Laboratorio Cianorte

Dicas, Recomendações, Ideias

TransseksEl Ne Demek?

Transeksüel kimlere denir?

Tanımı – Fiziksel açıdan kadınsı özelliklere sahip fakat eril cinsiyet kimliğinde olan bireyler, kadından erkeğe transseksüel, yani trans erkek olarak nitelendirilmektedir. Fiziksel açıdan erkeksi özelliklere sahip fakat dişil cinsiyet kimliğinde olan bireyler ise trans kadın olarak tanımlanmaktadırlar.

Transseksüel bireylerden bazıları, erkekten kadına transseksüellik ( MTF ) ve kadından erkeğe transseksüellik ( FTM ) kavramlarını reddetmektedir çünkü onlara göre bu yeni kavram, onların asıl yani yaratılıştaki cinsiyet kimliğine, cinsiyet belirleyici olarak uymamaktadır. Aynı zamanda bu iki kavram, bedensel özelliklerin değişimini ve davranış değişikliklerini de ele aldığından cinsiyet değişimine olanak sağlamaktadır.

Transseksüellere göre, onların asıl cinsiyetleri (bedensel ve davranış değişiklikleri de dâhil) değiştirilemez olduğundan eleştirmenlere göre de onları bu kavramlarla nitelendirmek doğru değildir. Eski tıp kaynakçalarında yer alan, hissedilen cinsiyetin yerine, bedensel cinsiyetin ön planda tutulduğu transseksüel kadın (trans kadın yerine geçen) ve transseksüel erkek (trans erkek yerine geçen) kavramları, çoğu transseksüel tarafından reddedilmiş ve günümüzde de kullanımdan kalkmıştır.

Transseksüel nedir ne demek?

/ cetad.org.tr Transseksüel ne demektir? Doğumumuzda anatomik, genetik ve biyolojik özelliklerimizle belirlenen cinsiyetimize ‘biyolojik cinsiyet’ denmektedir. Kişi 2-3 yaşlarındayken ‘ben kızım’ ya da ‘ben erkeğim’ duygusu yani ‘cinsel kimliği’ oluşmaya başlar.

İnsanların büyük bir kısmının cinsel kimliği biyolojik cinsiyetleri ile uyumlu olmasına rağmen bazı kişiler kendilerini biyolojik cinsiyetlerine değil karşı cinsiyete ait hissedebilirler (örneğin doğumunda kadın cinsel organlarına sahip bir kişinin kendisini erkek, ya da erkek organları ile doğan bir kişinin kendisini kadın olarak tanımlaması gibi) Kişinin cinsel kimliği ile biyolojik cinsiyetinin örtüşmediği bu duruma ‘transseksüalite’ denir.

“Transgender” kavramı 1970lerde ilk kez Virginia Prince tarafından, “sahip oldukları üreme organlarına göre beklenilenin dışında cinsiyet kimliği özelliklerini tam zamanlı sergileyen kişiler” olarak tanımlanmıştır. Tüm translar uyum sürecinde benzer şeyler istemeyebilirler, talep etmeyebilirler.

  1. Bedenleriyle ilgili farklı oranlarda hoşnutsuzluk yaşayabilirler.
  2. Yaygın inanışın aksine, çoğu transgender üreme organlarına yönelik cerrahi geçirmez.
  3. Bazısı bunu arzu etmez, diğerlerinin ise ekonomik gücü yetmez.
  4. Transseksüel bireyler her tür cinsel yönelime sahip olabilirler.
  5. DSM-5’te cinsiyetinden hoşnutsuzluk teriminin kullanımıyla ilgili yaşa bağlı bir ayrım yapılmamıştır.

Ancak, çocuk ve ergenlerin tanı ölçütlerinde bazı farklar mevcuttur. Çocuklarda cinsiyetinden hoşnutsuzluk diğer cinsiyetten olmak isteğinin ifade edilmesi ve yaygınlıkla diğer cinsiyetten çocuklarda beklenen bir dizi davranış sergilenmesi ile kendini gösterebilir.

  1. Transseksüelliğin nedenleri nelerdir? Araştırmacılar transseksüalitenin biyolojik, genetik, ailesel, sosyal ve kültürel faktörlerin etkileşiminden kaynaklandığı konusunda hemfikirlerdir.
  2. Fakat cinsel kimlik bozukluğuna neden olabilecek bir faktör saptanmamıştır.
  3. Her geçen yıl bunların göreceli katkısını anlamaya biraz daha yaklaşılsa da, çoğu faktör hala bilinmemektedir.

Eldeki veriler, transseksüelliğin genetik, fiziksel ya da hormonal bir bozukluktan kaynaklanmadığı yönündedir. Psikolojik faktörler göz önüne alındığında, sosyal öğrenme kuramları, yetiştirme unsurları, ebeveyn tutumları ayrıntılı bir şeklide pek çok araştırmada değerlendirilmiş fakat belirgin bir sonuç elde edilmemiştir.

  1. Sonuç olarak bazı bireyler transseksüel olarak doğmaktadır, bu ne bir seçim ne de başkasının (en yaygın kanı ile ebeveynlerinin) hatası değildir, sadece bir farklılıktır.
  2. Transseksüellik nasıl anlaşılır ve nasıl belirtiler gösterir? Genel olarak, dışarıdan bakıldığında bir kişinin transseksüel olduğu anlaşılamaz.

Çocuklarda tipik olarak 3 yaş civarında cinsiyet kimliği hissi gelişmeye başlar. Bu dönemde cinsiyetle ilişkili davranışlar ve ilgiler geliştirebilirler ve bazıları başka cinsiyetten olma isteğini ifade etmeye başlayabilir. Ergenlikle beraber transseksüellik kendisini daha çok gösterir.

  1. Çünkü ergenlikteki cinsiyet karakterleri ortaya çıkacak ve bedensel hoşnutsuzluk daha belirgin olacaktır.
  2. Çocuk ve ergenlerdeki cinsel kimlik çatışmasının sıkça rastlanan görüntüsü, karşı cinsiyete sahip olma arzusunun ifade edilmesi, karşı cinsiyet gibi giyinme, hissettiği cinsiyete ait oyun ve oyuncaklarla oynama, halihazırdaki kabul edilen cinselliğine ve cinsiyetine uygun beklenen hal ve tavırlardan, giyinmekten ve oyunlar oynamaktan kaçınma, hissettiği cinsiyetten oyun arkadaşı ve arkadaşları tercih etme, vücut olarak cinsel özelliklerinden ve işlevlerinden hoşlanmama şeklindedir.

Çocukken karşıt cinsiyete özgü davranışlar cinsel kimlik bozukluklarından daha sık görülür. Başka bir deyişle, her karşıt-cinsiyet davranışı gösteren çocuk ergenlik ya da erişkinlik döneminde transseksüelite yönünde gelişme göstermeyecektir. Süreç ve sonuçları belirgin olmasa da hem erken çocukluk hem de ergenlik dönemlerinde ebeveynlerin yapması gereken cezalandırıcı ve yargılayıcı olmadan, hem destek hem de bilgi alabilecekleri konunun uzmanı bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmaktır.

Transseksüalite sadece erkeklerde mi görülür? Transseksüalite sadece erkeklerde değil kadınlarda da görülebilen bir durumdur. Fakat toplumda nadir olarak görülen bir durum olduğu için sıklık ölçümü çalışmaları görece zorlaşmaktadır. Yine de yapılan son çalışmaların verilerine göre sıklık, erkeklerde 11.900’de 1, kadınlarda 30.400’de 1’dir.

Toplamda erkeklerde hoşnutsuzluk yaygınlığı kadınlardaki cinsiyetinden hoşnutsuzluk yaygınlığından daha fazladır. Tanıda önemli bir nokta, doğuşta cinsiyeti kız olarak belirlenen ve erkek çocuk gibi giyinen ve davrananların, doğuştan erkek olan ve kız çocuk gibi davrananlardan daha fazla kabul gördükleridir.

Transseksüalite sapkınlık ya da akıl hastalığı mıdır? Bir bozukluğu mental (akıl) bozukluk olarak niteleyebilmek için, bozukluğun kişide mental yakınmalara neden olması ve uyumla ilgili belirgin sorunlara neden olması gerekir. Eskiden Cinsel Kimlik Bozukluğu tanısı altında takip ediliyordu. Bu, daha damgalayıcı ve patolojize eden bir tanımdı.

DSM-5’te Cinsiyet Disforisi (Cinsiyet Hoşnutsuzluğu) şeklinde geçici bir tanı ortaya çıktı. Yapılan müdahalelerle artık cinsiyet disforisi ortadan kalktığı için kişi daha az stigmatize edilen bir durumda takip edilmiş olur. Cinsiyet disforisi biyolojik, hormonal, fiziksel bir hastalık olmadığı gibi bir sapkınlık da değildir.

  1. Tarihsel olarak tüm dönemlerde çeşitli toplumsal kurallar nedeniyle farklı özellikleri olan azınlık grupları ‘normal’den sapma gösterdikleri, yani aslında sadece ‘farklı’ oldukları için ‘sapık/sapkın’ olarak nitelenmişlerdir.
  2. Günümüz biliminin sunduğu bilgiler ışığında bu nitelemenin hiçbir bilimsel gerçekliği yoktur.

Cinsiyet disforisi (Cinsiyetinden Hoşnutsuzluk) nin tedavisi nedir? Çocuklarda cinsiyet kimliği ile ilgili sorunların tedavisi tipik olarak cinsiyet kimliklerini ve cinsiyete özgü olduğu düşünülen ilgilerini keşfetmelerinde rehberlik edecek bireysel, aile ve grup terapilerini içerir.

Kişinin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimini değiştirmeye yönelik onarım veya dönüşüm terapisi uygulayanlar vardır. Bu tür terapiler Amerikan Psikiyatri Birliği’nin tutum bildirileri ve Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi’nin uygulama kılavuzları ile çelişmektedir. Cinsiyeti ile uyumsuz çocuklar puberteye yaklaştıkça, bazılarında bekledikleri veya yaşamaya başladıkları fiziksel değişikliklere bağlı aşırı uğraşı veya yoğun korku görülür.

Psikoterapi desteği sağlamanın yanısıra, pekçok klinisyen ergenin pubertenin ilk işaretlerine karşı tepkilerini, puberteyi önleyen ilaçların gerekip gerekmediğine karar vermek için bir pusula olarak kullanmaktadır. Puberteyi önleyen ilaçlar, gonadotropin-salıverici hormon (GnRH) agonistleri olup, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimine yol açan hormonların salınımını geçici olarak engelleyip, ergenler ve ailelerine en iyi seçenekleri değerlendirerek harekete geçmeleri için zaman sağlarlar.

  • Ancak bu tür adımlar dikkatle değerlendirilmelidir.
  • Endini transgender olarak tanımlayan erişkinlerin tedavisi cinsiyetle ilgili sorunların araştırıldığı açımlandığı psikoterapiyi, hormon tedavisini ve cerrahi müdahaleyi içerebilir.
  • Hormonal ve cerrahi girişimler depresyonu azaltabilir ve kişilerin yaşam kalitesini arttırabilir.

Kişinin bu tedavi süreçlerinin tümünde kendisine destekte bulunabilecek aile ve sosyal destek ortamı ile takibini yürüten klinisyen (psikiyatr, psikolog, cerrah vb.) grubunun varlığı yeni yaşam koşullarına adaptasyonda (uyum sağlamada) oldukça önemli yer tutmaktadır.

Cinsel kimlik bozukluğu olanlarda hormon tedavisi neden gereklidir? Tedaviye kaç yaşında başlanmalıdır? Uygun olduğu belirlenmiş erişkin cinsel kimlik bozukluğu vakalarında, karşı cins hormon tedavisi, anatomik ve psikolojik cinsiyet geçiş sürecinde önemli rol oynar. Hormonlar, çoğunlukla, yeni cinsiyette başarılı bir şekilde yaşayabilmek için tıbben gereklidir.

