikolojik davranış ve tepki özellikleri gösterirler.
    2. Ayrıca sekse başlamayı kocalarından öyle öğrendikleri için seksi arzuladıklarında kocalarını dayak atması veya bağırıp çağırması, sinirlenmesi için kışkırtırlar.
    3. Birçok kadın bunun farkında bile değildir. Erkek de.
    4. Böylece tutsak kadın caninin düzenine kendini ayarlar.

    Rıfkı o yaz havuz başında genç bir kızla. Bir hafta kadar sonra kız Rıfkı’yı evine davet etti. Kızın odası üst katta idi. Aşağıda mutfakta biraz oturup birşeyler içtikten sonra müzik dinlemek için kızın odasına çıktılar. Küçük bir odaydı. Yatağın üstüne oturup müzik dinlemeye başladılar.

    Ardından öpüşme geldi. Rıfkı korkunç derecede heyecanlandı. her ikisi de giyinikti. Öpüşerek yatağa uzandılar. Kız Rıfkı’nın pantolonunu çıkarmaya davrandı. Çıkarttılar. Kız ince yazlık etek giyiyordu. Rıfkı kızın üzerine çöktükten biraz sonra kendi donuna geldi. Korkunç derecede utanmıştı. Kız anlayışlı davrandı.

    Rıfkı olayı kendine yediremedi ve özür dileyip çıkıp gitti. Rıfkı’nın başına gelen eminim epey erkeğin (belki de hemen her erkeğin) bir zamanlar başına gelmiştir. Telefonda konuştular sonra. O hafta sonu yemeğe çıktılar, ordan da dansa gittiler. Ertesi gün öğleden sonra kız Rıfkı’nın evine geldi.

    1. Sevişmeye başladılar.
    2. Rıfkı bu sefer dikkatliydi.
    3. Odayı sıcak yaz ışığı dolduruyordu.
    4. Rıfkı kızın vücudunu çok sert bulmuştu: Taş gibi.
    5. Bir müddet sonra girmeyi denedi, fakat beceremedi.
    6. Iz “benim yüzümden” dedi: – Ben çok sıkıyorum kendimi.
    7. Ben üste geçiyim de deneyelim.
    8. Denediler.
    9. İmkansızdı.
    10. Izın bütün vücudu, bütün kasları taş kesilmişti.

    Uğraştılar. Sonunda vaz geçtiler. Kız birkaç kez denediğini ve her seferinde böyle olduğunu söyledi. Rıfkı başına gelene şaşırmıştı. Kız neden taş gibi kesilmişti? Neden becerememişlerdi? Korkudan mıydı? Neden adaleleri bir türlü çözülmüyordu? Gerçekte, kızın kesinlikle bu sorununu çözümlemesi için doktora gitmesi gerekliydi.

    1. Peki bu kız kız arkadaşıyla sevişirken de taş gibi kesiliyor muydu? Hayır.
    2. Tam aksine çok gevşek ve rahat hissediyordu.
    3. Sorun korku muydu? Güvenin olmaması mıydı? İkisi de birbirine karşı ilgi ve cazibe duymuşlardı.
    4. Anlayışlı da davranmışlardı.
    5. Peki sorun neydi? Kızın erkek yerine kızları sevgili olarak tercih etmesinden mi kaynaklanıyordu? Peki bu tercih nerden kaynaklanıyordu: Erkekle seks denemesindeki başarısızlığından mı? Bu başarısızlığın nedeni neydi peki? Yaman ve Kamile yeni evlenmişlerdi.

    Mutluydular. Severek evlenmişlerdi. Balayına gittiler. Döndüklerinde Kamile’nin kız arkadaşları merakla sordu: “Nasıldı, anlat n’olur?” Kamile kısa ve özlü bir cevap verdi: “Bir müddet sonra bıkıyor insan.” Kızlar hayal kırıklığına uğramıştı. Gerçekte Kamile’nin hissettiği bir tehlike işaretiydi.

    Çok sürmedi, aralarında anlaşmazlıklar ve seks problemi çıktı. Kamile Yaman’ı, Yaman da Kamile’yi suçluyordu. Kamile sonunda doktora gitti. Doktor Kamile’ye hiçbir sorunu olmadığını, kocasının sevişirken acele etmemesini, öpüşmeye, sarılmaya gereğince yer vermesini, Kamile’yi de düşünmesini söyledi. Yaman buna çok bozuldu: – Yok ya, kadınınki cıvık et gibi birşey.