Hormonlar, yaşam kalitesini iyileştirir ve birlikte bulunabilecek diğer psikiyatrik sorunları sınırlandırırlar. Klinisyen, biyolojik kadınlara androjen, biyolojik erkeklere östrojen, progesteron ve testosteron bloke edici ilaçlar verdiğinde, hastalar daha çok tercih ettikleri cinsiyetin görüntüsüne sahip olurlar ve kendilerinin daha çok yeni cinsiyetin üyesi olarak hissederler.

  1. Hormon tedavisinin başlangıç yaşı uluslararası protokollerde 18’dir.
  2. Ergenlik döneminde hormon kullanımına başlanması halen tartışılan konulardandır.
  3. Öncelikle tanıda netleşebilmek için uzun dönem, aile ile iş birliği içinde, farklı uzmanlık dalındaki hekimlerden oluşan bir ekipçe (endokrinolog, ergen psikiyatristi, cinsel kimlik bozukluğu alanında uzman bir terapist) ergenin izlenip tedavinin planlanması önemlidir.

Hormon tedavisinin istenen etkileri ve yan etkileri nelerdir? Testosteron tedavisindeki ilk görülen değişiklikler akne, kas kitlesi ve libido artışının yanı sıra ilk birkaç ayda adetlerin kesilmesini içerir. Bunu izleyen ve daha kalıcı değişiklikler; sesin kalınlaşması, vücut kıllarının artışı ve klitorisin büyümesidir.

Testosteron nadir de olsa alyuvar sayısını artırarak inmeye yol açabileceği için hemoglobin/hematokrit düzeyleri izlenmelidir. Tüm steroid hormonları gibi, testosteron karaciğerde işlendiği için rutin olarak karaciğer işlev testleri takip edilmelidir. Klinisyenler, testosteron tedavisi lipid bozuklukları ve diabet olasılığını artırabildiği için kolesterol düzeylerini izlemeli ve diabet taraması yapmalıdır.

Hormon tedavisine başlanan kişilere, testosteron gelecekte üreme yeteneğini etkileyebileceği için rutin olarak bu konuda danışmanlık verilmelidir. Trans kadınlar sıklıkla kombine şekilde östrojen, testosteron blokörleri veya progesteron alabilir. Bu hormonlar cildin yumuşaklaşmasına, vücut yağ dağılımın değişmesine, meme büyümesine yol açabilmektedir.

  • Cinsel istek ve beraberinde sertleşme ve boşalma azalabilir.
  • Vücut kılları da bir miktar azalabilmektedir.
  • Testosteron vokal kordlarda kalıcı değişikliğe yol açtığı için ses değişmemektedir ve birçok kadın ses eğitimine başvurmaktadır.
  • Araciğer işlevleri ve kolesterolün yanında kan basıncı da ölçülmelidir.

Östrojen tedavisi öncesi üreme konusunda danışmanlık verilmesi çok önemlidir, çünkü hemen her zaman sonuç sterilite olmaktadır. Bu hayati yan etkiler göz önüne alındığında, transseksüel bireylerin hormon kullanımına mutlaka doktor takibinde başlamaları ve en az 6 aylık aralıklarla laboratuar tetkikleri yaptırarak tıbbi izlem altında olmaları gerekmektedir.

  • Cinsiyet geçişinde cerrahi tedavi nasıl yapılır? Biyolojik erkekler için genital cerrahi testislerin çıkarılması, penisin alınması, klitoris ve labia (kadın cinsel organındaki dudak) yapımı ve yeni bir vajina yapımını kapsayabilir.
  • Biyolojik kadınlar için genital cerrahi ise rahim, tüpler ve vajinanın çıkarılması, skrotum (torba) ve üretranın (idrar yolu çıkışı) yapılması, testis protezlerinin yerleştirilmesi ve yeni bir fallus (penis) oluşturulması işlemlerini kapsayabilir.

Biyolojik kadınların memelerinin alınması (mastektomi) zaruri operasyonlar arasında iken, biyolojik erkeklerin hormonlarla yeterli ses incelmesi sağlanamadığı için ses teli operasyonları ya da kozmetik (görüntü) amaçlı meme, adem elması operasyonları kişisel tercihe bağlıdır.

Cinsiyet geçişinde hukuki süreç nasıl işler? Psikiyatri kliniğinin ilgili birimince takip edilen, hormon kullanımı için yeterli görülmüş, hormon kullanımında sorun yaşamamış, gerçek yaşam deneyimleri olumlu olan ve terapistleri tarafından cerrahi operasyonlar için hazır olduğu düşünülen bireylere (İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’nde bu süreçler en az 1,5 yıllık bir takiple sonuçlanmaktadır) takip edildiği klinik tarafından mahkemeye sunulmak üzere bir rapor oluşturulur.

Bu raporun sunulduğu mahkeme izni ile genital (cinsel organlara yönelik) ameliyatlar gerçekleştirilir. Mahkeme transseksüellikle ilgili kararı Medeni Kanun’un 40. Maddesindeki şartları göz önünde bulundurarak verir. Bu maddeye göre, kişi 18 yaşını doldurmuş ve bekar olmalıdır.

Transeksüel bir hastalık mıdır?

Transseksüellik veya cinsiyet uyuşmazlığı artık psikolojik bir rahatsızlık olarak sınıflandırılmıyor. Dünya Sağlık Örgütü transseksüelliği, hastalıkları tanımladığı listesinden çıkarttı.

Transeksüel olmak günah mı?

İnsan nesli erkek ve dişi olmak üzere iki ayrı cinsiyette yaratılmıştır. İnsan neslinin devamı da bu nizama bağlanmıştır ( Nisâ, 4 / 1 ). İnsanın, yaratılıştan sahip olduğu bu cinsiyeti ve fıtratı değiştirmeye çalışması dinen yasaklanmıştır.

Transeksüel bireyler hamile kalabilir mi?

İngiltere Yüksek Mahkemesi, kadın olarak dünyaya gelen ve daha sonra erkek olan transseksüel bir bireyin, sahip olduğu çocuğun “annesi” olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. İngiltere Yüksek Mahkemesi, kadın olarak dünyaya gelen ve daha sonra erkek olan transseksüel bir bireyin, sahip olduğu çocuğun “annesi” olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.

  • İngiltere’de Yüksek Mahkeme çarşamba günü, çocuk sahibi olan trans bireylerin yasal statüsünü etkileyecek bir karara imza attı.
  • Transseksüel bir erkek olan Fred McConnell, geçen yıl doğurduğu çocuğunun “babası” olarak kaydedilme talebiyle yetkililere müracaat etti.
  • Ancak nüfus memurları McConnell’in talebini reddederek ona çocuğun “annesi” olarak kaydedilebileceğini söyledi.

McConnell, kararı kendisi ve çocuğunun haklarını ihlal ettiğini söyleyerek mahkemeye taşıdı. Ancak İngiltere Yüksek Mahkemesi Aile Dairesi Başkanı Andrew McFarlane, McConnell’in iddiasını kabul etmedi. Mahkemenin kararı, McConnell’in doğurduğu çocuğun “annesi” olarak tanınması gerektiği yönünde oldu.

Cinsiyet değiştiren biri hamile kalabilir mi?

‘Cinsiyet Değiştirenler Çocuk Sahibi Olamaz’ FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Hayati Akbaş, cinsiyet değiştiren kişilerin sadece nüfus cüzdanı renginin değiştiğini fakat çocuk sahibi olamayacağını söyledi. Cinsiyet değiştirme operasyonları için plastik cerrahların son zamanlarda arttığını belirten FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr.

  1. Hayati Akbaş, “Örneğin 20 yaşındaki bir erkek bize kadınsı bir bedene sahip olmak istediğini belirttiği gibi, bir kadın da kendini organlarının da değiştirilerek erkeksi bir yapıya bürünmek istediğini belirterek bize gelenler var.
  2. Bu durumlar toplumda oldukça yaygın.
  3. Ülkemizde ve dünya da bu konularla ilgili oldukça artış var.

Çocuklar doğduklarında fiziksel olarak erkek ya da kadın fiziğine sahip olarak doğuyorlar. Fakat belli bir yaşa kadar artık çocuk kendinde bir ayniyet duygusu geliştiriyor. Belli bir dönemden sonra o çocuk kendini kız ya da erkek olarak görüyor. Kişi kendini fark ettiği andan itibaren toplumla bir analiz yapıyor, değerlendirme yapıyor.

Toplumun kendisine biçtiği rolü alıyor ve artık kendisini kız ya da erkek olarak görmeye başlıyor. Burada bazı çocuklar belli bir aşamadan sonra artık sahip oldukları fiziksel yapının dışında kendilerini kadın fiziğine sahipse erkek olarak görüyorlar, erkek fiziğine sahipse de kadın olarak görüyorlar.

Bu da ileriki dönemlerde çok sıkıntılı, çok sancılı, çok tahrip edici bir takım olaylara ve sonuçlara yol açıyor. Bu çocuklar okul dönemine geldiklerinde bunun sıkıntısını yaşıyorlar. Örneğin bir kız çocuğu kız önlüğü veya kız elbisesi giydiğinde bundan rahatsızlık duymaya başlıyor.

Çünkü kendini erkek olarak görüyor” dedi. Cinsiyet değiştirme operasyonlarının çok kolay yapıldığını ifade eden Akbaş, “Kendini karşı cinsten görenler bazı estetik kliniklerine giderek bir takım operasyonlar geçirip cinsiyetini değiştirebiliyorlar. Cerrahi olarak cinsiyet değiştirme operasyonu çok kolay bir ameliyat ama olayın psikoloji, sosyolojik, dinsel, etik ve yasal gibi birçok boyutları var.

Bunlar çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Eğer ergenlik dönemini tamamlamış kız ya da erkek sahip olduğu bedenin dışında karşı cinse dönüşmek istiyorsa burada yapılması gereken psikiyatri, bir takım yasal müracaatlar, bekleme süreleri gibi bir takım prosedürler var.

Bunlar tamamlandıktan sonra cinsiyet değişikliği yapılıyor” diye konuştu. CİNSİYET DEĞİŞTİRENLER BABA OLABİLİR Mİ? Cinsiyet değişikliği yapan kişilerin kendisine ait bir çocuk sahibi olamayacağının da altını çizen Akbaş, “Bir kız çocuğu ameliyat ile erkeksi bir görünüme kavuşturulabilir. Görünümü ayırt etmek mümkün olmaz.

Yani görüntü olarak tamamen erkek görünümüne bürünür. Aynı durum karşı cinste de mümkün. Kadınlıktan erkekliğe geçen bir hastanın evlenebilmesi mümkündür. Ancak çocuk sahibi olması bugünkü tıbbi gelişmişlik seviyesi içersinde mümkün değildir. Bugün bir kadın cinsiyet değiştirip erkek olursa o erkeğin evlenip çocuk yapması ve baba olması mümkün değildir.

Aynı şey kadınlar için de geçerlidir. Örneğin bir erkek kadına dönüştü, her şeyi kadınsı oldu, nüfus cüzdanı pembe oldu, hatta kadın cinsel organı takıldı ama evlendiği zaman onun bir anne olması, kendisine ait bir bebek dünyaya getirmesi bugünkü gelişmişlik seviyesinde mümkün değildir. Sadece nüfus cüzdanı rengi değişir ama çocuk sahibi olamaz” şeklinde konuştu.

TAVSİYELER Ailelere de tavsiyelerde bulunan Akbaş, “Bu duyguların temelinde genetik bir takım faktörler olabilir ama genetiğin dışında çevresel bir takım faktörlerinde bu olayların ortaya çıkmasında önemli rol oynadığı bilinmelidir. Yani küçük bir kız çocuğunu doğduğunda onu erkek gibi yetiştirmeye başlarsanız o çocuğun psikolojisi yavaş yavaş değişir ve artık kendini erkek gibi görmeye başlar.

ya da tam tersi erkek olarak doğmuş bir çocuğu kız gibi yetiştirmeye kalkarsanız, anne ile temizli yapan, rol model olarak anneyi örnek alan, kızlarla oyun oynarsa, o erkek çocuğu zamanla kendini kadın gibi hissetmeye başlar. Çocukların doğduğu andan itibaren onların cinsel gelişimlerinin, cinsel yönelimlerinin ve cinsel ayniyet duygularının aile ve çevre tarafından çok iyi yönetilmesi gerekir ve o çocuğun eğer kız olarak doğmuşsa kız gibi, erkek olarak doğmuşsa erkek gibi yetiştirilmesine aile, yakın çevre, mahalle, okul ve diğer sosyal ortamlar büyük destek vermelidirler.

Aksi takdirde karşı cinsiyete farklı yönelimler ortaya çıkabilir. Aileler kız çocuklarını kız gibi, erkek çocuklarını da erkek gibi yetiştirsinler” – SAMSUN Kaynak: İhlas Haber Ajansı /

See also:  Qual O Valor Do Adicional Noturno?

CIS boy ne demek?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Cis (kimi zaman cisseksüel ), biyolojik cinsiyeti ile cinsiyet kimliği eşleşen kişileri ifade eder. Mesela, birisi biyolojik olarak kadınsa “cis” kadındır. Bu terim transın zıttıdır.

Transseksüellik psikolojik mi?

Hastalıkların teşhisi ve tedavisi için devletler ve sağlık kuruluşları tarafından temel alınan ICD listesinin yeni yayınlanan 11’inci baskısıyla birlikte transseksüellik artık psikolojik bir rahatsızlık olarak değerlendirilmeyecek.

Transeksüel tedavi edilebilir mi?

Transseksüellik Nedir Sebepleri Nelerdir – İzmir Psikolog Sinem Malkoç Transseksüellik Transseksüellerin emin oldukları husus: Yanlış bedende yaşadıklarıdır. Bu durumdan kimlikleri ve kişilikleri olumsuz etkilenmektedir. Karşı cinse dönüşme arzusu çok yoğundur.

  1. Fakat cinsiyet eşitleme her zaman tüm problemleri çözmez.
  2. Çocukluk döneminde bile hissedilebilir Transseksüel olan kişi bu durumu genellikle hayatının erken bir döneminde fark eder.
  3. Birçok transseksüel daha okul öncesi dönemde ifade edilmesi zor olan “kendilerinde bir şeylerin doğru olmadığı” hissine kapılırlar.

Kendilerini karşı cinse ait hissederler ve bu aidiyeti, örneğin oyun oynarlarken tipik olmayan cinsiyet rolleri ve davranışlar sergileyerek gösterirler: Erkek çocukları kız elbiseleri giyer, makyaj yapar ve kadınsı bir etki yaratmak isterler; kız çocukları ise saçlarını kısa kestirir ve birçok erkek çocuğundan daha “erkeksi” davranışlarda bulunurlar.

Çocukların bu tür davranışlarına belirli ölçüde müsaade edilse de, ergenlik çağının başlamasıyla birlikte problemler büyür. Erkek veya kız çocuğu olarak nasıl görünmemiz ve davranmamız konusunda toplumsal beklentiler gittikçe artar. Ayrıca cinsel organların gelişmesi çoğu zaman kendi duygularıyla uyuşmayan bir cinsiyete sabitlenme hissini güçlendirir.

Nedenleri bilinmemektedir Doktor ve psikologların çoğu transseksüelliği bir cinsel kimlik bozukluğu olarak görüyor. Bazı bilim adamları fetüsün anne karnındayken karşı seks hormonları tarafından etkilendiğine inanıyor, diğerleri ise beyin yapısındaki değişiklikleri tetikleyici olarak görüyor.

Sosyal ve psiko-dinamik faktörlerin de, örneğin ebeveynler diğer cinsiyetten bir çocuk sahibi olmayı istemişler ve çocuğa bunu bilinçli veya bilinçsiz olarak hissettirmişlerse, bir rol oynadığı söyleniyor. Bu teorilerin hiçbiri yeterince kanıtlanmış değildir ve transseksüalitenin nedenleri hala karanlıktadır.

Transseksüellerin toplum içerisindeki sayıları da tam olarak bilinmemektedir. Bazı istatistikçiler her 30.000 kişiye bir transseksüelin düştüğü varsayımından yola çıksalar da, başkaları çok daha küçük (4500) veya daha büyük (100.000) değerleri varsaymaktadır.

Ancak, kendisini bir kadın olarak hisseden erkeklerin sayısının, kendisini erkek olarak hisseden kadınların sayısının yaklaşık üç katı olduğu sanki kesinmiş gibi gözükmektedir. Transseksüalite, cinsel tercih hakkında bir şey ifade etmez: Heteroseksüel, homoseksüel ve biseksüel transseksüeller vardır.

Aslında bu durumda olanların çoğu transseksüalite kavramını reddetmektedir çünkü onların görüşüne göre konunun merkezinde cinsellik değil, kimlik bulunmaktadır. Bunun yerine kendilerine “Trans ident” diyorlar. Zor bir ergenlik aşaması Ergenlik, transseksüellerin çoğu için büyük problemlerin tetikleyicisidir.

Genel olarak görülebilen göğüsler, sakal ve bıyık gibi fiziksel özelliklerin gelişmesiyle birlikte acı düzeyi artar ve kendi bedenini kabullenememe hissi yoğunlaşır. Genel olarak, kendilerini kadın gibi hisseden erkeklerin dış görünüm durumları daha da zordur. Kendilerini giysi ve saç kesimleri şekliyle erkeksi gösteren kadınlar, kadınsı erkeklere göre toplum tarafından daha kolay kabul edilmektedir.

Söz konusu kişiler bu önemli yaşam dönemlerinin üstesinden farklı şekillerde gelirler. Ancak bu esnada kesinlikle yalnız bırakılmamalıdırlar, bilakis ebeveynleri ve iyi bir psikolog tarafından destek almalıdırlar. Bazı durumlarda danışmanlık esnasında, yanlış cinsiyetin içinde yaşadığına dair hissin yok olduğu ve kendi bedenini kabullenmenin arttığı gözlemlenmiştir.

Varsayılan transseksüalite meğerse geçici bir dönemmiş. Fakat durum böyle değilse, problemler çoğu zaman öncesinden daha büyük bir şekle dönüşür. Çünkü bedenin ergenlik çağında gerçekleştirdiği değişiklikler, daha sonra çok zor geri döndürülebilir veya hiç döndürülemez. Cinsiyet eşitleme Bu sebepten dolayı gittikçe daha çok sayıda doktor, ayrıntılı psikolojik testlerden sonra, ergenlik başlangıcını bastıran hormon tedavisi uygulamaktadır.

Eğer diğer cinsiyetle yaşamak arzusu devam ederse, belirli bir süre sonra arzu edilen cinsiyetin hormonlarıyla ikinci bir tedavi uygulanabilir. Erkek çocuklarda östrojenler sayesinde ses değişikliği engellenir ve meme büyümesini teşvik edilir; kız çocuklarında ise testosteron tedavisi vasıtasıyla sakal çıkar, sesleri derin olur, göğüsleri düz kalır.

  • Plastik cerrahide kaydedilen ilerlemeler sayesinde, transseksüellerin binlerce yıldır sadece hayal edebilecekleri bir olasılık günümüzde artık mümkün: Cinsel organların ameliyat edilmesi.
  • Günümüzde artık “Cinsiyet değişikliği” kavramı kullanılmaktadır çünkü (biyolojik) cinsiyet kromozomlar tarafından belirlenir ve değiştirilemez.

Bunun yerine “cinsiyet eşitleme” ameliyatından bahsedilmektedir. Kendilerini kadın olarak hisseden erkekler için bu konu daha kolay çünkü bir vajinayı şekillendirmek bir penis şekillendirmekten daha kolaydır. Bununla beraber, her iki ameliyat belirli riskler taşıyan ağır ameliyatlardır.

Doktorlar ayrıca çok fazla beklenti içine girilmemesi konusunda uyarıyorlar: Hastalar biyolojik cinsiyetlerinin ameliyattan sonra da kendini hissettirebileceğini hesaba katmalılar. Ayrıca tüm transseksüellerin cinsiyet eşitleme ameliyatı yaptırdığı da söylenemez. Tahminlere göre ameliyat olanların oranı yüzde 50’nin altındadır.

Özellikle trans erkekler bu karmaşık ve vahim ameliyattan korkuyorlar. Toplumda kabul görme Transseksüeller ayrımcılığa, şiddete maruz kalırlar veya dışlanırlar. Onların yaşam tarzı birçok insan tarafından anlaşılamıyor fakat aynı zamanda neredeyse her zaman ilginin odak noktasında olurlar, gizlice veya açıkça gözlenirler ve komşuları için, boş zamanlarda veya meslek hayatında muhabbet konusu olurlar.

Bunun üzerine bir de resmi değerlendirmede “hastalık” olarak görülür: Transseksüeller kendileri hasta olarak değil, farklı olarak görürler. Gerçekte ise, eğer kişi sağlık sigortası kurumundan tedavi için finansal yardım alırsa, dolaylı olarak da olsa, bu tanımlamayı kabul etmek zorundadır. Diğer yönden yaşam transseksüeller için eskiye göre belirgin bir şeklide daha iyidir.

Birçok transseksüel açıkça dayanışmalarını sergileyebiliyor, dernekleri, kendi kendine yardım grupları ve danışmanlık hizmetleri, kendilerine özel medya ve çevrimiçi forumlar vardır. Transseksüeller için artık kendi hissettikleri cinsiyete geçmek ve örneğin ismini veya nüfus kayıtlarını değiştirmek hukuki açıdan da daha kolay oldu.

Transeksüel tedavisi nedir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Transgender hormon terapisi, transgender veya atanan cinsiyetine uygun olmayan kişilere, eşey hormonlarının ve diğer hormonal ilaçların kullanıldığı, kişinin ikincil cinsiyet özelliklerinin cinsiyet kimliğiyle daha uyumlu hale gelmesinin amaçladığı bir hormon terapisi şeklidir.

Biseksüel Transeksüel ne demek?

26.02.2021 00:00:00 ● 3 dk Okuma Süresi Biseksüel, hem erkeklere hem de kadınlara karşı fiziksel veya cinsel çekim hisseden bireyler için kullanılır. Modern tanımı 19. yüzyılda oluşmaya başlayan bu terim, iki anlamına gelen “bi” ve cinsel anlamına gelen “seksüel” sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır.

Bu konuda az sayıda araştırma olduğu için ve cinsellik hakkındaki çoğu araştırmada heteroseksüellik ve homoseksüellik üzerine yoğunlaşıldığından net bir şey söylemek pek mümkün değil ancak ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nın 2016 yılında yayınladığı araştırmaya göre biseksüel kadınların oranı %5,5 iken biseksüel erkeklerin oranı %2’dir.

UCLA Hukuk Fakültesi Williams Enstitüsü’nün 2011’de yürüttüğü başka bir çalışma ise ABD’deki yetişkinlerin %1,8’inin kendini biseksüel olarak tanımlamadığını göstermektedir. Biseksüellik ve panseksüellik benzer tanımlara sahip olsa da aralarında belirgin bir fark vardır.