    Bir saat içindeyim. Birşey olduğu yok. Benimki ufak falan olsa da, “belki” derim, o da değil. Kamile ise Yaman’ın çok duygusuz olduğundan şikayet ediyordu: Ne öpüşmeye, ne dokunmaya, ne de okşamaya doğru dürüst yer veriyordu. İki dakka sonra canını yaka yaka içine dalıyordu.

    Canını yakmasa bile, gene de hoşlanılacak, haz duyulacak birşey değildi. Kamile’ninki gerçekte evliliğin çeşitli dönemlerinde yaygın olan bir problemdir. Burda erkeğin ya vurdumduymazlığı ya da bilgisizliği ya da ikisi birden rol oynar. Problem (a) ya aralarındaki genel anlaşmazlığın bir yansımasıdır, (b) ya erkek kadının beklentilerinin farkında değildir, (c) ya kadının beklentilerine kulak asmıyordur, (d) ya “dediğim dedik,” “ben seni iyi bilirim,” “sen ne istediğinin farkında mısın?” diyen erkeğin bağnazlığındandır, (e) ya da hepsinin bir karışımıdır.

    Yaman eşinin içinde bir saat kalmasının eşini tatmin etmemesine şaşıyor ve kızıyor ve eşini “et yığını” diye çağırarak soruna kendince çözüm buluyordu. Gerçekte bu çözüm değil, problem yaratan duygusuzluk, anlayışızlık ve suçlamadır. Gerçek çözüm birbirlerinin beklentilerini karşılamaya çalışmak ve ona göre sevişmektir: Eşinin senden istediği ne? Sevdiği ve sevmediği neler? Haz duyduğu şeyler ne? Eşinin beklentilerini kendi kafana göre değil de, sevgilinin istediği şekilde karşılamaya çalışırsan, sevişmede anlaşma ve doyum yolunda en büyük adımı atmış olursun.

    Liz güzel bir kızdı, tıp fakültesine gidiyordu. Evi iki katlı ve dört yatak odalıydı. iki erkekle evini paylaşıyordu. Bunlardan biri de Kerimdi. Kerim’in bir arkadaşı tatilinin birkaç gününü geçirmek için gelmişti. Evliydi ve epey sorunlu bir evlilikti. Liz Osman’ı görünce hoşuna gitti. Osman oldukça atletik yapılı, çekici bir gençti.

    Liz Kerim’e durumu anlattı. Kerim Osman’a nakletti olayı. Liz ile Osman beraberdiler o gün. Liz’in odası Kerim’in tam üstündeydi. akşam üzeriydi, Kerim ders çalışıyordu. birden Liz girdi odaya. biraz acele ve heyecanlı bir şekilde, “Senin bu arkadaşının derdi ne?” dedi.

    • Erim kendi kendine “eyvah, bizim oğlan kıza fena saldırdı herhalde” diye içinden geçirdi.
    • N’oldu ki?” diye sordu.
    • Liz: – Birşey olduğu yok, Kerim.
    • Ne demek istiyorsun? – Hiç birşey olduğu yok.
    • Yatağın kenarında oturuyor öyle.
    • Birşey yaptığı yok.
    • Erim gülmeye başladı.
    • Ikiside güldüler.
    • Çekiniyordur, biraz teşvik et.

    Liz’in teşvik sözü aklına yatmıştı. “İyi Öyle yapayım” diye çıkıp gitti. Hikayeyi uzatmayım. Liz’in teşviki de ise yaramamıştı. Birşey olmamıştı. Osman’ın sorunu neydi? Genç yaşta mutsuz bir evlilik ve bu evlilikte eşini doyuramama hissinin yarattığı kendine güvensizlik ve bunun getirdiği korku muydu? Osman düpedüz seksten kaçıyordu.

    Liz ile yatmamak için ya kafadan uçuk olman, ya evliysen eşine iyice aşık olman ya da seks psikolojinin pek kötü durumda olması gerekir. Osman’ın seksten kaçışı ve korkusu eşiyle olan tecrübelerinin bir neticesi olmalıydı. Osman öyle doktora falan gidecek biri de değildi. Doktorsuz halletmişmiydi problemini? Doktorun da fayda edeceğini sanmıyorum, çünkü sorun seks yetersizliği değil, fakat beklentilerin karşılanmadığı anlayış ve davranış yetersizliğiydi.

    Şimdi ikinci evliliği ne alemde acaba? Kerim Osman’ın ikinci evliliğinin de pek iyi gitmediğini duydu. O zamanlar köyde küçük çocuklar onun bunun evini “önmeden,” yani gizlice seyretmekten zevk alırlardı. Gerçek zevk seyretmekten çok sonradan yaptıklarındaydı.

    Gündüz. Yaz vakti. Birkaç erkek çocuğu bir evi önüyorlar. İçerde adam sandalyeye oturmuş, eşini kucağına almış seks yapıyor. Adam işini bitiriyor, fakat eşinin içinden çıkmıyor. Kadın bıkkın bir sesle: “Amaaan Nedim, çok tuttun çek şu pisi içinden” diyor. Bu söz kadının seksten ne denli zevk aldığının bir işaretidir: Eh! Sen istediğini aldın, ben de görevimi yaptım, bitti, daha ne duruyorsun?.

    Kadının “çok tuttun çek şu pisi içinden” lafını duymak çocuklar için yeterliydi. Ayrıldı çocuklar. Oynayıp zıplayarak giderken bir taraftan da “Amaaan Nedim, çok tuttun çek şu pisi içinden” diye bağırıyorlardı. Diğer çocuklar da kaptı bu teraneyi. Sonradan adamı kahveye giderken gördüler.

    1. Hemen arkasına takılıp hep bir ağızdan koro tutturdular: -Amaaan Nedim, çok tuttun çek şu pisi içinden.
    2. Sevişmeyi ve seks arzusunu kişinin seks anlayışı ve tecrübeleri ve bu tecrübelerin çıkardığı neticeler büyük ölçüde biçimlendirir.
    3. Bu tecrübeler Osman’inki veya Füsun’unki gibiyse, etki kişinin karşısındakini suçlamasına, fakat kendi kendine kendi seksülelliğini soruşturmasına, bazen frastrasyonlara, seksten zevk almamaya, seksten soğumaya, seksten korkmaya ve evlilikte seks anlaşmazlığına götürebilir.

    Bu da evliliğin başağrılarıyla dolu olmasına ve yıkılmasıyla sonuçlanabilir. En etken çarelerden biri bu duruma düşmemeye çalışmaktır. Eğer durum iç açıcı değilse, seks ilişkisinin neden o duruma geldiğini kendi kendini aldatmaya çalışmadan ve karşındakini suçlamadan öğrenmeye çalışmaktır.

    Eğer seksi düşündüğünde, eşini düşünüp heyecanlanmıyorsan, huzursuz ve geçimsiz bir evlilik düzeni kurmuşsunuz demektir. Eğer seksi düşününce, eşin aklına geliyor ve soğukluk hissediyorsan veya miğden falan bulanır gibi oluyorsa, durumun daha da kötü demektir. Eğer seksi düşündüğünde, başkası aklına geliyor ve heyecanlanıyorsan veya seks hayallerinde başkaları varsa, durumun bambaşkadır.

    Bunu biraz daha açıklayayım: Seksiz aşk olmaz. Seks arzusu ve bu arzunun tatmini insanın temel ihtiyaçlarından ve faaliyetlerinden biridir. Eğer sevgiline veya eşine karşı seksüel bir arzu duymuyorsan, herhangibir nedenle seksüel bir his içini doldurduğunda sevgilini aramıyorsan tek kelimeyle sana ve size yazık arkadaşım.

    1. Bu beraberliğiniz, eğer normal bir akış içinde giden bir beraberlik olarak gördüğünüz bir beraberlikse, gerçekte sadece arkadaşça bir beraberlikten başka birşey değildir.
    2. Arşılıklı seksüel arzuların olmadığı ve bu arzuların tatmin edilmediği beraberlik mutsuz bir beraberliktir, ve büyük problemlere gebedir.

    Bu yorumum yapabileceğim en olumlu bir yorum. Bu üç durumda ve benzer durumlarda evlilik çalışıyor görünse bile gerçekte çalışmıyor demektir. Bu kişiler ne yazık ki mutsuzdurlar. Bu duruma düşmemek için de, sürekli tekrarladığım gibi, sevgilinle sevişmeyi ve sevişmede anlaşmayı ta baştan öğrenmeye çalışmak gerekir.