Biseksüeller erkek ve kadınlara ilgi duyarken, panseksüeller her türlü cinsiyete sahip bireylere (trans kadın, trans erkek, interseks vb) fiziksel veya duygusal ilgi duyabilmektedir. İkisi arasındaki temel ayrım; biseksüellerin birden fazla cinsiyete, panseksüellerin ise tüm cinsiyetlere yönelik cinsel ve duygusal çekim hissedebilmesidir.

Panseksüel kelimesindeki “pan” öneki “tüm” anlamına gelmektedir. Cinsiyet fark etmeksizin erkek, kadın, transseksüel, interseks vb. bireylere karşı ilgi duyabilirler. Biseksüel miyim sorusuna cevap arayanların öncelikle biseksüelliği anlamaları, sonrasında ise cinsel yönelimlerini sorgulamaları gerekmektedir.

Biseksüel tanımına göre hemcinsine ve karşı cinsine yönelik cinsel veya romantik cazibe hisseden kişiler bunu anlayabilir. Birçok alt yönelim türüne sahip olduğu için biseksüel olmak kişiye göre farklı anlamlar ifade edebilmektedir. Biseksüel bayrağı, biseksüellerin toplumdaki görünürlüğünü artırmak için ilk olarak 5 Aralık 1998’de açılmıştır.

Michael Page tarafından tasarlanan bayrak, farklı renklerdeki üç yatay şeride sahip dikdörtgen bir şekilden oluşmaktadır. Biseksüel bayrağındaki pembe, mavi ve bunların karışımını temsil eden mor renkleri farklı anlamlara sahiptir. Pembe: Bayrağın en üstünde yer alır ve homoseksüel ilişkiyi temisl eder.

  1. Mavi: Bayrağın en altındaki mavi ise karşı cinse ilgi duyan heteroseksüel ilişkiyi temsil eder.
  2. Mor: Pembe ve mavinin birleşimi olan mor renk ise ise biseksüel ilişkiyi temsil eder.
  3. US Department of Health and Human Services – National Health Statistics Reports William Instute School of Law – How many people are lesbian, gay, bisexual and transgender? Bisexual Resource Center – What is Bisexuality? Vanessa Celis – Differences Between Bisexuality and Pansexuality Janet Brito, Ph.D., LCSW, CST – Is Being Bisexual the Same Thing as Being Pansexual? Minus18 Organization– What’s the difference between bisexual and pansexual? Timothy J.

Legg, Ph.D., CRNP – What is Bisexual US Department of Health and Human Services – National Health Statistics Reports William Instute School of Law – How many people are lesbian, gay, bisexual and transgender? American Psychological Association – Understanding Bisexuality Unitarian Universalists Association – Bisexuality 101 Andy Coghlan – Survival of genetic homosexual traits explained Jennifer Wilber – How to Know If You Are Bisexual Andrea Camperio Ciani – Genetic Factors Increaes Fecundity in Female Maternal Relatives of Bisexual Men as in Homosexuals Tamsin Osborne – Bisexuality passed on by ‘hyper-heterosexuals’

Cinsiyet değiştiren kişilerin cenazesini kim yıkar?

DİYANET İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı ‘Cenaze Hizmetleri Rehberi’nde, ‘Cinsel organı kesilmiş ya da yumurtalıkları alınmış erkeklerin de erkekler tarafından yıkanması gerekir’ değerlendirmesi yapıldı.

Müteraccile ne demek?

MUHANNİS/MÜTERACCİLE) OLMANIN HÜKMÜ Fıkıh terimi olarak muhannes, hareketlerini iradi bir şekilde kadınların hareketlerine benzeten veya doğuştan böyle olan kişi demektir.

Cinsiyet değiştiren kişi evlenebilir mi?

EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİ VE VELAYET SORUNU | Özgün Law Firm

Tanım ve Tarihi Gelişmeler

Cinsiyet, yaşayan bir organizmada erkekle dişiyi ayırt etmeye yarayan yapı özelliğidir. İnsan, hayvan ve bitkilerde erkek, dişi bireylerde ise üremede ayrı ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren özel yaradılış, eşey ve cinsliğe cinsiyet adı verilmektedir.

  1. Cinsiyet, erkek ve kadının arasındaki cinsellik temelli biyolojik farklılığı ifade eden bir kavramdır.
  2. Bir bireyin sahip olduğu fizyolojik, biyolojik ve genetik özellikleri ifade etmek için cinsiyet kavramı kullanılmaktadır.
  3. Hukuken cinsiyet değiştirme ise hukuki statü olarak kadının erkeğe veya erkeğin kadına dönüştürülmesini sağlayan tıbbi müdahaleye verilen isimdir.

Erkekten kadına dönüşümü sağlayan ilk cinsiyet değiştirme ameliyatı 1950 yılında Danimarkalı Doktor Christian Hamburger tarafından gerçekleştirilmiştir ve George Jargensen Christine Jangensen olmuştur. Türk hukukunda cinsiyet değişikliği ile ilgili ilk düzenleme Medeni Kanunumuzda 1988 yılında yapılan değişiklik ile söz konusu olmuştur.1988 yılında 3444 Sayılı Kanun ile EMK m.29 hükmüne eklenen ikinci fıkra ile doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfus sicilinde de gerekli düzeltmenin yapılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40.

  • Madde hükmünde cinsiyet değişikliği ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40.
  • Maddesine göre; cinsiyet değiştirmek isteyen kimsenin mahkemeye şahsen başvurarak cinsiyetinin değiştirilmesini talep edebileceği düzenlenmiştir.
  • Mahkeme bu istem karşısında cinsiyet değişikliğine izin verebilmek için talepte bulunanın 18 yaşını doldurmuş olması, evli olmaması, transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli olarak yoksun bulunduğunu bir eğitim araştırma hastanesinden alınacak resmi bir sağlık kurulu raporuyla belgelemiş olması şartlarını aramaktadır.

Bu izni alan başvuru sahibi yani cinsiyet değiştirmek isteyen kişi, tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı sonucunda cinsiyetini değiştirdiğini ispat ederek nüfus sicilinden cinsiyetinin değiştirilmesini talep edebilecektir.2. Cinsiyet Değişikliğinin Evlilik Birliğine Etkisi Cinsiyet değişikliği için aranan şartları yukarıda kısaca belirtmiştik.

Türk Medeni Kanunu 40/1 maddesinde aranan şartlardan birisi de cinsiyet değişikliği için başvuruda bulunan kişinin evli olmamasıdır. Burada önemli olan kişinin cinsiyet değiştirmek için başvurduğu tarihte evli olmamasıdır. Bu sebeple de cinsiyet değişikliği talebinden önce kişinin evlenip boşanmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Önemli olan başvuru anında evli olmamasıdır. Kişi olur da boşanmadan cinsiyetini değiştirirse ne olacağı sorusu akla gelmektedir. Eğer bu durum diğer eş için sorun olmaz ve boşanma davası açılmazsa evliliğin devam edeceğini düşünmekteyiz. Bu durum birinin şikâyeti ile de göz önüne alınmamalıdır çünkü ortada kamu düzenine ilişkin bir durum yoktur.

  1. Ancak cinsiyet değişikliği yapıldığında taraflardan birisi dava açarsa bu durumun boşanma nedeni olup olmayacağı hususu gündeme gelmektedir.
  2. Doktrinde bu konuda birkaç görüş bulunmaktadır.
  3. Doktrinde ileri sürülen görüşlerden ilki; cinsiyet değiştiren kişinin evliliğinin kendiliğinden sona ereceği görüşüdür.

Şayet bizim Kanunlarımız aynı cins kişilerin evliliklerini açık ve net bir şekilde yasaklamıştır. Bu emredici bir düzenlemedir. Bu doğrultudaki görüşe göre, evlenirken aranan farklı cinste olma koşulunun yerine getirilmemesi nasıl evliliğin yok hükmünde kabul edilmesine sebep oluyorsa evlilik devam ederken cinsiyet değiştirilmesi halinde de evlilik hiçbir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın evliliğin kendiliğinden hükümsüz sayılacağı savunulmaktadır.

Bu görüşe göre ayrıca eşlerden birinin evliyken cinsiyet değiştirmesi aynı zamanda kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini savunulmaktadır. Doktrinde bu konuda ileri sürülen diğer bir görüş ise evlilik kanunda sayılan sebeplerden sadece ölüm halinde kendiliğinden sona erdiğine göre cinsiyet değiştirme durumunda evliliğin kendiliğinden sona ermeyeceği yönündedir.

Mahkeme kararıyla evliliğin sona ereceği haller de boşanma ve butlan sebepleri ile evliliğin gaiplik nedeniyle feshi olmak üzere kanunda sınırlı sayıda belirtilmiştir. Bu görüşe göre kanunda sınırlı sayıda sayılan bu durumlar dışında yeni bir durum yaratılamayacağını savunulmuştur.

  1. Yine devamla bu görüş, eşlerden birisinin cinsiyet değiştirmesinin kanuna butlan sebebi olarak eklenmesi gerektiğini savunmaktadır.
  2. Anunda böyle bir düzenleme bulunmadan evliliğin kendiliğinden yok veya butlan hükmünde sayılmasının mümkün olmayacağı belirtilmiştir.
  3. Anaatimizce evliliğin yok hükmünde sayılması ancak evlilik sırasında mevcut olan evliliğin kurulmasına engel bir sebebin varlığıyla mevcut olacak bir durumdur ve cinsiyet değişikliği evlilik yapılırken var olan bir olgu değildir.

Burada cinsiyet değişikliği geçerli evlilik yapıldıktan sonra ortaya çıkmıştır. Bir hukuksal işlem geçerli bir şekilde kurulmuşsa sonradan ortaya çıkan sebepler o işlemin yok sayılmasına, iptaline, butlanına değil ancak feshine yol açabilir. Bu nedenle de bizce evlilik birliği devam ederken cinsiyet değiştirilmesi durumunda açılacak boşanma davası ile evlilik birliğinin sonuçlanmasına karar verilmelidir.

Aksi halde evlilik kendiliğinden geçersiz ya da yok hükümde sayılmayacaktır. Bununla birlikte eşlerin boşanma davası açmadan evliliği bu şekilde sürdürmeye devam etmek istemeleri halinde aslında kanunda yasak olan aynı cins kişiler yönünden evliliğin yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu yönü ile de taraflar kanunun emredici hükmünü dolanmış olmaktadırlar.

Hatta evlilik birliği içerisinde bir çocuğun da olması halinde çocuğun velayet durumunun ne olacağı sorusu da cevapsız kalmaktadır. Bu sebeple de, cinsiyet değişikliği gerçekleştiğinde evliliğin ne olacağı ve velayet sorunun nasıl çözüleceği hususunda kanunda net ve açık düzenlemeler getirilmelidir.

  • Bu şekilde kanunlarımız eksik ve yetersiz kalmıştır.3.
  • Cinsiyet Değişikliğinin Velayet Kararına Etkisi Yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi cinsiyet değişikliği için aranan şartlardan birisi de evli olmama durumudur.
  • Ancak kişi evli olmasına rağmen her nasılsa cinsiyetini değiştirmiş ise var olan evlilik “evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılacak boşanma davası” ile sonuçlandırılabilecektir.

Ayrıca cinsiyet değiştirme durumunda şartları varsa diğer eşin maddi ve manevi tazminat talep etmesi de mümkündür. Cinsiyet değiştirme ameliyatı evliliğin sona ermesi bakımından nafaka ödenmesine de engel teşkil etmeyecektir. Evliğin sonuçları bakımından tüm düzenlemeler burada da kullanılmaya devam edilecektir.

See also:  Gay Ne Demek?