    1. Bu da iletişimde karşılıklı anlayış ve açık kalpliliğin olması zorunluluğunu getirir.
    2. Utangaçlık, vurdumduymazlık, bencillik, ve inatçılık ortadan kesinlikle kalkmalıdır.
    3. Ve de şu vereceğim örnekteki gibi zır cahillik: Iki sevgili.
    4. Daha gencecik ikisi de.
    5. Iz bir kız arkadaşına sevgilisinin cinsel ihtiyaçlarını gideremeyeceğini ve bu nedenle sevgilisinin cinsel ihtiyacını giderebilmesi için başka kadınlarla olabileceğini söylüyor.

    Bunu da normal karşılayacağını belirtiyor. Oğlan kıza iyi yuttturmuş valla! Bir kızın bu denli cahil bırakılacağını ve dolayısıyla erkeğin kızı kolayca kandırıp kullanabilmesine açık olabileceğini aklım zor alıyor. Bundan daha da beterleri vardır muhakkak.

    • Benim bu tür durumla karşılaşan kızlara ilk tavsiyem: Sana aşık olanın şeyi sadece sana kalkar, ve şeyi herhangibir nedenle kalktığında da sana gelme arzusu duyar.
    • Bu dediğim, aşkın en belirgin ve hatasız ölçüsüdür.
    • Eğer seninki şeyi kalktığında “seni bulursam seni düdüklerim, başkasını bulursam, başkasını da, çünkü erkek böyledir, çünkü sen benim için yeterli değilsin” gibi laflar ediyorsa, sen de ona onun söylediği aynı şeyleri söyle, bak nasıl kudurur kelek.

    Söylemekten çekinme ve utanma, eğer o böyle bir utanmazlığı yapıyorsa, bu utanmaza utanmazlığını ancak böyle anlatabilirsin. Ve sonra, kendini kendi istediğin gibi sevdirecek davranışları kendine prensip yap ve uygula, ve kendine seni seven ve sana insanca saygısı olacak birini bul.

    1. Erkek kıtlığı yok Türkiye’de.
    2. Aşk ve seks iki kişinin birbirine olan arzusudur.
    3. Aşkın içine üçüncü kişi girdiğinde çorba olur.
    4. Bu çorbayı da birinin yutması gerek.
    5. Yutturabilmek için de “Tanrı böyle istiyor, dininimizin icabı bu, hayat böyle, gerçek böyle, böyle gelmiş böyle gider” gibi mavalları yutturabilmek ve yutmak gerekir.

    Bu yutturma ve yutma da bu yutturmacaya dayanan egemen sistemlerin çalışmasıyla gerçekleşir. Buna örnek vermeye bile gerek yok. Bir erkeği seks bakımından tatmin edemeyecek bir kadın çok nadir bulunur. Yoktur desem, yanlış olmam. Erkeğin eğitimi genelllikle “bir delik bulsun da, nasıl delik olursa olsun” eğitimidir.

    1. Bu yöndeki eğitime de kerhaneler, hayvanlar ve erkeğin kendi eli büyük katkıda bulunur.
    2. Adının genel eğitimi ise ne yazık ki erkeğin beline, istese de istemese de, torba olmak ve tabi ki birinci neden, çocuk yapmaktır.
    3. Bir kadının bir erkeği tatmin edememesi için çok uğraşması gerekir.
    4. Bir kadın seks yaparken “şu herifi seks yaparak, tatminsiz bırakıyım” diye çabalasa bile içine girmiş herifi biraz zor tatminsiz bırakır.

    Cinsel ilişkide tatmin etme kızın değil, erkeğin sorunudur! Kız erkeği birkaç inleme ve kıvranma ile kolayca bulutlarda uçurabilir. Yani kızın erkeği cinsel bakımdan tatmin edebilmesi için bin dereden su getirmesine hiç gerek yok. Kımıldaması ve birkaç ses çıkarması yeter.

    Adının bacaklarının arasında gelince balon gibi sönen bir aleti yok. Erkek aleti kalkmazsa hapı yuttu demektir. Kadının böyle bir sorunu yoktur: Kadın bir gecede istediği sayıda erkeği cinsel bakımdan tatmin edebilir. Peki erkek bunu yapabilir mi? Nah yapabilir! Cinsel ilişkilerde tatmin problemleriyle gelen büyük çoğunlukla erkektir.

    Erkeğini tatmin edemeyen cinsel sorunlu kadın çok azdır. Fakat kitabın başka yerlerinde de örnekler verdiğim gibi erkekler kendi yetersizliklerini kadına yüklemede ve bunu kadına kabul ettirmekte pek güçlük çekmezler. Eğemenliğin bir diğer görünüm ve uygulama şeklidir bu.

    Eğemenliğin işlediğinin ve egemen ideolojinin kendi başarısına sevindiğinin bir göstergesidir. – Kadın erkeği ne zaman cinsel bakımdan tatmin edemez? – Cinsel ilişkide bulunmadığı zaman. Bu söylediğim bile alçaktan almadır: Erkek kadını hayal ederek veya Playboy’daki gibi kadın resimlerine bakarak bile tatmin olur.

    Kadın istemese bile erkeği tatmin eder. Tabi bu son söylediğim erkekler kadar olmasa da kadınlar için de geçerlidir. – Hüsnü diyorki “ben cinsel ilişkide bulunduğum halde karı beni tatmin etmiyor.” Buna ne dersin? – “Amin” derim. O Hüsnü’nün hüsnü kuruntusudur.

    Hüsnü’nün tatmin olmaması için gelmemesi lazım. Geliyor muymuş? – Ne bileyim, sormadım ki. Diyelim ki geliyor. Ama gene de tatmin olmayabilir. Yani seks bakımından tatmin olur da ruhsal bakımdan tatmin olmayabilir. – Erkek seks yaparsa ve gelirse, bu onun cinsel bakımdan tatmin olduğunun göstergesidir. Adamın tatmin olmama hissi, sevmediği şıfrıntı karısıyla, başka alternatif bulamadığından, kalkan şeyini indirmek için seks yaptığından kaynaklanır.

    Boşalmak için yapılan seksin bir neticesidir bu. Aşka muhtaç, aşkın içine etmiş veya aşkı kaybetmiş kişinin sevgisizlik içinde sevgisizlikle yaptığı seksin bir ifadesidir bu tatminsizlik hissi. Adam yapar ve yaptığına bile pişman olur. – Kadın ölü gibi yatmış herifin altında, herif bundan ne zevk alacak? Herif tabi tatmin olmaz.

    – Eğer öyle erkeğin altında halı gibi yatan kadınlar varsa, bunun nedeni o kadının seks anlayışından ve seksten beklentilerindendir. Yerdeki halı sadece çiğnenmek, üstünden geçilmek için oraya serilmiştir. Ne bekliyorsun, bir de halının dürülüp bükülüp sen her sefer üstünden geçtikçe senin götünü mü yalamasını? Görevini yapıyor ya, yeterli değil mi? Bu tür kadını suçlamak kadar adi birşey yoktur bence.

    Koltukları kabara kabara tavukların ardından koşarak seksin ne olduğunu bildiğini sanan Hüsnü gibi horozların bu durumda şikayeti bırakıp eşlerine seksi sevdirmeyi, seks ilişkisinin ve sevişmenin ne olduğunu öğretmeyi üstelenmeleri gerekir. Kadının bekaret zinciriyle ve seksin tabulaştırılmasıyla cahil bırakıldığı bir çevrede, bu tür durumlarda görev erkeğe düşmektedir.

    • Tabi sekste tecrübesi çoğunlukla sadece erkeklik olan erkeğin de gerçekte öğretecek çok az şeyi vardır.
    • Zaten gerçekte tecrübeli olsa veya seks ilişkisi hakkında sağlıklı bilgilere sahip olsaydı, “karı altımda ölü gibi yatıyor,” veya “karıyı iki saattir pompalıyorum, bana mısın demiyor” diye şikayetlerle gelmezdi.

    Seks ilişkisi iki kişi arasındaki paylaşmadır. Paylaşılan arzular ve tatminlerdir. paylaşma yoksa seks ilişkisi sakat bir ilişkiden başka birşey değildir. Seksdeki problemlerin çoğu paylaşmayı bilmeme veya bildiğini sanmadan dolayıdır. Dırdırı ve şikayeti bırakıp paylaşmayı öğrenelim.

    Islama göre sevişme nasıl olmalı?

    Cinsel ilişkide sınırlar nelerdir ve oral yolla yapılan uygulamalar caiz midir? » Sorularla İslamiyet Değerli kardeşimiz, “Eşlerin birbirine her yerleri mübahtır, haram değildir” şeklindeki bir hüküm doğru değildir; kadına anüsten yaklaşmak (ters ilişki) Ehl-i sünnete göre caiz değildir.