Bu durumda evlilik birliği içerisinde çocuk var ise boşanma sonunda çocuğun durumunun ne olacağı ve velayet kararını nasıl etkileyeceği gündeme gelmektedir. Cinsiyet değiştirme ameliyatında evli olmama şartı arandığı için velayet hakkı bakımında da Kanunda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bu durumda velayet hakkının düzenlendiği genel hükümlere göre sorunun ele alınması gerekir.

Çocukların velayeti konusunda boşanma halinde uygulanacak hükümler uygulama imkânı bulacaktır. TMK 182/1 maddesinde velayet hakkı konusunda hâkime takdir yetkisi tanımış ancak bu takdir yetkisinin sınırı olarak çocuğun yararının göz önüne alınması gerektiğini belirtilmiştir.

  • Bizce velayet hakkının tanınması bakımından anne ve baba eşit durumdadır.
  • Bu Kanunun da gereğidir.
  • Bu bakımdan cinsiyet değiştiren kişinin de cinsiyet değiştirmeyen eşe göre velayet hakkı bakımından herhangi bir önceliği veya sonralığı söz konusu olmamalıdır.
  • Cinsiyet değiştiren kişinin hayat düzenli, sosyal ve maddi yaşantısında problem olmadığı gibi çocuğuna da rahatlıkla bakabilecek durumda ise velayet hakkı kendisine verilmelidir.

Ancak bu konuda farklı görüşe sahip kişiler de mevcuttur. Doktrinde kabul edilen görüşe göre, hâkim çocuğun velayetini eşcinsel ya da transseksüel yapıda olan eşe verilmemesi yönündedir. Bu görüşe göre bu eşe çocuğun velayetinin verilmesi çocuğun psikolojisinin bozulmasına sebep olacağı savunulmuştur.

  1. Anımızca bu görüşe katılmamız mümkün değildir.
  2. Anunda açıkça belirtildiği gibi velayet hakkı bakımından önemli olan çocuğun yararıdır.
  3. Çocuğun yararına olan eş eşcinsel ya da transseksüel olsa dahi çocuğun bakımını üstlenebilecek durumda ise ayrıca sosyal, psikolojik, maddi, manevi ve duygusal durumu da iyiyse çocuğun velayet hakkını almasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Aksi halde eşitlik ilkesine aykırı davranılacak şekilde ayrımcılığa gidilmesi ve sırf cinsiyet değiştirdi diye çocuğun velayetinin anne veya babaya verilmemesi Kanunun amacına ve ruhuna da açıkça aykırıdır. Hatta sırf cinsiyetini değiştirdi diye çocuğuna aynı sevgi ve şefkati gösteremeyeceğinin kabul edilerek velayet talebinin ret edilmesi halinde farklılaşmanın dışlandığı bir yargı anlayışının mevcut olduğu düşünülecektir.

  • Bilindiği üzere, bir kişi sırf Kanuni hakkını kullandı diye diğer Kanuni hakkından mahrum bırakılamaz.
  • Bu sebeple de velayet kararının hakkaniyetli şekilde değerlendirilmesi ve ayrımcılık yapılmadan karara bağlanması gerekmektedir.
  • Aksi yönde karar verilmesi başta Anayasa olmak üzere diğer Kanuni düzenlemelere de açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Velayet hakkının cinsiyet değiştiren eşe bırakılmaması durumunda; cinsiyet değiştiren eş Türk Medeni Kanunu m.182/2 hükmü anlamında çocuğu ile kişisel ilişki kurulmasını isteyebilecektir. Çocuğun psikolojisinin olumsuz etkilenebileceği durumlar söz konusu ise bu talep reddedilebilecektir.4.

  • Sonuç 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40.
  • Maddesindeki hükmünde cinsiyet değiştirme ve cinsiyet değiştirme için aranan şartların tek tek belirtilmiştir.
  • Bu kanun hükmüne göre, cinsiyet değiştirmek isteyen kimse bu şartları yerine getirdikten sonra mahkemeye başvurarak cinsiyetinin değiştirilmesini isteyebilecektir.

Bu şartların yerine gelmesiyle cinsiyet değişikliği gerçekleşecek ve mahkemeden nüfus kaydının düzeltilmesi talebinde bulunularak yeni durum nüfus siciline işlenecektir. Cinsiyet değişikliği mahkemeye başvurulmadan yapılması halinde bu durum diğer eş açısından boşanma nedeni olacak ve boşanma davası açabilecektir.

Açılacak boşanma davasında velayet talebinin mahkemece kanuni düzenlemeler göz önüne alınarak değerlendirilecektir. Av. Gülden Mehmed Altın Kaynakça: 1. Dural Mustafa – Öğüz Tufan – Gümüş Mustafa Alper, Türk Özel Hukuku, C.III, Aile Hukuku, İstanbul 2012, 2. Gamze Turan Başara, “Türk Medeni Kanunun 40. Maddesi Kapsamında Cinsiyet Değişikliği ve Hukuki Sonuçları”, TBBD, Y.2012, 3.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Cinsiyet, 4. http://tr.wikipedia.org/wiki/Cinsiyet_de%C4%9Fi%C5%9Ftirme_ameliyat %C4%B1, 5. İpek Sağlam, Türk Medeni Kanunu Madde 40 Üzerinde Bir Değerlendirme”, EÜHFD, C.VIII, 6. Jale G. Akipek- Turgut Akıntürk- Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku Başlangıç Hükümleri Kişiler Hukuku, İstanbul 2012, 7.

  • 9. Mustafa Dural- Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku, Cilt II, Kişiler Hukuku, İstanbul 2013,
  • 10. Rona Serozan: Medeni Hukuk, Genel Bölüm/Kişiler Hukuku, İstanbul 2011,
  • 11. Selin SERT, Türk Medeni Kanunda Cinsiyet Değişikliği, 2015,
  • 12. Zevkliler Aydın – Acabey Beşir – Gökyayla Emre, Medeni Hukuk (Giriş- Başlangıç Hükümleri- Kişiler Hukuku- Aile Hukuku), Ankara 2000,

13. Yargıtay 2 Hukuk Dairesi’nin 27.03.1986 tarihli ve 1986/651 E., 1986/3256 K. Sayılı ilamı. : EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİ VE VELAYET SORUNU | Özgün Law Firm

Doğum yapan erkek var mı?

Yaygın kanının aksine, erkekler için de ücretli doğum izni söz konusu olmaktadır. Eşi doğum yapmış olan erkek çalışanın ailesiyle ve yeni doğan çocuğu ile vakit geçirmesi adına babalık izni düzenlemesi getirilmiştir.

Bir kadın ameliyatla erkek olabilir mi?

Cinsiyet Değiştirme Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Kadından erkeğe ya da erkekten kadına dönüşmek için yapılan ameliyata cinsiyet değiştirme ameliyatı adı verilir. Her isteyen kişi bu ameliyatı olamaz. Ameliyatın uygulanabilmesi için mutlaka kişinin 18 yaşını doldurmuş olduğu, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından artık zorunlu olduğu ve üreme özelliğinden yoksun olduğuna dair hastane raporu, mahkeme kararı ve bekar olma şartı aranmaktadır.

Erkeklikten kadınlığa dönüşümde penis ve testislerin alınması işlemi üroloji uzmanı tarafından yapılır. Kadından erkeğe dönüşmek ise daha zordur, çünkü yeni bir organın yani bir penisin yapılması gerekir. Erkek cinsiyetine sahip olmak isteyen kadınlara yapılacak olan penis için iki yöntem kullanılmaktadır.

Penis yapımı için, hem yumuşak hem de sert bir dokuya ihtiyaç vardır. Hasta kolunun iç yüzeyinden alınan bir deri parçası yumuşak dokuyu oluşturmak için kullanılır. Sertleşme için ise bu yumuşak dokunun içine sert bir madde konulmak zorundadır. Bu iş için de ya mutluluk çubuğu yani penis protezi ya da küçük bir kemik parçası kullanılır.

  1. Ullanılan penis protezi bükülebilir özelliktedir.
  2. Normal zamanda bükük bir şekilde durur, kişi cinsel ilişkiye girmek istediğinde bir düğmeye basarak penisi dik bir konuma getirir.
  3. Ayrıca bu protezlerin pompalı olanı da vardır.
  4. Testislerin altında bulunan bir düğmeye tıklandığı zaman, penis hem uzar hem de kalınlaşır.

Penis sertliğini sağlamada kullanılan diğer yöntem ise kaval kemiğinden alınan bir kemik parçadır. Bu durumda penis sürekli sert bir şekilde durur. Erkeklikten kadınlığa geçişte ise vajina yapımında iki seçenek bulunmaktadır. Bunlar penis derisi ya da bağırsak parçasıdır.

  1. Testisler çıkarıldıktan sonra, penisin derisi dipten uca kadar yüzülür.
  2. Alan yumuşak doku, kasık derisi altına gömülerek yerleştirilir.
  3. Daha sonra vajina yapısı genellikle penis derisi ile kaplanır.
  4. Ancak bu durumun en önemli dezavantajı, cinsel ilişki sırasında kuruluk olmasıdır.
  5. Bu yüzden bağırsaktan alınan bir bağırsak parçası vajina yapımında kullanır.

Bunda kuruluk olayı görülmez. : Cinsiyet Değiştirme Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır?

Erkekten kadına dönüşme ameliyatı nasıl olur?

Cinsiyet Değiştirme Cerrahisi – Burak Sercan Cinsiyet değiştirme ameliyatı, kadından erkeğe ya da erkekten kadına cinsiyet değişimi nedeniyle yapılan cerrahi operasyonlardır. TransseksEl Ne Demek Cinsiyet değiştirme ameliyatı, kadından erkeğe ya da erkekten kadına cinsiyet değişimi nedeniyle yapılan cerrahi operasyonlardır. Cinsiyet değiştirme ameliyatı, kadından erkeğe ya da erkekten kadına cinsiyet değişimi nedeniyle yapılan cerrahi operasyonlardır.

Cinsiyet değiştirme ameliyatının yapılması için hastane, komisyon raporları, mahkeme kararı gerekir. Kadından erkeğe cinsiyet değiştirme ameliyatlarında penis yapılması gerekir. Penisin yapılması için iki yöntem vardır. Bu iki yöntem; Bacaktaki ince kemik üzerindeki deriden üretilen protezlerdir. Kadından erkeğe cinsiyet değiştirme ameliyatları, penisi meydana getirecek protezlerin hazırlanması, yeni idrar yolu açılması ve alt yüzden görünüm gibi aşamalardan meydana gelir.

Erkekten kadına cinsiyet değiştirme ameliyatları, penis derisinin çevresinden kesilir ve penis derisi yüzülür ve alınır. Derisiz kalan penisteki süngerimsi, kavernöz dokular gibi dokular iki yana kasık derisi altına yerleştirilir ve vulva dudaklarının kabarıklığı elde edilmiş olur. TransseksEl Ne Demek Cinsiyet değiştirme ameliyatları iki cinsiyete geçişte de farklı gerçekleştirilir. Bu ameliyatlar aşağıdaki aşamaların gerçekleştirilmesiyle yapılır. Erkekten kadına cinsiyet değiştirme ameliyatı aşağıdaki gibi gerçekleştirilir; Meme büyümesi; hormon tedavisi ile cinsiyet değiştirme süreci başlar.

Hormon tedavisi uygulanırken meme büyütme operasyonu da gerçekleştirilir. Genital rekonstrüksiyon; klitoris, labia minör, vulva yapılması, üretranın kısaltılması, cinsel birleşmeye olanak veren biçimde vajina yapılması operasyonudur. Ses teli ameliyatı; ses terapisi ile kişinin istediği tonda konuşabilmesi için uygulanan ameliyatlardır.