    1. Ağız da cinsel temas için değil, başka işler için var edilmiştir; oradan cinsel temas yaratılış amacına da fıtrata da ters düşer, fıtratları bozulmamış olanlar bundan nefret ederler.
    2. Prof.Dr.Hayrettin Karaman) İslam, kişinin bütün hayatını içine alan ve her konuyu değerlendiren bir dindir.
    3. Bu sebeple insanın hayatında önemli bir yer tutan cinselliği ve eğitimini de ihmal etmemiştir.

    Belirli ölçüler içerisinde helal dairesinde keyfe kafi gelecek şekilde düzenlemiştir. Her problemlerini Hz. Peygambere (asm) sorup öğrenen sahabeler ve onların hanımları, cinsellikle ilgili sorunlarını da bizzat sorarak öğrenmişlerdir. Nitekim, sahabeden birisi hanımına üreme organından olmak şartıyla arka tarafından yaklaşmak istemiş, ancak hanımı buna karşı çıkmış ve doğacak çocuğun şaşı olacağı şeklindeki Yahudi anlayışını da bahane göstererek itiraz etmişti.

    Durum Peygamber Efendimize (asm) haber verildiğinde “Eşlere, üreme organından olmak şartıyla, istenildiği şekilde yaklaşılabileceğini” (1) ifade eden ayet geldi. Bu ayeti açıklayan Peygamberimiz (asm) de “Üreme organından olmak şartıyla arkadan, yandan, üstten, alttan, istenildiği ve hoşa gidildiği şekilde cinsel ilişkiye girilebileceğini” ifade etmiştir.(2) İslam, kişinin eşiyle cinsel ilişkisini şu durumlarda yasaklamıştır : 1.

    Âdet halinde ve lohusalı iken cinsel temas haramdır.2. Eşinin dışkı yerinden, yani anüsünden yaklaşmak. Zevceye dışkı yerinden cinsel ilişkiye girmek büyük günahlardandır. Peygamber Efendimiz (asm): “Hanımına dışkı yerinden yaklaşan kimse lanete uğramıştır.” buyurur.

    • Başka bir hadîslerinde de: “Erkeğe veya kadına arka yoldan yaklaşan kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz.” buyururlar.(3) Dinimizin bunların dışındaki cinsel ilişkiyi, üreme organından olmak şartıyla her türlü şekline müsaade ettiğini ve haram kılmadığını anlıyoruz.
    • Eşlerin birbirini yalama, okşama, dudaklarıyla, oral yolla ve elleriyle cinsel ilişkiye hazırlamak için vücutlarının değişik yerlerine yaptıkları her türlü hareketin haram olmadığını söyleyebiliriz.

    Ancak kesin bir yasağın olmaması, bazı tavsiyelerin de olmadığı anlamına gelmez. Cinsel ilişki esnasında dikkat edilmesi tavsiye edilen hususlar şunlardır: 1. Eşlerin cinsel ilişki esnasında üstlerine bir örtü almaları.(4) 2. Eşlerin birbirlerinin cinsel organlarına bakmamaları.(5) 3.

    Bu tavsiyelere uymak güzel olmakla beraber, üreme organından olmak şartıyla her türlü sevişme ve ilişki caizdir. İlave bilgi için tıklayınız: – Dipnotlar:

    1. Bakara Suresi, 2/223.2. bk. Elmalılı Hamdi Yazır’ın ve İbni Kesir’in Tefsirlerinin Bakara, 2/233. ayetin tefsiri.3. bk. Ebû Dâvûd, Nikâh, 45; Müsned, I, 86; II, 444; Tirmizî, Taharet, 102; Mişkâtü’l-Mesâbih, II, 184.4. Kenzu’l-ummal, 6/415.5. İbn Mace, Nikah, 28.6.

    Cinsel ilişki isteği neden artar?

    Bu durumun nedenleri; tiroid bezleri veya böbrek üstü bezlerinin normalden daha çok çalışması, çiftler arasındaki cinsel uyumsuzluk, tüberküloz hastalığı, hormonal bozukluklardan ötürü biriken androjen, türlü beyin hastalıkları, türlü psikolojik problemler, madde ve alkol kullanımı şeklindedir.