Yüz estetiği ile maskülen yüz yapısının feminen yüz yapısına geçilmesi; burun estetiği, dudak ve yanak dolguları, çene küçültülmesi ve adem elmalarının küçültülmesi operasyonudur. Kadından erkeğe cinsiyet değiştirme ameliyatı aşağıdaki gibi gerçekleştirilir; Mastektomi; düz bir meme görünümü için uygulanan operasyondur.

  1. Histerektomi; Uzun süre boyunca testosteron üretilmemesi için uygulanan operasyondur.
  2. Aynı anda regl kanamaları da bu nedenle önlenir.
  3. Genital rekonstrüksiyon; vajinanın alınması, üretranın uzatılması, cinsel ilişki için yeterli büyüklükte penisin yapılması gibi operasyonları kapsar.
  4. Aynı zamanda istenilen estetik görünüm sağlanması için testis protezlerinin yapılması operasyonunu içerir.

Cinsiyet değişikliği ameliyatı öncesinde bireyin psikolojik ve fizyolojik sağlığına dikkat edilir. Bu sebeple de psikolojik yardım alınmalıdır. cinsiyet değiştirme ameliyatı sonrasında bireyim nasıl kendini tanımlayacağı ya da bireyin nasıl tanımlanacağı ve hukuki süreç neler olacağı komplike konular arasındadır. TransseksEl Ne Demek TransseksEl Ne Demek Teknolojik ekipmanların bulunmasıyla birlikte uygulanan cinsiyet değiştirme ameliyatı da iyileşme sürecine ihtiyaç vardır. Sadece iyileşme süreci değil aynı zaman da hukuki prosedürlerin yerine getirilmesi de süreç dahilindedir. Hukuki prosedürlerin tamamlanması 6 ay ila 8 ay kadar zaman alabiliyor. TransseksEl Ne Demek 1986 yılında İzmir’de doğdum. Evli ve iki çocuk babasıyım.2010 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Van Erciş’te mecburi hizmetimi yaptığım süreçte uzmanlık sınavını kazanarak Ege Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalında ihtisasa başladım.

Mecburi hizmet sonrası tekrar Dr. Pedro Cavadas’ın ekibine klinik fellow olarak katıldım. Birçok, ileri düzey rekonstrüksiyon ameliyatlarında birebir çalışma fırsatı buldum. Daha sonra Türkiye’ye dönüp özel sektöre geçerek 2019 Şubat ayında Gebze Medikalpark ve Kocaeli Medikalpark’ta Plastik Cerrah olarak çalışmaya başladım.2020 yılından beri Pendik Medikalpark’ta Plastik Cerrah olarak çalışmakla birlikte, 2021 yılından beri akademik faaliyetlerimi Bahçeşehir Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda doktor öğretim üyesi olarak sürdürmekteyim.

Rekonstrüktif cerrahi (onarım cerrahisi), el ve mikrocerrahi, alt ekstremite cerrahisi, baş-boyun cerrahisi, ve meme rekonstrüksiyonu, meme, yüz ve vücut estetiği, kraniyomaksillofasiyal cerrahi klinik pratiğinde en sıklıkla uğraştığım ve özel ilgi duyduğum alanlar olmakla birlikte, branşın tüm gerektirdiği çalışma alanlarında hizmet vermeye devam etmekteyim. TransseksEl Ne Demek : Cinsiyet Değiştirme Cerrahisi – Burak Sercan

Kimler cinsiyet değiştirebilir?

YAZI DİZİSİ 1 – Dünyaya kız veya erkek olarak geliyorlar ancak kendilerini o bedene ait hissetmiyorlar. Kimi tüm ömrünü istemediği bir bedende geçirirken, kimisi de hissettiği gibi yaşamak için cinsiyet geçiş ameliyatlarını tercih ederek, kadın ise erkeğe; erkek ise kadına dönüşüyor. TransseksEl Ne Demek Caitlyn Jenner Bu ameliyatın tarihi 1930’lara dayanıyor. İlk cinsiyet değiştirme ameliyatı, Dr. Magnus Hirschfeld tarafından çift cinsiyetli olduğu daha sonra anlaşılan interseks Einar Wegener (Lili Elbe)’a yapıldı. Dünyada ve ülkemizde pek çok cinsiyet değiştiren ünlü isim de mevcut.

Im Kardashian’ın üvey babası, Kylie ve Kendall Jenner’ın ise öz babası olan William Bruce Jenner, dünyaya bir erkek olarak geldi ancak cinsiyet değiştirme ameliyatıyla bir kadına dönüşerek, adını Caitlyn Jenner olarak değiştirdi. Çocukluğundan beri kendisini bir kadın gibi hissettiğini söyleyen Jenner, 66 yaşında cinsiyet değiştirdi.

Türkiye’de cinsiyet değiştirme ameliyatları deyince ise akıllara Bülent Ersoy (Bülent Ersoy-erkekten kadına), Rüzgar Erkoçlar (Nil Erkoçlar-kadından erkeğe), Selin Ciğerci (Okan Ciğerci-erkekten kadına) ve en son geçtiğimiz aylarda ameliyat olan Neslihan Doğrusöz (Doruk Doğrusöz-kadından erkeğe) geliyor.

CİNSİYET DEĞİŞTİRME AMELİYATLARI DÜNYA GENELİNDE ARTIYOR Cinsiyet değiştirme ameliyatları dünya genelinde artıyor. Bu ameliyatların en çok yapıldığı ülkeler ise Tayland ve İran, Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin verilerine göre; ABD’de plastik cerrahlar, 2016 yılında 3.250’den fazla cinsiyet değişikliği operasyonu gerçekleştirdi.

Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 19 oranında arttı. İngiltere’de 2000 yılında 54 cinsiyet geçiş ameliyatı yapılırken, bu sayı 2009’da 143’e çıkarak, talep üçe katlandı. Türkiye’de ise 2013 verilerine göre; yılda ortalama 800 kişi cinsiyet değiştirme ameliyatı yaptırdı şimdi ise bu sayının 1000’e ulaştığı tahmin ediliyor.

  • Işinin cinsiyet değiştirebilmesi için bu şartların sağlanması gerekiyor: 18 yaşını doldurmuş olmak, bekar olmak, transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemek.
  • Işinin cinsiyet değiştirebilmesi için bu şartların sağlanması gerekiyor: 18 yaşını doldurmuş olmak, bekar olmak, transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemek.

Uzmanlar, cinsiyet değiştirmek isteyen kişiler için birtakım şartlar olduğunu söylüyor. Kişilerin, cinsel kimlik konseyi tarafından 2-2.5 yıl süren değerlendirmelerden geçmesi gerekiyor. Konsey, kişinin gerçekten bu ameliyata ihtiyacı olup olmadığını irdeliyor. TransseksEl Ne Demek Prof. Dr. Serdar Nasır “GERİYE DÖNÜŞÜ YOK” Türkiye’de bilimsel olarak cinsel kimlik konseyi olan tek hastanenin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serdar Nasır, cinsel kimlik konseyinde, avukat, sosyal hizmet uzmanı ile beraber plastik cerrah, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, ürolog, tıbbi genetik ve tıbbi etik uzmanları, psikiyatr, endokrinolog ve dahiliye uzmanlarının bulunduğunu söyledi.

Cinsiyet değiştirmek isteyen kişilerin atması gereken ilk adımın bu konseyle görüşmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nasır, cinsiyet değiştirme operasyonu hakkında önemli bilgiler verdi. Cinsiyetini değiştirmeye karar veren bir kişinin ilk önce ne yapması gerekiyor? İlk önce o kişinin cinsel davranış bozukluğu olup olmadığına bakılır.

Bunda da şuna bakıyoruz; kişinin kendi cinsinden hoşlanması (homoseksüelizm) durumu mu var. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse, kişi trans erkek veya trans kadın dediğimiz, beyindeki cinsiyetiyle, vücudundaki cinsiyetin uyumsuz olduğu bir durumla karşı karşıyaysa (transseksüel) bu grup bizim hasta profilimizi oluşturuyor.

  • Bu ayrımı ilk önce psikiyatri yapıyor.
  • Işi gerçekten trans erkek ya da trans kadın ise o zaman bu kişiler değerlendirmeye alınıyor.
  • Hacettepe cinsel kimlik konseyinin başkanı psikiyatriden hocamızdır.
  • Zaten hastaların tamamına yakını ya kendileri ya da yönlendirmeyle psikiyatriye başvururlar.
  • Zaman zaman nadir de olsa benim muayenehaneme başvuran, beni sosyal medya veya yönlendirmeyla bulmuş, ‘Ben cinsiyet değiştirmek, ameliyat olmak istiyorum’ diyen veya prosedür hakkında bilgi almak isteyen hastalarım oluyor.

Ben de hastalarımı komisyonumuzun başkanı olan ve sadece cinsel kimlik bozukluğu üzerine çalışan, ülkemizde ve dünyada bu konuda çok tanınır olan hocamıza gönderiyorum. Dünyadaki ilkcinsiyet değiştirme ameliyatıEinar Wegener’a yapıldı. Ameliyattan sonra adını Lili Elbe olarak değiştiren Wegener’in hayat hikayesi Beyaz perdeye aktarıldı, Wegener’i Eddie Redmayne canlandırdı.

ADINA TESTOSTERON; ERKEĞE ÖSTROJEN VE PROGESTERON HORMONLARI VERİLİYOR Cinsiyet değiştirmek isteyen kişiyi nasıl bir süreç bekliyor? Hasta psikiyatri tarafından değerlendirildikten sonra cinsel kimlik komisyonumuza geliyor. Kişiye endokrinolog vasıtasıyla olmak istediği cinsiyete yönelik olarak hormon veriyoruz.

Kadından erkeğe dönecekse testosteron hormonu; erkekten kadına dönecekse östrojen ve progesteron hormonu veriyoruz. Kadından erkeğe dönecekse aldığı hormonlarla kıllanma, ses kalınlaşması, kas kitlesinde artış, erkek tipi saç dökülmesi, adetten kesilme ve göğüslerde küçülme meydana geliyor.

  • Ama kadın olmak istiyorsa verilen hormonlarla seste incelme, tüylenmede azalma, göğüslerde büyüme meydana geliyor.
  • Hasta 6-8 ay bu hormonları kullandıktan sonra, ona ‘Bu değişimden memnun musun?’ diye soruyoruz.
  • Eğer cevap ‘Evet, memnunum’ ise bu bizi güçlendiriyor, karar vermemizi kolaylaştırıyor.
  • Bu arada psikiyatrik değerlendirmeler de devam ediyor.

Psikiyatrist, kişinin kendisiyle, ailesiyle, arkadaşlarıyla detaylı olarak görüşüyor. Hormon tedavilerini ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında değerlendiriyoruz.1.5-2 yıl sonra da son raporu veriyoruz. “Kişinin daha sonraki yaşamında sosyo-psikolojik olarak sağlıklı yaşayabilmesi için cinsiyet değişimi ameliyatlarının yapılması uygundur” diyoruz. TransseksEl Ne Demek Kalıcı üreme kaybı nasıl yapılıyor? Kadınsa yumurtalıklarını, rahmini ve vajinasını; erkekse testislerini ve penisini alıyoruz. Aynı seansta kişi kadın olacaksa vajinasını oluşturuyoruz. Gerekirse göğüslerine protez koyuyoruz. Kadından erkeğe dönecekse vajinasını, yumurtalıklarını, yumurta kanallarını ve göğüslerini alıyoruz ve en sonunda da penis ameliyatını yapıyoruz.

Bu geriye dönüşü olmayan bir durum. CİNSEL ORGANLAR NASIL ŞEKİLLENDİRİLİYOR? Vajina ve penisi nasıl yapıyorsunuz? Erkeğe vajina yapmanın iki yöntemi var. Birinci teknik penisin derisinin kullanıldığı yöntemdir. Penisin içindeki yapıyı boşaltıyoruz ve penisin derisinden içeriye doğru, normalde erkekte olmayan bir boşluk oluşturarak, bu deriyi içine döşüyoruz.

Ayrıca cinsel uyarı devam etsin diye penisin en uç kısmıyla kadındaki klitoris adı verilen kısmı yapıyoruz. Torba dediğimiz kısımlardan da dış dudakları meydana getiriyoruz. Bu birinci teknik ama bana göre bu tekniğin dezavantajları var. Önceden bu tekniği kullanırdım ama artık yapmıyorum.

  • Neden bu tekniği artık kullanmıyorsunuz? Hamile, ikiz bekleyen bir kadını düşünün.
  • Ocaman bir karnı vardır ama bebekler doğduktan sonra deri kendi içine çekilir ve kadının genetiği de iyiyse dümdüz bir karnı olur.
  • Penisin derisinden vajen yapınca da aynı sorun var.
  • Penisin içerisini boşalttığımız zaman ilk başta derin bir vajinayken daha sonra derinin kapanmasıyla vajen derinliği azalır.
See also:  YKsek Tansiyonu Ne DüşüRüR?

İkinci dezavantaj ise; erkek vücudunda leğen kemiğinin olduğu yerde böyle bir boşluk yok, biz oraya bir boşluk açıyoruz ama vücut her zaman eski haline dönmek için o boşluğu kapatmaya çalışıyor. Hem dışardan kapanması hem de derinin kapanmasıyla daralma meydana geliyor. TransseksEl Ne Demek VAJİNA İÇİN BAĞIRSAK KULLANILIYOR Bağırsaktan vajinayı nasıl yapıyorsunuz? İkinci teknikte ise vajinayı kalın bağırsaktan yapıyorum. Vajina bağırsakla yapıldığı zaman doğala çok daha yakın oluyor. Klitorisi penisin uç kısmından yapıyorum, torbalardan da iç ve dış dudakları yapıyorum.

Ayrıca kalın bağırsağı sadece vajina yapmak için kullanmıyoruz. Yemek borusu kanseri olan hastaya da kalın bağırsaktan yemek borusu yapıyoruz. Mesane kanseri hastasına da bağırsaktan mesane yapıyoruz. Bağırsaktan yapılan vajinanın avantajları oluyor. Bağırsağın kendine has bir salgısı oluyor, bu sayede de cinsel ilişkide rahatlık oluyor.

Ayrıca derideki gibi daralma riski yok. Bunda da dışardan boşluk oluşturuyoruz, dışardan kapanma yine oluyor ama en azından cilt ile yapılandaki gibi cilde bağlı kapanma sorunu ortadan kalkmış oluyor. Boşluk oluşturulduktan sonra içine bağırsağı döşüyoruz, çevredeki dokular bağırsağın şeklini alana kadar içeriye bir protez koyuyoruz.

  • Protez kişiden kişiye değişmekle beraber üç ay kadar kalıyor, bu sırada yara dokusu iyileşip bağırsağın çevresinde bir kalıp şeklinde, adeta bir çimento gibi donup bir daha da daralmıyor.
  • Deriden vajina yapılınca cinsel ilişki çok sağlıklı olamıyor, deri olduğu için enfeksiyonlara daha açık oluyor.
  • Burda hijyenik sorunlar da oluyor.

Ancak vajinanın bağırsaktan yapılması hastalarda bazı endişelere yol açıyor. Bağırsaktan vajina yapıldığında hastaların ‘koku olur’ endişesi duyduğunu söylediniz. Peki, böyle bir şey gerçekten mümkün mü? Böyle bir şey mümkün değil. Yemek borusunu dahi kalın bağırsaktan yaptığımız zamanlar oluyor.

  1. Öyle olsaydı ağızda da koku olurdu.
  2. Okunun sebebi bağırsağın içinden geçen büyük abdesttir ama o geçmediği zaman böyle bir koku oluşmaz.
  3. Ağzımızın içerisini döşeyen dokuyla o doku arasında hiçbir fark yoktur.
  4. Adından erkeğe dönüştürme ameliyatları nasıl yapılıyor? İlk seansta hastanın göğüslerini alıyoruz.

Amaç göğüste en az iz bırakmak çünkü iz kaldığı zaman bu kişilerin ameliyat geçirdiği fark edilebiliyor. Kadınların çoğu özellikle de göğüsleri büyükse genelde göğüslerini bağlıyorlar, o zaman göğsün kalitesi bozuluyor ve cilt büzülüyor. Bu durumda da daha fazla iz kalıyor.

Göğüs küçükse sadece meme başı çevresinden bir çizgiyle çıkartıyorum. Eğer meme başı büyükse meme başının dışına doğru çizgi atıyorum ama göğüs çok büyükse altta bir çizgi oluyor. Memeleri çıkartılan hastanın ameliyatına aynı seansta kadın doğum uzmanları girerek, yumurtalıkları ve rahmi çıkartıyor. Tekrar ben ameliyata giriyorum hastanın vajinasını alıp, orayı kapatıyorum.

Bu ameliyatın ilk seansıydı.3 ve 6 ay sonra penis rekonstrüksiyonu yapıyoruz. TransseksEl Ne Demek Penisi nasıl yapıyorsunuz? Penis rekonstrüksiyonu yapmaya başladığım ilk zamanlarda bacaktan yapıyordum. Bunun en büyük avantajı, içerisine kemik koyarak ereksiyonu sağlamaktı ancak zamanla kemiğin kırıldığını, enfekte olduğunu ve estetik olarak da çok iyi durmadığını gördüğüm için o yöntemi bıraktım.

Ardından koldan yapmaya başladım ve çok iyi sonuçlar almaya başladım ama artık bu ameliyatlar bilindiği için, kolda izler olunca, hastaların saklanması da zor oldu. Şimdi ise sırttan yapıyorum. Kişiler bunun başka bir ameliyat olduğunu söyleyebiliyorlar. Ancak şişman hastalarda sırt bölgesini tercih etmiyorum.

Teknik olarak biraz zorluk oluyor, birkaç seans daha ameliyat etmek gerekebiliyor ama hastalarımın yüzde 95’inde sırttan yapıyorum. En son seansta ise ereksiyonu sağlayacak halk arasında mutluluk çubuğu olarak bilinen penis protezlerini koyuyoruz. TÜRKİYE ORTALAMASI 12.6 SANTİMETRE AMA.

  1. Adından erkeğe dönüşlerde cinsel organ boyu neye göre belirleniyor? Son yapılan çalışmalara göre Türkiye ortalaması ereksiyonlu cinsel organda 12.6 santimetre.
  2. Teknik olarak 15 santimetre gibi bir boyut belirleniyor ama hasta isterse 18 santimetreye kadar çıkılabiliyor.
  3. Ancak bunun orantılı olması gerekir.

Ayrıca bu, normal erkekteki biyolojik penis gibi değildir, sürekli o halde kalır. Dolayısıyla hasta sosyal hayatta sürekli saklamak zorunda kalır. Hasta ne zaman taburcu oluyor? Her iki cinsiyette de ortalama bir hafta hastanede kalırlar. TransseksEl Ne Demek Cinsel yaşamda aktif olmak için ne kadarlık bir süre gerekiyor? Erkekten kadına dönenlerde ortalama 3 ila 6 ay yeterli ama yaranın iyileşmesine göre değişir. Çünkü bunlar gerçekten çok büyük ameliyatlar. Erkeklerde ise bu süre biraz daha uzun. Üçüncü ameliyatlarını geçirmeden cinsel ilişkiye giremiyorlar, bu da 2 ila 2.5 yılı buluyor.

SGK AMELİYATLARI KARŞILIYOR MU? SGK, cinsiyet değiştirme ameliyatlarını karşılıyor mu? Kanunen ‘cinsiyet değiştirebilir’ raporu alındığında SGK bu ameliyatları karşılıyor. MENOPOZA / ANDROPOZA KADAR HORMON KULLANMAK ŞART Cinsiyet değiştirme ameliyatı yapılan kişi ömür boyu ilaç kullanmak zorunda mı? Bu ameliyatlarla kadının yumurtalıklarını, erkeğin testislerini alıyoruz.

Böylece hormon eksikliği oluyor. Kadındaki östrojen ve progesteron hormonlarının karşılığı testosterondur. Bunlar sadece cinsiyet hormonu değildir, bizlerin kimlik gelişiminden tutun ruhsal gelişimimize kadar ve beyindeki davranışlarımıza kadar etkili olan hormonlardır.

Bu yüzden de bunu yerine koymak zorundayız. Bu ameliyatı yaptıktan sonra kişi kadından erkeğe döndüyse iki tane ilaç preparatı kullanır. Birisi üç haftada bir; diğeri de üç ayda bir kullanılan testosteron hormonudur. Erkekten kadına olduğunda da kişiye östrojen ve progesteron hormonları verilir. Cinsiyet değiştirme ameliyatı geçiren kişiler menopoza ve andropoza girene dek bu ilaçları kullanmak zorundalar.

Cinsel hislerde değişiklik olur mu? Bu soru çok sorulur. Ben de hastalarıma ‘Kesinlikle olmaz’ derim. Çünkü erkekten kadına döneceklerde, penisin başını klitoris olarak kullanıyorum. O nedenle cinsel uyarı devam eder. Kadından erkeğe dönecekse de klitorisi penisin içine koyuyorum. TransseksEl Ne Demek Prof. Dr. Arif Verimli “KADINKEN ERKEK OLMAK BÜYÜK BİR KİŞİLİK BOZUKLUĞUNU DOĞURABİLİR” Cinsel kimlik konseyinde yer alan Psikiyatrsit Prof. Dr. Arif Verimli, transeksüellerin kimlik değiştirmekle ilgili birtakım prosüdürlere tabi olduğunu belirterek, öncelikle psikiyatrik tedavilerden geçtiklerine dair kanıtların bulunması ve ardından da konseyin, kimlik değişimiyle ilgili bir karar vermesi gerektiğini söyledi.

Transseksüelliğin psikiyatri camiasında hastalık olarak ele alındığını vurgulayan Prof. Dr. Verimli, Habertürk’ün sorularını yanıtladı. Psikiyatrik tedavi ne kadar sürüyor? 2 seneyi geçebilir çünkü sadece psikiyatri tedavileri birkaç sene sürebilir. Dolayısıyla bu prosodür uygulandıktan 2 veya 2 buçuk yıl sonra resmi anlamda kimlik değişimine gidilebilir.

Meslekteki 42’nci yılınız. Karşınızdaki kişinin ne istediğini ilk görüşte anlayabiliyor musunuz? Evet, bu sene meslekteki 42’nci yılım ve şu an tedaviye devam eden 4 veya 5 vakam var. İlk görüşte anlaşılıyor. Kişinin cinsel kimliği ile biyolojik cinsiyetinin uyuşmaması bir hastalık mı yoksa bir tercih mi? Açıkçası kritik bir soru.

Transeksüel tedavi edilebilir mi?

Transseksüellik Nedir Sebepleri Nelerdir Transseksüellik Transseksüellerin emin oldukları husus: Yanlış bedende yaşadıklarıdır. Bu durumdan kimlikleri ve kişilikleri olumsuz etkilenmektedir. Karşı cinse dönüşme arzusu çok yoğundur. Fakat cinsiyet eşitleme her zaman tüm problemleri çözmez.

Çocukluk döneminde bile hissedilebilir Transseksüel olan kişi bu durumu genellikle hayatının erken bir döneminde fark eder. Birçok transseksüel daha okul öncesi dönemde ifade edilmesi zor olan “kendilerinde bir şeylerin doğru olmadığı” hissine kapılırlar. Kendilerini karşı cinse ait hissederler ve bu aidiyeti, örneğin oyun oynarlarken tipik olmayan cinsiyet rolleri ve davranışlar sergileyerek gösterirler: Erkek çocukları kız elbiseleri giyer, makyaj yapar ve kadınsı bir etki yaratmak isterler; kız çocukları ise saçlarını kısa kestirir ve birçok erkek çocuğundan daha “erkeksi” davranışlarda bulunurlar.

Çocukların bu tür davranışlarına belirli ölçüde müsaade edilse de, ergenlik çağının başlamasıyla birlikte problemler büyür. Erkek veya kız çocuğu olarak nasıl görünmemiz ve davranmamız konusunda toplumsal beklentiler gittikçe artar. Ayrıca cinsel organların gelişmesi çoğu zaman kendi duygularıyla uyuşmayan bir cinsiyete sabitlenme hissini güçlendirir.

  1. Nedenleri bilinmemektedir Doktor ve psikologların çoğu transseksüelliği bir cinsel kimlik bozukluğu olarak görüyor.
  2. Bazı bilim adamları fetüsün anne karnındayken karşı seks hormonları tarafından etkilendiğine inanıyor, diğerleri ise beyin yapısındaki değişiklikleri tetikleyici olarak görüyor.
  3. Sosyal ve psiko-dinamik faktörlerin de, örneğin ebeveynler diğer cinsiyetten bir çocuk sahibi olmayı istemişler ve çocuğa bunu bilinçli veya bilinçsiz olarak hissettirmişlerse, bir rol oynadığı söyleniyor.

Bu teorilerin hiçbiri yeterince kanıtlanmış değildir ve transseksüalitenin nedenleri hala karanlıktadır. Transseksüellerin toplum içerisindeki sayıları da tam olarak bilinmemektedir. Bazı istatistikçiler her 30.000 kişiye bir transseksüelin düştüğü varsayımından yola çıksalar da, başkaları çok daha küçük (4500) veya daha büyük (100.000) değerleri varsaymaktadır.

Ancak, kendisini bir kadın olarak hisseden erkeklerin sayısının, kendisini erkek olarak hisseden kadınların sayısının yaklaşık üç katı olduğu sanki kesinmiş gibi gözükmektedir. Transseksüalite, cinsel tercih hakkında bir şey ifade etmez: Heteroseksüel, homoseksüel ve biseksüel transseksüeller vardır.

Aslında bu durumda olanların çoğu transseksüalite kavramını reddetmektedir çünkü onların görüşüne göre konunun merkezinde cinsellik değil, kimlik bulunmaktadır. Bunun yerine kendilerine “Trans ident” diyorlar. Zor bir ergenlik aşaması Ergenlik, transseksüellerin çoğu için büyük problemlerin tetikleyicisidir.

Genel olarak görülebilen göğüsler, sakal ve bıyık gibi fiziksel özelliklerin gelişmesiyle birlikte acı düzeyi artar ve kendi bedenini kabullenememe hissi yoğunlaşır. Genel olarak, kendilerini kadın gibi hisseden erkeklerin dış görünüm durumları daha da zordur. Kendilerini giysi ve saç kesimleri şekliyle erkeksi gösteren kadınlar, kadınsı erkeklere göre toplum tarafından daha kolay kabul edilmektedir.

Söz konusu kişiler bu önemli yaşam dönemlerinin üstesinden farklı şekillerde gelirler. Ancak bu esnada kesinlikle yalnız bırakılmamalıdırlar, bilakis ebeveynleri ve iyi bir psikolog tarafından destek almalıdırlar. Bazı durumlarda danışmanlık esnasında, yanlış cinsiyetin içinde yaşadığına dair hissin yok olduğu ve kendi bedenini kabullenmenin arttığı gözlemlenmiştir.

Varsayılan transseksüalite meğerse geçici bir dönemmiş. Fakat durum böyle değilse, problemler çoğu zaman öncesinden daha büyük bir şekle dönüşür. Çünkü bedenin ergenlik çağında gerçekleştirdiği değişiklikler, daha sonra çok zor geri döndürülebilir veya hiç döndürülemez. Cinsiyet eşitleme Bu sebepten dolayı gittikçe daha çok sayıda doktor, ayrıntılı psikolojik testlerden sonra, ergenlik başlangıcını bastıran hormon tedavisi uygulamaktadır.

Eğer diğer cinsiyetle yaşamak arzusu devam ederse, belirli bir süre sonra arzu edilen cinsiyetin hormonlarıyla ikinci bir tedavi uygulanabilir. Erkek çocuklarda östrojenler sayesinde ses değişikliği engellenir ve meme büyümesini teşvik edilir; kız çocuklarında ise testosteron tedavisi vasıtasıyla sakal çıkar, sesleri derin olur, göğüsleri düz kalır.

  • Plastik cerrahide kaydedilen ilerlemeler sayesinde, transseksüellerin binlerce yıldır sadece hayal edebilecekleri bir olasılık günümüzde artık mümkün: Cinsel organların ameliyat edilmesi.
  • Günümüzde artık “Cinsiyet değişikliği” kavramı kullanılmaktadır çünkü (biyolojik) cinsiyet kromozomlar tarafından belirlenir ve değiştirilemez.

Bunun yerine “cinsiyet eşitleme” ameliyatından bahsedilmektedir. Kendilerini kadın olarak hisseden erkekler için bu konu daha kolay çünkü bir vajinayı şekillendirmek bir penis şekillendirmekten daha kolaydır. Bununla beraber, her iki ameliyat belirli riskler taşıyan ağır ameliyatlardır.

  • Doktorlar ayrıca çok fazla beklenti içine girilmemesi konusunda uyarıyorlar: Hastalar biyolojik cinsiyetlerinin ameliyattan sonra da kendini hissettirebileceğini hesaba katmalılar.
  • Ayrıca tüm transseksüellerin cinsiyet eşitleme ameliyatı yaptırdığı da söylenemez.
  • Tahminlere göre ameliyat olanların oranı yüzde 50’nin altındadır.

Özellikle trans erkekler bu karmaşık ve vahim ameliyattan korkuyorlar. Toplumda kabul görme Transseksüeller ayrımcılığa, şiddete maruz kalırlar veya dışlanırlar. Onların yaşam tarzı birçok insan tarafından anlaşılamıyor fakat aynı zamanda neredeyse her zaman ilginin odak noktasında olurlar, gizlice veya açıkça gözlenirler ve komşuları için, boş zamanlarda veya meslek hayatında muhabbet konusu olurlar.

Bunun üzerine bir de resmi değerlendirmede “hastalık” olarak görülür: Transseksüeller kendileri hasta olarak değil, farklı olarak görürler. Gerçekte ise, eğer kişi sağlık sigortası kurumundan tedavi için finansal yardım alırsa, dolaylı olarak da olsa, bu tanımlamayı kabul etmek zorundadır. Diğer yönden yaşam transseksüeller için eskiye göre belirgin bir şeklide daha iyidir.

Birçok transseksüel açıkça dayanışmalarını sergileyebiliyor, dernekleri, kendi kendine yardım grupları ve danışmanlık hizmetleri, kendilerine özel medya ve çevrimiçi forumlar vardır. Transseksüeller için artık kendi hissettikleri cinsiyete geçmek ve örneğin ismini veya nüfus kayıtlarını değiştirmek hukuki açıdan da daha kolay oldu.

Transeksüel tedavisi nedir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Transgender hormon terapisi, transgender veya atanan cinsiyetine uygun olmayan kişilere, eşey hormonlarının ve diğer hormonal ilaçların kullanıldığı, kişinin ikincil cinsiyet özelliklerinin cinsiyet kimliğiyle daha uyumlu hale gelmesinin amaçladığı bir hormon terapisi şeklidir.

Biseksüel Transeksüel ne demek?

26.02.2021 00:00:00 ● 3 dk Okuma Süresi Biseksüel, hem erkeklere hem de kadınlara karşı fiziksel veya cinsel çekim hisseden bireyler için kullanılır. Modern tanımı 19. yüzyılda oluşmaya başlayan bu terim, iki anlamına gelen “bi” ve cinsel anlamına gelen “seksüel” sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır.

Bu konuda az sayıda araştırma olduğu için ve cinsellik hakkındaki çoğu araştırmada heteroseksüellik ve homoseksüellik üzerine yoğunlaşıldığından net bir şey söylemek pek mümkün değil ancak ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nın 2016 yılında yayınladığı araştırmaya göre biseksüel kadınların oranı %5,5 iken biseksüel erkeklerin oranı %2’dir.

UCLA Hukuk Fakültesi Williams Enstitüsü’nün 2011’de yürüttüğü başka bir çalışma ise ABD’deki yetişkinlerin %1,8’inin kendini biseksüel olarak tanımlamadığını göstermektedir. Biseksüellik ve panseksüellik benzer tanımlara sahip olsa da aralarında belirgin bir fark vardır.

Biseksüeller erkek ve kadınlara ilgi duyarken, panseksüeller her türlü cinsiyete sahip bireylere (trans kadın, trans erkek, interseks vb) fiziksel veya duygusal ilgi duyabilmektedir. İkisi arasındaki temel ayrım; biseksüellerin birden fazla cinsiyete, panseksüellerin ise tüm cinsiyetlere yönelik cinsel ve duygusal çekim hissedebilmesidir.

Panseksüel kelimesindeki “pan” öneki “tüm” anlamına gelmektedir. Cinsiyet fark etmeksizin erkek, kadın, transseksüel, interseks vb. bireylere karşı ilgi duyabilirler. Biseksüel miyim sorusuna cevap arayanların öncelikle biseksüelliği anlamaları, sonrasında ise cinsel yönelimlerini sorgulamaları gerekmektedir.

Biseksüel tanımına göre hemcinsine ve karşı cinsine yönelik cinsel veya romantik cazibe hisseden kişiler bunu anlayabilir. Birçok alt yönelim türüne sahip olduğu için biseksüel olmak kişiye göre farklı anlamlar ifade edebilmektedir. Biseksüel bayrağı, biseksüellerin toplumdaki görünürlüğünü artırmak için ilk olarak 5 Aralık 1998’de açılmıştır.

Michael Page tarafından tasarlanan bayrak, farklı renklerdeki üç yatay şeride sahip dikdörtgen bir şekilden oluşmaktadır. Biseksüel bayrağındaki pembe, mavi ve bunların karışımını temsil eden mor renkleri farklı anlamlara sahiptir. Pembe: Bayrağın en üstünde yer alır ve homoseksüel ilişkiyi temisl eder.

Mavi: Bayrağın en altındaki mavi ise karşı cinse ilgi duyan heteroseksüel ilişkiyi temsil eder. Mor: Pembe ve mavinin birleşimi olan mor renk ise ise biseksüel ilişkiyi temsil eder. US Department of Health and Human Services – National Health Statistics Reports William Instute School of Law – How many people are lesbian, gay, bisexual and transgender? Bisexual Resource Center – What is Bisexuality? Vanessa Celis – Differences Between Bisexuality and Pansexuality Janet Brito, Ph.D., LCSW, CST – Is Being Bisexual the Same Thing as Being Pansexual? Minus18 Organization– What’s the difference between bisexual and pansexual? Timothy J.

Legg, Ph.D., CRNP – What is Bisexual US Department of Health and Human Services – National Health Statistics Reports William Instute School of Law – How many people are lesbian, gay, bisexual and transgender? American Psychological Association – Understanding Bisexuality Unitarian Universalists Association – Bisexuality 101 Andy Coghlan – Survival of genetic homosexual traits explained Jennifer Wilber – How to Know If You Are Bisexual Andrea Camperio Ciani – Genetic Factors Increaes Fecundity in Female Maternal Relatives of Bisexual Men as in Homosexuals Tamsin Osborne – Bisexuality passed on by ‘hyper-heterosexuals’